Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Kulun mirac-ı, insana hizmettir...




Kulun mirac-ı, insana hizmettir...
Insanoğlunun yaşarken ulaştığı en yüce yükseliş, miraç’tır. Miraç Allah elçisinin, Allah’a eriştiği andır. Orada “an, zaman” var mıdır yok mudur? Onu soru işasretine bırakıyoruz. Bilinen gerçek odur ki, Hz.Muhasmmed’in elçisiz ve aracısız Allah ile görüşmesidir. 

Aracısız diyoruz çünkü, Kur’an ayetlerini kendisine getirmekte aracılık yapan Cebrail dahi o araya sığamamıştır. Niçin? çünkü “yanarım” demiştir. 

Hz.Muhammed’e peygamberlikle görevlendirilmeden önce, yıllarca Hira mağarasında, derin düşünceler içinde varlığın sırlarını sorgulamış ve mutlak varlığı aramıştır. Hz.Muhammed’in elçiliği, Melek Cebrail ile görüşmesiyle gerçekleşmiştir. Hz.Muhammed emin ve güvenilir biri olması, doğru ve düzgün yaşamiyle topluma örnek olmuş ve putlara tapmamıştır. Yetimi, yoksulu, çaresizleri, köleleri koruyan ve tek Tanrı’ya inanmıştır. 

Miraç ise ulaştığı, ulaşabildiği ve ulaşabilecek en yüce değerdir. Alevi inancına göre o değer Kırklar Meclisi’dir. 

Kırklar meclisinde neler vardı, hangi değerlerle o kapıdan içeri girmiştir? Bu dereceye hangi hizmet, ibadet ve hangi eylemi ile ulaşmıştır? Allah elçisine, kendisi ile elçisiz doğrudan görüşme fırsatını niçin vermiştir? O’nu en yüce noktaya, melek Cebrail’in bile yücelemediği noktaya niçin yükselmiştir? 

Burda sorulması gereken soru: Alemlerin rahmetinin yolunda gidenlere, aynı yücelik verilecek mi? Yani, Allah’ın didarı, cemali, Allah ile kavuşma, O’nun yolunu sürenlere mümkün mü? Mümkünse nasıl? Cevap hakkını pir Ahmet Yesevi’ye bırakalım: 

Sözü söyledim, kim isterse Allah’ı görmek,
Canını canına bağışlasın, damarlarını eklesin,
Garip, yetim, fakirlerin gönlünü alsın.
Hace Ahmet Yesevi

Bütün gücünü toplayıp çabalarını tek hedefe yöneltip gariplerin, yetimlerin, anasız, babasızların, fakirlerin, yoksulların yardımlarına koşanlar; işte onlar, Allah’a ulaşmak yoluna girmiş olanlardır. Allah elçisinin canından bir can olan Şahı Merdan Ali’nin yaşamını incelerseniz bu sırra vakıf olursunuz. 

Garip, fakir, yetimlerle elçi ilgilendi,
O gecede miraç oldu Allah’ı gördü,
Döndü geldi yine fakirlerin halini sordu.
Hace Ahmet Yesevi 

O yüceliğe erişen, orayı, o cemalı ve didarı bulan niye geri döndü? Niye tekrar çileye, zulme dönüp yaşamını sıkıntılarla tamamladı?

Sorunun cevabı açık ve nettir. Allah elçisinin mirac’a ulaşması insanların garipleriyle, fakirleriyle, yetimleriyle ilgilenmesi ve o çileyi çekmesiyle Allah’a sürekli mirac haliyle olur. Ey dost! Sen de Allah’a sürekli mirac yapmak istiyorsan işte yöntemi bu: 

Nerde görsen gönlü kırık melhem ol!
Öyle mazlum yolda kalsa derman ol!
Mahşer günü dergahına mahrem ol!
Hace Ahmet Yesevi 

Akıllı insanlara pirimiz “Divan-ı Hikmet” lerinden seslenmeye devam eder: 

Akıllı isen gariplerin gönlünü al
Mustafa gibi ülkeyi gezip yetimleri
Ara.. Ara.. Ara.. 

Pirimiz Mirac’ına devam eder;
Garip, fakir, yetimleri sevindir
Aziz canını parçalarcasına çalış
Yemek bulursan canın ile konuk eyle
Hakk’dan işitip bu sözleri söylüyorum.
Hace Ahmet Yesevi 

Pir Ahmet Yesevi’ye göre: “Hz.Muhammed’in yolunda Miraç yapa bilmenin yolu “Insana hizmettir” Seyyidlerimiz ne demişler? “Halka hizmet, Hakka hizmettir.” Öyleyse: “En büyük, en yararlı ve en çabuk erdirici ibadet, insana hizmettir.” Pirimiz bunları buyururken, Hz.Muhammed ne diyor? Şimdi de ona bakalım.. 

Allah ile insanoğulu arasında, geçen ilahi muhabbet...
* Allah, insanoğluna sordu:  Ey insanoğlu! Hasta oldum, ziyeretime gelmedin.
Insanoğlu, Allah’a cevaben: Ey Rabbim! Sen alemlerin Rabbisin... seni nasıl ziyaret edyim?
Allah, buyurdu: Bilmiyor musun? Falan kulum hasta oldu, fakat sen onu ziyaret etmedin. Eğer onu ziyaret etseydin, beni yanında bulacaktın… 

* Allah, insanoğluna sordu: Ey insanoğlu! Açtım, doyurulmamı istedim, fakat sen beni doyurmadın...
Insanoğlu, Allah’a cevaben: Ey Rabbim! Ben seni nasıl doyurayım? Sen alemlerin rabbisin.
Allah buyurdu: Falan kulum senden yemek istedi; Sen yedirmedin. Bilemedin mi? Ona yedirseydin beni yanında bulacaktın. 

* Allah, insanoğluna sordu: Ey insan! Su istedim vermedin...
Insanoğlu, Allah’a cevaben: Ey Rabbim! Sana nasıl su vereyim? Sen alemlerin Rabbisin.
Allah buyurdu: Falan kulum senden su istedi, sen su vermedin. Ona su verseydin beni de yanında bulacaktın. Bunu da mı anlamadın? 

Yüce Allah bizlere böyle buyuruyor: Hasta, aç, susuz insanların gönlünü alsaydık “Allah’a yakın olmanın en kestirme yolunu” bulacaktık. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


********************************************************
Alevi inanç yolunda, hizmet sayfalarımız...
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62  
Facebook, Dergah grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/
Fcebook, ilim sayfamız;
https://www.facebook.com/Seyyid-Seyfeddin-Oca%C4%9F%C4%B1-sayfas%C4%B1-194839911064876/   
Alevi Inanç Din Bilgileri, WEB sayfamız;
https://www.uludivan.de/  
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/seyyidhakkiii
*******************************************************
Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...