Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Imam, kime denir ve herkes, imam olabilir mi?




Imam, kime denir ve herkes imam olabilir mi?
Imam kelimesi, dini bir terimdir. Günümüzde iki imam, sıfatı veya kavramı söz konusudur. Birincisi Hz.Muahmmed Mustafa soyundan gelen imamlar ve ikincisi ise cami, mescid gibi Sünni ile Șii dini kurumlarında, insanlara namaz kıldıran ve diğer dini hizmetleri yerine getiren kişidir. Dolayısıyla bu iki kavram, birbirine karıştırılmamalıdır.

Imam sıfatının anlamı; Zahir ile batın ilminden haberdar olan, Doğru yolu gösteren, insanlık vasıflarını taşıyan, eline diline beline sahip olan, dört kapı kırk makamdan haberdar olan, dinen manevi vasıfları yerine getiren, tüm bu hizmetleri karşılıksız ve herhangi bir beklentisi olmayan dini önderdir.  

Birinci sıfat...
Imamet veya imamlık, Hz.Muhammed’den sonra Allah’ın yeryüzündeki temsilcileridirler. Her türlü kötülüklerden arındırılmıș üstün nitelik ve tanrısal sıfatlarla yükümlenmiş din önderlerine verilen sıfattır.  

Aleviliğin temelini, imamet inancı oluşturur. Şahı Merdan Ali ile başlayan ve Imam Muhammed Mehdi sahibi zaman ile tamamlanan imamların sayısı on ikidir. 

Ne üzücüdür ki günümüzde Imam Makamı ile dünyevi mevkiler, karıştırılmış ve dahası birilerinin imamı seçebileceğini veya görevden alabileceğini sanmaktalar. Bu yanlış algılama sonucu bu kişilere itaat, Hz.Muhammed’e gösterilmiș itaat gibi değerlendirilmektedir ki bu yanlıştır ve büyük bir yanılgıdır. Çünkü Imamet; Nübüvvet ve Velayet makamı devamı olduğu için Hz.Muhammed Mustafa gibi onlar da, her türlü kötülüklerden arınmış ve masumdurlar. 

Imamet makamı, Nübüvvet ve Velayet makamı’nın devamı olmasından ötürü Hz.Muhammed’in soyundan gelenler, bu görevi yerine getirmekle mükelleftirler. Her türlü dünyevi çıkar ve nefasani menfaatlerle donanmış kişiler, Imam olamaz ve değildirler. 

Ikinci sıfat ise…
Sünni ile Șii Din kurumu, tarafından yetiştirilmiş ve kendisine verilmiș olan maaş karşılığında dini hizmetleri yerine getirmekle görevlendirimiş kişilere de imam denilmektedir. Görevleri ise Cami, mescid gibi ibadet mekanlarında, cemaatın önünde saf tutarak onlara namaz kıldırmak, cenaze hizmetini yerine getirmek, Kabir başlarında ve hayır yemeklerinde dua ile Kur’an okumaktır.  

Dünyevi beklentilerini karşılamak için, para karşılığında görev yapanları ve tüm günahlardan arınmış, nesli Pak olan Hz.Muhammed Mustafa neslinden gelen imamlarla bir tutulması yanlıştır ve suçtur.  

Maaş yani para karşılığında bu görevi yerine getirenlerin doğru sıfatı; Din görevlisi, yetkilisi, müfti veya Hocadır ve bunlar, birer devlet memurlarıdırlar. 

Sonuç itibariyle Hz.Muhammed Mustafa soyundan, Şahı Merdan Ali ile başlayan ve Imam Muhammed Mehdi sahibi zaman ile tamamlanan On Iki Imam’lar dünyevi menfaat, çıkar ve beklentilerden uzak tamamen gönül rızalığı ile yapılan hizmettir.  

Ancak Din kurumu tarafından yetiştirilmiş Din görevlisi, yetkilisi, müfti veya Hoca ise, almış olduğu maaş veya kendisine verilen aylık para karşılığında yapılan bir hizmettir. Bu iki sıfat ve hizmeti bir tutmak, aynı kefede tutmak mantıklı olur mu? Elbetteki hayır. Tutulursa haksızlıktır, yanlıştır ve suçtur.  

Diğer önemli bir husus ise, Imamlar atanmaz veya görevden alınmazlar fakat Din Kurumuna bağlı din görevlileri, atanmaları ve görevden alınmaları gayet doğaldır çünkü bunlar, devletin veya bir kurumun memurlarıdırlar. Atama veya görevden alma icatı, Emevi hanedanları döneminde uygulanmıștır. Bunun sebebi ise, çıkar ve menfaate dayalıdır.  

Dolayısıyla herkes Imam olamaz. Çünkü Imam sıfatı gereği, tüm günahlardan arınmış Nesli Pak olan Hz.Muhammed Mustafa soyuna laiktır. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...