Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Zakir, bağlama ve nefeslerin, anlam ile önemi…


Alevi inancında zakir, bağlama ve nefeslerin, önemi…
Alevi inanç hizmetinde, zakirin konumu…

Zakir Hakk ile Hakk kelamını zikreden, O’nu noksan sıfatlardan tenzih eden, yolun edep erkanını gösteren, tarif eden, aydınlatan ve öğreten kimsedir.  

Şah Hatayi, Zakir ile ilgili dörtlüğünde şöyle demektedir.
Zakirin zikri, Bağlama ile,
Hakk kelamı okur avaz ile,
Mümin müslim ol niyaz ile,
Zakir sana haber olsun.

Şah Hatayi 

Zakirlik, Alevi ibadetinde ve sosyal yaşamında büyük yer ve öneme sahiptir. Cem erkanında, on iki hizmetten biri de zakire aittir. Diğer bir deyimle Alevi ibadetleri, zakirsiz yapılmaz. Makam olarak, pirden sonra gelsede on iki hizmetin en ağır yükünü taşımaktadır. 

Zakir, bağlamasıyla inançsal çağrışmalarını seslendirir ve dile getirir. Bunlar Duaz-ı Imam, deyiş, mersiye, ağıt, şiir gibi nefeslerdir. 

Zakir ile bağlama, bütünleşmesiyle gerçekleştirilen semahın vesilesiyle ve dile getirilen nefeslerin himmetiyle insanların, Cenab-ı Hakk’la yakınlaşması sağlanır. 

Zakir, kelime anlamı Zikirullah ve Cehri zikir yapandır. Görev itibariyle Bilal Habeş’i temsil etmektedir. 

Rad Süresi, 28 Ayet...
Onlar, inanan ve Allah’ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. Iyi bilin ki gönüller, ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur. 

Zakirin görevi, sadece Cenab-ı Hakk’ı ve Hakk kelamını zikretmek değildir; Birlikte yaşadığı toplumun sosyal yaşamıyla, sorunlarıyla, yaşam tarzıyla, içinde bulunduğu konumuyla meşgul olmaktır. Hizmet ettiği Dergahta maddi-manevi sorumluluğu üstlenmek, yolun edep erkanını yaşayıp yaşatmaktır. Zakirlerin dikkat etmesi gereken, kendini sevdirme hastalığına düşmeden Mürşid ve Pir ile birlikte yolun telalı olmalıdır. 

Zakir, topluma ışık saçan bir lamba gibidir. Hitaplarına, konuşmalarına, giyim ile kuşanmalarına, bir bütün olarak hal ve davranışlarına dikkat etmesi gerekir. Yolun inancıyla bağdaşmayan, hal ve hareketlerde bulunmamaları gerekir. Dolayısıyla hizmet ettikleri mekanın öneminin farkında olup Dünya malına, temah edip hizmetlerini zayi etmemeleri gerekir. 

Alevilerde, Bağlamanın kutsallığı…
Bağlamanın kutsallıgından ve öneminden öteye Bağlamayı, sadece bir çalgı aleti veya müzik aleti olarak algılayabilirler. Sonuçta bir ensturumentir, diyebilirler.  

Ancak Aleviler, Bağlamayı ve diğer müzik aletlerini bilhasa sazı aynı kefeye koymadıkları gibi bir tutmazlar. Çünkü Bağlama, ibadet erkanında toplum ile birlikte secde ve ibadet yapar. Ibadetin bir parçası olmuştur. Zalimin zülmüne karşı, mazlum ile beraber omuz omuza direniş göstermiştir. 

Alevi inancının, yok olmayıp bugüne getiren etkenlerin başında Bağlama gelir. Diğer bir deyimle Bağlama umut, barış, sevgi, hüzün bir nevi Alevi inancının simgesi, dili olmuştur. 

Bağlama, Pir Sultan Abdal elinde direniş sembolü ve yedi Ulu Ozanlar’ın dilinde ilahileşip yol olmuştur, telli kuran olmuştur. 

Anadoluda haksızlıklara, zalimin zülmüne maruz kalan Aleviler; Kendi inançlarını, kitap ve benzeri yollarda öğrenme imkanı olmamıştır. Bu hak, alevi insanının elinden alınmıştır. Işte bu noktada, Bağlama; Kitabın, gazetenin, matbanın, medyanın görevini Bağlanma üstlenmiştir. Yedi ulu ozanlar ve diğer halk ozanları, Alevi ilm irfanını insanlara aktarmışlardır. 

Zalimin zülmünü, yapılan haksızlıkları dahası insanları bu haksızlıklara karşı örgütlemede, harekete geçirmede bağlama ana görevi yüklenmiştir ve toplumun, iletişim aracı olmuştur. Alevi yol öğretisini, ilim irfanını insanlara aktarmada ve bilgilendirmede yine büyük görevi bağlama üstlenmiştir. 

Alevi mürşid, pir ve zakir bağlamanın teline dokunmadan önce, bağlamaya niyaz olup destur dedikten sonra muhabbete başlarlar. Buda bize gösteriyor ki, Bağlamayı telli kuran yapan, zalime karşı direniş sembolü yapan Alevi inancı ve yol ozanlarıdır. 

Harabi baba der ki;
Ey zahid sen bizi sanma günahkar,
Günahımız yoktur sevabımız var.
Gördüğümüz demi hoş görür settar,
Bu sırra Kur’an-la cevabımız var. 

Hakk’tan bize her dem hidayet olur,
Muhammed Ali’den inayet olur,
Saz çalsak Allah’a ibadet olur,
Davud Peygamber’den rebabımız var. 

Bu ana değin ta Kal-ü Bela’dan,
Haberimiz vardır her maceradan,
Harabi’ye ihsan olmuş Huda’dan,
Okuyoruz işte kitabımız var. 

Deyiş, Duaz-ı Imam, Mersiye, Ağıt, gibi nefeslerin mana ve önemi…
Alevi inancının, bugünlere taşınmasında önemli bir yere ve konuma sahip olan Duaz-ı Imam, Deyiş, Ağıt ve mersiye gibi nefeslerin, Ulu Ozan’larımızın şahsiyetinde gerçekleştirilmiştir. 

Farklı anlamlar taşıyan nefeslerin tümü, Deyiş’te bir vücut bulmuştur. Dolayısıyla Deyiş denildiği zaman, Alevi inancını çağrıştırır; Acıları simgeler, mazlumdan yana zalime karşı olmayı öğretir, feryad ve umudun dili olmuştur.   

Deyişlerin konumu…
Deyişlerle; Alevi inanç ilmihali yanı sıra, yol ulularının, Ehli Beyt’in, On Iki Imam’ın, Ehli Beyt bendesinin çektikleri acı ile yaşadıkları zulümler vurgunlanmış, eğitim ve öğretim hizmeti yerine getirilmiştir. Dolayısıyla cepte taşınan, eğitici kitap görevini yerine getirmişlerdir.  

Duaz-ı Imam konumu…
Duaz-ı Imam; Duazdeh kelimesi farsça olup, „on iki“ sayısı anlamına gelir. On iki anlamına gelen Duazdeh, özelikle On Iki Imam için kullanılan bir ifadedir.   

Duaz; Cem ibadetlerinde, On Iki Imam adlarının içinde geçtiği nefeslerdir ve deyişlerdir. On Iki Imam yanısıra Hz.Muhammed ile beraber peygamberlerin, Şahı Merdan Ali’nin, Fatma Ana’nın, Ehli Beyt isimleri de yer almaktadır. Yukarda saydığımız Yol Ulularımızı anmak, zikretmek ibadettir, duadır ve Duaz’a, aynı zamanda dua anlamı da yüklenmiştir. Yani Duaz ile dua, bir tutulmuştur. 

Duaz’da yol ulularının ismi zikredilince orada hazır bulunanan cemaat hep bir ağızda, Allah Allah diyerek baş parmağa niyaz olunur ve el, kalbin üstüne koyulur. Bu da teslimiyet ve ikrara bağlılığı ifade etmektedir.  

Mersiyenin konumu…
Mersiye; Ehli Beyt’in, yaşadığı vakalar canladırılır ve dile getirilir. Örneğin kerbela vakasını işler, Imam Hüseyin ve Ehli Beyt’ine bağlılığı, sevgiyi, muhabbeti dile getiren bir şiir türüdür. 

Mersiyeler, genelikle On Iki Imam Ayı’nda; Başta Imam Hüseyin olmak üzere Kerbela katliamı, On Iki Imam’a yapılan haksızlıklar, zulümler ve çektikleri çile ile çefalar dile getirilir. 

Dolayısıyla zalime, zalimin yandaşlarına lanet okumaktır, insanlık onuruna sahip çıkmaktır. Yukarda da belirtiğimiz gibi insanların yaşamış oldukları olayları, acıları, zulümleri anlatır, öğretir ve bilgi sahibi eder.   

Ağıdın konumu…
Ağıt On Iki Imam, Ehli Beyt ve yol ulularının bir bütün olarak; Iyiliklerini, değerlerini, mertliğini, çömertliğini, saygınlığını ve bunların yanı sıra onların acılarını matem diliyle okunan ezgi, sözlü şiir halidir.

Sonuç itibariyle Alevi nefesleri, Alevilerin yol önderlerine ve onların yarenlerine; Tarihte yapılmış haksızlıkları, Alevi düşünce ile öğretisini ve günlük yaşam ile dünyasal ilişkileri konu alır. 

Nefesler, aynı zamanda Alevilerin dualarını oluşturmasıyla birlikte ruhen, arınıp ve Allah’ı zikrederek, O’nunla bütünleşmeyi amaçlar. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=

********************************************************
Alevi inanç yolunda, hizmet sayfalarımız...
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62  
Facebook, Dergah grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/
Fcebook, ilim sayfamız;
https://www.facebook.com/Seyyid-Seyfeddin-Oca%C4%9F%C4%B1-sayfas%C4%B1-194839911064876/   
Alevi Inanç Din Bilgileri, WEB sayfamız;
https://www.uludivan.de/  
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/seyyidhakkiii *******************************************************

Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...