Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Ehli Beyt yazarı, Seyyid Seyfettin Ocağı evlatlarındandır. Aşk ile Canlar...
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Soru ve cevaplarla, Alevilik ve tarihi konumu…


Soru ve cevaplarla, Alevilik ve tarihi konumu… 

Sorulan sekiz sorular…
1- Alevilik nedir?
2- Alevilik, nerden başlamış ve tarihi konumu…
3- Alevilik, nasıl yayılmıştır?
4- Kerbela katliamında veya sonrasında Aleviliğin konumu nedir?
5- Alevilik, Türk halklarıyla ne zaman buluşmuştur?
6- Hünkar Hace Bektaş-ı Veli’nin Aleviliğe etkisi ve katkısı nedir?
7- Hace Ahmet Yesevi’nin Alevilikteki konumu nedir?
8- Yedi Ulu ozanların konumu, öğretisi nedir? Aleviliğe ve günümüz Aleviliğine nasıl bir katkısı söz konusudur? 

Ssorulan sekiz sorunun cevapları…
1- Alevilik nedir?
Alevilik Allah Muhammed Ali kutsallığını, kalbinde taşımak ve bağlı kalmaktır.

Büyük bir itikat ve inançla Allah’a, Hz.Muhammed Mustafa‘ya, Şahı Merdan Ali’ye, Hz.Muhammed Mustafa’nın iki kutsal emaneti olan Kur’an ile Ehli Beyt’ine, Aleviliğin edebiyatı ve felsefesi olan islamiyetin özü; Özde yapılmak istenen değişikliklere evet demeyen, doğruları esas alıp mazlumla bir olup zalime karşı koyan, Hakk’ın kelamına gönülden sadık kalan, her türlü karanlık ile bağnaz düşünceye karşı koyan; Kırklar Meclisi’nde, “büyüğümüzde bir küçüğümüzde bir” teziyle bir nazarda görülen insanı, inanç merkezine oturtup, insan hakları temelinin atıldığı ve bugünkü Dünya insan hakları cemiyetine de ışık olmuş bu güzel düşünceye sahip çıkarak, Allah’ın cemalinden yaratıp kutsal kıldığı insanı ve bu kutsallık Kırklar Cemi’nde daha da pekiştirilmiş, Dört Kapı Kırk Makam ile Kamil-i Insan şeklini veren felsefeyle tevalla ile teberra ilkesiyle ikrarına bağlı kalmak ve Imam Cafer-i Sadık’ın akıl ölçüsünü rehber alan, Horasan Erenlerinin himmetiyle Anadolu’ya gelen Pir Hünkar ve Ulu Ozanlarımızın nefesleriyle hayat bulan inancın adıdır. 

Alevi inancında, hayatın amacı; Insanın ham ervahlıktan çıkarak Insan-i Kamil olup, tekrardan öze masumiyet sıfatında geri dönmek olarak tanımlar.  

Dolayısıyla Alevilik, Aleviliktir. Aleviliği tarif etmeye kaltığınızda, muhakak bir yerlerde eksiklik kalır. Alevi yol önderlerinin de buyurduğu gibi: Inanç tarif edilmez, ancak yaşanır. Çünkü bir inanç, ne kadar yaşanırsa o kadar o inancın doğruluğu ve yanlışı anlaşılır. Tüm bu değerlendirmelerden yola çıkarsak Alevilik, Islamın tasavvuf yani batıni yüzüdür, yorumudur. 

Alevi isminin tarihçesi…
Alevi isminin kaynağı, Şahı Merdan Ali’dir. 
 

Manası…
Alevi ismi, Ali’nin evine gidip gelmekten alınmıştır algısı yanlıştır.
Doğru anlamı islam dininin esasları doğrultusunda, toplumun yaşamına yön veren bir inanç sistemidir. 

Dolayısıyla Şahı Merdan Ali gibi, Hakk ile hakikatın taraftarı olmak, sahiplenmek, yaşamak ve yaşatmaktır. Bunun için de ilim ile irfan kapısı olan Şahı Merdan Ali’nin, taraftarı ve yandaşı olmak anlamına gelmektedir. 

Aleviliği var eden, değerler vardır ve bu değerlerden taviz verilemez…
Çünkü tartışılan ve tartışılmayan değerler vardır. Alevi inancını da var eden, değerler vardır ve bu değerlerden taviz verilemez. 

2- Alevilik, nerden başlamış ve tarihi konumu…
Alevi inancının ana kaynağı, islam dininin batıni boyutu, yansıması ve özüdür. Diğer bir deyimle islam dininin batıni boyutunu doğru algılama, yorumlama ve yaşama yoludur. 

Alevi inancını ve tarihi konumunu, süreçleme olarak üç süreçte ele alabiliriz...
Birici süreç, Kal-u Bela’dan Hz.Muhammed Mustafa’nın Hakk’a göçtüğü süreçtir,
Ikinci süreç, Hz.Muhammed Mustafa’dan sonra Şahı Merdan Ali ile On Iki Imamların sürecidir ve
Üçüncü süreç ise, Kal-u Bela’dan günümüze kadar ki süreçtir. 

Alevi inancının isim olarak tarihi çıkış noktası, Şahı Merdan Ali ve On Iki Imamların sürecidir. Tarih olarak Hicri 632 yılıdır.  

Alevi inancı ile tanış olan veya arıştıran canlar ve bazı art niyetli şahıslar bilinçli veya bilinçsiz bir yaklaşımla, Aleviliğin 1400 senelik bir tarihe sahip olduğunu dile getirmiş ve getirmekteler. Fakat bu algı, tamamen yanlıştır. Çünkü Aleviliği, islamdan ayrı görmek veya yorumlamak tamamen yanlış ve kıl tutulmasıdır. 

3- Alevilik, nasıl yayılmıştır?
Alevilik, günümüze „Yazılı“ ve „sözlü“ kaynaklarla gelinmiştir. Bu süreç içerisinde inancı uğruna serini veren hunharca yol erenleri, evlatları olmuştur. Dolayısıyla Anadolu’da hayat bulan Alevilik, hunharca masum insanların kanıyla harmanlanmıştır. 

Alevi inancının Anadoluya yayılması, tarihi olarak takriben 1071 dir.

Hz.Muhammed Mustafa’nın Hakk’a yürümesinden sonra Emevi, Abbasi ve Kureyş hanedanları, saltanatlarını huzur içinde sürdükmek için Şahı Merdan Ali, Ehli Beyt’le birlikte islamı ortadan kaldırmak istemişlerdir. 

Bu istemleri doğrultusunda On Iki Imamların atası olan Şahı Merdan Ali ile birlikte On Imamı çeşitli entrikaarla katletmişlerdir. Islam dininin yaşıyabilmesi için Arap yarım adasının dışına çıkarılması gerekiyordu. Katledilmekten kurtulan Ehli Beyt evlatları ve sadık dostları, Arabistanın dışına çıkma kararına varmışlardır. Sığındıkları ülkelerden bazıları Horasan bölgesi olarak Iran, Afkanistan, Özbekistan ve Türkmenistan‘ı kapsar. 

Dolayısıyla islam inancı Horasan Erenlerinin öncülüğünde Anadoluya ve çeşitli ülkelerde hayat bulmasını sağlamışlardır. Ancak bu yayılma, kılıç zoruyla değil, tamamen gönül rızalığıyla kabul görülmüştür. 

Hz.Muhammed Mustafa; „Size iki emanet bırakıyorum” buyurmuştur.
Birincisi Ehli Beyt ve ikincisi, Allah’ın kelamı olan Kur’an-dır.
Bu ıki emanet, yolun teminatı olmuştur. Yani uyulması gereken asıl ilkelerdir. 

Yazılı kaynaklar…
1- Şahı Merdan Ali’nin Neçh-ül Belaga kitabı. Yani Kur’an-ı Kerim’in özetlenmiş hali.
2- Imam Cafer-i Sadık Buyruğu, Şeyh Safi buyruğu, vs.Buyruklarda Muhammed Ali yolu’nun ilim irfanı, manevi yaşama dair gelenek ve görenekler yer almaktadır.
3- Hüsniye kitabı. Abbasi halifesi Harun Reşid’in sarayında; Hüsniye ile Emevi yanlısı diğer bir deyimle sünni alimleri arasındaki Ehli Beyt tartışmasını konu edinen kitaptır.
4- Pir Hünkar’ın Muhammed Ali yolunu anlatan Velayetname ve Menkıbesi ve
5- Muhammed Ali yoluna gönül vermiş şairler, yazarlar, tarihçiler, araştırmacılar, vs. 

Sözlü kaynaklar…
Ulu Ozanlardır. Aleviliğin günümüze taşınmasında büyük payı olan Ulu Ozanlar Allah’ın ilahi kelamı olan Kur‘an-ı Kerim’i, şiirlerinde, deyişlerinde, ağıtlarında, mersiyelerinde, Duaz-ı Imamlarında, en sade ve anlaşır dilden özetliyerek, tecrübe ederek insanlara ulaştırmış, aktarmış ve insanların mazlumiyet içinde, riyasızca inanç ve ibadetlerini yapmaları sağlanmıştır. Ulu Ozanlarımızın bu kutsal çizgisi günümüzde, diğer yol ozanlarınca devam edilmektedir. 

Sonuç itibariyle yazılı ve sözlü kaynaklarda, anlatılan Alevilik; Muhammed Ali ve On Iki Imam, yoludur. Hz.Muhammed Mustafa‘yla sonlanan peygamberlik, dini önderlik Velayet makamı ile devam etmiştir.  

Velayet makamı, Hakk’a giden manevi yolda; Insanlara yol göstermekle, bireysel-toplumsal adaleti sağlamakla, kısacası taliplerin bir bütün olarak ikararında durmalarını sağlamakla yükümlüdür.  

4- Kerbela katliamında veya sonrasında Aleviliğin konumu nedir?
Kerbela katliamında, insanlık onuru adına haksızlığın karşısında eğilmenin alçaklık olduğunu, kölelik olduğunu, onursuzluk olduğunu ve haksızlık karşısında susmanın ise „dilsiz şeytan“ olduğunun mesajı verilmiştir. 

Kerbela katliamı, insanlık ve onurlu yaşam için bir uyanış ve dönüm noktası olmuştur.
Eğer Pir Imam Hüseyin ve gönül dostları, insanlık onuru için bu duruşu ortaya koymamış olsaydılar Hallacı Mansur’un Enel Hakk demesi, Seyyid Nesimi’nin derisinin yüzülürek idam edilmesi, Pir Sultan Abdal’ın Açılın kapılar Şaha gidelim deyip dar ağacına gitmesi, Yemini’nin inancı uğruna katledilmesi, vs. Daha nice Hakk dostları serini vermezlerdi.  

Dolayısıyla Yezid zihniyetine, zalimlere boyun eğilmesi Hakk ile hakikat adına, insanlık adına, onurlu yaşam adına zulüm olacağının bilincinden kaynaklanmaktadır ki ve bu bilinç, Muhammed Ali yolunun bilincidir.  

Kerbela katliamından sonra Islam dini yaşama imkanı bulmuş, Alevilik tam bir rönesans devrini yaşamış ve Islam dininin batıni boyutu öne çıkmasıyla birlikte büyük bir önem kazanmıştır.   

5- Alevilik, Türk veya Anadolu halkıyla ne zaman buluşmuştur?
Hz.Muhammed Mustafa’nın, Şahı Merdan Ali’nin Hakk’a yürümelerinden sonra ve On Iki Imamların birer birer katledilmeleriyle birlikte islam dini, Arap hanedanlığı tarafından yok edilmek istenildiği anlaşılmıştır. 

Dolayısıyla Evrensel olan islam dininin yaşaya bilmesi için Arap eğemenliğinden kurtarılıp Dünyaya açılması gerekiyordu. Islam dini, tahminen 900 lü yıllardan sonra Anadolu ve diğer halklarla buluşmuştur. 

Islam dininin Dünyaya açılması ve halklarla buluşması, Horasan Erenlerinin öncülüğünde gerçekleştirilmiştir. Bu buluşma, kılıç zoruyla değil gönül rızalığıyla geçekleşmiştir. 

6- Hünkar Hace Bektaş-ı Veli’nin Aleviliğe etkisi ve katkısı nedir?
Horasan Erenlerinin piri olan Hünkar Hace Bektaş-ı Veli, yolun hizmetkarıdır.

Muhammed Ali yolunun ilim irfanının doğru bir şekilde yayılmasında, hayat bulmasında, halklarla buluşmasında büyük katkısı olmuştur. Hoşgörü ile engin gönlüyle, insanları yolun ilim irfanıyla irşad etmiş bir inanç önderi ve Piridir. 

7- Hace Ahmet Yesevi’nin Alevilikteki konumu nedir?
Islam ümmeti içerisinde, gerçeklerle bağdaşmayan fikir ve görüşler söz konusudur. Örneğin mezhepçilik. Islam dininde, mezhepçiliğe yer verilmezken mezhepçiliği soktular ve Islam dinine hizmet eden Erenlerin adına mezhepler kurmuşlardır. 

Bunlardan bazıları…
1- Imam cafer-i Sadık dına, Cafer mezhebi,
2- Hünkar Hace Bektaş-ı Veli adına, Bektaşilik mezhebi,
3- Ebu Hanife adına, Hanefi mezhebi,
4- Muhammed bin Idris bin Abbas eş-Şafii adına, Şafii mezhebi,
5- Malik ibn Anas adına, Maliki mezhebi,
6- Ahmad ibn Hanbal adına, Hanbeli mezhebi,
7- Mevlana Celaleddin Rumi adına, Mevlevi mezhebi.

Oysaki mezhepçilik Evrensel olan islam dinine ters ve bağdaşmıyor. Çünkü mezhep kelime anlamı ayrılık, muhalefet, görüş ayrılığı, vs. Allah’ın kelamı bir ise, o zaman kelamda ayrılık olmaz. Fakat algıda olabilir ve algı da gerçeği bağlamaz. Dolayısıyla belirleyici olan algı değil, olgu yani somut olandır. 

Peki bunlar neden yapılmıştır?
Işin gerçeği çıkar, menfaat, din telalçılığı ve insanların birliğini istemeyen art niyetli güçlerin çabası ve gayretidir. Bilgisiz insanlar da bu güçlerin oyunlarına alet olmuşlardır. Bu durum, adına dört mezhep kurulan islam hizmetkarlarında olduğu gibi Hace Ahmet Yesivi için de geçerlidir. Oysaki bunlar, bir islam tasavvufçusu ve hizmetkarıdırlar.  

8- Yedi Ulu ozanların konumu ve öğretisi nedir? Aleviliğe ve günümüz Aleviliğine nasıl bir katkısı olmuştur? 

Ulu ozanların, Alevi inancındaki konumu…
Muhammed Ali yoluna ve halka yapmış olduğu hizmetle birlikte ödemiş oldukları bedel, Ulu ozanları ululuk mertebesine çıkartmıştır. Bu mertebe, ölümsüzlük mertebesidir.  

Ulu ozanların öğretisi…
Allah Muhammed Ali kutsallığını, kalbinde taşımak ve bağlı kalmaktır.
Dolayısıyla Allah’ın birliğine inanmak, Hz.Muhammed Mustafa’nın peygamberliğini ve Şahı Merdan Ali’nin veliahtlığını kabul etmek, Islam dinini benimsemek, Allah’ın kelamı olan Kur’an-a bağlı olmak, Ehli Beyt’i sevmek, ibatedi niyazla bütünleştirerek ve ibadetini anladığı dilde yerine getirmek, hür insan olarak yaradan ile yaradılan ayrılığını Vahdeti Vucut’la birleştirmek, Allah korkusu yerine onun sevgisini benimsemek, zahir ile batın ilmine erişmek için Şeriat kapısını aşıp marifet yoluyla hakikat alemine ulaşmak, Kur’an-ın şekline değil özüne-manasına inen ruhen olgunlaşmanın tasavvuf öğretisidir. 

Ulu Ozanların, Aleviliğe katkısı...
Ulu ozanlar, Alevi inancının tarihi sürecinde başta yolun ilmi halini, yaşanılan sorunları, uğradıkları haksızlıkları, yaşanılan katliamları, hayat koşullarını doğru anlaşılır bir dille halka anlatılmış, aydınlanmalarını sağlamış, Hakk Muhammed Ali ve Ehli Beyt’e bağlı kalınmasında, Aleviliğin günümüze gelmesinde, Kal-u Bela ikrarının yaşamasında, insanların inancın esasları doğrultusunda yani bir bütün olarak sorumluluklarının bilincinde yaşamalarına katkı sağlayan Ulu ozanların nefesleri ile onların duruşları olmuştur. 

Sonuç itibariyle Muhammed Ali yolunun hayat bulması, Ulu ozanların nefeslerinin payı oldukça büyüktür. Onları rahmetle anıyor ve kendilerine minnettarız. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=

Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız…
YouTube, Alevilikte inanç-Seyyid Hakkı kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62  
YouTube, Hakk Dergahı TV kanalımız:
https://www.youtube.com/@hakkdergahitv8618
Facebook, Hakk Dergahı muhabbet grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241   
Fcebook, Hakk Dergahı Ilim Irşad sayfamız;
https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519 
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook, Seyyid Hakkı özel sayfamız;
https://www.facebook.com/SeyyidHakkiAL/

 

Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. * YouTube, Alevilikte inanç-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62 * YouTube, Hakk Dergahı TV kanalımız: https://www.youtube.com/@hakkdergahitv8618 * Facebook, Hakk Dergahı muhabbet grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241 * Fcebook, Hakk Dergahı Ilim Irşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519 * WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı; https://www.alevilikte-inanc.de/ * Facebook, Seyyid Hakkı özel sayfamız; https://www.facebook.com/SeyyidHakkiAL/ Aşk ile Canlar...