Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

ANASAYFA




Bismişah, Allah Allah!
Muhammed Ali hürmetine, On Iki Imam aşkına;

Eliniz gönlünüzde, diliniz zikrinizde, başınız secdede,

Aklınız Hakk kelamında olsun.
 

Hakk ve hakikat için dua eden yürekler,
Hakk'ı zikreden diller, ibadete varan bedenler dert ile keder görmeye.

Hakk'ın selameti, üzerinizde hazır ve nazır olsun.
 

Insanların hırslarını merhamete, kinlerini sevgiye ve
Düşmanlıklarını, barışa çevir ya Cenab-ı Hakk!
 

Şahtan himmet ola.
Gelin Canlar bir olalım, barışa semah dönelim.

Duamız; Barış, Huzur, Dostluk, Kardeşlik için,

Darda olanlar için, Çocukların ölmemesi için ve

Aydınlık yarınlar için olsun.
 

Ya Cenab-ı Hakk!
Dualarımız, hasta olan canlarımızın derdine derman ile şifa ola.

Zorda, darda olanlara, sağlıklı ve huzurlu günler nasip ola.

Hakikat alemine göçmüş canların, ruhu şad ve mağrifeti bağışlanmıș ola.

Okuyan insanların zihni açık, başarıları daim ola,

Zorda olanlara, yetiş carımıza diyenlere sen yetiş ya Bozatlı Hızır!
Evinizde bereket, yüreğinizde Ehli Beyt sevgi ve muhabbeti daim olsun.
 

Cem geceniz mübarek, lokmanız, niyazınız, orucunuz,
niyetiniz ve ibadetiniz kabul olsun.

Allah Allah, Hakk eyvallah...
 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Hakikate sabrederek, hidayete ermek mümkündür…
Hidayete, murada ermenin yolu sabırdır.
 

Mutluluk; Kederli, hüzünlü veya acı bir olayın neticesinde duyumsanan sevinctir. Hidayet ise, sevincin hidayete dönüșüm halidir yani Cenab-ı Hakk’ın hikmetiyle kurtulușa, hidayete ulașmaktır. 

Hidayetin mükafatı, bașa gelmiș olay karșısında; Telașa veya hislere kapılmadan, sabırlı olmaktır. Lakin biliyoruz ki insan, doğası gereği acılı olayların karșısında sabırsızlığa kapılmadan beklemesi mümkün değildir. Fakat menzile ulașmak için önce sabırlı olmayı, sonrasında hidayeti yașamak ve öğrenmek mümkündür. 

Insanlık tarihinde 10 Peygamberin bașına gelmiș acı olaylara göstermiș oldukları sabırdan ötürü Cenab-ı Hakk, Onları On değișik ikram ve ihsanda bulunarak hidayete erdirmiștır. 

On Peygamberin, bașında geçen tarihi olay ve sebepler;
1. Musa peygamber, bugünde denizi yararak Mısır Kıralı Firavun’dan kurtulmuş ve Firavun’un ordusu ise, dalgalara kapılıp denizde boğularak ölmeleri.
2. Nuh peygamberin gemisi, bugünde tufandan kurtulmuş rivayete göre Cudi Dağı’nda karaya oturmuş olması.
3. Yunus peygamberin, Balığın karnından kurtulup özgürlüğüne tekrardan kavuşmuş olması.
4. Adem peygamberin tövbesinin, kabul edilmiş olması.
5. Isa perygmber, Dünyaya gelmiş ve çarmıha gerilmesinden sonra tekrardan semaya yükselmiştir.
6. Yusuf peygamber, kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan tekrardan kutarılmış olması.
7. Davud peygamberin tövbesinin, kabul edilmiş olması.
8. Ibrahim peygamber’in oğlu Ismail peygamber, doğmuş olması yani Ibrahim peygamberin bir evlada sahip olma duasının kabul olması.
9. Yakup peygamberin, oğlu Yusuf’un hasretinden kör olan gözleri, tekrardan gün ışığına kavuşmuş olması.
10. Eyyub peygamberin, hastalığına şifa bulunmuş olması gibi durumlara sabrederek tekrardan hidayete kavuşması.
 

Dolayısıyla mutlu ve huzurlu yașamanın formülü, akıl ile mantıktır. Çünkü insan, akıl ve mantığıyla doğru ile yanlıșı birbirinden ayırabilme yeteneğıne sahiptir. Ancak insanoğlu almıș olduğu tedbirlere rağmen yine de beklemedik bir acı olayla karșı karșıya kalabiliyor. Bu acı olayın hidayetle sona erebilmesi için, sabrın sırrına erișmek gerekir. 

Așık Daimi, konuyla ilgili șöyle demektedir…
Daimi'yem her can ermez bu sırra,
Gerçek aşık olan erer o nura,
Yusuf sabır ile vardı Mısır'a,
Buda gelir buda geçer ağlama.
 

Allah insanı akıl, mantık ile donatıp hür yaratmış ve ona kendi arzusu ile hareket eden, davranışlarından sorumlu olma onurunu bağışlamıştır. Insanoğluna, bağışlanan akıl ve mantık doğrultusunda kendini arıyabilmek, hayatın çeşitli evrelerinden geçerek; Olgunluğa, erdemliğe, kamillik mertebesine ulaşabilmesisi için kendi kararını kendisi verecektir.
Allah eyvallah, Aşk ile gerçeğin demine Huu…
 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Insan alemi için din, bilim veya ilim mi tehlikelidir yoksa insanların kendi nefsi mi?
Bazı insanlar din adına yapılan yanlışlıkları, dine mal etmektedirler. Diğer tarafta insan alemi için hayırlı olan ilim ve bilim adına onca kötülükler yapılmaktadır. Lakin ne hikmet ise, bu kötülükler görmemezlikten gelinmektedir.
 

a- Din, insanların manevi ahlak anayasasıdır; Edep erkan sahibi olmayı, yardımcı olmayı, paylaşımcı olmayı yani güzel bir ahlaka sahip olmayı öngörüyor fakat git savaş, insanları, doğayı katlet, çocuklara tecavüz et, vs. demiyor.

b- Dolayısıyla dinin demediği gibi, ilim ve bilim de bunu demiyor. Çünkü ilim ve bilim insanları aydınlatan, olgunlaştıran, çağdaş ve medenileştiren olgulardır. 

Lakin ilim ve bilimi, kötüye kullanan sayısızca insanlar vardır. Örneğin silah, atom bombası, kimyasal silah, nükleer füzeleri, kimyasal maddeler, vs. demek ki sorun din, ilim veya bilim, vs. değildir. sorun kötü niyetli insanların düşüncesinde, zihninde, fikrinde ve bir türlü tatmin olmayan nefsindedir.  

Olaylara doğru pençereden bakılmazsa haklı ile haksızı, doğru ile yanlış birbirinden ayırmak mümkün değildir ve asıl yanlışlık, burada başlar. Çünkü saygı ve hürmet ettiğimiz çok güzel dindar insanlar, Bilim ve ilim adamları vardır. 

Sonuç itibariyle insanoğlunu kötülüğe götüren din, ilim veya bilim midir yoksa NEFS midir? Sorunun cevabı; Insanoğlunun, kendi kötü nefsidir… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı= 



Iyi nsanlar cennete gitmez, kendileri zaten cennettir…
Alevi inancının şiarı, yolun ateşiyle yani ilim irfanıyla pişerek; Olgunlaşmak, insanlara, doğaya diğer bir deyimle Evrendeki tüm canlı ile cansız varlıklara karşı sorumluluğunu yerine getirmek ve onlara sahip çıkarak sahiplenmektir.
 

Dolayısıyla sadece sevmek, söylemek yetmez; Korumak gerek, sahiplenmek gerek ve dahası yanında olduğumuzu hissettirmektir. 

Selam olsun, sorumluluğunu yerine getiren yüreklere ve yine selam olsun, insanlık yolunda; Dostluğa, barışa, kardeşce yan yana yaşamak için hizmet eden yüreklere. 

Fark etmez iyiler, her zaman iyidir. Iyi nsanlar, cennete gitmez. Çünkü onlar nerde ise, cennet orasıdır. 

Pir Hünkar’ın deyimiyle; Ayağa kalkacaksan, hizmet için kalk. Önce hizmet, sonra himmet yani mükafat. 

Buradaki cennet, insanların uyum içinde, hoşgörülü, yardımsever, yani tüm iyilikleri gerçekleştirecek ilim irfana sahip olmaktır. Kim ki iyi bir eğitim ile iyi bir niyete sahipse ve toplumsal düşünüyorsa o kişi, cennetin direğidir. 

Cennette yaşıyabilmek için merhametli bir vijdana, olgunlaşmış bir ruha, sevgi dolu bir kalbe, iyi eğitilmiş bir dile, güzel gören gözlere, doğru algılayan bir akla, ayağa kalkıp hizmet edecek bir bedene sahip olmak gerekir. Tüm bu manevi değerlerin yaşatıldığı yer, orası cennettir.    

Sonuçta cenneti yaratmak ve cennette yaşamak, insanların kendi elindedir.

Dere, çayı, çay nehir, nehir deniz, deniz okyanus ve okyanuslar ummanı yaratmıştır. Bunların bir birine akması, bir birleriyle bütünleşmesi ummanı oluşturmuıştur.

Demek oluyor ki insanlar, cennetin yaratılması için gayret etmezlerse o zaman cennette olmaz ve cennette yaşamak da mümkün olmaz.  

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Hakikate varmanın yolu, Mürşid ve Pir ile mümkündür...
Hakikat, Hakk sözcüğünün kökünden türemiş; Işin özü, aslı manasına gelir. Hakikat bir olduğu  için, açık kapı yoktur.
 

Hakikat Şeriat, Tarikat, Marifet ölçüsü Sırr-ı Hakikat’tır. Aklın en yüksek seviyede olgunlaşıp ilahi sırr-a aşina olmasıdır. Hakikatin karşıtı, batıldır. Şeriat batıl ve Batın ise, hakikattir. 

Bu konuda Mevlana; “Şeriat bir muma benzer, yol gösterir. Fakat ele, mum almakla yol alınamadığı gibi ele mum almasan da yol alınmış olamaz. Yola düştün mü şu gidişin, tarikattir ve dilediğine eriştin mi bu, hakikattir. Bunun için, hakikatler meydana çıkarsa şeriatler batıl olur“ buyurmaktadır. 

* Hakk bir, hakikat birdir.
* Hakk ve hakikatin yolu, tekdir.

* Yolun sahibi, Muhammed Ali’dir.

* Yolun Rehberi, Muhammed Mustafa’nın Ehli Beyt’idir.

* Ilim şehri, Muhammed Mustafa ve kapısı, Şahı Merdan Ali’dir.

* Insanları ilim şehrinin kapısına götürecek gerçek klavuz, Fatma-tüz Zehra Ana’nın evlatları olan Imamlardır.

Şahı Merdan Ali, ilimdir ve Muhammed Mustafa ise, ilmin edebidir. Edepsiz ilim olmadığı gibi, ilimsiz edep de olamaz.  

Hakikate varmanın yolu, Mürşid ve Pir ile mümkündür.
Alevi inancının temeli, Batın alemde gerçekleşmiş olan Kırklar cemine dayanmaktadır.

Kırklar ceminde Mürşid, Hz.Muhammed Mustafa ve Pir ise, Şahı Merdan Ali’dir. Zahiri alemde Pir makamının sahibi ise, Imam Hüseyin’dir.  

Alevilikte en üst inanç kapısı Mürşidlik kapısıdır, bir sonrası Pirlik kapısıdır, bir sonrası Rehberlik kapısıdır ve bir sonrası Taliplik (yol evladı) kapısıdır. 

Mürşid; Yolun ilim irfanıyla irşad eden, doğru yol gösterendir. Alevi tasavvufunda manevi hizmet rehbersiz yapılmaz. Çünkü tasavvuf hem nefsi hem de ruh terbiyesidir. Yol taliplerinin eğitilmeye muhtaç olan kişinin ilk işi, kendine yol gösterecek bir Mürşid bulması gerekir.  

Pir; Muhammed Ali soyundan gelen, irşad ve manevi hizmeti yerine getirmekle mükellef olan Alevi inanç önderidir. 

Pir, toplumun manevi hizmetiyle yükümlüdür. Taliplerin, toplumun sorunlarını her haliyle çözen ve cevap bulandır. Toplumu, yaptığı muhabbetiyle hoş eden, eğiten, doğru yolu gösteren, Hakk’ın doğru yolunda yürümelerini sağlayandır. Dolayısıyla önderdir, yapıcıdır, muhabbetçidir ve adaletli davranandır.  

Sonuç itibariyle hangi kapıya varılırsa varılsın tüm kapılar, ilim ve irfana açılır dolayısıyla açılan kapı, Muhammed Ali kapısıdır.
Varabilene ve varmak istiyene aşk olsun…
 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Allah’a iyi bir kul, insanlara da iyi bir dost olmak…
Allah’a iyi bir kul olmak için, önce Allah’ın hüsnü rızasını ve razılığını kazanmamk gerekir. Allah’ın hüsnü rızasını kazanmak ve iyi bir insan olmanın yolu, ayağa kalkıp insanlığa hizmet etmektir.
 

Dolayısıyla Kainattaki tüm varlıklara karşı, her türlü iyiliği yapmak ve tüm kötülüklerden kendini korumak büyük bir insanlıktır.  

Insanları dilinden, renginden, ırkından dolayı ayrım yapmayan bir insan; Ne Allah’a, ne Evrendeki mevcudata ve ne de insanlara ters düşer. Çünkü o insan, Allah’ın iyi kulu ve insanların da, iyi dostudur.  

Bütün insanların böyle düşünmesinin mümkün olmadığı bilincinde olduğumuz için dileğimiz bir çok insanların, bu insanlar gibi düşünmesidir. Insanlığın asıl kazancı, budur diye düşünüyoruz. Çünkü doğru düşünen ve doğru yaşayan, elbetteki insanlığın manevi değerlerine sahip çıkacaktır. 

Insanların hayat yolculuğu farklıdır ve bu farklılık, gayet doğaldır. Fakat önemli olan her insanın kendini kefşetmesi ve Evrendeki rolünü tespit etmesidir. Yani iyi bir insan olmak için, iyiliğin ne anlama geldiğini düşünmek gerekir. Bir insan başkalarına iyilik yapabilmesi için, önce kendisine iyilik yapmalıdır.  

Önce birlikte yaşadığımız insanları kendimizden razı etmeli, daha sonra toplumumuzu ve daha sonra da diğer insanları kendimizden razı etmek gerekir. Yani razı etmek, iyilik yapmaktır. 

Eğer birlikte yaşadığımız insanları kendimizden razı edebilimişsek o zaman, Allah da bizden razı olmuş olacaktır ki buda Allah’ın rızasını kazanmışız demektir. Bu konuda Allah, “Kul kuldan razı olursa Allah da kuldan razı olur” buyurmuştur.  

Sonuçta doğruları söyleyen, dile getiren, savunan ve doğruca yaşayan bir insan, iyi insandır. Iyi bir insan pozitif düşünen, pozitif enerji veren, kötülüklere göğüs gelen, ahlaki ikelere ve manevi  değerlere vs. sahip çıkandır.  

Iyilik, insanların çoğaltması gereken bir erdemliktir. Eğer kötülüğü yenmek istiyorsak, iyiliğin daim olması gerekir. Iyiliğin daim olması, iyi insanların varlığına bağlıdır. Iyi insanlar varolduğu sürece, iyilik olacaktır.
Aşk ile, iyi insanların demine Huu...  
 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=

Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...