Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

ANASAYFA

 




Ne mutlu, kendi ilim ışığını yakabilene.…


Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok,
Nice elbiseler gördüm içinde insan yok!
Mevlana Celaleddin Rumi 

Dört yanımız zulüm, kin ile kan,
Halimiz sana ayan, yetiş ya Alim,
Feryadımız, arş-u alaya varmadan,
Umudumuz sensin, yatiş ya Alim.  

Gel insana etme zulüm, sevecen ol,  
Insana yakışan sevgidir, sevgiyle dol,
Cehalete lahnet, mazlumdan yana ol,  
Mazlumun carına sen yetiş, ya Alim.    

Seyyid Hakkı, dost cemali kabemdir,
Muhabbeti, niyazı Hakk kelamımdır,
Sevgi bilmeyen, acep Hakk’ın nesidir,
Ol muhabbetin aşkına, yetiş ya Alim.
=Seyyid Hakkı=

Bismişah, Allah Allah!
Ya Cenab-ı Hakk!
Peygamberine ve O’nun Ehli Beyt’ine dua ile selam olsun.
Muhammed Mustafa, Ali’yyül Murteza,
Seyyidine Ali’yyen Veliyullah aşkına bizleri,
Imam Hüseyin arzu hürmetine  bağışla. 

Ya Cenab-ı Hakk!
Sen ki esirgeyen ve bağışlayansın.
Sıkıntıları gideren, dertlere derman olansın.
Bütün kötülük ve sıkıntılardan sana sığınırız.
On Iki Imam ve On Dört Masum-u Pak hürmetine,
Hastalarımıza şifa, dertlerine derman eyle.
Çocuklarımızın acısını bizlere gösterme.
Bizlere hayırlı evlat, topluma faydalı insan olmalarını nasip eyle. 

Ya Cenab-ı Hakk!
Cem gecemizi mübarek, dua ile niyetimizi kabul eyle.
Kamil-i Insan ve günül erlerimizin muhabbetine nail eyle.
Dil bizden, kabulü Cenab-ı Hakk’tan ola..
Gerçeklerin demine Huu, müminsin ya Ali!...
=Seyyid Hakkı=

Zahir ve Batın ilmi, manaları...
Algılayabildiğimiz; Duyu organlarla hisedilip algılanan, dünyevi ilim ve algılayamadığımız; Akıl, sezgi ile algılanan ise, batın ilmidir. 
 

Dolayısiyle ilim ikidir; Zahiri(dış-görünen) ilim ve Batıni(iç-görünmeyen) ilim.
Zahir ilmi, manası; Bir nesnenin-maddenin dış yüzü, yani görünen ve duyu organları ile hissedilip bilinen tarafı/yönü demektir.. Örneklersek: okuma ve öğrenme ile kazanılan akli ve nakli ilimler. 

Batın ilmi, manası ise; Bir nesnenin-maddenin gizli, bilinmeyen, iç, gizem, sırlı tarafı, akıl ve mantıkla(sezgi) bilinen kişinin manevi yönü, dünyası demektir. Öneklersek: Nefsi isteklerden ve günahlardan sakınma sonucu Allah’ın kuluna ihsan edeceği batın ilmidir. 

Sonuç itibariyle her nesnenin bir ön yüzü olduğu gibi birde arka yüzü vardır, bir görünen tarafı olduğu gibi birde görünmeyen tarafı vardır. Görünen taraf Zahir, görünmeyen taraf ise batındır.
=Seyyid Hakkı=



Insanlık için en güzel adalet ve farklılık…
Adeletsizliğin olduğu yerde; Dil, din, ırk, onlar bizler ve senlik benlik ayrımı yapmadan adalet için ayağa kalkanlar varoldukça; Hakk ile batıl, mazlum ile zalim, ilim ile cehalet mücadelesi devam edecektir.  
 

Aydın ve hür yaşamak için; Demokrasiye, insan haklarına, adalete, emeğe, okumaya, okutmaya, ilime, bilime ve insanlık onuruna sahip çıkmayan bir toplum ezilmeye, köle olmaya, kul kulluk etmeye mahkümdür 

Ey insanlık!
Kula kulluğu istemiyorsan ayağa kalk, kalk hele kükre şu cihana; Hayat, senin haykırışına Allah eyvallah desin.  

Demokratsın, Aydınsın, senin yüzün ak,
Korkudan korkma sen, haydi ayağa kalk,
Bu değerler senin, sahip çıkmaya bak,
Ne bedeller verildi, dön bir tarihe bak. 

Kaldır başını yürü, karanlığın üstüne,
Ilmin ışığı ol, kör gözlere, gönüllere,
Kerbela ol, dar ağacı ol, yürü en önde,
Ne yiğitler can verdi, dön bir tarihe bak.. 
 

Şu cehallet ilminin, yoktur  edep erkanı,
Ol edeptir kamiliğin sırrı, sen kendini tanı,
Seyyid Hakkı ilimdir ilim, karanlığın ışığı,
Nice kullar derya oldu, dön bir tarihe bak.. 

Dolayısıyla insanlık için, en güzel adalet ve farklılık; Dil, din, ırk ayrımı yapmadan, inanç ile düşuncelere saygı göstermek ve bu manevi değerlere, sahip çıkan tüm insanları kucaklayabilmektir.
=Seyyid Hakkı=


I
yi bir insan, iyi bir Alevidir. Iyi bir Alevi, iyi bir insan olabilendir…

Alevi inancının özünde, iyi insan olmak vardır. Iyi bir insan olabilmek için; Eline, Diline ve Beline sahip olmakla mümkündür. 
 

Her toplumda iyi ve kötü insanların olduğuna göre ırkın ırktan, kabilenin kabileden, mesebin mesepten, aşiretin aşiretten, vs. üstülüğü yoktur. Tek üstünlük, akıl ile mantığı olgunlaştırıp ve iyi bir edep elbisesine büründürerek; Olgun, erdemli, faydalı, marifetli, kamil insan olabilmektir. 

Dolayısıyla iyi bir insan, iyi bir Alevidir. Iyi bir Alevi, iyi bir insan olabilendir…
=Seyyid Hakkı=


Ali’nın sırrı, Arının sırrı…
Hz. Muhammed Mustafa der ki; „Iki sırra, akıl ermez. Birincisi, Ali’nin sırrı ve ikincisi, Arının sırrı.“ 
 

Aynayı tuttum yüzüme,
Ali göründü gözüme
Nazar kıldım ben özüme,
Ali göründü gözüme.

Adem Baba Havva ile,
Hem allemsel esma ile,
Çarhı felek sama ile,
Ali göründü gözüme.

Hazreti Nuh Neciyullah,
Hem İbrahim Halilullah,
Sina'daki Kelimullah,
Ali göründü gözüme.

İsayi Ruhullah odur,
İki alemde şah odur,
Cümlemize penah odur,
Ali göründü gözüme

Ali evvel Ali ahir,
Ali batın Ali zahir,
Ali tayyip Ali tahir,
Ali göründü gözüme.

Ali candır Ali canan,
Ali dindir Ali iman,
Ali rahim Ali rahman,
Ali göründü gözüme.

Hilmi gadayi bir kemter,
Görür gözüm dilim söyler,
Her nereye kılsam nazar,
Ali göründü gözüme.
Hilmi Dede Baba 

Şahı Merdan Ali’yi sevenler; Ehl-i Beyt’i sinesine sararak onların tüm erdemlerini de yaşamlarına geçirerek binlerce yıllık köklü inanç ve kültürel birikimleriyle islamiyet’in Ehli Beyt yorumlarıyla derin bir şekilde bütünleşmişlerdir.  

Dolayısıyla Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kalem olsa, Adem oğulları yazıcı olsalar, Cin tayfası da hesap tutsalar; Ya Ali, senin faziletlerini tamalayamazlar.  Şahımızın demine Huu..
=Seyyid Hakkı=

Resul, Nebi ve Peygamberlik, amlamları...
Tevhit inancının temelinde Arapça Resul, Nebi ve Farsça Peygaber olan terimlerin anlamı;  Allah’ın kelamını(ilmini) bildirmek ve doğru ile yanlışı açıklamak üzere insanları doğru yola yönlendiren ulu zatların sıfatıdır. 
 

Resul; İlahi kitap ile görevlendirilmiş peygamberlere “Resul” denir. İlahi Kitapt; insanların maneviyeti ile ilgili Allah’ın ilim ve irfan(edep erkan) kurallarını içeren Anayasa kitabıdır.  

Nebi ise; İlahi Kitabı olmayan ve sadece bir önceki peygamberin getirdiği manevi kuralları tebliğ eden ve uygulamasını gözetleyendir. 

Rivayete göre Allah, doğruluk üzerine 124 bin peygamber görevlendirmiştir. Bu peygamberlerden dördü Resul’dürler yani “Kutsal-İlahi kitab” ile görevlendirmişlerdir ve bu dört peygaberin dördü de hakdır.  

Dört Resul peygamber ve ilahi kitapları;
1- Hz.Musa - Tevrat
2- Hz.Davud- Zebur
3- Hz.Isa – Incil ve
4- Hz.Muhammed – Kur’an-dır. 

Peygamberlerin insan olmanın da ötesinde ve insanlardan faklı kılan, Allah tarafından kendilerine bağışlanan bir takım sıfatlardır; 

1- Doğru ve sadık olmaları; Dinde ve diğer meselelerde doğru sözlü ve dürüst ulu zatlardır. Haşa asla yalan söylemezler.

2- Büyük ve küçük günahlardan uzakdırlar; Her türlü gizli, açık günahlardan ve bu günahlara sebebiyet verecek hareketlerden uzakdırlar.

3- Güvenilir olmak; Peygamberler güvenilir kimselerdir, asla kendilerine verilen emanete ihanetlik yapmazlar. İhanet sıfatı ise peygamberlerden uzak ve düşünülemez.

4- Üstün olmaları; Batın ve zahir ilmine haizdirler, sahipdirler. Ve yüksek zeka sahibidirler.

5- Bildirici ve uygulayıcıdır; Allah’ın ilahi kelamını, hükümlerini hiçbir değişiklik olmadan, ekleme ve çıkarma yapmadan olduğu gibi ümmetine ileten ve uygulayandır.

6- Adaletli olmaları; Ümmetüne zulüm ve haksızlık yapmazlar, hatır için, fidye için  adaletden uzaklaşmazlar.

7- Peygamberliğin son halkası; Allah’ın insan alemine ilahi emirleri bildiren, doğru yolu gösteren dünyadaki son elçisidir, halkasıdır.  

Hz.Muhammed bütün peygamberlerin aynası olduğu gibi, diğer ilahi kitaplar Kur’an-ı Kerim’le tamamlanıp, noktalanmıştır. 

Birilerinin iddia ettiği gibi “her millete bir peygamber” gönderilmemiştir. Allah’ın kelamı “tek” olduğuna göre din’de tekdir. Dolayısiyle bütün peygamberler insan alemi için gönderilmişlerdir. Peygamberler birbiriyle yarışmak için değil Hakk’ın kelamını(ilim ve irfanını) insanlara aktarmakla görevlendirilmiş ve birbirlerini tamamlamışlardır. Zamanla insanlar kendilerini belli kabile, aşiret, ırklar ile isimlendirdikleri gibi belli peygamberleri de kendilerine mal etmişlerdir. Allah, sadece insan yarattı ama ırklar yaratmamıştır ki bu ırklara da ayrı ayrı peygamberler göndersin.
=Seyyid Hakkı=
 

Din ilime, bilime, okumaya karşı değildir. Karşı olanlar, cehaletin yoz ve yobazlarıdır.
Bazı canlarımız; “Bu hacıya imanı değil, bilim yardım ediyor veya Corona şunu gösterdi ki 150 bin Imam yerine 15 bin Bilim Insanı Laboratuarda olsaydı bugün çok sorun çözülmüş olurdu!..” Bu gibi ve benzeri paylaşımlar yapmaktalar... 
 

Değerli canlar!
Akla karayı birbirine kattığımız zaman bizlerin, o birilerinden farkımız kalmaz. Din tücarlarını, iman sahibi veya inançlı imiş gibi göstermek cahilliktir. Çünkü nefse uyanların piri, şeytandır ve Hakk ile hakikate uyanların piri ise, Kamil-i Insandır.  

Başka bir deyim ile söyliyecek olursak ilim adamlarının ahlak sahibi olduklari gibi, manevi ahlak sahibi olan insanlar da ilim sahibidirler. Dolayısıyla ister dindar, ister dinsiz, ister kim olursa olsun hepisinin ilime, bilime, manevi ahlaka muhtaçlar ve ihtiyaçları vardır. 

Bazıları ilim sahibidir ancak ahlaksızdırlar, bazıları ise ahlaklıdır ancak ilim ve bilimden mahrumdurlar. Makbul olan insan ilim, bilim ve manevi ahlaka sahip olan insanlardır. Bu insanlara Kamil, Olgun, Erdemli insan denir. Topluma, insanlığa faydalı ve örnek teşkil edenler bu insanlardır. 

Anlaşılacağı gibi Allah veya dindar insanlar ilime, bilime karşı değildirler. Dikkatinizi çekerim Kur’an-ın ilk ayeti, “OKU”  ile başlamaktadır.  

Dindar Kamil Insanların, ilim hakkında söylediklerine bakalım.
Hz.Muhammed Mustafa, Ilim çinde de olsa gidin alın” demiştir.
Şahı Merdan Ali, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demiştir.
Pir Hünkar, “Ilimden gidilmeyen yolun sonu karaklıktır” demiştir.

Yunus Emre, ““Ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır” söylemektedir. Ve daha nice örnekler verebiliriz. 

Lütfen Canlar!
Öyle paylaşımlar paylaşalım ki bizlerin, o birilerinden farkımız ortaya çıksın. Çünkü din insanların maneviyatıdır yani ahlak boyutudur. Sağlıkta elbette ki bilim insanlara yardımcı olacaktır. Bundan dolayıdır ki din önderlerimiz ilimden, bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır demişlerdir.
Aşkı muhabbetim ile..
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...