Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

ANASAYFA




Alevilik, nedir? ve tanımı.
1- Alevilik; Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşımak. Büyük bir itikat ve inançla; Allah’a, Muhammed Mustafa‘ya, Şahı Merdan Ali’ye, Hz.Muhammed’in iki kutsal emaneti olan Kur’an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt’ine, Aleviliğin edebiyatı ve felsefesi olan islamiyetin özü; Özde yapılmak istenen değişikliklere evet demeyen, doğruları esas alıp, mazlumla bir olup, zalime karşı koyan, Hakk’ın emirlerine gönülden sadık kalan, her türlü karanlık ve bağnaz düşünceye-düzene karşı koyan, Kırklar Meclisi’nde, “büyüğümüzde bir küçüğümüzde bir” tezi ile, bir nazarda görülen insanı, inanç merkezine oturtup, insan hakları temelinin atıldığı Kırklar Meclisi, bugünkü Dünya insan hakları cemiyetine de ışık olmuş bu güzel düşünceye sahip çıkarak, Allah’ın cemalinden yaratıp kutsal kıldığı insanı, kırklar ceminde, bu kutsallık daha da pekiştirilip, Dört Kapı Kırk Makam ile Kamil-i Insan şeklini veren felsefeyle tevalla ve teberra ikrarına-ilkelerine bağlı kalmaktan geçer.

2- Şahı Merdan Ali’nin adeletinden ayrılmayan,
3- Temelinde insan sevgisi bulunan,
4- Her dine, mezhebe, inanca sayğı duyan ve hoş görüyle bakan,
5- Dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen,
6- Eline beline diline sahip olma ilkelerini şart koşan ve bunu musahiplik kurumu ile gerçekleştiren,
7- Gelmek isteyen inançlı insanları çatısı altına alarak manevi ihtiyaçlarını gideren,
8- Insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yarğılamalarını sağlayan,
9- Eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan,
10- Şeriatın bağnaz kurallarına bağlı olmayan ve onu red eden,
11- Islam dinini kendine göre -Sünni ve Şii inancının dışında- yorumlayan;
12- Aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, 
13- Meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş , insan-i kamil yani erdemli insan yaratmayı öngören,
14- Korkuyu aşıp sevgiyle Allah’a yönelen,
15- Ene-l Hakk ile insanın özünde tanrıyı gören,
16- Yaradan ile yaradılan ikiliğinden Varlık birliğine (Vahdet-i vucut’a) varan, ve
17- Ahlaklığı yaşamının temeline koyan, insanı yücelten,
18- Hamurunda, hem ilahiliğin hem de irfaniliğin mayası bulunan,
19- Kişinin ahlak ve karekterli yaşam ilkelerini belirleyen,
20- Dini, biçim ve şekil olarak değil, inanç olarak algılayan,
21- Dini, bağımsız bir irade gücü ve batıni özelliğiyle evrimleştiren,
22- Akıl ve mantık bütünlüğünde birleştiren ve
23- Tüm bunları kırklar cemi’nden alınan ilhamla yürüten Canların inanç sistemidir. 


31 Mayıs 1998 tarihinde, Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu tarafından yapılmış olan Alevi inancının tanımı.
Alevilik; Allah Muhammed Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz.ali’nin adeletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, inanca sayğı duyan ve hoş görüyle bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, beline, diline sahip olma ilkelerini şart koşan, ve buna Musahiplik kurumu ile gerçekleştiren, gelmek isteyen inançlı insanları çatısı altına alarak manevi ihtiyaçlarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yarğılamalarını sağlayan, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, şeriatın bağnaz kurallarına bağlı olmayan ve onu red eden, Islam Dini,ni kendine göre -Sünni inancının dışında- yorumlayan; Aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş , insan-i kamil yani erdemli insan yaratmayı öngören, korkıyu aşıp sevgiyle Tanrı’ya yönelen, En-el Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinden Vahdet-i vucut’a (Varlık Birliği) varan, ve ahlaklığı yaşamının temeline koyan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hem de irfaniliğin mayası bulunan, kişinin ahlak ve karekterli yaşam ilkelerini belirleyen, dini bicim ve şekil olarak değil, inanç olarak algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batıni özelliğiyle evrmleştiren, akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları kırklar Cemi’nden alınan ilhamla yürüten Canların inanç sistemidir.
Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu PROGRAMI (31 Mayıs 1998)
=Seyyid Hakkı=



Bismişah, Allah Allah!
Geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan,
Çağırdığınız Pirden şefaat göresiniz.
Darlarınız divanlarınız kabul ola.
Muradlarınız hasıl ola,
Dergahı izzetine yazılmış ola. 

Darına durduk ya Allah, ya Allah, ya Allah!
Divanına durduk ya Muhammed, ya Muhammed, ya Muhammed!
Keremine sığındık ya Ali, ya Ali, ya Ali!
Inayet eyleyin ya On İki Imamlar!
Yol gösterin ya On Dört Masum-u paklar!
Yardım edin ya On Yedi Kemerbestler!
Ceminize alın ya Kırklar. 

Bağışlanmak senin yüzün suyu hürmetine olsun,
Ya Pirim Hünkar Hace Bektaşı Veli!
Ya Cenab-I Hakk! Hallacı Mansurun, Seyyid Nesiminin,
Fazlının ve Fatma anamızın darını didarını kabul eylediğin gibi,
Bizlerin de darını divanını kabul eyle.
Gerçeğän demäne Huu. 

Hakk Muhammed Ali aşkına ibadet, dua eden ve çerağ uyandıran cümle canların dilde dilekleri, gönülde muradları kabul ola.
Dil bizden kabulü Canab-ı Hakk’tan ola. Allah Allah.
=Seyyid Hakkı=

Alem ve Alemler...
Alemlere girmeden önce, alem nedir? ona bakalım.
Kainattaki mevcudat; Var olmuş canlı cansız, maddi manevi varlıkların, nesnelerin tümü Alemi oluşturmaktadır. 

Kainattaki bu mevcudat, Madde ve manevi yani zahir ve batın alemi olarak ikiye ayrılırlar. Bu iki alemde yaratılmış bütün varlıkların her bir türü, kendi içinde farklı alemleri oluşturmaktadır. 

Zahir Alemden bazı örnekler; Bitki alemi, mal mülk alemi, hayvan alemi, cansız varlıklar alemi, gibi... Gördüğümüz, bildiğimiz ve algıladığımız alemdir. 

Mana Aleminde ise; Ruhlar alemi, gayb alemi, melekler alemi, gibi...  
Ruhlar Alemi; Insanın kendi özü, maneviyatı. Tekrardan öze ulaştıran, ruhun kendisidir. Varlık Birliği yani Allah, Evren, Insan sistemidir. 
Gayb alemi; Dünyevi gözle görülmeyen, gizli olan, dünyevi ilim ve bilgi ile ulaşılması mümkün olmayan manevi alemdir.
Melekler alemi; Sureti ve şekli olmayan nurdan yaratılmış manevi gayb alemine ait varlıklardır. 

Zahir Alemi; Bir nesnenin-maddenin dış yüzü, diğer bir anlamda gördüğümüz ve his ettiğimiz alem demektir. 

Batın Alemi ise; Bir nesnenin, maddenin gizli, bilinmeyen, iç dünyası demektir. Hakikatleri anlamak ve algılamak yanlız akıl yoluyla mümkündür. 

Her nesnenin bir ön yüzü olduğu gibi birde arka yüzü vardır. Yani bir görünen tarafı olduğu gibi, birde görünmeyen, bilinmeyen tarafı vardır. Görünen taraf zahir ve görünmeyen taraf ise, batındır. 

Her zahirin birde kendi batını vardır dolayısiyle ilim ve ameller, zahir ve batın olarak ikiye ayrılır. 

Zahiri ameller, bedenle yapılan iş ve ibadetlerdir.  Batıni ameller ise, kalplerde zuhur eden iman ve itikattır. 

Eğer bir kişi Kamil-i Insan mertebesine ve tanrısal hakikate ulaşmak istiyorsa, kendisini zahir ile sınırlandırmamalıdır. Zahiri alem ilmine haiz olmanın yanısıra, batın ilminede haiz olmalıdır. Sadece görünen, dışsal ilimle yentindiğimizde hakikat sırrına erişmek mümkün değildir. O zaman, zahir ve batın bir bütün olarak yaşanmalıdır. 

Herşeyden önce kişinin, mümin sayılabilmesi için; Iman, teslimiyet, muhabbet gibi, batıni amellere ulaşmış olup Dört Kapı Kırk Makam kapılarından geçmiş olması gerekir. Bu geçiş evrelerini aşarak hakikat kapısına varıp orda, Hakk ile Hakk olma evresidir. 

Sonuç itibariyle Kainat dediğimiz Alem, kendi dışında yaratıcı bir ilahi kuvvetin varlığına şahit olmuştur.  Dolayısiyle kainattaki mevcudat, bu illahi kevvetin varlığına büyük delilidir.
=Seyyid Hakkı=

Ilim ve bilim öğrenelim; Kıblemiz ilim, yolumuz bilim olsun.
Kamil-i Insan olmanın, varoluş sebebini idrak etmenin, akıl ve mantık istikametinde yürümenin ve manevi alemde Hakk ile hakikate ulaşabilmenin tek yolu ilim ve bilim öğrenmekle mümkündür. Kıblemiz ilim, yolumuz bilim olsun.
=Seyyid Hakkı=

Islam  dini, nedir ne değildir?
Islam kelimesi, inanmanın da ötesinde; Itaat, teslimiyet, barış ve yaşam güvenliğini de beraberinde getiren son derece kapsamlı bir sözcüktür. Sonuçta Islam; Barış, itaat, teslimiyet, boyun eğmek gibi anlamlara gelmektedir. 

Islam dini, her çağa, insanoğluna hitap eder ve getirdiği esaslar insanların manevi ihtiyaçlarına cevap olmuştur. Dolayısiyle insanoğlunu doğruya, iyiye, zahir ve batın saadetine yöneltmek için Cenab-ı Hakk’ın peygamberler aracılığıyla dini esasları bildiren ve tek Tanrı inancına dayanan, Allah’ın birligine inanıp, iman ederek Allah’a teslim olmaktır yani Allah’ın ilahi emirlerini yerine getirmektir. Diğer bir deyimle eline, diline, beline sahip olmaktır... 

Tek Tanrı inancını öngören Islam dini,, Allah’tan başka illah olmadığını, Allah’a ait sıfat ve özelliklerin Allah’tan başkasına atfedilmemesini, şirk koşulmamasını, Allah Peygamberlerine-kitaplarına ve mahşer gününde Allah önünde hesap verilecegine inanmaktır. Dolayısiyle Islam dini; Insanları kendi iradeleriyle doğru yola çağıran ve Hz.Muhammed tarafından insanlara tebliğ edilen ilahi adalet düzenidir. 

Ilahi adalet; Allah’ın dünyevi yasasının ismidir. Mana olarak; Her nesnenin kendi yerli yerine konulması, dengeli ve eşit olmasıdır. Kimsenin hakkını ziya etmemek, birinin hakkını bir diğerine vermemek ve kullar arasında ayrım yapmadan adaletle hükmetmek, insanların hakkını korumak, zulme asla rıza göstermemek, zalime karşı mazlumdan yana tavır  almak, ihtiyaç içinde olanlara yardım eli uzatmak. Özetlersek bütün canlıların hukukuna riayet etmektir. 

Dinin amacı; Insanları iyiye, güzele, hayırlı işlere sevk ederek onları hem dünyevi, hem de maneviyatta mutlu kılmakdır. Insanların birbirlerine karşı kin ve nefrete, intikam ve kann dökmeye sevk etmez. Tüm bu güzelliklere ulaşmak, ideal insan olabilmek için; Hayatın esasını, manasını anlamaya, düşünmeye, yaratılıştaki sebep ve amaçtan haberdar eder.  

Günümüzde şahit olduğumuz olay insanların, din hakkında az bilgileri olduğu halde, en çok konuştukları konu yine şüphesiz dindir. Çünkü din insanların hayatında önemli bir yere sahiptir. Eğer din tam manasıyla anlaşılmış olsa insanlar arasında kötülükler yok denilecek kadar az olur. Din, doğru algılanmadığı zaman, yada din çıkarlara alet edildiği zaman kötülükler  baş gösterir. Dolayısıyla kimilerinin iddia ettiği gibi kötü olan din değildir, insanların yanlış algılamasıdır ve yaşamasından kaynaklanır. 

Insanoğlu günümüzde, günden güne bilim ve teknik alanında gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu, büyük ilerlemeler kaydetmiş ve maddeyi hakimiyeti altına almaya başlamıştır. Elbette ki yapılan çalışmalardan; insanlığın hizmetine, menfaatine sunulan güzel çalışmalar olduğu gibi, insanlığın zararına ve insanlığı yok edecek zararlı çalışmalar da vardır. Dolayısıyla maddenin yanında insanın bir de ruh ve maneviyat alemi vardır ki; insanlar o konularda gereği yapılmamış ve bu konulara gereken önemi vermemiştir. Bu bakımdan ruh ve maneviyat hakkındaki bilgilerimiz pek ileri gidememiştir. Insanoğlu, bilim ve teknikte üstün ilerlemeler sağlamasına rağmen, insanlık vasıflarını layıkıyla kazanamamıştır. Çünkü ruh ve maneviyat zayıf kalmıştır.

Insanı insan yapan asıl etken ruh ve maneviyattır. Tarihte yaşanılan olaylar araştırılacak olursa, görülür ki; insanlar maneviyatlarına bağlı kaldıkları zaman medeni insan olmuşlardır ama maneviyatlarından uzak kaldıkları müddetçe de vahşileşmişlerdir.  

Şiddet/terörizm kadar Islam’a ters, başka bir etken olamaz. Haksız yere bir insanın öldürülmesi bütün insanların, insanlığın öldürülmesine, yok edilmesine denk tutulmuştur. Çünkü Islam dini korku, baskı ve tehdit dini değildir; Sevgi, barış ve hoşgörü dinidir. Allah’a giden doğru yolda; Sevgi vardır, ilahi aşk vardır. Ancak şiddet ve terörizm yoktur. Dini yanlış anlayanlar, kendi anlayışlarını, hislerini, algılarını din zanedenler başkalarına saldırmayı, kin beslemeyi ve düşmanlığı dinin gereği zanedip dini yanlış anlamalara sebebiyet vermişlerdir. Bu yanlış algılama ve yorumlar yüzünden milyonlarca insanların hayatına mal olmuş ve zulüme maruz kalmışlardır.
=Seyyid Hakkı= 

Canlı cansız herşeyi yok eden savaşın, taraftarı olma.
Savaşı destekleyen lerden olmayalım, çünkü haklı bir tarafı yoktur; Ölümdür, kandır ve gözyaşıdır.  

Arzumuz; Halklar arasında barış olsun, dostluklar kurulsun.
Sevgi varken, nefret ne diye?
Yaşamak varken, ölüm ne diye?
Kardeşlik varken, düşmalık ne diye?
Gelin el ele verelim, birlik olalım ki,
Dünya da barış ve kardeşlik olsun.
Şah Haydar

* Savaşı değil barut kokmayan, umutlu günleri düşleyin.
* Tabutlara değil, çocuklarınıza sarılın,
* Savaşı değil, Barışı haykırın,
* Savaş isteyenlerin değil barış, dostluk isteyenlerin yanında olun.

Daha fazla söze gerek yok, Savaşın reklamı yapılmaz. Safımız savaşa Hayır, barışa Evet diyenlerin safı olsun.
=Seyyid Hakkı=


21’ci asrın insanı, Evrensel düşünmelidir.
Çünkü insanoğlu ırkçı, mezhepçi, senci benci, aşırı dinci düşünceye kulluk yerine insanlığa kul olmalıdır. 

Dindar, humanist, ilim ve bilim insanları; Kendileri ile barışık, huzur, dostluk ve barış yanlısıdırlar. 

Aşırı dinci, mezhepçi, ırkçı, milliyetçi insanlar ise; Ilim ve bilimden uzak, kendileri ile barışık olmayan tek düşünce, tek fikir yani kula kulluk eden her türlü şiddet ve aşırıcılığa hazır olan kişilerdir. 

Neden Evrensel düşünmeliyiz? Çünkü doğal olarak, kainattaki tüm nesneler birbiri ile ahenklidir. Tıpkı bir zincir misali, bir çarkın dişleri misali. Çarkın bir dişi kırıldığı zaman orda tekleme vardır, sorun vardır demektir. 

En bariz ve anlamlı örneği Şahı Merdan Ali vermiştir; Ey insanoğlu! Sen kendini küçük bir çisim sanarsın oysaki kainat senden dürülmüştür” demektedir. 

Ilim kapısı olan Şahı Merdan Ali’nin buyurduğu gibi, kainat bir bütündür dolayısiyle bir nesneyi diğer bir nesneden ayrı düşünmek mümkün değildir.  

Doğanın kanunlarına karşı gelindiği zaman sadece dünyanın bir ülkesi veya bir kıtası zarar görmez dünyanın tümü etkilenecektir.  

Dolayısiyle insanoğlu ilim ve bilim ile aklını olgunlaştırdığı zaman kendisi ile barışık olur, kendisiyle barışık olan çevresi ile, toplumu ile, doğası ile barışıktır ve uyum içerisindedir.  

Her insanın iyisi ve kötüsü vardır, her türlü hayvanın iyi ve kötü huylusu vardır, her nesnenin iyi ve kötü yanı vardır yani dünyada sadece iyi ve kötü olarak iki saf vardır.  

Iyilerin safı, Mazlumların safıdır ve kötülerin safı ise, Zalimlerin safıdır.
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...