Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

ANASAYFA




Alevi inancının temeli, Allah Muhammed Ali üçlemesidir.
Aleviler, Allah Muhammed ya Ali diye çağırdıklarında;
Allah ile yaratanı; Şüphesiz yer ile gögün, gece ile gündüzün, bütün canlı ve cansız varlıkların, nesnelerin ve en büyük sanat eseri olan evreni, dünyayı, insanı, tüm canlı ve cansız varlıkları yaratan ilahi kudrettir.
 

Hz.Muhammed Mustafa, Cenab-ı Allah’ın resulü-peygamberidir. Insanları dünyevi alemde doğru yola davet eden, doğru yolu gösteren, insanların üzerindeki dünya ve ahiret manevi işleri hakkında Allah ile kullar arasında elçilik yapandır. Dolayısiyle Illahi emirleri adalat sitemi içinde ilahi irade ile,  tebliğ etme, yaşama ve yaşatma sorumluluğu ile görevlendirilmiştir. 

Ve ya Ali derken de; Hz.Muhammed Mustafa’ın vasisi, islam dinin savunucusu, dini önder, On Iki Imam’ın başı ve Veliyullah’tır. Peygamberlik devrinin kapanmasından sonra insanlara klavuzluk-önderlik eden, Allah’ın dünyevi alemde ki temsilcisi ve temsil eden ulu evliyadır. 

Özü itibariyle yüce Allah’ın, Hz.Muhammed Mustafa’yı ile Şahı Merdan Ali’yi kendi nurundan yarattığını ve dolayısiyle üçünün „bir“ nur olduğu inancıdır. Bu nedenledir ki Allah Muhammed Ali’ye saygı ve bağlılık Alevilikte, ana ilke olmuştur.
=Seyyid Hakkı=


Bismişah, Allah Allah!
Muhammed Ali aşkına, Ehli Beyt muhabbetine ve On Iki Imam hürmetine;
Hayat yolunda yüzünüz ak, gönlünüz huzurlu, ruhunuz sıhatlı ve sağlıklı olsun.
Canab-ı Hakk, dost ve düşmanın huzurunda boyun eğdirmesin,
Zalimlerin zülmüne, kötü insanların iftirasına maruz bırakmasın,
Özünüz, sözünüz, itikat ve imanınız her dem için bir olsun,
Onur, haysiyet ve şerefiyle erdemli insan olmayı nasip eylesin,
Kapı komşu, eş dost, hısım akraba, tatlı dil ve güler yüzlü isnanlardan ayırmasın,
Haneniz şen, sofranız bereketli ve kısmetiniz daim olsun,
Şahı Merdan Ali şefaatçınız, Bozatlı Hızır yoldaşınız olsun.
Allah eyvallah, gerçeğin demine Huu. Müminsin ya Ali…
=Seyyid Hakkı=



Miraç Name ve anlamı…
Mirac, semaya(göğe) yükselmek; Zahiri alemden, batıni aleme geçiş demektir. Batıni alemde, Allah katına yükselmek ve Allah ile görüşmektir. Gerçek manada, madde aleminden mana alemine geçiştir. Diğer bir deyimle “fakr(Yoksulluk, fukaralık” aleminden “fahr(Ululuk, erdemlik” alemine geçiş, yani “Fahri Kainat” (Kainatın efendisi) makamına erişmektir.  

Hz.Muhammed, Recep ayının yirmi yedisini, yirmi sekize bağlayan gece, Kudüs’ten mescit’i Aksa’ya, oradan da semaya yükselerek Allah ile görüşmesidir.  

Hz.Muhammed’e rehberlik eden Cebrail; Sidretülmünteha’ya (Ahirette bulunduğu varsanılan ve ötesine geçilmeyen bir köprü) gelince, ben buradan ileriye geçemem, geçersem yanarım deyince, Hz.Muhammed; “Öyleyse sen yerinde kal. Ben ezelden bu ilahi aşk yoluna canımı kurban koymuşum. Yanarsam tek başıma yanayım. Canını canından sakınan, canını (mevlasını) nasıl görebilir? mevlamın uğrunda bu can feda olsun.” der ve Allah’ın huzuruna yanlız gitmiştir.

Hz.Muhammed, mirac dönüşü yolu kırklara uğrar. Kırklar, Gayp erenleri(Rica-ül gayp) alemidir. Diğer bir manada ise, Kırklar meclisi; Batın alemde Velayet makamı, ermişlik mertebesidir.

Alevi ibadeti’nin merkezinde, Miraçlama vardır ve ibadetin temel ilkesini, bel kemiğini oluşturur. Cem ibadetlerinde en çok okunan miraçlama, Şah Ismail Hatayi’nin Miraclamasıdır.
 

Evvel emanet budur ki:
Piri, rehberi tutasın
Kadim erkana yatasın
Tariki müstakime. 
 

Dosdoğru yola gidebilmek için her insanoğluna bir yol gösterici yani bir rehber gerekir, çünkü, yola rehbersiz gidilmez. Rehber bilendir. Bilen kişi ile dost ol, çünkü, seni aydınlatır, bilgisiz kişilerle dost ol, çünkü sen onu aydınlatırsın. „Bilmediğini bilmeyenlerden hemen uzaklaş, çünkü onlar aptaldır, seni de aptallaştırır. (Konfiçyüs).“ Evet bilenlerle yol yürünür, bilmeyen seni yolda bırakır. Onun için kişiye yolu bilen, menzile götüren bir rehber gereklidir.  

Muhammed belin bağladı
Anda ahiri Cebrail
Iki gönül bir oluben
Hep yürüdüler dergaha. 
 

Dergaha gidebilmenin yolu, gönüllerimizin birliğinden geçmektedir. Dolayısiyle kesretten (çokluktan), vahdete (tekliğe) geçiş ancak gönül birliğiyle olabiliyor.  

Doksan bin kelam danıştı
Iki cihan dostuna
Tevhidi armağan aldı
Yeryüzündeki insana. 
 

Kelam; sözdür, bilgidir, irfaniyettir. Irfanlık; İlahi bir feyiz olarak kainatın sırlarını bilme kudretidir, bilmektir, tanımaktır, Allah’ın birliğini, tekliğini bilmektir.  

O şerbetten biri içti
Cümlesi mest-ü hayran
Mümin müslim üryan büryan
Hepsi de girdi semaha. 
 

Mest olma, serden geçmektir, kelamın bittiği andır. Artık O’ndan başka gönülde kimse kalmamıştır, ilahi aşk sarhoşu olunmuştur. Üryan büryandır O, Tevhid olunmuştur. Bir vicutta ikilik olur mu hiç! Irmaklar deryada birleşmiştir. Gönül gerçek sahibinindir artık. Fani olan, baki olanına kavuşmuştur. İbadet yapmanın amacıda budur.
=Seyyid Hakkı=


Tarikat giysisi olan Hırka’nın, anlamı.
Tarikat giysisi olan Hırka, Mürşid-Pir ile talip arasında yapılan sözleşmeyi veya verilen ikrarı sembolize etmektedir. 

Hırkanın inanç boyutuna baktığımızda ikrar vermek için tarikata yani yola giren bir kişiye sembolik olarak giydirlen, manevi ahlak ve teslimiyet giysisidir. Kendimi yolun pirine taeslim ettim, beni yolun edep erkanı ile yetiştir, irşad edip meydana getir anlamını ifade etmektedir. 

Amaç ise; Mürşid-Pir ile talip arasında gönül bağının oluşması ve talibin kendisine gösterilen yoldan yürüyerek nefsani tuzaklardan kurtularak olgun, erdemli ve sonuç itibariyle Kamil-i Insan olmak amacı yatmaktadır. Alevi deyimiyle manevi anlamda, ölmeden evvel ölmek; Hakk’ın huzuruna varmadan önce yani zahiri alemde işlediğimiz kötülüklerden, kötü alışkanlıklardan, kötü huylardandan, işlediğimiz suç ve günahlardan, vs. arınmak ve tövbe etmektir. Bu tövbe, Hırkanın giyilmesiyle başlar.  

Ve dolayısiyle yola talip olan kişinin yol önderi Mürşid veya Pire verdiği ikrara bağlı kalması, pirin kendisine ön gördüğü sorumlulukları, görevleri yerine getireceğini ve bağlı kalacağını kabul etmesidir.  

Bu hırka Cem erkanında, Hakk Meydanında, Pir huzurunda ve orada bulunan canların şahitliğinde kendisine giydirilir. Giydirildiği andan itibaren kişi, yolun manevi Ahlak Anayasasına uymak ve bağlı kalmak zorundadır. Diğer bir deyimle yolun manevi ahlak anayasasına bağlı kalmak ve ona göre yaşamak zorundadır.   

Bu hırkanın giyilmesi, kişinin yola gireceğine dair hazır olması ve kendi rızası ile istemesi gerekir.  

Yol önderlerince giyilen hırka ise, yolun ilim irfanı temsil etmektedir. Yola talip olacak kişiyi irşad edecek bir Mürşid-Pir; Dört Kapı Kırk Makam’ı, Üç Sünnet Yedi Farz’ı, On Iki erkanı, Eline Beline Diline, zahir ve batın ilmine sahip olması gerekmektedir. Yolun ilim irfanından habersiz bir Mürşid-Pir’e hırka giydirilirse Onun,Hakk’ın huzurunda yüzü karadır.
=Seyyid Hakkı=


Alevilik, birdir ve Muhammed Ali yolu diye tanımlanır... 
Alevilik, Muhammed Ali yolu’dur; Islamın özü, aydınlık ve çağdaş yüzüdür  yani özünde islam dinini redetmeyen toplumun inançsal, kültürel ve sosyal yaşamınıda özünde taşıyarak sevgi, saygı dolu barışcıl ve evrensel bir inançtır.
 

Dolayısiyle Alevilik, Aleviliktir; Aleviliği tarif etmeye kaltığınızda, muhakak bir yerlerde eksiklik kalır. Alevi yol önderlerinin de buyurduğu gibi: Inançlar tarif edilmez, ancak yaşanır. Çünkü bir inanç, ne kadar yaşarsan o kadar o inancın doğruluğu ve yanlışı anlaşılır. Tüm bu değerlendirmelerden yola çıkarsak Alevilik, Islamın tasavvuf yani batıni yüzüdür, yorumudur. 

Yüzyıllardır baskı, sürgün, katliam ve başkaca her türlü yol kullanılarak sindirilmek istenen Alevilik, nihayet tam yok oldu denilirken yeniden doğmuştur. Kim ne derse desin günümüzde Alevilik açısında, tam bir rönesans yaşanıyor. Bu rönesansı engellemek, artık hiç bir biçimde mümkün değildir.  

Ancak yine de Alevilik karşıtların son bir hamle ile ona kendi inançsal ve siyasal kimlikleri doğrultusunda yön verme cabalarının yaşanmakta olduğu da yadsınamaz. Buna “Aleviliği başkalaştırma çabaları” denir. Barışcıl ve Evrenselleşmiş olan Aleviliği, başkalaştırmaya kalkan ikrarından dönmüş artniyetli mahlukatları kınıyoruz. 

Ne yazık ki insan tarihine baktığımızda bir çok ihanetci, din tücarları, ikrarından dönmüş iki yüzlü riyakarlar çıkmıştır.  

Ve gururla söyliyelim ki tüm bu ihanetlere rağmen, Muhammed Ali yolu; Hace Bektaş-ı Veli, Hallac-ı Mansur, Ulu Ozanlar, Seyyid Seyfettin, Sarı Saltık, Baba Mansur, Hıdır Abdal Sultan gibi ölümsüz inanç önderlerini, yol erenlerini yaratmış ve yetiştirmiştir. Dolayısiyle Alevi inancı bu değerleri, insanlığın ortak değerleri yapmıştır. 

Bu ulu erenler, bunca ihanetlere karşı insan ve insanlığa hizmet etmeyi kendilerine şiar edinmişlerdir. Anadoluyu ve Balkanları islamlaştıran da bu değerli ulu erenlerdir.  

Dönüp Kerbela’ya, bakmamız gerekir; Hem de bir kez değil, bin kez bakıp ders çıkarmamız gerekir. Yolun demine huu..
=Seyyid Hakkı=



ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...