Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

ANASAYFA



Alevi inanç yolunda, hizmet sayfalarımız...
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62 
Facebook, Alevi Hizmet Dergah
ı grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/  
Fcebook, Ehlibeyt İlim Mektebi sayfamız; 
https://www.facebook.com/Ehlibeyt-%C4%B0lim-Mektebi-194839911064876  
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/SeyyidHakkiAL
*****************************************************
YouTube, Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı kanalımız…
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62

******************************************






Insanı ölümsüz kılan, ilmidir...
Aklımız Şahı Merdan Ali ilim ışığıyla, gönlümüz Muhammed Ali muhabbetiyle aydınlansın

Ilim edebin hizmetçisi, edep de hakikatin hizmetçisidir. Dolayısıyla ilim okunarak, edep yaşanarak ve hakikat ise, ilim ile edebin yoğrulup harmanlaşmasıdır. Diğer bir deyimle; Ilim, nimmetlerdir; Edep, nimetleri tencerede pişirmektir ve Hakikat ise, pişirilen nimeti yemektir. 

* Ilimden başka herşey, azaldıkça değeri yükselir. Ilim ise, çoğaldıkça değeri yükselir.
* Ilim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir.
* Ilmin bereketi güzel ameldir.
* Ilmin veraseti olmaz, ölülerinizin kemikleriyle övünemezsiniz.
* Ilmini saklayan cahil gibidir.
Şahı Merdan Ali 

Şahı Merdan Ali’nin de buyurduğu gibi insanı yücelten ilimdir, akıldır, mantıktır fakat mekanlar, mabudlar, türbeler, yatırlar, vs. değildir. Onun için Aleviler dualarında, “Erenlerin yüzü suyu hürmetine” derler. 

Bazı örnekler...
* Cem evini kutsal kılan; Orda yapılan ibadetten, muhabbetten, verilen ilim Irfan hizmetinden ötürüdür.
* Nefşehirde, Hace Bektaş-ı Veli dergahını kutsal kılan; Hace Bektaş Veli’nin Hoşgörüsü, Sevgisi, Dünya bakış açısı, Muhabbeti, vs. Ilmidir.
* Kerbela’yı kutsal kılan; Imam Hüseyin ve orda şehit düşen Ehli Beyt ve Ehli Beyt gönül dostlarının onurlu duruşudur. 

Alevilerin yolu ilimden geçer, ilimsiz yol sürülmez. Ilmin değerini Ozanımız Aşık Ibreti şöyle dile getirmiştir. 

Ilme değer verdim, uykudan kalktım,
Sarık seccadeyi elden bıraktım,
Vaizin her gün ki vaazından bıktım,
Ramazanı sele verdim de geldim.
Aşık Ibreti 

Dolayısıyla Şahımızın da buyurduğu gibi ilme değer verelim, çocuklarımızı okutalım ki; Ilimle, bilimle, akıl ve mantıkla ölümsüz kılalım. Çünkü insanı ölümsüz kılan, ilimdir. 

Sonuç itibariyle Dünyevi yaşantımıza bir anlam verebilmek, daha mükkemel bir yaşam sürdürmek ve amacına yönelik; Okumayla, deneyle, gözlemle elde edilen bilgidir. Bilgi; Aydınlıktır, olgunluktur, kendini bilmektir, söz sahibi olmaktır, ölümsüzlüktür yani kısacası cehaletin karşıtıdır.    

Edep, Tasavvuf ilminde; Iyi tutum ve davranış; Ruhen ve bedenen her türlü kötülüklerden korunmanın, arınmanın prensiplerine sahip olmaktır. Alevi deyimiyle, eline beline diline sahip olmaktır.
Aşk ile, ilmi muhabbetin demine Huu…

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Bismişah, Allah Allah!
Hakk Muhammed Ali, hakkı için;
Şehvete kapılıp, kin tutmayın,
Şiddetten uzak, hoşgörülü olun,
Yalan söyleyip, iftira atmayın,
Küçüğe sevgi, büyüğe saygı gösterin,
Elinizle koymadığınızı, almayın,
Nefsinize uyup, kul hakkı yemeyin,
Sözün geçmediği yerde, söz söylemeyin,
Hakk’ı özde bilip, Hakk sözü söyleyin,
Mazlumdan yana, zalime karşı durun,
Ilimden, bilimden, irfandan ayrılmayın,
Ikrarınızda kalıcı, yolunuzu bilici olun,
Yolunu, Mürşüdünü, Pirini, Rehberini,
Talibini ve talipliğini bilenlerin, demine Huu.  

Ya Cenab-ı Allah!
Hasta olanlara şifa, sağlık dileyene sağlık, huzur dileyene huzur,
Okuyanlara zihin açıklığı, derdine derman dileyene derman,
nasip isteyene nasip ve Hakikat alemine göçmüşlere rahmetini ihsan eyle.
Darda, zorda olanlara, yetiş carımıza diyenlere sen yetiş ya Bozatlı Hızır! 

Hakk Muhammed Ali aşkına cem geceniz mübarek, ibadet ile dua eden, çerağ uyandıran cümle canların dilde dilekleri ve gönülde muradları kabul ola.
Dil bizden, kabulü Canab-ı Hakk’tan ola. Allah Allah. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Sırların sırrı, Hakk ile Hakk olan Şahı Merdan Ali’dir...

Iki cihanda yolun yolumuzdur, ya Şahı Merdan Ali. 

Sırların sırrı; Övgü, üstün vasıflar taşıyan, güç ve kudreti kendinden olan, daha nice büyük özelliklere sahip olan zatta yapılan övgü sıfatıdır. 

Şahı Merdan Ali’yi tanımak...
Şahı Merdan Ali ilmin, bilmin hikmetiyle; Olgunluğa, erdemliğe, kemalete ererek, hayatın mana sırrına varmakla mümkündür. Çünkü O, bütün nesnelerde zuhur etmiş bir veliullahtır. 

Şahı Merdan Ali; Allah’ın veliullahı, Hz.Muhammed Mustafa’nın yol yoldaşı, Ehli Beyt’in temeli, On Iki Imamların atası ve mazlumların umududur. 

Çünkü...
* Iki cihan ilmine nail olan sensin, ya Haydar-ı Kerrar.
* Ruhları ilminle, gönülleri sevginle ve kalpleri muhabbetinle aydınlatan sensin, ya Şiri Yezdan.
* Hem evvel hem ahirsin, gönlümüzün Şahı Veliullahı sensin, ya Şahı Merdan Ali. Medet mürvet senden ola. 

Şahı Merdan Ali’yi tam olarak tanımak mümkün değildir...
Çünkü Şahı Merdan Ali’yi kalemler yazmakla, diller anlatmakla ve gözler okumakla mümkün değildir.  

Şahı Merdan Ali’nin, gönlümüzde yaşamasını ve verilen ikararımızın daim olmasını istiyorsak; O’nun ilmini, irfanını, duruşunu, itibarını, güvenini, sevgisini, hoşgörüsünü, dünya görüşünü, vs. hayatımıza işleyelim ve paylaşarak da, insanlara ulaşmasını sağlayalım. 

Șahı Merdan Ali’nin sırrı…
Șahı Merdan Ali sırrına varmak için, önce arının sırrına varmak gerekir. Arının sırrına varmak için, önce emek verip yaptığı balın sırrına varmak gerekir. Çünkü balın sırrı arı da, arının sırrı da balda saklıdır. Eğer yapmış olduğu balı görmeseydik, arının sırrı bizi ilgilendirmezdi. Balı yeyip faydasını görmeseydik, o zaman da arının kıymetini bilemezdik. 

Çünkü bal, arının kerametidir yani onun ilmidir. Balı yapmak diğer bir deyimle meydana getirmek ise, arının hal ve davranışlarıdır. O zaman arının ilmi, onun hal ve davranışlarında saklıdır. 

Şahı Merdan Ali’nin özeliklerinden bazıları…
* Var oluş ötesi bir nurdur. Konuşan Kur’an-dır.
* Allah’ın bütün özeliklerini, güzeliklerini kendinde taşıyan Veliullahtır.
* Bütün peygamberlerle bir sır olarak gelip-gitmiştir ve ancak Hz.Muhammed Mustafa Şahı Merdan Ali‘yle müjdelenmiştir. Çünkü Hz.Muhammed Mustafa’nın peygamberliğini açıklamasıyla kendisine en büyük destekleyicisi olması ve islam dinini yüceltmiştir.
* Hz.Muhammed Mustafa ile bir nurdan var olmuşlar. 
* Zalime düşman, mazluma dost olandır.  
* Sabırlı ve insan üstün güzel ahlaka sahip olması O’nun en büyük hikmetlerinden biridir.
* Büyük ilim sahibi olması ve ilmini insanlarla paylaşması, ilmi iyi anlayıp halkın yararına kullanmasıdır. 
* Şahı Merdan Ali, Evrenin aynasıdır.  
* Pirlerin, Evliyaların şah’ıdır.
* Bütün güzeliklerde Şahı Merdan Ali görünür, Şahı Merdan Ali vardır. 
* Şahı Merdan Ali, adeletli bir uygulayıcıdır. Dört kapı kırk makamın sahibi. Eline diline beline sahip olma ilkelerin Piridir.
* Şahı Merdan Ali hakkında dile getirilen, anlatılan okyanus kadar bilginin ve erdemin sadece bir kaç damlası anlatılmıştır yorum edilmiştir.
* Şahı Merdan Ali’nin sırrına erişilmesi çok zor olan bir hazinedir. 
 

Şahı Merdan Ali’nin varoluş ötesi...
* O hem evvel, hem ahirdir.
* O hem arı, hem de arıtıcıdır.
* O hem zahir, hem de batini bir sırdır.
* O, hakkında yüzyıllardır “Sırrı hakikatına eremedik” denilen Veliyullahtır.
* O hem yaratanın nuruna ulaşmış bir ulu evliya, hem de yaratılmış bir beşer kuldur.
* O, hem olağanüstü bir bilgi ile donamış bir filozof, hem birikimini toplumu ile paylaşan bir bilgedir. 

Şahı Merdan Ali’nin, zahiride tecellisi...
Şahı Merdan Ali, Allah’ın zahiride tecelli etmesi; Mükkemel insan, Kamil-i Insan sıfatıdır. Yani kamilliğin, erdemliğin, olgunluğun bütün sıfatlarını kendinde taşıdığı ve Sırr-ı Hakikat kapısına ulaşıp Hakk ile Hakk olduğu için Şahı Merdan Ali, Allah ile beraber olduğu inancı hakimdir.  

Ya Şahı Merdan Ali!
Iki cihanda ilmini, irfanını ve adaletini insanlığa nasip eyle. Insanlığı senin muhabbetine, Ehlibeyt’in lütfuna ve inayetine nail olanlardan eyle.
Aşk ile, Şahı Merdan Ali demine Huu... 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Muhammed Ali yolunda, ser verip sır vermeyenlerin demine Huu…
Ser verip sır vermemenin amacı...

Ser verip sır vermemek, duruşla ilgilidir. Farsça kökenli olan Ser, baş demektir. Sır ise, başkalarının bilmemesi şartıyla sadece belli bir kişi veya kişileri ilgilendiren sözdür. Diğer bir deyimle, önemi gereği ifşa edilmemesi gereken sözdür. Sırrı ancak güvenilir, sağlam iradelei, dürüst, ağzı sıkı olanlar saklıyabilirler.  

Kimler, Emaneti sır edebilir…
Söz vermek, bir emanettir. Ne kadar zorlanırsa zorlansın kendisine emanet edilen sırrı kimseye söylemeyen, dürüst, güvenilir, ağzı sıkı, emaneti canı pahasına kimseye söylemeyen ve taviz vermeyen kişiler sır edebilirler. 

Ulu Ozan, Seyyid Nesimi; „Cehaletin, yobaz din tüccarları; Şeriatları uğruna o küçük parmağını kesmezken, biz kendi inancımız yolunda kendi kanımızla yıkanıyoruz“ buyurmuştur. 

Seyyid Nesimi’yi idama mahkum eden zamanın kadısı, Nesimi için yazdığı fermanda şöyle seslenmiştir: Bu böyle bir murdardır ki, kanının değdiği yer yıkamakla temizlenmez; Orayı kesip atmak gerekir."  

Nesimi için yazılan fermanın infazı sırasında cellat bıçağı çalınca, Nesimi’den fışkıran kandan bir damla, kadının parmağına sıçrar. Tabii’ki kadı parmağını kesmeye kalkmaz. Işte o sırada Nesimi şöyle haykırır: „Ey kadı! Sen şeriat uğruna parmağını bile kesmezsin; Halbuki görüyorsun ki biz, inancımız yolunda kendi kanımızla yıkanıyoruz."  

Hakk ve Ehli Beyt dostu Nesimi; Hakk ve hakikat uğruna derisini yüzdürerek, Imam Hüseyin’in duruşunu sergilemiştir. 

Hakk’ın, kamil insanda zuhur ettiğini (Enel Hakk) düşüncesini savunan ve sırrını açığa vuran Nesimi, kardeşi Şah Hasan tarafından uyarılmasına rağmen, bu fikrini canı pahasına savunmuştur.  

Dolayısyla 1417 yılında yaşıyan Seyyid Nesimi’nin vizyon ve misyonu, bu onurlu duruşu ortaya koymuştur. Ancak günümüz insanlarında, Seyyid Nesimi’nin duruşunu ortaya koyan vizyon ve misyonu göremiyoruz. Oysa ki çağımız, ilim ve bilim çağı olmasına rağmen insanlarda, meta duruşunu ortaya koyan bir kişilik görmekteyiz. 

Insanların manevi vizyon ile misyonu, yerini meta vizyon ile misyona bırakmıştır. Günümüzde mala, mülke değer veren ve hatta seven bir kişilik söz konusudur. Bu kişilik, insanları; Manevi değerlerden uzaklaştırıp bencil ve sadece kendini düşünen bir konuma getirmiştir. 

Dileğimiz, Hakk ve hakikat için, Muhammed Ali yolunda ser verip sır vermeyen yüreklere selam olsun. Allah ile aldatan din tücarlarına da, lanet olsun.
Aşk ile, gerçek Erenlerin demine Huu… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=



Ilim ve gönül muhabbetiniz, daim olsun Canlar!
Ilim ve gönül muhabbeti Ariflerin, Kamil insanların meclisidir. Bu mecliste kimi bedenler can çekişirken, nice bedenler can bulur ve cana, can olurlar. Ilim ile gönül muhabbetleri, uyuyanı uyandırır ve ham olanı da olgunlaştırır. Dolayısıyla ilim muhabbeti, kemalete ermenin nimmetidir.  

Ilim ve gönül muhabbetinin mayası sevgidir. Gönlünde, sevgi olmayanın muhabbeti de olmaz. Muhabbeti olmayanın, Ariflerin meclisinde yeri olmaz.    

Gönül, dostun aşkını ve rızasını özler. Çünkü canın mutluluğu, sevgiliye kavuşmaktır. Hakk’a ve Hakk’ın dostlarına kavuşmak, muhabbetle mümkündür. Muhabbetin amacı, gönüle girmek ve gönül kazanmaktır. 

Birlik sofrasını hakça kuralım,
Gönül meclisinde safta duralım,
Cahil hedefini sözle vuralım,
Kılıçlardan keskin dildir muhabbet.

Tuncay Akdeniz 

Muhabbet: Dostça konuşmadır; Gönlün gönüle yakınlaşması, akmasıdır ve meyletmesidir. Gönüllerin birbirine karşı duydukları sevgi, aşk, konuşmak, değerlendirmek, ders çıkarmak, öğrenmek, dialog içinde olmak, cem tutmak, bilgi, görgü paylaşmak, bilinçlenmek, ilmi muhabbet ile zaman geçirmektir. Aşk ve sevgi ile yapılan muhabbetler insanı kamilliğe, erdemliğe ulaştırır. 

Muhabbet bağında bülbüller öte, 
Aşığım güler yüz güzel niyete, 
Başka yol gitmezmiş sevgiden öte, 
Gönlümüzde sevgi,muhabbet olsun. 

Sevgidir insanın özüne giren, 
Muhabbettir gönüllere haz veren, 
Hoşgörü kulları Hakk’a götüren, 
Gönlümüzde sevgi, muhabbet olsun. 

Zekeriya Özhan 

Ruhun gıdası ilim, gönlün gıdası da muhabbettir. Her dem için, muhabbetiniz daim olsun Canlar! Aşk ile, ilim ile gönül muhabbetinin demine Huu... 

 Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Hakk Muhammed Ali hürmetine, duamız kabul olsun...
Dua, kelime manası olarak; Seslenmek, çağırmak, yardıma çağırmak, dilekte bulunmak, istemek, yalvarmak, davet etmek gibi manalara gelmektedir.  

Dini manası ise, her şeyin yaratıcısı ve her şey emrinde olan yüce Allah'a karşı kulun acizliğini itiraf etmesi, O’na sığınması ve istekleri konusunda kendisinden ihsan ve yardım dilemesidir.  

Dua, yaratan ile yaratılanın arasında birebir kurulan iletişimdir yani ibadetin kendisidir. Hz.Muhammed Mustafa’nin deyimiyle „Ibadetin özüdür.“ Bu ibadetin en önemli özelliği zaman, mekan ve biçimsellikten arınmış olmasıdır. Ayrıca yaratıcı güçle, insanoğlunun birebir iletişimi olmasıdır. Fakat toplumsal gelişim açısından, genel duaların bilinmesi ve zikredilmesi de önemlidir.  

Insanoğlu sıkıntı, zor, çaresiz ve bolluk anlarında Allah’a sığınmış ve O’na karşı, şükürlerini dua ile dile getirmiştir.

Alevi, dua ve gülbenklerinde; Allah Muhammet Ali, Fatma-tüz Zehra, On Iki Imam, Ehli Beyt ve Hünkar Hace Bektaş Veli gibi yol ulularının isimleri geçer. Onlara, sevgi ve saygı sözcükleri sunulur.    

Kendilerinden yardım ve destek istenir. Bu dualar Allah Muhammet Ali ile başlar, yine onlara saygı ve sevgi ile son bulur. 

Cenab-ı Hakk, iyi niyetli insanların yardımcısı olsun ve kötü niyetli insanları da islah etsin.
Allah Allah...  

Cenab-ı Hakk yolunuzu, arsızın, pirsizin, ikrarsızın, insan sevgisinden mahrum insanlık değerlerine düşman yoz ve yobazların yoluna uğratmasın.   

Muhammed Ali, Fatma-tüz Zehra, Ehli Beyt ve On Iki Imam hakkı için; Yolunuz, On Iki Imam yolu, Muhammed Ali ilim irfanı ile aydınlansın.  

Yolunuz Erenlerin, Evliyaların ve Kamil-i Insan yüzü suyu hürmetine; Elesti Bezm’de verilen ikrarın yolu olsun.  

Yolunuz Ulu Ozanlarımızın, yol önderlerimiz olan Mürşid, Pir ve Rehber’in yolu olsun.  

Yolunuz Cem erkanında, Hakk meydanında, canların huzurunda özünü dara çekenlerin yolu olsun.  

Yolunuz; Dar-ı Fatma, Dar-ı Mansur, Dar-ı Fazlı ve Dar-ı Nesimi yolu olsun.  

Yolunuz; Tevella ile Teberra ilkesine bağlı, Dört Kapı Kırk Makam diyenlerin yolu olsun.  

Yolunuz; Kul hakkını yiyenlere, Mazluma ah çektiren zalimlere lanet okuyanların yolu olsun.  

Yolunuz; Ikrarından dönmüş, Hakk Muhammed Ali yolunu kör bıcakla kesmeye çalışanlara lanet okuyanların yolu olsun.  

Yolunuz; Ölmeden evvel nefsini öldürenlerin yolu olsun.
Allah eyvallah. Dil bizden, kabulü ol Cenab-ı Hakk’tan olsun.
Aşk ile, Hakk Muhammed Ali hürmetine; Dua ile Gülbenklerimiz, kabul olsun Huu… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Bir dünya diliyorum mavi, yeşil ve huzur olsun...
Mavi, yeşil ve huzurlu bir dünya için, neler yapmalıyız?
Yaşanılır bir Dünya için doğaya, tüm canlı varlıklara ve gelecek nesillere karşı temel sorumluluğumuz, onlara temiz, yaşanılabilinir bir Dünya bırakmaktır. Bunun için de her bireyin, kolaylıkla edinebileceği bazı alışkanlıklarla Dünyayı; Mavi, yeşil, huzurlu bir gezegen haline getirmek için, biraz gayret ve çaba gerekiyor. 

Bazı örnekler…
* Bilinçli tüketimi, hayatın merkezine koymak,
* Kullanılan markaların, çevreye karşı duyarlı olup olmadıklarına dikkat etmek,
* Çevreye sahip çıkmak, Su tüketimine dikkat etmek, Geri dönüşümü uygulamak, Biyolojik çeşitliliğe önem vermek, Tüketim alışkanlıklarını bilinçli yapmak, Çöp ve artıklar konusunda duyarlı davranmak, Enerji tasarufunda dikkatli olmak, vs… 

Mavi gezegende, yaşamın sürmesi için;
Yoz ve yobazın olmadığı,
Din tücarlarının olmadığı,
Hırsız ile tanlancıların olmadığı,
Kurşun sesi, barut kokusu olmadığı,
Anne ile babaların ağlamadığı,
Kin ile nefretin olmadığı,
Yalan ile iftiraların olmadığı,
Insanların yakılmadığı,
Insanların satılmadığı,
Şekil ile biçimciliğin olmadığı,
Kula kulluğun olmadığı,
Allah ile Allah’ın kandırılmadığı,
Bir dünya diliyorum! ... 

Sevgi ile muhabbetin olduğu,
Dostluk ile barışın olduğu,
Hoşgörü ile saygının olduğu,
Çocukların sevgiyle büyüdüğü,
Insanların huzur içinde yașadığı,
Insan haklarına saygı duyulduğu,
Birlik ile beraberliğin olduğu ve
Hayatın paylașıldığı,
Bir dünya da yaşamak istiyorum. 

Mavi gezegende, yaşamın sürebilmesi için…
Çevre…
Ağacın oksijeninden, doğanın güzelliğinden yararlanalım. Bunun için doğayı temiz tutalım. 

Su…
Akarsu! Daha ne kadar akar? Bir gün herkes bir damla suya muhtaç kalmadan, gelin suyun değerini öğrenelim. 

Geri dönüşüm…
Atığı yere atarsan çöp, geri dönüştürürsen güç olur. Atık materyalleri topluyoruz, binlerce hayat kurtarıyoruz. 

Biyolojik çeşitlilik…
Anne, baba! Torunlarınız da görsün kaplan ile pandayı. Balık, çiçek, böcekler olmazsa gelecek yok olur. 

Tüketim alışkanlıkları…
Ancak gerektiğinde aç. Bilinçsiz tüketime son ver, dünyaya el ver! Dünyayı çöpe atma, ışığı açık bırakma! Ekmek elden, su gölden. Fakat göl nereden??? 

Çöp ve artıklar…
Atıklar kutuda, temizlik doğada. Atıklar kutuda, temizlik doğada. Atma yere çöpleri, temiz tut çevreyi.  

Enerji…
Aydınlık bir gelecek, tasarruf ile gelecek. Enerjiyi boşa harcama ki, geleceğin yok olmasın! Çünkü, damlaya damlaya göl olur. 

Ağaçlandırma…
Ağaç dikelim, doğayı zenginleştirelim. Ağaç yoksa oksijen yok, oksijen yoksa canlı yok demektir. Unutmayalım ki bir ağaç, bin hayatı kurtarır. Bir fidan dikelim ki, hayatı huzurlu yaşayalım. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=



Insanca yaşamanın yolu, onurlu yaşamaktır...
Onurlu yaşamanın yolu; Muhammed Mustafa'nın irfanına, Şahı Merdan Ali’nin ilmine ve Pir Imam Hüseyin’in duruşuna sahip olmaktan geçer. 

Hz.Muhammed Mustafa, ey Ali! Allah, bana; „Ben, Ali’yi diğer peygamberlerle gizli ve senle de açık olarak beraber gönderdim“buyurmuştur. 

Insanoğlu, bir kere doğar ve bir kere de ölür. Onurlu bir insanoğlu için önemli olan ömrünün sona erdiğinde, arkasında mühim bir hatıra bırakmaktır. Işte bu hatıra, onur ve şerefli olması kadar onursuz ve utanç verici hallerin olması da mümkünler arasındadır. 

Insanoğlunun yaratıcılığı gereği, kendisinde mevcut olan imkanlar dahilinde kamil, erdemli, olgun insan vasıflarına sahip olmak için büyük bir gayret ve çabanın göstermesi gerekmektedir. 

Ancak insanoğlunun nefsine ağır gelen bu insani vasıflar, onun için daha üstün kapıların açılmasına vesile olabilir. Bu noktada önemli olan da, ah vah dedirtecek eylemlerden uzak durulmasıdır. 

Bu mantıktan yola çıktığımız zaman, insanoğlunun ölümünden sonra da onu yaşatacak olan iyilikleri ve faydalı bilgileridir. 

Bu konu da Pir Hünkar Hace Bektaş-ı Veli, benim üç güzel dostum vardır;
Biri evde kalır, biri yolda kalır ve biri de benimle gelir buyurmaktadır. Evde kalan ailemdir, yolda kalan dostlarımdır ve benimle gelen ise, yapmış olduğum iyiliklerimdir. 

Yaşam boyunca sadece mideyi doyurmak ve nefsi tatmin etmek yerine, insanları karanlıktan kurtaracak veya aklın karanlığına ışık tutacak bir bilgi hazinesi ve insanların bir birine sahip çıkmalarına örnek teşkil edecek iyilikler bırakmaktır. 

Insanlık alemine, bilgi ve iyilik bırakanlara aşk olsun. Aşk olsun, bilgi ve iyilik için gayret edenlere. 

Dolayısıyla Cenab-ı Hakk, bizleri; Muhammed Ali didarından, Fatma-tüz Zehra Ana şefaatından, On Iki Imam darından ayırmasın ve bizlere, Pir Imam Hüseyin duruşunu nasip eylesin.
Aşk ile, gerçeğin demine Huu... 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


21’ci asrın insanı, Evrensel düşünmelidir...
Çünkü insanoğlu ırkçı, mezhepçi, senci benci, aşırı dinci düşünceye kulluk yerine insanlığa kul olmalıdır.
 

Dindar, humanist, ilim ve bilim insanları; Kendileri ile barışık, huzur, dostluk ve barış yanlısıdırlar. 

Aşırı dinci, mezhepçi, ırkçı, milliyetçi insanlar ise; Ilim ve bilimden uzak, kendileri ile barışık olmayan tek düşünce, tek fikir yani kula kulluk eden her türlü şiddet ve aşırıcılığa hazır olan kişilerdir. 

Neden Evrensel düşünmeliyiz? Çünkü doğal olarak, kainattaki tüm nesneler birbiri ile ahenklidir. Tıpkı bir zincir misali, bir çarkın dişleri misali. Çarkın bir dişi kırıldığı zaman orda tekleme vardır, sorun vardır demektir. 

En bariz ve anlamlı örneği Şahı Merdan Ali vermiştir; Ey insanoğlu! Sen kendini küçük bir çisim sanarsın oysaki kainat senden dürülmüştür” demektedir. 

Ilim kapısı olan Şahı Merdan Ali’nin buyurduğu gibi, kainat bir bütündür dolayısıyla bir nesneyi diğer bir nesneden ayrı düşünmek mümkün değildir. 

Doğanın kanunlarına karşı gelindiği zaman sadece dünyanın bir ülkesi veya bir kıtası zarar görmez dünyanın tümü etkilenecektir. 

Dolayısıyla insanoğlu, ilim ve bilim ile aklını olgunlaştırdığı zaman kendisi ile barışık olur. Hal böyle olunca kendisiyle barışık olan çevresi ile, toplumu ile, doğası ile barışıktır ve uyum içerisindedir. 

Her insanın iyisi ile kötüsü, her türlü hayvanın iyi ile kötü huylusu ve her nesnenin iyi ile kötü yanı vardır. Yani Dünyada, sadece iyi ve kötü olarak iki saf vardır. Iyilerin safı, Mazlumların safıdır ve kötülerin safı ise, Zalimlerin safıdır.
Aşk ile, Hakk ve hakikatin demine Huu… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Sevgi ve Rızalık, elle tutulabilecek maddelerden ibaret değildir...
Kamil, olgun, erdemli ve medeni insanların dini, sevgi ve kıblesi, Kamil-i Insan’dır.
 

Eğilip doğrulmakla  iman sahibi olunmadığı gibi saç, sakal ağartmakla ne Kamil-i Insan ve ne de Pir olunur. Fakat ruhen arınıp kalben itaat iman sahibi, ilim irfan ile de hem Kamil-i Insan ve hem de Pir olunur. 

Dolayısıyla medenice yaşamanın, hakça bölüşmenin, birlik ve beraberliğin yegane sırrı sevgi, saygı ve hoşgörüdür. 

Sevginin hikmeti…
Sevgi, canlı varlıklara bağışlanmış ilahi bir duygu olgusudur. Muhabbetin, dostluğun, yakınlaşmanın, cana can olmanın yeğane sırr-ı sevgidir. Beşer ve ilahi olmak üzere iki çeşit sevgi vardır. Beşer sevgiler, gelip geçicidir fakat ilahi sevgi ise, kadimdir. 

Kainat, sevgi üzerine kurulduğuna göre; Her canlı nesnede, sevgi mevcuttur. Insanı insana kavuşturan ilahi kudret, sevgidir. Sevginin olmadğı yerde, hayat yok demektir. Dolayısıyla hayat, sevginin ta kendisidir. 

Sevgi ve rızalık insanın özünde, ruhunda, manevi dünyasında vardır. Hakk ile Hakk olmanın kapısı, Aşk dolu, Vahdet-i Vücud inancıdır. 

Rızalığın hikmeti…
Hakk Muhammed Ali yolu, bir Rıza kapısı olarak inanca taşınmıştır. Dolayısıyla toplumun huzur, güven içinde yaşıya bilmesi ve Toplumun birbiriyle barışık olabilmesi için, toplum bireylerinin Eline Diline Beline sahip olmasıyla mümkündür.  

Dolayısıyla Cenab-ı Hakk’tan gelen her şeyi gönül hoşluğuyla karşılamak ve O’nun hoşnutluğunu, onayını kazanmaktır.

Daha önemlisi kişinin kendisi ile barışması olarak algılanan Mürşid-Pir önünde başı secdede iken kendi özüyle hesaplaşması ve toplumla barışık olması olarak algılanan, diline sahip olma durumudur.
 

Gelin sevgiyi, bilgiyi, ilim irfanı, hoşgörüyü, edep erkanı,
Birlik ve beraberliği, paylaşalım.
Paylaştıkça dolalım ve doldukça, gönül muhabbetine varalım.
Gönül muhabbetinden birlik ve beraberliğe varalım.
Çünkü, birlik ve beraberlikten güç doğar.
Gücün olduğu yerde, söz sahibi olmak demektir.
Söz sahbi olmak, onurluca yaşamak demektir ve
Yaşamak, var olmak demektir.
Birlik ve beraberlik ruhuyla, cümle insanlık alemine merhaba.
Aşk ile, Ehli Beyt sevgisi ve muhabbetiyle kalın… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...