Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

ANASAYFA






Hızır orucu,
11 - 12 ve 13 Şubat 2020 günleridir.   

Hızır orucu her yıl Şubat ayının ikinci haftası, Salı günü başlar ve Perşembe günü, cem erkanı ile tamamlanır. 

Kul darda kalmayınca Bozatlı Hızır yetişmezmiş, sen yetiş carımıza ya Bozatlı Hızır. 

Bozatlı Hızır’ı çağıranların aşkına, tutulan umut orucunuz Uludivan’da kabul olsun...
Allah Allah, Şahın demine Huu…
=Seyyid Hakkı=


Oruç, neden tutulur ve amacı nedir?
Oruç, bedenin ibadeti ve iradenin-nefsin imtihanıdır. 

Allah, irade sıfatını yanlız insanlara bağışlamıştır. Dolayısıyla oruç, irademizin imtihanıdır. Nefsin imtihanı da oruç ile yapılır. Açlığın had safaya çıktığında nefsini gözetleyip, iradeyi kullanmaktır buda aklın vücuda hükmüdür. Kendi nefsine söz geçirmek, nefsini islah etmektir. 

Ibadette olduğu gibi oruç tutmak ta gönül rızalığına, kendi irademize bağlıdır. Ve yeter ki bedeni ibadet olan oruç, şuurlu ve aşk ile yapılsın. Eğer birilerine göstermelik olsun veya adet yerini bulsun diye yapılıyorsa yani manası-gayesi anlaşılmadan yapılıyorsa, niyetten ve  hizmetten uzaktır.  

Bu konuda Şahı Merdan Ali, şöyle buyurmakta;
* Karşılığında bir menfaat umarak yapılan ibadet, ticaretçinin ibadetidir.
* Korku sebebiyle yapılan ibadet kölenin ibadetidir.
* Allah'ın nimetlerine şükretmek maksadıyla yapılan ibadet, hür olan kimsenin ibadetidir.
 

Oruç, beden ibadetidir. Ister bedeni, ister ruhani makbul olan ibadet; Şahı Merdan Ali’nin buyurduğu gibi Allah’ın rızasını-hoşnutluğunu kazanmak ve verdiği nimetlere şükür etmek, ancak nefse hakim olmakla mümkündür. Oruç ibadetiyle, ulaşılması gereken amaç da; Nefsine söz geçirmek ve nefsini islah etmektir. 

Sonuç itibariyle ibadette esas olan, niyettir. Iyi niyet, samimi bir düşünce ile yapılan ibadet, Allah katında makbuldür ve kabul görür. Allah, iyi niyetinizi kabul buyursun.
=Seyyid Hakkı=


Türkiye, DEPREM ile sallanıyor…
Türkiye’de Istanbul, Izmir, Manısia, Elazığ, Malatya ve diğer çevre illerde peş peşe meydana gelen depremler iklim gereği insanları çaresiz ve mağdur bırakmıştır

Insanlık namına, gereken yardım ve yardım elinin uzatılmasını temeni ediyoruz.  

Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine; Sabır, metanet, başsağlığı ve yaralı insanlarımıza da geçmiş olsun, acil şifalar dileriz.  

Cenab-ı Hakk yardımcınız, Bozatlı Hızır yoldaşınız olsun.
Varını, yoğunu kaybedip dışarıda kalanlara sıcak barınak ve azık diliyoruz. 

Deprem vergisini topladığı halde demreme yönelik tedbir almayan, anında yardım elini uzatamıyan Devlet yöneticilerini kınıyoruz. 

Yetkili Kurumları, Göreve Davet Ediyoruz…
=Seyyid Hakkı=

Mesele insanlık, ilim ve irfan meselesidir...
Insan olarak ortak paydamız insanlık olduğuna göre, ilim irfan ışığı doğrultusunda insanlığa hizmet edelim.  

Her ne ararsan ilimdedir, ilmin ışığı da insandır. Insanlık için karanlığa ışık olmak, en kutsal hizmettir. 

Insanlığın felsefesinde ırkçılık, mezhepçilik, hizipçilik, kin, kibir, kıskançlık, çekememezlik vs. yoktur; Birlik, beraberlik, paylaşma, sahiplenme, yardımlaşma, hoşgörü vs. vardır. 

Ademoğulları insanım, insan ırkındanım diye bilse ırkçılığa, mezhepçiliğe ve ayrışmalara gerek kalmaz; Hırs yerine merhamet, kin yerine sevgi, düşmanlık yerine barış, horlamak yerine hoşgörü, ayrışmak yerine dostluk, silah sesi yerine türkülerin sedası göklere yükselir.  

Madem ki yaradılanı yaradandan ötütü seviyoruz gelin, ortak paydamız olan insanlık bayrağı altında buluşalım; Bir olalım, iri olalım, diri olalım dostluklar kuralım. Ilim ile bilim yuvaları kurulım ki herkes okusun, araştırsın ve kula kulluk son bulsun. Çünkü mesele kula kulluk meselesi değil, insan olmak meslesidir.
=Seyyid Hakkı=


Bismişah, Allah Allah!..
Yüz bin alemi, halk eden yüce Allah’ım!
Peygamberine ve O’nun Ehli Beyt’ine dua ile selam olsun.
Muhammed Mustafa, Ali’yyül Murteza,
Seyyidine Ali’yyen Veliyullah aşkına bizleri,
On Iki Imam arzu hürmetine  bağışla. 

Fatma Ana, şefaat ve nuru hakkı için,
Cem geceniz mübarek, dualarınız,
Lokma ve niyazlarınız kabul ola.
Hastalarımıza şifa, dertlerine deva,
Göçmüşlerimize rahmet ola.
Dil bizden, yardım Hakk’tan,
Şefaat Hz.Muhammed Mustafa’dan,
Himmet Şahı Merdan Ali’den ola.
Gerceğe Huu... Müminsin ya Ali...
=Seyyid Hakkı=

Alevi yoluna, nasıl talip olunur?...
Nasıl Alevi olunur? 

Alevi inancına göre yola talip olup Hakk yolunda yürümek isteyen bir can, yol önderi olan bir Pire bağlanması gerekir. Pire bağlanmak; Pirin nasihatına, ilmine, edep erkanına uyacağına ve kendini pire teslim edeceğine dair ikrar vermesidir. Ikrar; söz vermek, yemin etmek, biat etmek, akt demektir.  

Ikrar verip yola girmek isteyen bir can, Pir huzurunda ikrar vermeden önce başta eşi ve daha sonra diğer aile fertleri ile gönülbirliğine vararak rızalıkları alınmalıdır. Bu gönülbirliğinden sonra Hakk meydanında, Pir ve toplum huzurunda ikrar verilir.    

Ikrar sözü, şöyledir: 
Bismişah, Allah Allah!
„Allah bir, ya Muhammed, ya Ali, ya On İki Imam’lar, Insan-i Kamil yoluna talibim, elime, dilime, belime sahibim. Rıza şehrine girmektir dileğim. Hakk meydanında, canlar şahidim olsun. Allah eyvallah nefes pirdedir“ diyerek ikrarını beyan etmiş olur. Ikrar beyanından sonra bu kimse yol evladıdır, yol talibidir.  

Talip; Hakikati talep eden ve Hakk’a ulaşmayı hedefleyendir.  

Pir huzurunda verilen ikrar ile birlikte, bir deneme sürecinden sonra kendisine tevbe telkin edilerek Alevi inancının ilim irfanından kendisine bilgi verilir. Bunlara uyacağına, eline diline beline sahip olacağına söz verdikten sonra Alevi olunur. Dolayısıyla eline diline beline sahip olma ilkesi, Alevi ikrar inancının temelini oluşturur ve aynı zamanda Alevilerin uyması gereken, en temel etik kuraldır.   

Ikrar verme erkanı bittikten sonra, Pir kendisine öğüt ve nasihatta bulunur; Pir talibe, söylediğin bizim, sakladığın senin diyerek eline diline beline, aşına ve eşine sahip olması (edep), kendine reva görmediğini de başkasına uygulamıyacaksın, kendini bilip, Hakk Muhammed Ali’ye, Ehli Ebeyt’e, On Iki Imam’lara, 72 millete ve canlı varlıklara-Doğaya karşı sevgi ve saygıda kusur etmeyeceksin.   

Dört Kapı Kırk Makam, Kamil-i Insan öğretisi üzerine Enel Hakk(Tanrıyla bütünleşme, bir olmaya) olmaya  çalışacaksın. Yolunu, Mürşüdini, Pirini, Rehberini bir bileceksin; Yalan söyleme, haram yeme, kötülük etme, arkada dedi-kodu yapma, kötlük ve kötüden yana olma, eline diline sahip ol, kin ve kibir tutma, kimseye kin, inat, kibirlik etme. Gördüğünü ört görmediğini söyleme, elinle koymadığını alma, elinin ermediği yere el uzatma, sözünün geçmediği yere söz söyleme, ibretle bakıp yumuşaklık ile söyle, küçüğüne izzet, büyüğüne hürmet ve hizmet eyle, erenlerin sırlarına eriş, Hakk’ın her yerde ve kendi özünde hazır bil, özünü bu yolda böylece tut.    

Pir öğüt nasihat ettikten sonra, şöyle dua ederek ikrar erkanını bitirir:
Bismişah, Allah Allah!
Allah’a, Hz.Muhammed Mustafa’ya, Ali’yyel Murteza’ya, Hatice-tül Kübra, Fatma-tüz Zöhre, Hasan-ül Mücteba, Hüseyin’i deşta Kerbela hakkı için ikrarlar daim ola, muradlar hasıl ola, Hakk Muhammed Ali yardımcınız, gözcünüz, bekçiniz ola. Canab-ı Hakk verdiğin ikrardan döndürmeye, mahşerde utandırmaya, ahirette ateşe yandırmaya.
Gerçeğin demine huu.
=Seyyid Hakkı=


Yol önderi Seyyidler, sadece gölge ağacı olmamalıdır...
Alevi inancı, Mürşid, Pir ve Rehberlik kurumu ile şekillenmiştir.
 
 

Inanç, iki boyutludur.
Birinci boyutu, pratik ve ikinci boyutu ise, teorik boyuttur. Dolayısıyla Alevi inancı, yanlız teorik veya pratikten ibaret değildir. Teori ve pratik birbirini tamamlar. Ikisinden sadece biri icraat edildiğinde eksik kaldığı kadar da tehlikelidir.  

Teori sağ göz ise, pratik sol gözdür. Tek gözle görmek ve hayatı, birşekilde sürdürmek tabii ki mümkündür ancak bir bütün değildir. Çünkü tam olan, iki gözdür. 

Inanç, bir bütün olarak yani teorik ve pratik olarak algılanmalıdır. Herkes işine geldi gibi anlarsa, tanımlarsa ve uygularsa o zaman yapılan dirdarlık değil, dinciliktir. Yani şekilciliktir, yapmacılıktır ki buda Alevi inancının ilkeleri ile bağdaşmaz. 

Ikrar vermek başka Alevi inanç ilkelerine bağlı yaşamak ve yaşatmak başkadır.

Yolun kuralı; Talip yola uyacak, yol talibe değil. Diğer bir deyim ile inancı, bir bütün olarak benimseyen ve ona göre yaşıyan her bir talip, iyi bir yol evladıdır. 

Talip dedik çünkü yolda, herkes taliptir. Yol önderleri de taliptir. Onların da Mürşidi, Piri ve rehberi vardır. Onlarda görgüden, sorgu ve sualdan geçmek zorundalar. 

Hiyeraşik olarak Mürşid, Pir ve Rehber yol önderleridir. Taliplerin ve toplumun; Dinsel, yaşamsal, düşünsel bütün sorunlarını paylaşan ve yol gösterendir.  

Seyyidlik Kurumu Alevileri örgütleyen, eğitip aydınlatan, yol gösteren ve denetleyen bir kurumdur. Kendi içinde yukarıdan aşağıya doğru, bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlı hiyerarşik bir örgütlülüğe sahiptir. Ocakzade Seyyidler birbirlerine ikrar verip Pir-Talip olmuşlardır. 

Bütün bu manevi hizmeti eksiksiz yerine getirmek için Mürşid, Pir ve Rehber yolun ilim irfanı ile kendini donatmalıdır.  

Imam Caferi Sadık Buyruğu’nda; “Mürşid-Pir olan kimseler gerektir ki kamil olalar, dört Kapı nedir bileler ki, bunlar nereden geldi ve neden, nasıl oldu ve aslı nedir, bunların edebi nedir, tövbesi nedir, farzı nedir, sünneti nedir, hayası nedir bunları bilmelidirki Talibini irşad ede“ ifadesi yer almaktadır.
=Seyyid Hakkı=


Allah Muhammed ya Ali! Medet, mürvet...
Bismişah, himmet ola...
Hakk Muhammed Ali yolunda zor olan, ikrarında durmaktır.
Muhammed Ali’yi zikretmek, Hakk ve hakikatin yolunda yürümektir.  

Imam Hüseyin’i zikretmek, zalim ve haksızlığa boyun eğmemektir.  

Ehli Beyt’e ikrar vermek, Tevella ve Teberra ilkesine bağlı kalmaktır.  

Hakk ve hakikat yolunda yürüyene,
Zalim ve haksızlığa boyun eğmeyene,
Tevella ve Teberra ilkesine bağlı kalan yüreklere selam olsun.
=Seyyid Hakkı=


Muharrem ile On İki Imam Ayı, kutsallığı ve anlamı.
On İki Imam Ayında, matem ve oruç kaç gündür? 

Öcelikle şunu belirtelim ki, Alevilerin, matem ve matem orucu; 10 gün değil, Toplam 16 gündür; 3 gün On Dört Masum-u Pak orucu, 1 gün Fatma Ana orucu ve 12 gün On İki Imam matem orucu. 

Bazı Alevi canlarımız, Muharrem Ayı’nın onuncu gününde Aşura yaparlar.
Bu konunun netleşmesi ve daha iyi anlaşılması; Muharrem ile On İki Imam Ayında tutulan Oruç ve Matemi doğru algılamakla mümkündür. 

Muharrem ile On iki Imam Ayında, tutulan Oruç ve Matemin anlamları.

Muharrem Ayı ve kutsallığı.
Muharrem ayı, Hicri takviminin birinci ayıdır. Farsça’da onuncu güne, „Aşura“ derler. Aşura demek. “on” demektir. Tarihi kaynaklara göre Arap, Israil, Fars milletleri tarafından Muharrem ayının onuncu(Aşura) günü kutsal kabul edilen bir ortak değer olmuştur. Tarihler bugünün değerini ve kutsallığını, bir çok Peygamberin kurtuluşa ve selamete erdikleri gün olarak verirler.  

Hz.Muhammed’en evvel gelen Peygamberler de bu kutsal günde, yüce Allah’a şükür ve senalarını ifade etmek için oruç tutmuşlar ve Nuh Peygamber’in kurtuluş çorbasından pişirip, fakir fukarayı doyurmuşlardır.  

Allah’ın rızasını kazanmak için, hayır-ihsan yapmışlardır. Hz.Muhammed, Şahı Merdan Ali de Muharrem Ayında on gün oruç tutmuşlar ve çorbalarını pişirip, hayır- ihsan yapmışlardır.  

Bütün tarihler Canab-ı Hakk,ın Kerbela olayına kadar olan zaman dilimi içerisinde Muharrem Ayında; On peygamberine, on değişik ikram ve ihsanda bulunduğunu aşağıdaki sebeplerle tanımlamışlardır;
1. Musa peygamber, bu günde denizi yararak Mısır Kıralı Firavun’dan kurtulmuş ve Firavun’un ordusu ise, denizde boğularak ölmüşlerdir.
2. Nuh peygamberin gemisi, bu günde tufandan kurtulup rivayete göre Cudi Dağı’nda karaya oturmuştur.
3. Yunus peygamberin,  bugünde Balığın karnından kurtulmuştur.
4. Adem peygamberin tövbesi, bugünde kabul edilmiştir.
5. Isa perygmber, bugünde dünyaya gelmiş ve bugünde de semaya yükselmiştir.
6. Yusuf peygamber, bugünde kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan kutulmuştur.
7. Davud peygamberin tövbesi, bugünde kbul olmuştur.
8. İbrahim peygamber’in oğlu Ismail peygamber, bu günde doğmuştur.
9. Yakup peygamberin, oğlu Yusuf’un hasretinden kör olan gözleri, bu günde tekrardan görmeye başlamıştır.
10. Eyyub peygamber, bu günde hastalığına şifa bulmuştur.
 

On İki Imam  Ayı ve kutsallığı.
On İki Imam, matem erkanı(ayı); Kurban bayramının birinci gününden başlayarak, 20 gün sayılır. 20’ci günün akşamı matem ve oruca niyet edilir.   
 

Alevi inancında Kerbela vakasıyla özdeşleşen, on günlük bir Muharrem orucu vardır. Muharrem orucu ile Kerbela katliamı şehitlerine tutulan matem ve oruç öylesine iç içe geçmiştir ki, birini diğerinden ayırmk mümkün değildir. 

Aleviler, On İki Imam Ayı’nda, matem tutarlar. Oruç ise, Kerbela olayında; Imam Zeynel Abbidin’in kurtulup On İki Imam neslinin devam ettiği için Allah’a, şükür orucu tutmaktadırlar. 

Matem, Kerbela’da şehid edilen Imam Hüseyin, On Dört Masum-u Pak, Kerbela şehitleri ve Arap Emevi hükümdarlarınca hunharca katledilen On Bir Imam anısına tutulan yastır, üzüntüdür, tepkidir.  

* Kerbela matemi; Aç ve susuz olarak insanlığa verilmiş büyük bir mesajdır.
* Kerbela katliamı; Haksızlığa ve zulme karşı baş eğmeyiş, insanlık için kendini feda etmektir.
* Kerbela olayı; Iyi-kötü, aydınlık-karanlık, ezen-ezilen, inaçlı-inançsız, zalim-mazlum çatışmasıdır.  

Dolayısiyle Aleviler, on iki gün matem ve matem orucu tutarlar. 13 günde, Imam Hüseyin’in can yemeği olan Aşura ve kurban erkanı yapılır. Yüzyıllardır Ehl-i Beyt’e ikrar veren yol evlatları, bu matemi tutulmaktadırlar. 

* Muharrem Ayının ongünlük orucun ardında yapılan Aşura, Hakk’a şükür yemeğidir.
* On İki Imam Ayı matem ve orucu sonunda yapılan Aşura ise, Imam Hüseyin ve Imam Hüseyin’in şahsında cümle şethitlerin can yemeğidir.
=Seyyid Hakkı=


Kalbimiz, yüreğimiz, ilim ve bilim ışığı ile aydınlansın...
Cenab-ı Hakk bizleri, Muhammed Ali ilim ve irfanından ayırmasın; Yolumuzu yol, ikrarımızı birliğimizi, beraberliğimizi ve muhabbetimizi daim eylesin. 

 

Canab-ı Hakk yardımcımız, Muhammed Mustafa şefaatçımız, Şahı Merdan Ali rehberimiz, Bozatlı Hızır yoldaşımız olsun. 

Dinimiz sevgi, kıblemiz Şahı Merdan Ali ve düşmanımız ise, cehalettir.  

Muhammed Mustafa’ya ümmet, Şahı Merdan Ali’ye talib eylesin.
Allah Allah. Gerçeğin demine Hu, mümine ya Ali.
=Seyyid Hakkı=



Alevi inancının, dört ana direği... 
Alevi inacının dört anadireği; Farklı boyutta serini vermiş ulu zatları sembolize eden, “DAR” makamlarıdır.


Hakk ve hakikat yolunda Muhammed Ali yaşam biçimine, edep erkanına bağlanarak ve kendilerine verilen ikrar doğrultusunda farklı boyutta serini vermiş fakat ikrarından dönmemiş dört ulu zattın hürmetine dara durulur.  
Anadolu Aleviliğinde bu dört ulu zattın katlediliş hali, “dar” makamı olarak kabul edilmiştir. Dar, Allah’ın huzuruna durmak, serden-candan geçmek yani kötülüklerden, kötü alışkanlıklardan arınmak demektir. “Dar,” aynı zamanda kapı olarak Hakk ve hakikate açılan, ulaştıran sembolik bir başlangıç noktasıdır. 

Yüzü suyu hürmetine, darına durulan bu dört ulu zatlar;

1. Hallac-ı Mansur,
2. Fazlullah-ı Hurufi,
3. Seyyid Nesimi ve
4. Fatma Ana’dır. 
 

1. Dar-ı Mansur; Mansur, zamanın kadısının fermanı ile önce kırbaçlanır, işkence edilir, kolları, ayakları kesildikten sonra idam edilir.  

Hallac-ı Mansur darına durma şekli; Ayakta, baş hafiften sol omuzun üstüne eğerek, eller aşağıya doğru sarkıtılarak berdar olmaktır.  

2.  Dar-ı Fazlı; Fazlullah-ı Hurufi, 1394 yılında Iran Alınca kentinde Timur tarafından astırılmıştır. Fazlullah darına durma biçimi; Sağ el karın üstünde, hafif öne doğru eğilerek(kıyamda) saf tutulur.  

3. Dar-ı Nesimi; Seyyid Nesimi, 1417 yılında Halep’te derisi yüzülerek şehit edilmiştir. Nesimi darına durma biçimi; Diz üstü oturarak saf tutulur ve eller diz üstüne konulur. 

4. Dar-ı Fatma; Fatma Ana hürmetine dara durulur. Fatma Ana darına durma biçimi; Ayakta durarak sağ ayağın başparmağı, sol ayağın başparmağının üzerine gelecek şekilde saf tutulur.  

Dolayısiyle bu saygı duruşları; Muhammed Ali ümmetinde mazlumluğu, Hakk ve hakikat düşüncesini, haklıdan yana haksıza karşı durmayı temsil eden ulu zatlar adına yapılmaktadır.
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...