Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Ehli Beyt yazarı, Seyyid Seyfettin Ocağı evlatlarındandır. Aşk ile Canlar...
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

İslam Dini sadece Namazla ölçülemez


İslam Dini sadece Namazla ölçülemez
İslam yalnızca namazla, oruçla ya da dışarıdan görünen ibadet ritüelleriyle ölçülemez. Çünkü İslam, insanı sadece yaptığı ritüellerle değerlendiren bir din değildir. Dinin özü; insanın kalbine, niyetine, ahlakına, vicdanına ve insanlarla kurduğu ilişkiye kadar uzanır. Namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadet ritüelleri elbette bir inancın temel ibadetleri olabilir. Ancak bu ritüellerin asıl amacı; insanı daha merhametli, daha adil, daha dürüst ve daha vicdanlı bir insan hâline getirmektir.
 

Bugün birçok insan dini yalnızca görünür ibadet ritüelleri üzerinden değerlendirme eğilimindedir. Oysa bir insanın namaz kılması, onun otomatik olarak iyi bir insan olduğunu göstermediği gibi; ibadetlerinde eksikleri olan bir kişinin de kalbinde inanç, Allah sevgisi ve vicdan olmadığı anlamına gelmez. Çünkü insanın iç dünyasını, niyetini ve gerçek hâlini yalnızca Allah bilir. 

Kur’an’da defalarca vurgulanan temel meselelerden biri güzel ahlaktır. Yetime merhamet etmeyen, kul hakkı yiyen, insanları kıran, kibirle yaşayan ya da zulmeden bir kişinin ibadet ritüelleri şekil olarak var olsa bile manevi anlamını kaybetmiş olabilir. Çünkü ibadetin amacı yalnızca belirli hareketleri tekrar etmek değil; insanın nefsini terbiye etmesi, kalbini temizlemesi ve davranışlarını güzelleştirmesidir. 

Bu nedenle insanların ibadet ritüelleri üzerinden birbirini yargılaması, küçümsemesi ya da zan altında bırakması hem insani hem de dini açıdan doğru değildir. Namaz kılanın kılmayana, oruç tutanın tutmayana, hacca gidenin gitmeyene üstünlük taslaması; karşısındaki insanın inancını ölçmeye çalışması İslam’ın merhamet anlayışıyla bağdaşmaz. Çünkü ibadet, insanın Allah ile kendi vicdanı arasındaki samimi bağın bir parçasıdır. İnsan ibadetini önce kendi kulluğu, kendi nefsi ve kendi ahireti için yapar; başkaları için değil. 

Aynı şekilde ibadet etmeyen bir kişinin hesabı da başka insanlara değil, Allah’a aittir. Hiç kimse bir başkasının kalbini, yaşadığı iç mücadeleyi veya Allah katındaki değerini tam olarak bilemez. Bu yüzden insanların dış görünüşüne ya da ibadet durumuna bakarak onları “iyi” ya da “kötü” diye etiketlemek sağlıklı değildir. Zanla hareket etmek, insanları küçümsemek ve inancını sorgulamak toplumsal huzuru da zedeler. 

Elbette dini öğüt vermek, güzel sözü tavsiye etmek ve iyiliğe davet etmek farklı bir durumdur. Ancak bunu baskıcı, kırıcı ve yargılayıcı bir dille değil; anlayış, nezaket ve hikmetle yapmak gerekir. Hz. Muhammed Mustafa’nın hayatına bakıldığında da insanları dışlamak yerine kazanmaya çalışan bir yaklaşım görülür. O, insanların kalplerini kırmayı değil, gönüllerini kazanmayı öğütlemiştir. 

Namaz kıldığı hâlde insanlara zulmeden biri ile; eksikleri olsa da kimseye kötülük etmeyen, yardımsever, dürüst ve vicdan sahibi bir insan arasında düşünülmesi gereken önemli bir fark vardır. Elbette en güzeli, hem ibadet ritüellerini yerine getiren hem de güzel ahlak sahibi olan bir insan olmaktır. Çünkü merhamet, doğruluk, kul hakkına riayet, tevazu, affedicilik ve vicdan da inancın ayrılmaz parçalarıdır. 

İnsan bazen secdede Allah’a yaklaşır, bazen de bir yetimin başını okşarken, bir mazlumun hakkını savunurken ya da kimsenin görmediği bir iyiliği yaparken… Bu yüzden bir insanın inancı yalnızca dışarıdan görünen ibadet ritüelleriyle ölçülmemelidir. 

Unutulmamalıdır ki Allah herkesi kendi niyeti, ameli ve kalbiyle değerlendirir. “Herkesin dini kendisine” sözü de aslında insanın önce kendi kulluğundan sorumlu olduğunu hatırlatan önemli bir anlayıştır. Gerçek hesap insanlar arasında değil; kul ile Allah arasındadır. Bu nedenle Allah’ın kula soracağı soruları insanların birbirine sorması, kişinin kendisini hüküm makamında görmesi anlamına gelir ve bu da büyük bir hadsizliktir. Son hükmü verecek olan insanlar değil, Allah’tır. Çünkü Hakk önce insanın kalbine bakar. Dolayısıyla takdir yalnızca Allah’ındır. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=

Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241   
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız;
https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519 
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız;
https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168  





Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı, sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. * YouTube, Hakk Dergahı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62; Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168; * Facebook, Hakk Dergahı muhabbet grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241; * Fcebook, Hakk Dergahı Ilim Irşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519; * WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı; https://www.alevilikte-inanc.de/ Aşk ile Canlar...