İslam olabilmek için, önce insan olmak gerekir
İslam olabilmek için, önce insan olmak gerekir
Neden önce insan olmak gerekir? Çünkü islamın özünde, önce insanı inşa etmek vardır. Islam, önce insanın kalbini, aklını ve ahlakını inşa eder. Dolayısıyla iyi insan olmadan iyi bir islam olunmaz. Demek ki toplumu güzelleştirmek, insanı güzelleştirmekle başlar.
Allah’ın kelamı Tin Suresi, 4. Ayette; “Biz insanı en güzel kıvamda yarattık” buyurmaktadır. Yani islam, insana insan olduğu için değer verir. Bu nedenle islam yani din, insanı yok sayarak değil, insanı inşa ederek başlar. Insanın inşası yani irşadı, ibadetten önce gelir. Dolayısıyla islam önce insanı insan yapan vicdan, merhamet, adalet, doğruluk, sorumluluk, sabır, şefkat, doğruluk, güvenirlik, emanete riayet etmek gibi erdemleri ortaya çıkarır. Eğer insanlar bu temel değerleri taşımıyorsa, üzerlerindeki dini şekiller ruhsuz bir kabuk olur.
Islam oldum ifadesi, bir cümleyle mümkündür. Ancak islam ilkeleri doğrultusunda yaşamak ve kalabilmek insan yani insanı insan yapan vasıflara sahip olmakla mümkündür. Ahlaklı olmanın ölçüsü çok konuşmak, çok görünmek veya çok iddia etmek değildir. Insanları incitmemek, onların gönlüne taht kurmaktır.
Sıkca dile getirilen bir ibare vardır; Erdemimi olmayanın dini yani ahlaken eksik kalır. Diğer önemli bir ibare; İnsanlığı olmayanın, dini de olmaz. Eğer kişi kibirliyse, yalan söylüyorsa, kul hakkı yiyorsa, merhametsizse, adaletsiz davranıyorsa, vs. ibadet etse bile dinin ruhunu yaşamıyor demektir. Demek ki mesele, dinin ruhuna sahip olmaktır.
Alevi inancının deyimiyle, İnsan-ı Kamil, islamın tam halidir. Çünkü Kamil-i İnsan gönül incitmez, dili temizdir, nefsini terbiye etmiştir, elinden, dilinden belinden emindir, adaleti yerli yerindedir, engin gönüllü insandır. Kamil-i İnsan, tüm bu vasıflara sahip olmasına rağmen islam oldum demekle yetinmez arı misali her gün bal yapmaya devam eder.
Dolayısıyla islam bir kimlik değil bir duruş, bir kişiliktir. Kişilik ahlaktır ve ahlak ise, insan olmaktır. insanlık vasıflarına sahip olmayı başarmayan, islamı yaşadığını zannedebilir ancak hakikatini yaşıyamaz. Diğer bir deyimle islamı yaşamak için önce insan olmak gerekir. Çünkü islam dininin özü, insanlıktır.
Dikkat edilirse fazla namaz kılan demiyor, çok ibadet eden demiyor veya çok bilgi sahibi olan demiyor insanlara zarar vermeyen, incitmeyen ve güven veren kişiyi tarif etmektedir. Bu nedenle önce insan olmak, sonra islamı yaşamak doğru bir sıralamadır. Bunun tersi insanlığa zulümden başka bir şey değildir. Velhasıl ahlak yoksa, dinin binası ayakta duramaz. Sonuçta ahlağın özü yaradılanı goş görmek, Yaradandan ötürüdür.
Islam ile müslüman kavramları birdeğildir.
Bu iki kavramın arasındaki farkı bilmek, hem dinin özünü hem de ahlakın neden bu kadar önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olur.
Islam kavramı, Allah’ın insanlığa sunduğu ilahi düzendir. Bunun manası bir hakikat, bir davet, bir yol, bir dengelik hali ve bir teslimiyet sistemidir. Kur’an-da İslam; Barış, bütünlük, teslimiyet, ahlak, hak ve adalet anlamlarıyla anılmaktadır. Diğer bir deyimle Allah’ın belirlemiş olduğu ideal ölçü, manevi değerlerin bütünü ve doğru yol demektir. Bir bakıma gökyüzü misali uçsuz bucaksız, kusursuz ve eksiksizdir.
Müslüman kavramı, o ilkeye teslim olmaya çalışan insandır. Yani islam dininin esaslarını kabul eden ve yaşamaya niyet eden kişidir. Müslüman yanılabilir, hata yapabilir, ikrarında yani sözünde durmayabilir, günah işleyebilir, eksik olabilir, nefsine yenilebilir, vs. çünkü müslüman tamamlanmış değil, tamamlanmaya veya ideale yönelen kişidir.
Sonuçta islam kusursuz ve müslüman kusurlu demektir. Bu farkı bilmek ve kavramak çok önemlidir. Çünkü insanların hal ve davranışları, islamın ölçüleriyle bağdaşmadığı gibi yanlış algıya yol açabilir.
Oysa islam adalet emreder, fakat müslüman haksızlık yapabilir.
Islam merhamet ister, fakat müslümanın kalbi katı olabilir.
Islam yalanı yasaklar, fakat müslüman yalan söyleyebilir.
Islam kul hakkını yasaklar, fakat müslüman ihmal edebilir.
Dolayısıyla bu iki kavramın arasındaki fark yüzünden islamın değeri, müslümanın hal ve davranışlarına göre ölçülemez. Çünkü islam, varılmak istenilen hedeftir ve müslümanlık ise, hedefe yürümektir.
Sonuçta islam, Allah’ın kurduğu mükammel yaşam sistemi ve müslüman ise, bu siteme teslim olmaya veya uymaya veya yaşamaya çalışan insandır. Dolayısıyla her müslüman islamı temsil etmeyebilir. Fakat islam, müslümanın eksiklerini örtecek kadar uçsuz, bucaksız bir rahmettir.
Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfe4ddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız…
YouTube, Hakk Dergahı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Hakk Dergahı muhabbet grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Hakk Dergahı Ilim Irşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168