Alevi inancında Kadın-Erkek eşitliği ve Birlik anlayışı
Alevi inancında Kadın-Erkek eşitliği ve Birlik anlayışı
Alevi inanancında kadın ve erkek, Hakk’ın nazarında “can” olarak eşit kabul edilir. Bu eşitlik yalnızca toplumsal bir anlayışla sınırlı olmayıp insanın Hakk karşısındaki değeri, hakikate ulaşma imkanı ve cem erkânına katılımı bakımından da anlam taşır.
Kadın ve erkek arasındaki zahiri farklılıklar, insanın özündeki birlik ve hakikat karşısındaki eşitliğini ortadan kaldıran bir unsur olarak görülmez. Bu anlayışın temelinde tevhid, vahdet, rızalık, ikrar ve canların birliği gibi Alevi irfanının temel kavramları yer alır.
Bu anlayışın en güçlü sembolik ve erkâni yansımalarından biri Kırklar Cemi’dir. Alevi inanç ve erkân geleneğinde Kırklar Cemi, kadın ve erkeğin cem meydanında aynı hakikat dairesi içerisinde buluşmasını ifade eden temel erkânlardan biridir. Kırklar’ın bâtıni manasında esas olan, zahiri farklılıkların ötesinde insanın “can” olarak kabul edilmesi ve Hakk karşısında eşit görülmesidir.
Bu yönüyle Kırklar Cemi, kadın ve erkek arasındaki ilişkiyi yalnızca toplumsal eşitlik çerçevesinde değil; tevhid, vahdet ve insan-ı kâmil ekseninde şekillenen daha derin bir birlik anlayışı içerisinde ele alır.
Kırklar Cemi’nde kadın ve erkeğin aynı erkân içerisinde yer alması, Alevi inanç düşüncesindeki canların birliği, rızalık, ikrar ve Hakk Muhammed Ali anlayışının cem meydanındaki yansımalarından biri olarak değerlendirilebilir. Burada kişinin kadın veya erkek oluşundan ziyade “can” oluşu belirleyici bir mana taşır. Bu nedenle kadın ve erkek arasında üstünlük veya ikincillik ilişkisi kurulmaz; her iki unsur da rızalık, ikrar, hizmet ve erkânın paylaşılması yoluyla aynı manevi bütünlüğün parçası olur.
Bu bağlamda Kırklar Cemi’nde zikredilen 23 erkek ve 17 kadın şeklindeki zahiri dağılım, yalnızca niceliksel bir hesap olarak değil, Kırklar’ın sembolik ve bâtıni manası içerisinde değerlendirilmelidir. Buradaki temel mesele, kadın ve erkek sayılarının matematiksel anlamda eşit olması değil, cem meydanında bütün canların aynı hakikat karşısında eşitlenmesi ve vahdet içerisinde bir olmasıdır.
Tasavvufi açıdan bu durum, zahirdeki farklılıklar içerisinde bâtıni birliği, yani görünürdeki farklılıklar içerisinde özdeki birliği ifade eder. Kadın ve erkek, zahir bakımından farklı görünse de hakikat bakımından “can” kavramında birleşir.
Dolayısıyla Kırklar Cemi’nin bâtıni manası, kadın ve erkek arasındaki farklılığı ortadan kaldırmak değil; bu farklılığı hakikatin birliği içerisinde anlamlandırmaktır. Burada söz konusu olan, yalnızca niceliksel bir eşitlik değil, birlik, vahdet ve Hakk karşısında ortak hakikat anlayışıdır. Bu bakımdan Kırklar Cemi, Alevi inanç dünyasında kadın ve erkeğin aynı cem erkânı içerisinde, aynı hakikat ufkunda ve “can” ortak paydasında buluşmasının önemli bir tezahürü olarak değerlendirilebilir.
Sonuç olarak 23 erkek ve 17 kadın şeklindeki zahiri dağılım, kadın ve erkek arasında niceliksel bir eşitsizliğin savunusu olarak değil, zahir ile bâtın arasındaki ilişkinin ve sembolik mananın bir ifadesi olarak okunabilir. Kırklar Cemi’nin asıl vurgusu sayısal eşitlikten ziyade canların eşitliği, rızalık, ikrar, birlik ve vahdet anlayışıdır. Böylece zahirdeki farklılıklar, bâtındaki birlik ve hakikat anlayışı içerisinde anlam kazanır.
Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168