Birlik ve Beraberlik, hepimizin ortak geleceğidir.
Birlik ve Beraberlik, hepimizin ortak geleceğidir.
Emevi zihniyetli mahlukatlar, dinci elbisesine bürünerek İslam’ın adını terörle yan yana getirdiler; ‘Türk’lükten dem vurarak Türklüğün itibarını ayaklar altına aldıkları gibi, ırkçılık duygularını da had safhaya çıkardılar.
Barış içinde yaşayan Anadolu insanlarını ayrıştırıp ötekileştirerek nifak tohumlarını insanların arasına ektiler. Oysa bu topraklarda asıl zenginlik, farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, birlikte yaşamanın bir parçası olarak görebilmekti. Aynı sofraya oturabilmek, aynı acıya üzülmek, aynı sevince ortak olmak ve birbirini kimliğinden dolayı değil, insan olduğu için kardeş bilmekti.
Beraberlik; herkesin aynı düşünmesi, aynı kökenden gelmesi ya da aynı kimliği taşıması değildir. Beraberlik, farklılıklarımızı çatışma sebebi hâline getirmeden aynı vatanın, aynı toplumun ve aynı geleceğin insanları olduğumuzu unutmamaktır. Çünkü bizi güçlü kılan, birbirimize benzememiz değil; birbirimizden farklı olduğumuz hâlde yan yana durabilmemizdir.
Demem o ki, Emevi zihniyetli mahlukatlar neye el atıyorlarsa kurutup gidiyorlar. Oysa bu toprakların ihtiyacı ayrıştırılmak değil, birbirine kenetlenmektir; ötekileştirilmek değil, birbirini anlamaktır. Nifak değil kardeşlik, husumet değil muhabbet, senlik-benlik değil bizlik kazanmalıdır.
Kardeşlik varken ırkçılık ne diye?
Birlik varken ötekileştirmek ne diye?
Beraberlik varken ayrıştırmak ne diye?
“Biz” demek varken senlik-benlik ne diye?
Çünkü insanı büyüten birbirine üstünlük kurmak değil, birbirinin elinden tutmaktır. Bu ülkenin ve bu toplumun ihtiyacı yeni ayrılıklar değil; farklılıklarıyla birlikte yaşayabilen, birbirine güvenen ve ortak bir gelecek kurabilen bir kardeşlik anlayışıdır.
Yirmi birinci asırda insan avına çıkmak, çocuklara saldırmak ve şiddet yanlısı bir saldırganlık zihniyeti, insanlık değerleriyle bağdaşmadığı gibi Anadolu medeniyetiyle de hiç mi hiç bağdaşmaz.
Emevi zihniyetine sahip olmak; insanlığa düşman olmak, medeniyetin temeline dinamit koymak, huzurlu bir yaşam yerine insanları korku ve tedirginlik içinde yaşatmak demektir. Anadolu medeniyetinin ruhuna sahip olmak ve bu zihniyetten uzaklaşmak ise beraberliğin, kardeşliğin ve huzurun mayasıdır.
Unutmayalım: Bizi birbirimizden ayıran her söz, kardeşliğimizi zayıflatır; bizi birbirimize yaklaştıran her adım ise bu toprakların geleceğini güçlendirir. Farklılıklarımız bizim ayrılığımız değil, zenginliğimizdir. Aynı gökyüzünün altında, aynı toprağın üzerinde, birbirimize düşman olmadan da yaşayabiliriz.
Gelin; ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan, nefret eken değil kardeşlik yeşerten bir dili büyütelim. Çünkü bu topraklarda hepimize yetecek kadar yer, hepimizi bir arada tutacak kadar ortak değer ve hepimizin geleceğini aydınlatacak kadar umut vardır.
Dolayısıyla birlikte güçlü, beraberlikte huzurlu; kardeşlik geleceğimiz, insanlık değerleri umudumuz olsun.
Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168