Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Aleviler, neden amin yerine Allah Allah der?




Aleviler, neden Amin yerine Allah Allah der?
Eğer mesele Hakk ve hakikate dolayısiyle doğruya yönelmek, uymak ise, o zaman yanlışlardan arınmak gerekir. 

Amin kelimesinin, Kur’an-la olan bağlantısına baktığımızda; Kur’an-a ait bir kelime olmadığı gibi, Kur’an-ın hiç bir yerinde de geçmez. Amin kelimesi Müslüman alemine, Hz.Muhammed’in Hakk’a yürümesinden takriben 200-300 sene sonra ortaya çıkmaya başlayan hadislerle gündeme gelmiştir. Ve bilimsel kökeni, eski Mısır’ın en büyük tanrısı olan Amon(Amen, Amun, Ammon)’a dayanır ve „saklı olan“ demektir. 

Mısır Kıralı Amon’un, Israiloğulları ve diğer kölelerinin karnını doyurduğu için; Kendisine şükranlarını sunmak ve isminin anılmasını ister. Böylece her dafasında yemeğe oturup kalkarlarken Amen diyerek Kralları Amonu anmışlardır. 

Dolayısiyle Zamanla Amen(Amin) kelimesine; Öyle olsun, hoşnut olsun manaları yüklenmiştir. Örneklersek; Allah kabul etsin dediğinizde, cevaben; „Öyle olsun, hoşnut olsun, “ denilmiş oluyor ki, Allah bilir manasında değildir. Bir çok dillere değişmeden geçmiş olan Amen kelimesi, Arapça’ya da „Amin“ olarak geçmiştir. Farklı dillere geçiş sürecinde ise cümlenin başında veya sonunda kullanış ve içeriğine göre farklı anlamlar yüklenmiştir. 

Amin, kelimesinin tarihçesi.
„Saklı“ anlamına gelen Amon(Eski Mısır Kıralı) daha sonra, Ra(güneş tanrısı) ile birleşerek(MS. 1800 yy.) dini törenlerde “AMEN” adı ile anılmaya başlanılmasiyle beraber, kendisine yücelikler atfedilen Mısır’ın en güçlü(gerçek, görünmeyen yaratıcı) tanrısı olmuştur. 

Kölelerine yemekten önce-sonra ve hatta hayatın her alanında bir ritüel haline getirilerek; Amin-Amen şeklinde anılması sağlanmıştır. 

400 yıl boyunca Mısır Kırallığına köle olan Yahudiler, bu kölelik devrinden sonra da bu dini ritüelleri devam ettirmişlerdir. Amen kelimesi, Yahudilikten Hiristiyanlığa onlardan da Islam’a “Amin“ olarak geçmiştir. 

Allah Allah, demedeki mana ise; Duanın, yalvarışların, zikirlerin doğruca Allah’a yönelik olduğu için sonuçta kabul edecek olan da, olmayan da yine Allah’tır. Isra süresi 110’cu ayet’te; De ki, „Ister Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın, hangisiyle yakarırsanız yakarın, engüzel isimler/Esma-ül Hüsna O’nundur“. 

Dolayısiyle Allah Allah denince, tamamını-genelini kapsar. Çünkü bütün manaların, sırların, Allah’ın güzel isimlerini ve olgularını içeren, bünyesinde toparlayan tek isim „Allah“ ismidir. O zaman zikir, dua, çağırma, yalvarış Allah’ın adıyla başlar ve Allah’ın adıyla da biter. 

Yapılan duanın hayırlı veya hayırsız olduğunu, kabul edilip edilmiyeceğini insanoğlu bilemez o takdir bir tek Allah’a mahsustur. Çünkü Allah; Olan biteni önceden bilendir ve en doğrusunu da yine o bilir, yani kabulünü Allah’a bırakmak en doğrusudur. Bir gerçek vardır ki, o da Allah’ın kendisidir.
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...