Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Alevilikte, Pir kimdir ve kime, Pir olarak hitap edilir?


Alevilikte, Pir kimdir ve kime, Pir olarak hitap edilir?
Günümüzde gelene Pir, gidene Pir olarak hitap edilmektedir. Peki bu yaklaşım doğru mudur ve Evlad-ı Resul olan her can, Pir olabilir mi veya kimler Pir olabilir?  

Alevi inancının temeli, Batın alemde gerçekleşmiş olan Kırklar cemine dayanmaktadır.
Kırklar ceminde Mürşid, Hz.Muhammed Mustafa ve Pir ise, Şahı Merdan Ali’dir. Zahiri alemde Pir makamının sahibi ise, Imam Hüseyin’dir.  

Başka bir örnek verecek olursak…
Canab-ı Hakk; Veda haccında huzuruna varan Hz.Muhammed Mustafa’ya, Şahı Merdan Ali’nin cemaliyle karşısına çıkmış ve O’nun sesiyle kendisine seslenmiştir. Bu durum karşısında, Hz.Muhammed Mustafa, ya Ali! sen misin? diye sorduğunda Cenab-ı Hakk! Hayır. Senin yakın dostunun cemaliyle ve sesiyle sana seslendim demiştir. Bunun üzerine „Ya Ali, doğumuna şahit olmasaydım, hikmetinin sırrına akıl erdiremezdim“ demiştir. Burada ki hiyerarşik duruma baktığımızda Şahı Merdan Ali Mürşid konumundadır. 

Alevi inancının ilim irfanına göre önce Can, sonra Rehber, sonra Pir ve daha sonra da Mürşid-i Kamil olmaktır.  

Can sıfatı…
Alevilikte, “Can” kelime manası; Insanoğlunu kutsama, yakınlaştırma, yüceltme, insanın kendi varlığı, özü yani insandaki manevi ilahi kuvvet ve kudret anlamındadır.  

Alevi inancında, herşey insan içindir yani insanın gönül kabesi yine insandır yani Kamil-i Insan’dır. Insanoğlu zahiri-madde aleminde Allah’ın birer yansıması olduğundan ötürü insanın kutsanması, yüceltilmesi; Allah’ın kutsanması, yüceltirmesi demektir. Can kavramı da burdan gelmektedir yani her canlı kendi özünde bir “can”dır.  

Hakk huzurunda, insanlar için tek bir sıfat vardır ve bu sıfat, can sıfatıdır. Bu sıfat ile, aradaki her türlü farklılıklar yok edilerek insanoğlu kutsanmış ve yüceltilmiştir. 

Bundan ötürüdür ki Aleviler, “Can” kelimesiyle kendi cem/ibadet erkanında; Dişi erkek, senlik benlik olayını ortadan kaldırarak sadece “insan” kavramını öne çıkartmışlardır.  

Sonuç itibariyle Allah ile insan, birbirinden ayrı düşünülemez. Dolayısıyla Can; Öz kaynağı olan Allah’ın yansıması, konuşan dili ve halifesi olan Kamil-i Insan demektir. 

Rehber sıfatı...
Rehber, Mürşid-Pir ile talip arasında ki illişkiyi kuran zattır. Alevi yol ve erkanını bilen ve uygulayandır. Rehber de, ocakzadedir yani Evlad-ı Resul’dür.   

Rehber; Farsça Rahbar „yol gösteren, klavuz“ sözcüğünden gelmedir. Rah; „Yol“, Bar; „getiren“ demektir. Yani yolun ilim irfanından haber getiren, bildiren demektir. 

Rehber, tüm çalışmaların alt yapısını şekillendiren, Mürşide, Pire genel ön biligiyi veren, talipleri yol konusunda bilgilendiren, hazırlayan, düzenleyendir ve ikrar kapısıdır. Dolayısıyla iyi bir Rehber; Mürşid veya Pirin eksikliklerinin hataya dönüşmemesini önleyen ve tamamlayandır.  

Pir sıfatı…
Muhammed Ali soyundan gelen, irşad ve manevi hizmeti yerine getirmekle mükelef olan Alevi inanç önderidir. 

Pir, toplumun manevi hizmetiyle yükümlüdür. Taliplerin, toplumun sorunlarını her haliyle çözen ve cevap bulandır. Toplumu, yaptığı muhabbetiyle hoş eden, eğiten, doğru yolu gösteren, Hakk’ın doğru yolunda yürümelerini sağlayandır. Dolayısıyla önderdir, yapıcıdır, muhabbetçidir ve adaletli davranandır. 

Pir, kendisine gelen bir davayı çözemediği zaman, o davayı bir üstü olan yani Mürşid’e havale eder. Eğer Mürşid‘de bu davayı çözemesse, dava mahşere havale edilir yani Hakk’a havale edilir. Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi; „Kalsın benim davam mahşere kalsın, ulu divana kalsın.“ 

Mürşid sıfatı...
Mürşid; Irşad eden, doğru yol gösterendir. Alevi tasavvufunda manevi hizmet rehbersiz yapılmaz. Çünkü tasavvuf hem nefsi hem de ruh terbiyesidir. Yol taliplerinin eğitilmeye muhtaç olan kişinin ilk işi, kendine yol gösterecek bir Mürşid bulması gerekir.  

Alevilikte en üst inanç kapısı Mürşidlik kapısıdır, bir sonrası Pirlik kapısıdır, bir sonrası Rehberlik kapısıdır ve bir sonrası Taliplik (yol evladı) kapısıdır. Alevi toplumu içinde, Mürşid, Pir ve Rehber tümüne “Seyyid” derler. Çünkü Hz.Muhammed Mustafa soyundan geldikleri için, Seyyid-i Saadet Evlad-ı Resul’dürler.  

Imam Cafer-i Sadık buyurur ki: “Ol zamandan bugüne kadar, şeriat, tarikat, marifet, hakikat ve pirlik-secde Muhammed Ali’den kaldı. Ol sebepten, evlad-ı Resulden gayrisine pirlik etmek ve talip olmak caiz değildir. Yediği, içtiği haramdır. Murtadı tarikat, murtadı hakikattır. Ve hem irşadı ve biatı ve tövbesi makbul değildir. Çünkü evlad-ı Resulden biat yoktur. Sermayesiz kalmıştır. Onun aslı, asla yoktur. Ol kimse Oniki Imam dergahından nasipsizdir. 

Hz.Muhammed bir hadiste buyurur ki, “Allah-u teala hazretleri kelamı kadiminde öyle buyurmuş ki, «asıl asırdır» demiştir. Zira ezelden hırka ve meftul ve irşad ve tövbe ve pirlik ve seccade bunun cümlesi Şah-ı Merdan Ali’ye gelmiştir. Şimdi Şah evladı ve nesli olmayan kimseye pirlik etmek caiz değildir. Evlad-ı Muhammed-Ali’den olaki pirliği caiz ola. Ilmi ile amil ola. Dört kapı, kırk makamdan On İki erkandan, On Yedi Kemerbest’en, Üç Sünnetten Yedi Farzdan bir şarttan, meşayihi kübra ilminden haberder ola. Ve tarikat ile otura dura ki hakikat ile yola vara ki pirliği caiz ola.” 

Yine Imam Cafer-i Sadık buyurur ki:
”Pir olan kimselere gerektir ki kamil olalar. Dört Kapı nedir, bileler. Evvel Şeriatı, ikinci Tarikatı, üçüncü Marifeti, dördüncü Hakikatı bilmek gerktir ki bunlar nereden geldi ve neden hasıl oldu, aslı nedir, bunların edebi nedir, udu nedir, hayası nedir, erkanı nedir, tövbesi nedir, farzı nedir, sünneti nedir, nafilesi nedir, işlemesi nedir bunları bile. 

Ve bir dahi Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat kaçtır ve ondan sonra Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat ne ile tamam olur, bunları bilmek gerekir. Bunlar nedir? Eğer bu dört erkanı böylece bilmezse ol Pirin pirliği caiz olmaz” buyurmaktadır. 

Yapılan detaylı açıklamalar sonucu Alevi inanç önderlerinin konumu, bundan ibarettir. Eğer bir Evlad-ı Resul bu değerlere, bu vasıflara, bu yetkilere yani yolun ilim irfanıyla yoğrulmuşsa, derde derman ise evet o zat pir konumundadır ve kendisine, Pir olarak hitap etmek doğrudur. Ancak bir Ocağın evladı olması veya bir Seyyid-i Saadet Evlad-ı Resul olması, onun otomatikman Pir olduğu anlamına gelmez.  

Itikat ve ikrar sahibi bir Anne ile babanın evladıdır fakat Alevi inancıyla hiç bir alakası yok, ikrardan habersiz, yolun ilim irfanından nasibini almamış bir kişiye Pir demek olabilecek en büyük yanlışlıktır. Muhammed Ali hakkı için, bu açık bilgi ve netlikten sonra, kime Pir diyeceğimizi iyi düşünmemiz gerekmektedir.
Aşk ile, yolun demine Huu…

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=

Seyyid Hakkı, Sosyal Medya Takip Hesaplarımız…
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62 
YouTube, Hakk Dergahı TV :
https://www.youtube.com/channel/UCiYFRPz6s8F4dBXue1V8zVg
Facebook, Alevi Hizmet Dergahı grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/  
Fcebook, Ehlibeyt Ilim Mektebi sayfamız;
https://www.facebook.com/Ehlibeyt-%C4%B0lim-Mektebi-194839911064876 
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/SeyyidHakkiAL


Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...