Alevilik, bir yoldur fakat mezhep değildir
Alevilik, bir yoldur fakat mezhep değildir
Alevilik, Hakk Muhammed Ali yoludur, insanlığın yoludur.
Alevilik, kalıplaşmış kurallardan çok; öz, ahlak ve insan olgunluğu üzerine kuruludur. Şekilden ziyade niyet, bilinç ve yaşam pratiği esastır. İnsanı merkeze alan; sevgi, eşitlik, ilim ve irfan ışığında hakikat arayışını temel alan bir yoldur. Bu nedenle Alevilik, inanılan bir sistemden çok, yaşanan bir hakikat yoludur.
Bazı canlarımız, “Biz İmam Cafer-i Sadık mezhebindeniz” demektedir. Mezhep; bir din içinde, farklı yorum ve anlayışlardan doğan düşünce ve uygulama yollarını ifade eder. Yani mezhep, esasen bir ayrışmadan ziyade, inancın farklı yorumlanma biçimlerini anlatır. Yani farklılıktır.
Imam Cafer-i Sadık mezhebindeniz deyimi; Tarihten kaynaklanan bazı tepkilerden ortaya çıkmış bir deyimdir. Aynı zamanda bu deyimin yanlış olduğu da kabul ediliyor. Çünkü yol birdir.
On İki Imam’lardan hiç biri kendi ebu ceddinin yoluna muhallefet etmemişlerdir. Her Imam; „Biz ceddimizin yolunu sürüyoruz, izinde yürüyoruz“ demişlerdir. En net örnek Imam Hüseyin’in Kerbela’da söylediği hadistir. Imam Hüseyin; „Ben yezide biat etsem, ebu ceddime ihanet etmiş olurum, Nefsime uysam, babamın insanlık alemi için verdiği mücadeleye ihanet etmiş olurum“ demiştir. Imam Hasan yine aynı keza.
Mezhep konusunda ulu ozanımız, Nesimi’nin açık ve net beyanı.
Sorma be birader mezhebimizi,
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır.
Çağırma meclis-i riyaya bizi,
Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır.
Bizim söyleyecek sözümüz vardır.
Biz müftü bilmeyiz fetva bilmeyiz,
Kıl ü kal bilmeyiz ifta bilmeyiz,
Hakikat bahsinde hata bilmeyiz,
Şah-ı Merdan gibi ulumuz vardır.
Bizim söyleyecek sözümüz vardır.
Bizlerden bekleme züht ü ibadet,
Tutmuşuz evvelden rah-ı selamet,
Tevella olmaktır bize alamet,
Sanma ki sağımız solumuz vardır.
Bizim söyleyecek sözümüz vardır.
Ey zahit surete tapma hakkı bul,
şah-ı velayete olmuşuz hep kul,
Hakikat şehrinden geçer bize yol,
Başka şey bilmeyiz Ali'miz vardır.
Bizim söyleyecek sözümüz vardır.
Nesimi esrarı fas etme sakın,
Ne bilsin ham ervah likasın hakkın,
Hakkı bilmeyene Hakk olmaz yakın,
Bizim Hakk katında elimiz vardır.
Bizim söyleyecek sözümüz vardır.
Bu gerçeklerden yola çıkarak; Hz. Muhammed Mustafa, “Size iki emanet bırakıyorum: Birincisi Kur’an, ikincisi Ehli Beyt’imdir. Onlara sarıldıkça yolunuzu şaşırmazsınız” buyurmuştur.
Bir başka sözünde ise: “Ehli Beyt’im Nuh’un gemisi gibidir; ona binen kurtulur, uzak duran helâk olur” diyerek onların önemine işaret etmiştir.
Bu ifadeler, Hz. Muhammed Mustafa’nın ümmeti için Kur’an ile birlikte Ehli Beyt’i temel bir rehber olarak gösterdiğini ortaya koyar. Bu yaklaşımda, mezhepsel ayrımlardan ziyade Ehli Beyt’in yol göstericiliğinin esas alınması gerektiği vurgulanır.
Sonuç itibariyle bir yol vardır, o da Muhammed Ali yoludur. Muhammed Ali yolu insanlığın yoludur; sevgi, barış ve hoşgörü yoludur, gönül yoludur ama mezhep değildir.
Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168