Alevilik insanı irfana, kemalete ve marifete götüren ulu yoldur.
Alevilik insanı irfana, kemalete ve marifete götüren ulu yoldur.
Bu yol, yalnızca bir inanç sistemi değil; aynı zamanda insanın kendini bulma, olgunlaşma ve hakikate erme yolculuğudur.
Alevi inancı; insanı irfana, kemalete ve marifete ulaştıran bir yol olduğu için irfanla aydınlanır, kemaletle olgunlaşır ve marifetle hakikate erer. Çünkü bu yolun özü bilgidir, bilinçtir ve farkındalıktır. Karanlıktan aydınlığa, cehaletten bilgiye, hamlıktan olgunluğa uzanan bir yürüyüştür bu.
Bu yol öyle bir ulu yoldur ki irfanla yürünür, kemaletle olgunlaşılır ve marifetle tamamlanır. Her adımda insan biraz daha kendini tanır ve biraz daha iç dünyasını keşfeder. Yolun başında arayan insan, yolun sonunda bulan insana dönüşür. Amaç, arayan olup bulan olmaktır.
Dolayısıyla bu ulu yol, insandan irfan ister, kemalet ister ve marifet ister. Çünkü irfansız adım atılmaz, kemaletsiz yol alınmaz, marifetsiz hakikat bulunmaz. Bu üç değer, Alevi yolunun temel direkleridir. Bunlardan biri eksik olduğunda yol eksik kalır ve insan yarım kalır.
İrfan; insanın kendini bilmesi, özünü tanıması ve hakikati aramasıdır. “Kendini bilen, Rabbini bilir” anlayışıyla insan, önce kendi iç dünyasına yönelir. Gönlünü aydınlatır, kalbini arındırır. Çünkü hakikat, dışarıda değil insanın özünde saklıdır.
Kemalet; bu arayışın olgunluğa dönüşmesidir. İnsan, nefsini terbiye ettikçe; sabrı, sevgiyi ve hoşgörüyü öğrendikçe kemale erer. Kırmadan, incitmeden, ayrıştırmadan yaşamayı öğrendikçe gerçek insan olma yolunda ilerler. Kemalet, sadece bilgiyle değil; yaşayarak, hissederek ve uygulayarak kazanılır.
Marifet ise, bu yolculuğun zirvesidir. İnsan, irfanla öğrendiğini kemaletle olgunlaştırır ve marifetle idrak eder. Hakikati sadece bilmekle kalmaz, onu yaşar. Söz ile öz bir olur, gönül ile akıl aynı hakikatte buluşur.
Dolayısıyla bu yolda yürümek kolay değildir. Emek ister, sabır ister, gönül ister. İnsan her gün kendini yeniden inşa eder. Yani hatalarıyla yüzleşir, eksiklerini tamamlamaya çalışır. Çünkü Alevi yolu, sürekli bir öğrenme ve dönüşüm yoludur.
Bu değerlere ulaşmak ancak öğrenmekle, olgunlaşmakla ve anlamakla mümkündür. Okuyarak, düşünerek, sorgulayarak ve en önemlisi yaşayarak… Çünkü bu yol, kuru bir bilgi yolu değil yaşanan, hissedilen ve içselleştirilen ulu bir yoldur.
Alevilik, insana sadece kendisi için değil, toplum için de sorumluluk yükler. Adaletli olmayı, eşitliği, paylaşmayı ve dayanışmayı öğretir. “İncinsen de incitme” anlayışıyla insanı merkeze koyar. Çünkü insanı inciten, aslında Hakk’ı ve hakikati incitmiş olur.
Bu ulu yolun özünde sevgi vardır. Sevgiyle yoğrulan bir insan ne kendine ne de başkasına zarar verir. Kin, nefret ve ayrımcılık bu yolun kapısından içeri giremez. Çünkü Alevi yolu ayrıştırmaz, ikilik yaratmaz, birleştirir.
Sonuç olarak Alevi inancı insanı kendine, topluma ve hakikate ulaştıran bir irfan, kemalet ve marifet yoludur. Bu yolda yürüyen her can önce kendini tanır, sonra hakikati bulur ve en sonunda insan olmanın erdemine ulaşır.
Bu yol bir varış değil, bir oluş hâlidir. Her adımda yeniden doğmak, her nefeste hakikate biraz daha yaklaşmaktır. Unutulmamalıdır ki İrfansız adım atılmaz, Kemaletsiz yol alınmaz ve
Marifetsiz hakikat bulunmaz.
Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız…
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168