Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Hz.İsmail ve Kabe, Kusay ve Mekke, İlk Anlaşmazlıklar



İsmail ve Kabe

Kerbela Vakası’ndan yüzyıllarca önce, aslen Hitit ırkına mensup bir Türk olan(Azer)’ın torunu ve İbrahim Peygamber’in oğlu Hz.İsmail daha çocuk yaşında iken babası tarafından Hicaz’a getirilmiş, orada Cerhem adındaki kabilenin başkanına emanet edilmişti.

 

Hz.İsmail; bu genç Türk asilzadesi, fikren ve ruhça kuvvetli bir kişiydi. Konuk olduğu kabile halkına kendisini sevdirmiş, kabile büyüklerinden birinin kızı ile evlenmişti. Bu suretle de kabile arasında önemli bir nüfuz kazanmıştı.

 

Aradan yıllar geçtikten sonra, İbrahim Peygamber, oğlunun ziyaretine gelmişti. Hz.İsmail’in oradaki mevkiini görmüş, bundan memnun olmuştu.

 

Fırat kıyılarında yaydığı şeriatın, Arabistan havalisinde de yayılması için, Oğlu İsmail ile birlikte çalışmış.... şimdi Kabe denilen mabedi yaptırmıştı.... sonra, Hz.İsmail’i kendi şeriatını yaymaya memur ederek, yine Fırat kıyılarına dönmüştü.

 

Mabet (Tapınak, ibadet yeri), şimdi Mekke şehri’nin bulunduğu yere yapılmıştı ve bu mabedin yanına yerleşen Hz.İsmail de derhal işe girişmiş, Suriye’den Yemen’e kadar yayılan o geniş sahadaki kabileleri, bu yeni mabedi ziyarete ve babasının şeriatı’nı kabule davet etmişti.

 

Bu suretle mabet, derhal kutsallık kazanmış, bu dört köşeli mabede (Beytullah-Allah’ın evi) adı verilmişti.

 

Artık yılların belli zamanlarında, Arabistan’ın her tarafından akın akın gelen halk, bu kutsal makamı törenle ziyaret etmektelerdir.

 

Hz.İsmail’in mevkii de değişmişti. Babasının telkin ettiği şeriatı yayarak, insanları doğru yola yönettiği için, o da peygamberler arasına geçmişti.

 

Kusay ve Mekke

Hz.İsmail’in 12 oğlu dünyaya gelmiş ve birçok torunları olmuştu. Torunlarından birinin adı Kureyş idi. Yıllar ve yüzyıllar geçtikçe, Kureyş’in zürriyeti çoğalmış, bunlar da bir kabile teşkil etmişlerdi. Bu kabileye de Kureyş kabilesi denilmişti.

 

Türk babadan ve Arap anadan vücuda gelen bu kabile, ahlak, adet, zarafet ve kibarlık gibi birtakımözellikler göstermiş ve bu sebeple öteki bedevi Arap kabileleri arasında yükselmişti.

 

Kabe ve Beytullah denilen mabed’in muhafazasını, Kureyş kabilesi üzerine almıştı. Kabilenin başkanlığına daima Hz.İsmail’in en büyük torunu gelmiş ve böylece, yüzyıllar geçmişti.

 

Sonunda milad’ın 450’ci yılında Hz.İsmail’in torunlarından ve Kureyş kabilesi başkanlarından Kusay adındaki zat, Kabe civarında bir şehir vücuda getirmek istemişti. Bunun için evvela Kabe’yi onarmış, sonra da oraya kendine mahsus bir saray yaptırmıştı. Bu suretle Makke şehri’nin esasını kurmuş oluyordu.

 

Bunu gören Kureyş zenginlerinden birçokları da, konaklar ve evler yaptırarak buraya gelip yerleşmişler; çöl ve çadır hayatından vazgeçerek şehir hayatına girmişlerdi.

 

Kusay, bu suretle orada bir uygarlık temeli kurduktan sonra, kendinin Mekke Hakimi olduğunu ilan etmişti. Halkın hak ve ihtiyaçlarını düşünülerek birtakım kanunlar yapıldıktan sonra, ilk defa olarak ve özelikle zenginler üzerina vergiler tarh edilmiştir.

 

Kusay, uzun yıllar yaşamış; gerek şehri ve gerek kabilesini, çok iyi idare ermişti. Her yıl belli zamanlarda Kabe’yi ziyarete gelen hacıların fakirlerine yiyecekler ve içecekler dağıttığı için, hacıların sayısı artıkça artmış; Mekke şehri’de, gün geçtikçe önem kazanmıştır.

 

Kusay, miladın 480’inci yılında ölmüş, yerine en büyük oğlu Abdüddar geçmişti. O da, birçok yıllar, Mekke’de özgür bir hükümdar gibi yaşadıktan sonra, işleri kardeşi Abdi Menaf eline almıştı.

 

İlk Anlaşmazlıklar  

Abdi Menaf’ın ölümünden sonra, onun yerine geçen Haşim, işleri şu şekilde düzenlemişti:

1-Kabe’nin kapıcılığı gibi, buraya taallük eden işler: Abdüddar ailesine:

2-Hükümet Meclisi’ne başkanlık, Zemzem suyu’nun idaresiyle  savaş sancağını taşıma: Abdi Menaf oğullarına verilmişti.

 

Abdi Menaf oğulları’ndan Haşim; idareli, tedbirli ve iyi yürekli bir adam olduğu için, kardeşi Abdüşşems başkanlığı ona bırakmış, o da, bu görevi memnuniyetle kabul etmişti.

 

Fakat, Abdişşems’in oğlu Ümmeyye; pek haris bir adamdı. Amcası Haşim’in başkanlığını çekemiyor, Mekke hakimliğini eline almak ve büyük bir hükümet kurmakemeliyle gizliden gizliye çalışıyor; entrika ve dolaplar kumaktan geri durmuyordu.

 

İşte o tarihten itibaren, İslamiyet’in meydana çıkışına kadar ve İslamiyet’in meydana çıkışından da bugüne kadar yüz milyonlarcainsanın arasına giren Şia ve Sünni adı ile birçok savaşlara sebebiyet veren arabozuculuğun başlangıcı olan uğursuz aile rekabeti, Mekke hakimliğine tevarüs yüzünden çıkan ve kılıçlara kadar dayanan anlaşmazlık!...

 

Kitap: Kerbela Vakası –Ziya Şakir

Ekleyen: Seyyid Hakkı

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...