Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Yolunu arayan Aleviler -1

Karacaahmet Sultan Dergâhında düzenlenen cem törenine katıldık ve...

Yaşlı amca birden elimi öpmeye kalktı
 SUNUŞ 
Bu yazı dizisinde Alevilerin temel sorunları ve talepleri, bölünmeleri, iç tartışmaları, kendilerinden olmayan kesimlere ve Diyanete bakışları; Diyanetin de Alevilik hakkında görüşleri yer alacak. Ayrıca Alevilerin yaşantısından kesitler de sunacağız.

RUŞEN ÇAKIR İHSAN YILMAZ / YOLUNU ARAYAN ALEViLiK - 1
Vaaz verilirken yanımdaki yaşlı amca elimi öpmeye kalkınca, çok şaşırdım. Meğer ibadet başlamadan önce herkes birbirinden bu şekilde rızalık alırmış

Yer istanbulda Karacaahmet Sultan Dergahı. Burada Alevilerin cem törenini izleyeceğiz. Ayakkabılarımızı çıkararak içeri giriyoruz. Büyükçe bir salon. Hz. Aliden Karacaahmete kadar inanç önderlerinin fotoğraflarıyla donatılmış. Atatürkün fotoğrafı da aynı salonda yerini almış. Yoksullar ve dergâhı ziyarete gelenler, etli bulgur ve ayrandan oluşan yemeklerini bitirdikten sonra salonda toplanmaya başlıyor. Kadınlar başlarını kapatarak içeri giriyor ve erkeklerle karışık oturuyor. Ceme katılacaklar ortada çember oluşturuyor.

ÖNCE BİRLİK DUASI
Cem sırasında sessizliği sağlamakla görevli olan bir kişi var. Bu kişiye "gözcü" deniyor. Gözcü çemberin ortasında yerini alıyor, ibadete katılıyor ama hiç oturmuyor. Karacaahmet Dergâhının dedesi Kemal Uğurlu da baş köşedeki, "dede postu"nda oturuyor. Önce ceme gelenlerin hayırlı niyetlerinin kabulü için ayakta "birlik duası" yapılıyor. Herkes oturduktan sonra "ülkenin birliğinin, düzeninin bozulmasına meydan vermeyin" diye vaaza başlıyor, Alevi dedesi.

KUL HAKKINDAN ARINMALI 
Konuşmasında Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaşi Veli ve Atatürkün sözlerinden destek alıyor. Ceme katılanlar da vaaz sırasında zaman zaman Allaha yakarıyor, eller havaya kalkıyor. Vaazdan sonra "Tövbe günahlardan estağfurullah" diyerek günahların affedilmesi isteniyor. Yanımda oturan yaşlı amcanın elime sarılıp öpmek istemesiyle şaşırıp kendimi geri çekiyorum. Sonra anlıyorum ki, ibadet başlamadan kul hakkından arınmak için herkes birbirinden rızalık alıyor ve yanındakine sarılıyor.

SALAVATLA SONA ERİYOR
Türkçe dualarla başlayan ibadet boyunca üç kez secdeye gidiliyor, 12 imam zikri yapılıp tevhit çekiliyor. Bu sırada dedenin, bağlaması ile "Gönül gel maralım Hüseyine doğru..." diyen sesi duyuluyor. Ceme katılanlar, dizlerine göğüslerine vurarak eşlik ediyor. Hz. Muhammetin miraca çıkmasını temsilen yapılan "miraçlama" ile semah dönülüyor. Ardından, Kerbela şehitleri için okunan mersiye sırasında da gözyaşı dökülüyor.

Umutları Sezerde
Aleviler Hacı Bektaş Veli Şenliklerine katılacak olan Sezer için "O herhangi bir siyasetçi değil. Hukuku bilen biri. İşte bu nedenle onun ziyareti bizim için çok farklı olacak" diyor

Hacı Bektaş Veli Şenliklerinin bu yılki en önemli konuğu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Sezerin şahsında devlete taleplerini anlatacak olan Aleviler, onun yarın vereceği mesajlarla bir bakıma devletin Aleviliği resmen tanıyacak olmasını umut ediyorlar. Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzettin Doğan ise devletin Aleviliği tanıması diye bir sorun olmadığı kanısında. 1997de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Mesut Yılmaz ile Başbakan Yardımcıları Bülent Ecevit ve İsmet Sezginin gelmiş olduklarını ve Demirelin "Göğsünüzü gere gere Aleviyim diyebilmelisiniz" sözlerini hatırlatıyor.

Huzursuz eden yasak
Doğan, şöyle devam ediyor: "Eski Anayasa Mahkemesi Başkanının Cumhurbaşkanı seçilmiş olması, bizim için bir umut kaynağı. Herhangi bir siyasetçi değil, hukukun ne olduğunu, ne olması gerektiğini bilen kişi. O açıdan, yeni cumhurbaşkanımızdan beklentilerimiz çok daha büyük önem taşıyor. Daha önce burada devlet adına, vatandaşıyla alay niteliğini taşıyan, onları çocuk yerine koyan yaklaşımlar sergilendi. Ama bu seferki ziyaretin farklı olacağını zannediyoruz. Daha ciddi ve uyarıcı olmasını bekliyoruz."

Prof. Doğan, Aleviliğin tanınmasına ihtiyaç olmadığını söylese de önemli bir yasak Alevilerin gündeminde ön sırayı işgal ediyor. Mayıs 2001de tüzel kişilik kazanan Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliğine (ABKB) valilik tarafından gönderilen yazıda, "Alevi, Bektaşi, Cem ve kültür- evleri açar, yapar, açılmasına katkıda bulunur" kavramlarının Dernekler Kanununa göre yasak olduğu bildirildi ve bunların tüzükten çıkarılması istendi.

Alevilerin en temel sorunları
Semtlerimize artık baskı yapmayın!
Yaklaşık 250 Alevi örgütünün desteğiyle kurulan Alevi - Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneğinin (ABKB) Başkanı Ali Doğan, Alevilerin en temel taleplerini şöyle sıralıyor:

  • Diyanete olan devlet desteğinin kaldırılması.
  • Mecburi din derslerinin kaldırılması.
  • Etnik köken ve inanç hâkimiyetine son verilerek, vatandaşlık hukukunun genişletilmesi.
  • Laikliğin eksiksiz olarak tatbik edilmesi.
  • Yasalarda eşitlik ilkesine ve Anayasanın amir hükümlerine aykırı olan yasaların yürürlükten kaldırılması.
  • Devletin yönetim kadrolarında Alevi-Sünni ayrımının yapılmaması.
  • Alevi yerleşim yerlerine yapılan baskıların kaldırılması.

Değişim onlar için de kaçınılmaz
AB yolunda kabuklarımızı parçalayacağız
Sezerin elinden Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış ödülünü alacak olan Alevi araştırmacı - yazar Reha Çamuroğlu, sorularımızı yanıtladı:

Aleviler arasındaki bölünme ve tartışmalar hayati önem arz ediyor mu? Alevi cemaatini tanımayanlar için bunlar çok hayati tartışmalar olarak algılanabilir. Fakat cemaatin kendi içinde çok büyük bir aile gibi bir yapısı vardır. Ama şunlar tartışılıyor: Alevilik bundan sonra içine kapalı bir cemaat olarak mı varlığını sürdürecek? Daha evrensel bir açılıma mı girecek? Yoksa Alevilik, belli kadroların bir süredir telaffuz ettiği pozitivizmle kendi kendini fesih mi edecek?

Devlet kabul etmeli
Diğer cemaatlerle ilişki konusu hakkında yeni açılımlar var mı?

Gördüğüm kadarıyla henüz açılım yok. Alevilerin özgüvenlerinin oturduğunu gözlüyoruz. Bunun sonucunda diğer toplumsal kesimlere farklı yaklaşacaklardır. Bunun da Türkiyenin gidişatına paralel olarak olumlu olacağını düşünüyorum. Türkiye demokratik bir ülke olarak AB yolunda hızlı adımlar atacaksa, Alevilerin de kabuklarını parçalayacaklarını düşünüyorum. Ama Alevilerin varlığı devlet katında kabul edilmediği müddetçe demokratikleşme mümkün değil.

Aşçı yemek vermedi
Üç Alevi kız kardeş, işyerlerinde yaşadıkları ayrım yüzünden aylardır işsiz!

Alevi ve Sünniler arasında yalanlarla örülmüş tabuların etkisi günümüzde de etkisini gösteriyor. Üç Alevi kız kardeş, bu tabunun faturasını şöyle anlatıyor:

Nuran Akkoyun: Ümraniyede oturuyoruz. İki ablamla birlikte üç kardeş beraber aynı yerde çalışıyorduk. İşyerindeki kızların hepsi kapalıydı. Tek Alevi biz vardık. 50 - 60 kişiydik ve kimse bizimle muhatap olmuyordu, tek düşünceleri bizi o işyerinden çıkarmaktı. Aşçı yemek dağıtırdı, bize vermezdi, yemeğimizi kendimiz alırdık. Bu nedenlerden dolayı iki ay önce işten ayrılmak zorunda kaldık. O zamandan beri de işsiziz.

Songül Akkoyun: İşten çıkmayıp ne yapacaktık? İnanabiliyor musunuz, içtiğimiz bardaktan su içmiyorlardı. Bu olaylarla karşılaşınca çok üzülüyorum. Çalışmak da zorundayız. Toplumdaki bu ayrım artık bitmeli. Biz nasıl ayrım yapmıyorsak, onların da yapmaması lazım.

15.08.2001               KAYNAK: Milliyet

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı(uludivan.de) önerelim-yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı–Ehlibeyt Evladıyız ve Şah Haydar => YouTube Kanalımız: Seyyid Hakkı-Yolumuz Ehlibeyt yolu(YediDeryaSohbeti62) Aşk ile, Can ile canlar...