Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Günlük yaşamda Aleviler -9

GÜNLÜK YAŞAMDA ALEVİLER (9)

İstanbul'daki Gazi Mahallesi'nin ezici bir çoğunluğu Alevi, ancak mahallede 10 camiye karşılık sadece bir cemevi bulunuyor

06/02/2006

DEMET BİLGE ERGÜN - İSMAİL SAYMAZ
Ali Ekber Göl, korsancılardan yılıp kapatmayı düşündüğü kasetçi dükkânında, 'Bilal Ercan' adlı türkücünün son kasedini gösteriyor. "Bu türkücünün sesi güzel, amenna!" diyor, "Gel gör ki, kasedin üzerinde, 'Fethullah Gülen'in kırık mızrabından' yazıyor diye tüm CD'ler elimde kaldı. Bu mahalle böyle kardeşim!"

Bu mahalle, Gazi Mahallesi: Divriği Yemek Salonu, Sivas Çavdar Köyü Derneği, Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu, İsmetpaşa Caddesi, Can Türküevi, Halk Polikliniği, 'Ekim şehitleri ölümsüzdür' afişi ve Hacı Bektaşi Veli Gazi Cemevi ile bir Alevi gettosu...

Gazi Cemevi'nin salonunda, Atatürk ve Hacı Bektaşi Veli'nin portreleri altında, kimilerinin 'korkulu yer' gözüyle baktığı mahallesini anlatıyor, genel sekreter Hıdır Kızılırmak. Mahalle, 1975'e değin Atatürk Çiftliği olarak biliniyormuş. Sivas, Çorum ve Tokat'tan gelen göçlerle birlikte nüfus artmış, adı da Gazi Mahallesi'ne çevrilmiş. Mahalle yeni göçlerle geliştikçe yeni cadde, sokak ve bulvarlar 'siyasal dokuya' uygun biçimde haritaya eklenmiş: İsmetpaşa ve Kıbrıs caddeleri, Atatürk Bulvarı, Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu... Mahalle, nüfus artınca dörde bölünmüş: Gazi, 75. Yıl, Zübeyde Hanım ve Yunus Emre mahalleleri.. Ancak, 130 bini aşkın insanın yaşadığı dört mahalle eski adıyla anılıyor. Kızılırmak'a göre toplam nüfusunun yüzde 75'i Alevi.

Hükümet konağı gibi
Gazi Cemevi, 10 camiye karşılık, dört mahalledeki tek Alevi ibadethanesi; bir ibadethaneden çok 'hükümet konağı' işlevi görüyor. 'Dede Odası' diye anılan Alevi Bektaşi Din Hizmetleri Temsilciliği'nde, dini sorular yanıtlanıyor, sorunlar çözülüyor. Tecavüz, hırsızlık ve cinayet türü fiiller hariç, 'suçlar'ın bir kısmı ilk olarak cemevindeki 'dedelerin' huzuruna taşınıyor. Kavgalar ve küskünlükler bu sayede son buluyor.

Alevilerin kutsal gün ve ibadetlerinde; Hızır ve Muharrem oruçlarında, aşure gününde, adaklarda, Kurban Bayramı'nda burada toplanılıyor, cenaze işlemleri burada hallediliyor. Cemevi, 'resmi nikâh' sonrası da 'dede nikâhını' kıyarak, 'evlendirme dairesi'ne dönüşüyor.

Mehmet Karabulut, bu dedelerden biri. 1982'de Erzurum'dan Manisa'ya, 1985'te de İstanbul'a göçmüş. Söz onun: "Kentte insanlar birbirinden koptu, eline, diline, beline sahip olanlar azaldı. Yalnız küskünleri barıştırır olduk." Karabulut da diğer sakinler gibi mahallede başgösteren içki, uçucu ve uyuşturucu madde bağımlığı karşısında düşünmeden edemiyor.

'Hükümet konağı'nın yerel ayaklarını ise sokak aralarındaki köy dernekleri oluşturuyor. Sivaslı, Tokatlı, Çorumlu, Erzincanlı, Tuncelili ve Erzurumlu Aleviler, derneklerinde buluşarak, aileleri ile cemevi arasında köprü kuruyor. Cenaze yemekleri dernek lokallerinde veriliyor, kına gecesi burada yapılıyor. Bu yüzden Gazi Mahallesi'nde, köy derneği bulunmayan mahalle sakini yok denecek kadar az.

Caddeler, sokaklar ve evlerin duvarları, mahallede kuşaktan kuşağa aktarılan sol, sosyalist ve komünist parti ve grupların afişleri ve yazılamaları ile dolu. Politik afişlerden boşalan duvara ya bir 'Türkü Şöleni'nin duyurusu ya da bir 'Saz Kursu'nun ilanı yapıştırılmış.

Sağlı sollu dükkânlardan ve evlerin balkolarından ise ilanları onaylayan ritimler yükseliyor: Türkü ve özgün müzik ağırlıklı yayın yapan Cem, Barış, Yön, Ekin, Özgür, Anadolu'nun Sesi ve Yaşam gibi özel radyolar gün boyu mahalle halkından gelen istek şarkıları çalıyor.

Üstat Kitabevi'nin sahibi Behiye Aslan, frekans tercihleri ile kaset ve CD satışlarının uyumlu olduğunu söylüyor. Kaset ve CD'lerin de satıldığı kitabevinde; Zeynel ve Kenan kardeşler'in 'Bul Getir' adlı albümü, Kürtçe türküler seslendiren Aynur Doğan'ın 'Nüpel'i, Mikail Aslan'ın Zazaca türküleri seslendirdiği albümü 'Miraz ve Maya'sı ile İbrahim Tatlıses'in 'Sizler İçin' adıyla çıkardığı 'single'ı 'en çok satanlar' arasında.

Mahallenin, bu tek kitabevinde yine en çok şiir kitapları kapışılıyor. Ahmet Selçuk İlkan ve Yusuf Hayaloğlu'nun kitapları revaçta. Bunu, 'Aşk Doktoru' yazaı Mehmet Coşkundeniz'in 'Sizi Seviyorum Çünkü'sü ile Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamının anlatıldığı 'Darağacında Üç Fidan' izliyor. Kitabevinde Che, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya ve Ferdi Tayfur'un posterleri de hayli rağbet görüyor.

Gönüllü doktor                          
Halk Polikliniği'nin sahibi Dr. Mustafa Ağır, Ahmet Kaya ve Âşık Veysel'in portrelerinin bulunduğu, Ruhi Su'dan türkülerin yankılandığı odasında, Alevi olmamasına rağmen 'politik' tavrı yüzünden mahalleye yerleştiğini anlatıyor: "12 yıldır buradayım. Gazi olaylarında 300 yaralıya baktım. Öyle özgürüz ki, tüm ailem yerleşti. Dini inançlarım yok, ama felsefi bakımdan Bektaşiyim. Ağır'a göre mahalle gençliği, her geçen gün daha çok sigara, içki, uyuşturucu ve uçucu maddeyle tanışıyor. Bu yüzden de arkadaşlarıyla amatör ligdeki Gazi Mahallesi Spor Kulübü'nü yaşatmaya çalışıyor. Ağır, futbol, satranç ve yüzme dallarında lisanslı 200 kadar sporcusu bulunan kulübün 'tesis yetersizliği'nden kapanmasından endişe ediyor.

'Ayrım yapan memur anında gider'
Alevilerin cenaze hizmetlerinden yakınması yankı buldu. İstanbul Mezarlıklar Müdürü Adem Avcı: "Ayrımcılık yapan personeli bir saniye bile tutmam." Cenazelerini cemevlerinden kaldıran Alevilerin, yeterince hizmet alamadıkları şikâyetlerine yanıt geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürü Adem Avcı,

"Ben hiçbir ayrımcılığı kabullenemem. Hizmette Alevi-Sünni ya da başka bir ayrım yapmayız, yapan memuru da bir saniye bile tutmayız" dedi. Cemevlerine ya da camilere 'cenaze malzemesi yardımı yapılmasının' mümkün olmadığını söyleyen Avcı, Alevilerin gerekli malzemeleri müdürlükten ücretsiz aldıktan sonra, cenazelerini diledikleri yerden kaldırabileceklerini söyledi. Avcı şöyle konuştu: "Ben ayrımcılığı kabullenen biri değilim. Alevi-Sünni ayrımı yapmam. Biz Mezarlıklar Müdürlüğü olarak cenazeleri dinli, dinsiz ayırmıyoruz. Böyle bir şeye yetkimiz de yok, hakkımız da yok. Defin aşamasına kadar bütün hizmetler ücretsizdir. Alevi bir vatandaş bize başvurduğunda bütün cenaze hizmetlerini ücretsiz alabilir. Biz vatandaşın isteğine göre hareket ederiz. Cenazeyi ister bizim gasilhanede yıkayalım, ister cemevinde ister cami morgunda. Biz hepsine aracımızı, tahta ve kefenimizi veriyoruz. Alevi cemaatimiz zaman zaman bizden imam istemezler. İmam istemeyebilirler ama diğer araç gereçleri veriyoruz. Cenaze sahibi 'Benim cenazem şu camiden ya da şu cemevinden kalkacak' derse oraya götürülür."

Ne camiye, ne cemevine yardım
Avcı, izlenen prosedürü şöyle anlattı: "Cenaze sahibi, ölüm raporunu hastane ya da belediye doktorundan aldıktan sonra müdürlüğe gelir. İstanbul topraklarında gömülecekse bizden iznini ve talep ettiği hizmetleri alır. Ben bir buçuk yıldır görevdeyim, asla ayrım yapılmadığını, yapılmayacağını söylüyorum. Yapan personel bildirilsin, bir saniye bile onu müdürlükte tutmam.

Ama, 'Cenazesiz biçimde şu cemevine şu kadar kefen verilsin' denilirse olmaz. Bir yerin kurumsallaşması bizim işimiz değil. Camilere de böyle malzeme verilmez."

Okurdan gelenler

'Asimilasyon var'
Kentleşen Alevilikte, genç kimliklerin eğitim temelli sorunları göz önünde bulundurulmalı. 12 Eylül'den sonra zorunlu hale getirilen din dersleri, Alevi öğrenciler için sistematik bir asimilasyonu beraberinde getiriyor. Küçük yaşlarda, henüz kimliği tam oturmamış Alevi öğrenciler, kendilerine zorunlu din derslerinde istemlerinin dışında farklı bir inanç sisteminin dayatılmasıyla, sokakta, gittiği mekânda, devlet kurumlarında karşılaştığı yaptırım ve önyargılar nedeniyle, hem psikolojik bir sorunun eşiğine getirilmekte, hem de inancının gerektirdiklerini en doğal haliyle yaşamaktan uzak kalmaktadır. Bu nedenle, Alevi gençlerinin önemli bir kısmı Aleviliği doğru yorumlamak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Alevi dernek, vakıflarıyla cemevlerinde kendilerini ifade etmeye çalışmaktadır. (Ali Ersin Kelleci, Avrupa Genç Aleviler Hareketi İstanbul Temsilcisi)

'Ayrım çok keskin'  
Üç-beş tane olumlu olayı verip de insanları etkilemeyin. Alevi-Sünni ayrımı keskindir, çünkü yaşam tarzları çok farklıdır; yani, zorla iyimserlik yaratmaya çalışıyormuşsunuz gibi geldi. Tabii ki sadece lafta Alevi ya da Sünni ise insanlar, bari boş yere şuyuz buyuz da demesinler, inançlarına sadık kalanları rencide etmesinler. Saygılar... (Barış Başusta)

'Aynı hoşgörüsüzülk'
Sünni kökenliyim. Ramazanda alkol alana Müslüman olamaz diyor bazı Sünniler, Alevilerse ramazanda oruç tutana laf söylüyor. Kısaca, aynı şeyler söylenip duruyor. Ancak ben, yaşadıklarım, okuduklarım ve dinlediklerimle, Aleviliğin İslam inancının özü olduğuna inandım. Resmi inanç olan (Diyanet'in dayattığı) Sünni mezhebinin şekli ibadete önem vermesine karşı Alevi inancı şekli ibadetin yanı sıra (olsa da olur olmasa da denilir) öze önem vererek İslam'ın gayesine uygun bir yol izliyor bence. Alevilerin baskılara karşı yapmaları gereken Aleviliği öğrenmektir diye düşünüyorum. (Ender Bıyıklı)

KAYNAK: Radikal

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...