Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Gazi katliamı Dosyası -2

Katliamdan 12 yıl sonra Gazi-2 
Gazi’de konuştuğumuz mahalle halkı, 12 yıl önceki katliamdan sonra mahallenin kaderinin değiştiğini söylüyorlar. Olaylardan sonra mahallede oturanların iş bulmakta zorlanması, belediye hizmetlerinden mahrum bırakılması ve mahalle halkına tehlikeli insanlar gözüyle bakılması gibi sorunlar, artık alışagelinen bir durum haline gelmiş. Bütün bu sorunların yanında olaylardan sonra mahalle gençliğinin bilinçli bir yönelim sonucu yozlaştırılması, uyuşturucu ve alkol kullanımının artması da dile getirilen sorunlardan biri. Konuştuğumuz mahalle muhtarları, özellikle bu sorunların altını çiziyor.

‘Gazi farklı yorumlandı’

Gazi Mahallesi Muhtarı Ali Ekber Özen:
Gazi Mahallesi, yaşanan olaylarla ismini duyurdu. Gazi, olaylardan sonra farklı yorumlandı. Gazi insanı, gazi halkı denince insanlar ürkmeye başladı. Gazililer, iş başvurusuna gittiğinde sırf bu yüzden işe alınmadı. Bu yıl 12 Mart’ta yaşananların 12. Yıldönümü; anmamızı, Gazi’ye yakışır şekilde yapmak istiyoruz. Gazi’ye hiçbir yatırım yapılmıyor. O dönem doğan çocuklar şu an 12 yaşında. Bu çocukların oyun oynayabileceği bir alanı bile yok. Spor yapacağı, oyun oynayacağı yerler olmayınca da çocukların yaşama bakışı farklılaşıyor.

‘Ben devlet değilim’

Zübeyde Hanım Mahallesi Muhtarı Ali Reçber:
32 yıldır bu mahallede yaşıyorum. İlk önceleri buranın nüfusu azdı ve nüfusun çoğu gecekondularda yaşıyordu. Zamanla apartmanlaşma başladı. Göç arttı, olumluluklarla birlikte olumsuzluklar da baş gösterdi. Mahallemiz ‘95’te bir vaka yaşadı. Kaybedilen insanlarımız oldu, insanlarımız üzüldü. Bu olaylardan sonra devletin buradaki prestiji sarsılmıştır. 12 Mart’ı sürekli anıyoruz; eskiden birey olarak katılıyordum, şimdi muhtar olarak bu anmalara katılıyorum. Muhtar olarak benim görevim, herhangi bir soruna meydan vermeden anmalarımızın gerçekleştirilmesine katkı sunmaktır. Arzumuz, kitle örgütlerinin ve sivil toplum kurumlarının birbirini tamamlayacak şekilde, herhangi bir olaya izin vermeden güçlü bir katılımla anmamızın gerçekleşmesidir. Bu mahallede birkaç kez otobüs yakılma olayı yaşanmıştır. Bunlar gerekçe gösterilerek mahalleye kimi zaman otobüs sokulmuyor. Yetkili kurumlara bir muhtar olarak bu sıkıntıyı ilettiğimde, benden güvence istiyorlar. Ben devlet değilim, neyim var ki bunun güvencesini vereyim. Araç sayısının artırılması, araçların mahalleye girişinin sağlanması ile yeni araç talebimize yanıt olarak Genel Müdürlük, araçların güvencesini istedi. Ben sıradan bir muhtarım, hizmet akışının sağlanmasını talep ettiğimizde bu yanıtla karşılaştık, bizim de bu güvenceyi verme şansımız yok. Diğer mahallelerle bizim mahalleyi karşılaştırınca, bizim mahallenin yeteri kadar hizmet alamadığı ortada.

‘Gençlerimizin üretken yapısını bozdular’

Yunus Emre Mahallesi Muhtarı Ali Yurt :
12 Mart’tan önceki gençlerimiz, sosyal ve siyasal olarak çok daha ileriydi. Sokakta oluşmuş yeni bir kültür hakim. Yoz kültür; esrar, eroin, hap, hırsızlık vb. şeyler, gençliği bitirme aşamasına geldi. 12 Mart öncesindeki gençlik daha bilinçli, ne yaptığını bilen, kültürel olarak, politik olarak daha iyiydi. Fakat 12 Mart’tan sonra buranın değerleri ile oynandı. Gençliğimizin genetik yapısı ile oynanmıştır. Ürkütücü bir tablo çıkarılmış ortaya. Gençlik ortada başı boş dolaşan, ne zaman patlayacağı belli olmayan bir bomba gibi. Saydığım sorunlar ülkenin her yerinde yaşanıyor, fakat bizim mahallemizde bunlar 12 Mart’tan önce yaşanmayan sorunlardı. 12 Mart’tan hemen sonra pat diye bu sorunlar çıkıverdi. Üretken yönünü yitirmiş, sokak kültürü ile uzlaşmış bir gençlik ne yapar; gasp yapar, hırsızlık yapar, uyuşturucu kullanır... Bizim gençlerimizin üretken yanları yok edilip sokak kültürü ile uzlaştırıldı. Bunlar her yerde yaşanan sorunlar. Bizim duyarlı kurumlarımız var, muhtarlar olarak gençliğe karşı daha duyarlıyız. Kendi imkanlarımızla bir şeyler yapma gayreti içindeyiz. Yine kurumlarımızın, gençliği bu yozluktan kazanmak gibi çabaları var.

‘Bize terörist olarak bakıyorlar’
9 yıldır Gazi’de yaşayan ve bir otelde garsonluk yapan Ali Begtoral dışarıda kendilerine karşı yaratılan önyargıdan yakınıyor. Hiçbir yerde Gazili olduğunu saklamadığını anlatan Begtoral, Gazi’yi bilmeyen birçok kişinin, kendilerine “anarşik”, “terörist” diye baktıklarını ifade ediyor. Begtoral, “Normal bir otobüsün yarım saatte gittiği yolu, bizim hurdalar 1 saatte zor gidiyor. İşyerine varana kadar motor gürültüsü kafamın içine işliyor. Hırsızlık almış başını gidiyor. Belediyenin verdiği tek hizmet çöp almak, bunun dışında kendilerini mahallede göremiyoruz” diye konuşuyor. “Belki de İstanbul’daki en büyük mahalle karakolu bizim mahallede ve en çok sivil polisin dolaştığı mahalle de Gazi Mahallesi” diyen Begtoral, “Ama ne hikmetse her gün ev soyuluyor. Uyuşturucu bulmak da çok kolay. Karakol, sadece yapılan eylemlere müdahale etmek için kurulmuş sanki. Sabah 4’te işe gidiyorum. Haftanın en az iki üç günü o saatte sokakta bir hırsızlık olayı ile karşılaşıyorum ama polis, bunları bir türlü göremiyor, yakalayamıyor. O karakoldan, mahallenin aptalları hariç herkes rahatsız. O karakol, millet düşünmesin, ot gibi yaşasın diye kuruldu. Çünkü yaptıkları tek şey, mahallede yapılan eylemlere saldırmak. Bunun dışında bir icraatlarına tanık olmadık” diyor.

Mahallede yaşayan birçok kişi hizmet alamamaları ile iş bulamamalarını, Gazi’nin büyük bir bölümünün Alevi ve Kürt nüfusundan oluşmasına ve İstanbul’un diğer mahallelerine göre düzenle daha çatışmalı olmasına bağlıyor.

Aradan 12 yıl geçti, sorumlular yargılanmadı, yaşamını yitirenlerin yakınlarına davalar açıldı ve katliamdan sonra mahallenin cezalandırılmasına her fırsatta devam edildi. Gençler mahallede işsiz, dışarıda “terörist”. İnsanlar inançlarından ve siyasi fikirlerinden dolayı cezalandırılmaya devam ediyor...


Katiller yerine mağdurlar yargılandı
İstanbul Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava, kamu güvenliğinin sağlanamayacağı gerekçesiyle Trabzon’a gönderildi. 5 yıl süren yargılamanın ardından mahkeme heyeti, polislerin hedef gözeterek ateş ettiklerine dair fotoğrafları ve Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı otopsi raporlarını dikkate almayarak “Türkiye bir hukuk devletidir” diyenlere durumun böyle olmadığını bir kez daha gösterdi.

Raporlar, hayatını yitiren 15 kişinin ateşli silahtan çıkan mermi çekirdeğine bağlı yaralanmalar sonucu öldüğünü gösteriyordu. Mahkeme müdahil avukatların bütün isteklerini reddederek, katliamın figüranlarına da bütün kolaylıkları sağlayarak hukuk kurallarının, egemen güçlerin isteği ve emri doğrultusunda nasıl hamura dönüştürülebileceğini gözler önüne serdi.

Katliam mağduru aileler, 31 kere Trabzon’a gidip geldiler. 9 kişinin ölümü, 5 kişinin de yaralanmasına neden olmaktan dava açılan 20 polisten 18’i, ‘delil yetersizliğinden’ beraat etti. Mahkeme heyeti, 4 kişiyi öldürmek suçundan Adem Albayrak’ı 6 yıl 8 ay ağır hapis cezasına, 4.5 ay kamu hizmetlerinden geçici mahrumiyete; Mehmet Gündoğan’ı ise 2 kişiyi öldürmekten 3 yıl 9 ay hapis ve 2 ay 15 gün süreyle kamu hizmetlerinden geçici süreyle mahrumiyete mahkum etti. Ancak Yargıtay, Albayrak ve Gündoğdu hakkında verilen kararı “Haklarında adam öldürme ile ilgili net bir açıklığın olmadığı” gerekçesiyle bozdu.

Yargıtay, sanıkların TCK 49. maddeye göre yargılanmasını istedi. Bunun üzerine dava, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülmeye başladı. Ancak aileler ve avukatlar, Yargıtay kararı ile devletin bir kere daha kendini aklayacağı gerekçesiyle davadan çekildiklerini bildirdiler. Ve tekrar görülmeye başlanan dava, üçüncü celsede karara bağlandı. Albayrak ve Gündoğdu’ya toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi. Aileler, AİHM’e başvurdu. Dava, AİHM’de ilk aşamada kabul edilip yargılamaya devam edildi. AİHM’in 11 yıl önce Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de 17 kişinin öldüğü olaylar nedeniyle suçlu bulduğu Türkiye’yi, toplam 510 bin Avro ödemeye mahkum eden kararı, katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin acılarını dindirmeye yetmedi.

BİTTİ
KAYNAK: (İstanbul/EVRENSEL)                                                                                                                                      

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...