Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

22 Temmuz ve Alevilik -5

22 TEMMUZ VE ALEVİLİK YAZI DİZİSİ - 5

İnanç Anadolu'da siyaset Avrupa'da
Avrupa ve Türkiye Alevileri arasında sessiz bir çekişme yaşanıyor. Avrupa'daki Aleviler Türkiye'dekileri pasif olmakla eleştiriyor. Türkiyeli Aleviler ise Avrupa'dakileri siyaseti kontrol altına alma ve darbeyle suçluyor. Yaşamları farklı olan iki grubun gündemleri de farklı.....

Almanya'daki Aleviler tatlı bir telaş içinde Şinasi Koç adlı dedenin yönetiminde tarihi bir cem töreni için son hazırlıklarını yapmaktadır. Cem töreninin yapılması için Hamburg'da kiralanan üniversite salonu hınca hınç doludur. Geniş salonun duvarlarına Türkiye'deki cemevlerinde adet olduğu gibi Türk bayrağı ve Atatürk resmi asılır. İşte o anda birden kızılca kıyamet kopar. 12 Eylül sonrasında siyasi mülteci olarak Almanya'ya gitmiş bir grup, Türk bayrağı ve Atatürk resmini cem ayininin yapılacağı salona asanlarla tartışır. Bunun üzerine ayini yönetecek olan Şinasi Koç dede durumu protesto eder, salonu terk edip gider. O günkü Hamburg Alevi Derneği yöneticilerinin bir kısmı bugün Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) içinde etkin olarak yer alan insanlar. Anavatanlarının dışında yaşayan "Diaspora Alevileri" ile Türkiye'dekiler arasında iktidar mücadelesi olduğu gözleniyor. Türkiyeli Alevilerin iddiasına göre, yurtdışında yaşayan Alevi örgütlülüğü maddi olanakların kendisine verdiği özgüvenle Türkiye Alevilerinin sözcülüğüne soyunuyor. Siyasete müdahale etmek için 20 Mayıs'ta Ankara'da toplanan Alevi Meclisi'nin hemen ardından Avrupa'daki dernek temsilcileri de bu gücü kullanarak CHP'den milletvekili olmak için adaylığını koydu.

ŞENER: RANT PEŞİNDELER  
1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nden kurtulmayı başaran araştırmacı-yazar Ali Balkız, "Yurtdışından darbeyle siyasete müdahale olmaz. Madem siyasete müdahale edeceksiniz gidin Avrupa'da AB Parlamentosuna üye olun" diyor. Alevi hareketinin anayurdunun Anadolu olduğunu hatırlatan Balkız, diasporanın Türkiye'de kişilikli, irade sahibi bir örgüt yerine, kendisine hem aklıyla, hem cüzdanıyla bağlı şube statüsüne indirgenmiş bir yapı oluşturmak istediğini iddia ediyor.

Araştırmacı Cemal Şener de Türkiyeli bir çok Alevi gibi diasporayı Avrupa'daki Alevilerin dini, sosyal sorunlarıyla uğraşmak yerine Türkiye'deki siyasete müdahale etmekle suçluyor. Şener'e göre Avrupa'da kökleşmiş Marksist kökenli Alevi dernekleri, Aleviliği siyasallaştırıyor, etnik kimlik gibi pazarlayıp buradan rant elde etme peşindeler.

Türkiye'den gelen eleştiriler Avrupa'da da yankı buluyor. Bu eleştirileri haksız bulan AABK Genel Başkanı Turgut Öker, Türkiye Alevilerinin hakları için mücadele ettikleri kadar Avrupa Alevilerinin de ihtiyaçları için çalıştıklarını söylüyor. Almanya devletinin gözünde yasal olarak Aleviliği temsil eden AABK, Alman devlet okullarındaki Alevi gençlere dini eğitimini organize eden yasal bir kuruluş. Türkiye'deki Alevi Bektaşi Federasyonu'nun kurucularından biri de olan Turgut Öker, kendilerine eleştiri yöneltenleri "Alevi toplumunun uyanışını dik duruşunu engellemek isteyen kesimlerden insanlar" olduklarını iddia ediyor.

YENİ MERKEZ AVRUPA   
Aleviliğin inançsal merkezinin Anadolu olduğu konusunda kimsenin şüphesi yok. Ancak Aleviliğin siyasi merkezi, bir diğer deyişle Alevilik siyasetinin belirlendiği merkez git gide diaspora Alevilerinin merkezi Almanya'ya doğru kayıyor. Bu kaymanın üç temel nedeni var. Birincisi; diaspora, Avrupa'daki karar alıcılarla, Türkiye'ye bir takım kriterler empoze eden Avrupa Birliği kurumlarıyla fiziksel ve siyasi olarak daha yakın. İkincisi; ekonomik güçleriyle buradaki kurumlara hakim olup kendilerine yakın kişileri destekleyebiliyorlar. Son olarak da, Avrupa'da Aleviliği kurumlaştıracak özgürlüklerin olması onlara siyasi rahatlık veriyor. Buna karşılık Türkiye'de Alevilerin devlet nezdinde bir muhatabı, cemevlerinin resmi bir statüsü yok. Bu noktada Turgut Öker, "Aleviliğin yasaklı olduğu tek ülke, kendi öz toprakları olan Türkiye'dir" hatırlatmasını yapıyor.

NE ATABİLİR NE SATABİLİRİZ   
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kazım Genç, Türkiye'deki Alevilerle diaspora ilişkisini baba-oğul metaforuyla değerlendiriyor. Örgütlenmeyi öğrendikleri diasporayı babaya benzetiyor, ama oğulda belli bir yaşa olgunluğa gelmiş, babanın her söylediğini yapmak istemiyor. Kısacası oğul babasını ne atabiliyor, ne satabiliyor. Beraber yaşamak zorundalar. Türkiye Alevileri kendilerini yasalarda, Diyanette, din dersi programlarında dışlanmış olarak gördükçe, diaspora karşısında her geçen gün daha fazla mevzi kaybediyor, ona daha çok teslim olmak zorunda kalıyor. Türkiye Alevilerinin sorunları bu topraklarda çözüldükçe, diaspora da yaşadığı ülkedeki sorunlarla daha çok ilgilenme fırsatı bulabilir.


Sözümü tuttum 5 Alevi listede
Binali Yıldırım, verdiği sözü tuttuğunu belirterek "En az beş Alevi kökenli adayı AK Parti'den milletvekili olarak Meclis'e girebilecek şekilde İstanbul ve Tunceli'den listelere koyduk. Bu konuda gayretimiz oldu" dedi..

AK Parti'nin ağır topu, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 1 yıl önce SABAH aracılığıyla kamuoyuna verdiği, "AK Parti'de Alevi milletvekili için çaba harcayacağım" sözünü tuttuğunu belirterek, "En az 5 Alevi kökenli aday, AK Parti'den milletvekili olarak Meclis'e girebilecek şekilde listeye konuldu. Bunun için gayretimiz oldu" dedi. SABAH'ın sorularını yanıtlayan Yıldırım; Çankaya seçimi, Alevi adaylar, seçim bölgesi Erzincan, milletvekili listelerini belirleyen tercihler hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yıldırım, şu mesajları verdi:

* SÖZÜMÜ TUTTUM: (Alevi milletvekilleri için çaba göstereceğim yönündeki sözünün anımsatılması üzerine) Sözümü tuttum. En az 5 Alevi kökenli aday, AK Parti'den milletvekili olarak Meclis'e girebilecek şekilde (İstanbul'da, Tunceli'de) listelere konuldu. Bu konuda gayretimiz oldu.

* MUKTEDİR OLAN MAĞDUR OLMAZ: (Cumhurbaşkanı'nı seçemeyen AK Parti'nin meydanlarda mağduru oynayacağı eleştirilerine) Muktedir olan mağdur olmaz. Vatandaşı mağdur ettiler, bizi değil. Vatandaş, 'bizim oylarımızı dikkate almadınız, çöpe attınız. Bizim seçerek, Meclis'e gönderdiğimiz temsilcilerimizin kararını dikkate almadınız' diyecek.

* AK PARTİ MERKEZİN MERKEZİ: (AKP'nin 'milli görüşçüleri' liste dışı bırakarak merkeze oturmak istediği yorumlarına) AK Parti, radikal değil, merkezin de merkezidir. AK Parti'nin radikal olduğu yönünde bir algılama oluşturulmaya çalışıldı. Partimizin, böyle bir algılamayı doğrulayacak uygulaması yoktur. AK Parti'yi merkezde olmamakla itham edenler, bu partiyi tanımamaktadır. Bu geçersiz, bir suçlamadır. Listelere gelince, partinin yenilenmesi iyi bir şey. Bütün partilerde aynı yaklaşık görülüyor. Neye göre yenilendi. Esas itibariyle oyları artıracak taban desteğinin dikkate alındığını düşünüyorum.

* ERZİNCANLILAR GEREĞİNİ YAPAR: (İstanbul yerine Erzincan'dan aday gösterilmesi konusunda) Başbakan, seçim bölgesi değişenlerle konuyu paylaştı. Önceden biliyordum, sürpriz olmadı. Memleketim olan Erzincan'da, 2002 seçimlerinde aldığımız oyu koruruz, hatta üstüne bile çıkarız. Hedef, Erzincan'da 3'te 3'tür. Erzincanlılar, gereğini yapacaktır.

* KÜSKÜNLER HAREKETİ OLMAZ: Bu tip hareketleri anlamlı bulmuyorum. Toplum, bunları hoş karşılamaz. Devam eden süreci zorla değiştirmeye yönelik gayretler sonuç vermez. Toplum da buna sempatiyle bakmaz.

OLCAY AYDİLEK


'Alevilik, Yahudilik gibi etnik kimliktir'

HAKAN YÜCEL / Sosyolog

Alevilik nedir? Etnik kimlik mi yoksa bir mezhep mi?
Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr. Hakan Yücel, Alevi kimliğiyle Yahudi kimliği arasında paralellik kuruyor. "Sosyolojik anlamda Aleviliğin bir etnik kimliğe benzediği doğrudur. Alevilik bazı inanç gruplarında görüldüğü gibi örneğin Musevilik de olduğu gibi etnik özellikler gösterebilmektedir. Örneğin son yıllarda Aleviler arasında dinsel pratikler azalmış, kültürel unsurlar daha öne çıkmıştır. Ancak cemaat mensubu inançlı olmasa bile cemaatin içinde sayılmaktadır. Nasıl Marksist olan bir Yahudi 'Marksist Yahudi' olarak anılıyorsa, Türkiye'de de aynı durum Aleviler için geçerlidir. Cemaat mensubu olmak inançlı olmayı gerektirmez."


Avrupa'da Alevi olmak daha farklı
Avrupa'da yaşayan bir Alevinin hayatını Fevzi Gümüş, şöyle betimliyor: "İşten çıkıyor, lokal olarak kullanılan Alevi derneğine gidiyor. Orda yemek yiyor, kağıt oynuyor, içkisini içiyor. Düğünü, nişanını yine orada yapıyor." Bu ruh haliyle yaşayan Aleviler, Türkiye'de yaşayan kardeşlerinin neden kendisi kadar Alevilik mücadelesine katılmadığını anlayamıyor, onu eleştiriyor. Türkiye'de yaşayan bir Aleviler ise kendilerini öncelikli olarak inançlarıyla tanımlamıyor Türkiyeli Aleviler işçi, taraftar, parti üyesi gibi farklı kimlikleri de taşıyabiliyor.

 


Karşılıklı eleştiriler
Avrupa Türk Alevi diasporası Türkiye'deki kardeşlerini pasif olmakla suçluyor. Almanya'dan yayın yapan Yol TV'nin Genel Yayın Yönetmeni Necdet Saraç, Türkiye'deki Alevilerin en büyük eksikliğinin kurumsallaşma olduğunu söylüyor: "AABK ile Türkiye'deki Alevi Bektaşi Federasyonu birbirlerine paralel olarak çalışmakta. Siyasi ortamın verdiği avantaj nedeniyle buradaki hareket kabiliyetimiz daha yüksek. Türkiye de kurumsallaşma biraz ağır ilerliyor."

Bu eleştirilere yanıt veren Türkiye Alevileri, diasporayı Türkiye'nin kendine özgü şartlarını anlamamakla suçluyor. Zorunlu din derslerinin Türkiye'de okul müfredatlarından kaldırılması için mücadele veren Ali Kenanoğlu, "Hariçten gazel okuyorlar. Ben burada 365 gün 24 saat yaşıyorum, tehdit ediliyorum. Onlar orada keyif içinde yaşıyorlar" diyerek diasporaya sitemde bulunuyor.

Reha Çamuroğlu ise diasporayı Aleviliği İslam dışı göstermeye çalışmak ve Türkiye'de azınlık statüsü verilmesini talep etmekle suçluyor. Bu talepleri kapalı kapılar ardında konuşan Avrupalı Alevi örgütlerinin diaspora kelimesinin tüm kötü özelliklerini taşıdıklarını ekliyor


Barış ERDOĞAN                      7 Haziran 2007, Perşembe
ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...