Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Maraş Katliamı -1

Yazı Dizisi: Maraş Katliamı Dosyası Tanıklar 28 . yılında katliamı anlatıyor

KATLİAM DOSYASI AÇILSIN: Belgelerle 'Onların çocukları' (1)

İnci Hekimoğlu
Maraş katliamından bu yana geçen 28 yıl içinde, o gün "gizli" kaydıyla halktan kaçırılan bilgi ve belgeler günışığına çıkmaya, mağdurların, tanıkların ve emniyet görevlilerin ifadeleriyle olayın bütün aktörleri belirlenmeye başladı. ABD'nin "bizim çocuklar" dediği aktörlerin gerçekleştirdiği katliam, tüyler ürperten ayrıntıları içeriyor

İnsanlık tarihi, iktidarların hedefleri ve çıkarları için kendi yurttaşlarını katletmelerinin trajik örnekleriyle doludur.

Hatta iktidarlar, hedeflerine ulaşmaya engel olabilecek güçte bir halk muhalefetiyle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlarsa, resmi, gayri resmi ya da sivil tetikçilerle gerçekleştirdikleri katliamların başarısı için "dış mihrak"larla da işbirliği yapmaktan çekinmezler.

Bu noktada hatırlamakta yarar var; 1Mayıs 1977 kıyımında, halkın üzerine en yoğun ateş açılan merkezlerden biri olan intercontinental Oteli, bir grup Amerikalı subayı konuk etmiş, katliam sonrası ise konuklar, tanıkların gözü önünde ellerini kollarını sallayarak memleketlerine dönmüşlerdi.

12 Eylül darbesinin önemli kilometre taşlarından biri olan 1Mayıs 1977'den bir yıl sonra Maraş'ta yaşananlar ise; 1 Mayıs kıyımını adeta "küçük" bir provaya dönüştüren darbenin son kilometre taşı, "olgunlaşan koşullar"ın zirvesi, "dış mihraklar"la güç birliği yapan, "vatansever", "milliyetçi" darbecilerin en önemli "başarı"sıydı. Bu kez mezhep ayrımcılığını provoke ederek, aylar öncesinden hazırladıkları stratejiyi uygulamaya koymuşlar, ABD'nin bugün netleşen BOP dahilinde Türkiye'ye biçtiği rolü yerine getirebilmek için, Alevi yurttaşları kadın, çocuk, yaşlı demeden kurban etmişler, ülkücü/dinci "milliyetçi'leri ise birer cellat, hatta kiralık katile dönüştürmüşlerdi. Nitekim bazılarının sonradan ödüllendirildikle-rine tanık olduk.

Katliam sanıklarından Ökkeş Kenger sonraki soyadıyla Şendiller MHP milletvekili, Haluk Kırcı işadamı oldu. Ünal Osman Ağaoğlu ise 12 Eylül öncesinin çok önemli katliamlarında, cinayetlerinde başrol oynamasına rağmen hiçbirinden cezalandırıla-madı. Yurt dışına kaçırılıp, kurtarılan Ağaoğlu'nun yakın zamanda geldiği Türkiye'de tutuksuz yargılandığı tek dava ise Kemal Türkler cinayeti.

Mit, Cia, Kontergerilla’
Amerika ve "milliyetçi" işbirlikçileri, istedikleri rejimi hayata geçirmek, gerekli bütün ekonomik ve siyasi kararları engelsiz uygulamaya koymakta kararlıydılar. Bu uğurda yalnız kitleleri imha etmekten değil, olup bitenlerin farkında olan herkesi de birer birer ortadan kaldırmaktan çekinmiyorlardı. Nitekim, Milliyet gazetesi yayın yönetmeni, gazeteci Abdi İpekçi'nin öldürülmesi önemli bir örnekti. Hala tam olarak aydınlatılamamış olmasını da açıklayacak bilgilere göre; İpekçi ülkenin CIA planı çerçevesinde adım adım askeri darbeye sürüklendiğini görüyordu. Türkiye'de görev yapan CIA ajanı Paul Henze'nin talebi üzerine yapılan görüşmede, İpekçi bildiklerini ve değerlendirmelerini aktarmaktan çekinmedi, ancak 13 Ocak'ta yapılan görüşmenin hemen ardından 1 Şubat 1979'da öldürüldü.

Gazeteciler Kürşat Yılmaz ve Cihan Çelik'e göre; İpekçi, Maraş katliamının "Kont-rgerilla" adlı CIA bağlantılı NATO kuruluşu tarafından örgütlendiğini, katliama bir CİA ajanının karıştığını belirlemiş, 'Özel Harp Dairesi" veya "Kontrgerilla" olarak adlandırılan NATO kuruluşunun MHP ile iç içe çalıştığına dair ise kanıtlar elde etmişti.

Yazar Çetin Altan da, İpekçi'nin ölümünden hemen sonra emekli Amiral Seza-i Orkunt ile karşılaştığını söylüyor ve Ami-ral'in kendisine "Abdi, askerlerin arazide bazı sivillere kontrgerilla eğitimi verdiğini öğrenmiş. CIA şefi ile bunu konuşmuş. Ardından vuruldu. Halbuki Genelkurmay'ın haberi olmadan böyle talimler yaptırılmayacağım bilmesi lazımdı" dediğini aktarıyordu. Katliam hedefe ulaştı ve Alevi vatandaşların kanı üzerinden kurulan hakimiyet, önce 13 ilde sıkıyönetim ilan edilerek, 12 Eylül'de de "son darbe"yle generallerin, yani Kenan Evren ve arkadaşlarının eline geçti.

Bir kez daha hafıza tazelemekte yarar var; 12 Eylül darbesinin başarıyla gerçekleştiğini "merkez"e yani Washington'a haber veren CIA'nın Türkiye Temsilcisi Richard Perle "our boys did it" diyordu. Yani "Bizim çocuklar başardı." ABD Dışişleri Bakanı Muskie ise Türkiye'den aldığı bu "müjde"yi, dönemin ABD Başkanı Carter'a şu sözlerle iletiyordu:

"Mr President, Türk ordusunun komuta heyeti Ankara'da yönetime el koydu. Herhangi bir kaygıya gerek yok. Kimlerin müdahale etmesi gerekiyorsa onlar müdahale etti."

İşte Maraş katliamının siyasal zemini, stratejik ortakları ve hedefleri bunlardı. Böylece, Türkiye'de yeni bir düzen için ayarlar yapılmış, iktidarı ele geçiren iç ve dış güçler çıkarlarına uygun yeni bir toplumun inşası için her şeyi yerle bir etmişlerdi. Bugün ortaya çıkan bunca bilgi, MİT'in artık gün ışığına çıkan raporları, yani resmi belge ve bilgiler dahil bütün tanıklıklar bu dosyanın yeniden açılmasını gerektiriyor. 78'liler Girişimi, hazırladıkları "Maraş Dosyası"yla, katillerin ve azmettiricilerin yeniden yargılanabilmesini, hukuken olamasa da toplum vicdanında mahkum edilmelerini sağlamaya çalışıyor.

78'liler Girişimi: Katliamı Unutmadık!
KAHRAMANMARAŞ katliamının 28. yılında 78'liler Girişimi kanlı tarihin bir daha yaşanmaması amacıyla Maraş dosyasını yeniden açtığını ifade etti. Kahramanmaraş'ta yaşanan katliamın 28'inci yılında 78'liler Girişimi Taksim Gezi Park'ın da bir basın açıklaması yaparak, Maraş dosyasını tekrar açtığını belirtti. Demokratik Toplum Partisi (DTP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), İnsan Hakları Derneği (İHD), Demokratik Alevi İnisiyatifi'nin de katıldığı açıklamada bir konuşma yapan 78'liler Girşimi Sözcüsü Celalettin Can, Maraş katliamında yaşanan süreci anlatarak, 1991'de çıkan Terörle Mücadele Yasası'nda yapılan değişiklikle katliam sorumlularının hepsinin salıverildiğini, katliam dosyasının sessiz sedası kapatıldığını söyledi. Dosyanın bir daha hiç açılmadığını söyleyen Can, tarihe kara bir leke olarak geçen katliamın unutulmaya bırakıldığını ifade etti. Celalettin Can, "Bu kanlı tarihin bir daha yaşanmaması için 78'liler Girişimi olarak Maraş dosyasını yeniden açıyoruz" dedi.

DTP İstanbul İl Başkanı Doğan Erbaş'ta katliamların sorumlularını bulmaya yönelik çabaları anlamlı bulduğunu söyleyerek, Türkiye'nin Maraş katliamı ile yüzleşmemesi yüzünden Sivas'ta da buna benzer bir başka katliamın gerçekleştiğini ifade etti. Açıklamanın ardından Bilgi Edinme Yasası kapsamında İçişleri Bakanlığına katliamla ilgi mektup gönderildi. UFUK KOŞAR

Dönemin Emniyet Müdürü Abdülkadir Aksu
DÖNEMİN bürokratları ve yöneticileri arasında en önemlisi Maraş Emniyet Müdürü'ydü. Günler önce hazırlığı yapılan, 4 gün boyunca da oluk oluk kan dökülen Maraş'ta, güvenlikten sorumlu en yetkili kişi, yani Emniyet Müdürü Abdülkadir Aksu'ydu. Olaylar sırasında İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan İrfan Özaydınlı ise istifa etti ve yerine Hasan Fehmi Güneş getirildi.

Ancak İrfan Özaydınlı, Maraş katliamının açığa çıkarılması için kurdurduğu özel bir ekibe yaptırdığı incelemede oldukça önemli bilgilere ulaştı. Bugüne dek gizli tutulan raporun bir bölümü Özgür Gündem gazetesinde yayınlandı. Katliamın planlamasını Türkeş'in dünürü MİT hukuk müşavirinin de içinde olduğu 4 MİT mensubu yapmıştı. Dolayısıyla dönemin CHP hükümeti MİT'e hakim olamamış ve katliamı ancak olduktan sonra araştı rabilmişti.

Dönemin önemli aktörleri arasında AP İl Başkanı ve Kadıoğlu Çiftlikleri sahibi Faruk KADIOĞLU ile katliamın başlama vuruşunu yapan belediyenin Başkanı Ahmet UNCU da vardı.

Dava dosyası sessizce kapatıldı
22 Aralık 1978 cjünü başlayıp, yayılarak devam eden Alem yurttaşlara yönelik katliamda, 23.12.1978 Cumartesi günü Yörükselim, Madaralı, Serintepe, Yusuflar, Dumlupınar, Yenimahalle ve Sakarya mahalleleri ve şehrin ticaret merkezinde; 24.12.1978 Pazar cjünü Isadiuanh, Sakarya ve Namık Kemal mahallelerinde 24-25 Aralık 1978 günlerinde bu mahallelerde deuam eden ayrıca köylerde tam bir kıyım yapıldı. Saldırganlar, dinamit lokumları, av tüfekleri, uzun namlulu silahlar, tabancalar, tahtalar, baltalar, balyozlar, zincirler, demir sopalar, tahta sopalar, kürekler, et satırları, benzin ve gaz bidonları ile oldukça donanımlı ve hazırlıklıydılar.

Günlerce devam eden katliamda 200'den fazla kişi öldürülürken, binlerce kişi yaralandı. Olaylardan sonra, Alevilerin yüzde 8o'e ulaşan bir bölümü kenti terk etti.

Olay sanıklarının sıkıyönetim mahkemelerindeki yargılamaları ıggı yılına kadar sürdü. Sanık olarak yargılanan 804 kişiden 2g'u hakkında idam, 7 kişi hakkında müebbet hapis, 7'si 15-24 yıl, 29'u 10-15 yıl, 259'u da 5-10 yıl, 26'sı ise 1-5 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı. 379 kişi davadan beraat ederken 68 kişi Jırarda olduğu veya dava sırasında ölmüş olduğu için davadan düştü.

Öte yandan ölüm ve müebbet hapis cezalan dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanarak cezalan indirildi. Ardından mahkemenin karan Yargıtay tarafından bozulurken yeni yargılama sonucunda idam cezalan uygulanmadı. Haklarında ceza verilenlerin cezalan, Nisan 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle, ertelendi ve serbest bırakıldılar. Böylece kanlı olaylarla dolu Maraş dosyası sessizce kapatılmış oldu.

»Tepkiler
MARAŞ Katliamın yıldönümü dolayısıyla açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Kazım Genç, 27 yıl önce gerçekleşen katliamın tüm Alevi katliamlarında kullanılan "dinin elden gittiği ve Alevilerin camilere saldırdığı" provakosyonuyla başladığını hatırlattı. Alevilerin "72 millete bir nazarla" baktığını vurgulayan Genç, "Aleviler hiç kimsenin inanç mekanlarına ve hele de, yüzlerce yıldır aynı topraklar üzerinde birlikte yaşadıkları Sünni yurttaşlarımızın inanç merkezleri olan Camilere olumsuz bir yaklaşımları söz konusu olmamıştır" dedi.

Dönemin Başbakanı'nın ölümünün ardından çekmecesinden "Katliam MİT'in içindeki MHP kanadı tarafından organize edildi" yönündeki bilgi notunu çıktığını hatırlatan Genç, bu notla somut gerçeklerin su yüzüne çıktığını vurguladı. Dev Maden Sen Genel Başkan Vekili Tayfun Görgün yaptığı açıklamada, katliamı unutmanın mümkün olmadığını belirterek, "0 dönemde görev alan siyasiler ve bürokratlar, bugün devletin önemli yerlerinde adeta ödüllendirilmiş gibi görevlerine devam ediyorlar. Katliamın sanığı olarak yargılanan birçok kişinin daha sonra milletvekili olarak ödüllendirildiğini hatırlamakta yarar var" dedi.

İNAN GEDİK
KAYNAK:  Birgün Gazetesi

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...