Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Maraş katliamı -5

Yazı Dizisi: Maraş Katliamı Dosyası Tanıklar 28 . yılında katliamı anlatıyor

KATLİAM DOSYASI AÇILSIN: Yetkililerin 28 yıllık suskunluğu artık bitmeli ( 5)

İNCİ HEKİMOĞLU    
Kararda, katliamı planlayanlar olarak MHP, Ülkücü Gençlik Derneği ve MİSK gibi parti ve örgütler ile ETKO, Kontr-Gerilla gibi illegal örgütlerin adının geçmesine rağmen, mahkeme soruşturmanın genişletilmesine ilişkin talepleri reddetti

Avukat Nusret Senem, eksiklerle dolu soruşturma ve gizlenen bilgiler nedeniyle adaletin yerine gelmediğini söylerken, Ökkeş Kenger'in kendisini kullandıklarını söylediği kişilerin kimler olduğunun hiç sorulmadığına dikkat çekiyor

Dava 1979 yılının Haziran ayında başlar. Haftanın 5 günü yapılan duruşmalar, 8 Ağustos 1980 günü sonuçlanır. Yargılananlar arasında olan MHP milletvekili Mehmet Yusuf Özsaş'ın oğlu, avukat Edip Özbaş'ın tutuklanması ise yargıçların hedef olmasına neden olur. Saldırı Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet Gazeteleri'nin 22 Nisan 1978 tarihli baskılarında geniş yer alır.

Tutuklama haberini alan MHP Milletvekili Özbaş ve yandaşları Adliye binasını basıp; I. Asliye Ceza Yargıcı Kazım Demirsu ve 2. Asliye Ceza Yargıcı Ertop Kan-maz'a saldırarak, "Sizi mahvedeceğim, pezevenkler..." diye küfreder. I. Asliye Ceza Yargıcı Kazım Demirsu, yediği yumruklar üzerine 5 günlük rapor alır. Saldırıya tanık olan Savcı Nuri Mimaroğlu şunları anlatır:

"Saat 08.40 sıralarıydı. Makam odamda, ceza hâkimlerimiz Kazim Demirsu ile Ertop Kanmaz arkadaşlar beni bekliyorlardı.. Odacı gelerek hakim beylerin beni makam odamda beklediklerini söyledi. Odaya girdiğimde her iki hakimlerimizin ayakta olduklarını, polis memuru ile MHP'li Milletvekilinin de içeride bulunduğunu gördüm. Milletvekilinin bana ilk sözü 'Pezevenk' oldu. Çeşitli hakaretler yağdırıyordu. Polisler milletvekilini dışarı çıkardılar.."

ÜÇ AVUKAT ÖLDÜRÜLDÜ   
Saldırganların yargıyı işlevsiz kılmaya yönelik saldırıları bununla sınırlı kalmaz. Davanın müdahil avukatlarından Av. Ahmet Albay, Av. Ceyhun Can, Av. Halil Güllüoğlu peş peşe katledilirler.

Müdahil avukatlardan Nusret Senem, dava arkadaşı Güllüoğlu'nu şu cümlelerle tanımlar: "Adana'da herkesin, efendiliği ve bilgisi ile üzerinde saygı uyandırmış olan Av. Halil Sıtkı GÜLLÜOGLU öldürüldü. Adana Kapalı Spor Salonunda süren duruşmalar sırasında, sanıklar tarafından linç edilmekten son anda kendi çabası ile kurtulmayı başaran Halil abi, evinin önünde, arabasına bindiği sırada, ülkücü saldırganların kurşunlarına hedef olarak yasama veda etti. Onu asla unutamam."

Bunca ağır bedel ödeyerek adaletin yerine gelmesi için uğraşan avukatlara rağmen, tetikçi ve faillerinin tümünün açığa çıkarıldığı, cezalandırıldığı söylenemez.

DOSYADAKİ ÖRGÜTLENME 
Avukat Senem, sanık ifadelerinde, tanık beyanlarında, devletin güvenlik görevlilerinin raporlarında, basının olaylara ilişkin haber ve fotoğraflarında, iddianame ve yargılamayı yapan Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi Gerekçeli Karar'n-da, katliamı planlayıp uygulayanlar olarak MHP, Ülkücü Gençlik Derneği ve MİSK gibi yasal olarak kurulmuş parti ve örgütler ile ETKO, Kontr-Gerilla gibi illegal örgütlerin adının geçtiğini vurgulayarak, davaya ilişkin şu değerlendirmeleri yapar:

"Yapılan yargılamalar neticesinde MHP ve diğer ülkücü kuruluşlar hakkında suç duyuruları reddedildi. Sıkıyönetim Mahkemesi ortaya çıkan kanıtları görmezden geldi. Yeterli kanıt bulunmadığını ileri sürdü. Mahkeme, sanıkların olay tarihlerinde MHP'ye kayıtlı olduğu konusunda araştırma yapılması taleplerini reddettiği halde, 'sanıkların üye olduklarına dair dava dosyasında herhangi bir bilgi bulunmadığından; müdahil vekillerinin adı geçen parti hakkında C. Başsavcılığına başvurması konusunda istemlerinin reddine' karar verdi."

Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Hatay İlleri Sıkıyönetim Askeri Komutanlığı 1. Nolu Askeri Mahkemesi'nde görülen davada yargılanan 804 kişinin 29'u ölüm cezasına, 7'si müebbet hapse; 7'si 15-24 yıl arasında, 29'u 10-15 Yıl 259'u da 5"10 yıl arasında, 26'sı ise 1-5 yıl arasında hapis cezası aldılar. 379 kişi davadan beraat ederken 68 kişi firarda olduğu, veya dava sırasında ölmüş olduğu için davadan düştü. Öte yandan ölüm ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanarak cezaları azaltıldı. Ardından mahkemenin kararı Yargıtayca bozulmuştur. Yeni yargılama sonucunda da idam cezaları uygulanmadı. Ve büyük kısmının Nisan 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle cezaları ertelendi ve serbest bırakıldılar.

Maraş dosyası hukuken kapansa da toplum vicdanında asla kapanmadı. "Topluma karşı işlenen suçlar" ve "insanlık suçu" olarak tanımlanıp, yeniden soruşturulması gereken olaylardan olan Maraş katliamının, cinayetlerin, faili meçhullerin hüküm sürdüğü bu düzende üzerimize düşen görevin tanımını ise; 10 Mart 2003 yılında yitirdiğimiz, yaşamını hukuka, adalete ve "insan hakları"na adamış, "Emil Abi"mize bırakarak sonlandıralım:

"Eğer insansanız, Hitlerleri, Himlerleri kıskandıracak Kahramanmaraş kıyımının yapıldığı bu ülkede şovenizmin karşısına dikileceksiniz..." »

AVUKAT NUSRET SENEM : "Güneş önce hesap versin"  
KAHRAMANMARAŞ davasının müdahil avukatı Nusret Senem, Hasan Fehmi Güneş'i yalanlayarak, Güneş'in bütün ilgili kurumlara yolladığı ve dava dosyasında da bulunduğunu söylediği rapora ilişkin sorumuza "dosyada öyle bir rapor falan yok, Güneş de bu olayla ilgili hiçbir şey yapmadı" dedi.

Hükümet Konağı'na girmeye çalışanları askerlerin ateş açarak durdurduğu olaylar sırasında yaralanan 8 saldırgan olduğunu belirten Senem, bu saldırganların tedavi edildikleri hastaneden kaçtıklarına dikkat çekerek, katliamın önemli aktörlerinden Ökkeş Kenger'e ilişkin de şu bilgiyi verdi: "Ökkeş Kenger, yakalandıktan sonra Tugay Komutanı Tuğgeneral Mahmut Boğuşlu'ya ağlayarak 'beni kullandılar' dedi. Bu tutanaklarda var. Kimse sormadı, kimin kullandığını.

Güneş önce bunların hesabını versin."

» İçişleri ve Adalet Bakanlığına sorular:

» Savcı Saner'in gizlenen raporunu açıklayın

» Özaydınlı'nın hazırlattığı raporu açıklayın

» Katliamı organize eden 4 MİT görevlisi kim?

» Katliamda yer alan ve hastaneden kaçan 8 kişi kim?

» Dönemin Maraş Emniyet Müdürü kimdi ve olaylardan sonra kendini nasıl savundu?

» Güneş'in devletin içinde yer aldığını söylediği "örtülü örgütlenme"nin bağlı olduğu makam neresi?

» Ökkeş Kenger'i kimler kullandı? » Ünal Osmanağaoğlu hakkında Mamak katliamından soruşturma açıldı mı?

» Soruşturmada hangi sonuçlara ulaşıldı?

"Kadrolu tetikçiler
KAHRAMANMARAŞ katliamının "ünlü" tetikçileri Haluk Kırcı ve Ünal Osmanağaoğlu'nun sanığı oldukları tek dava bu değildi. Osmanağaoğlu, Kemal Türkler davasından halen tutuksuz yargı-lansa da Haluk Kırcı ve arkadaşları ile 7 TİP'linin katledildiği Bahçeli-evler katliamı davasında 7 kez müebbet hapis cezasına mahkûm oldu. Türkler davasının müdahil avukatı Rasim Öz'ün verdiği bilgilere göre, halen Bandırma Cezaevinde bulunan Osmanağaoğlu'nun karıştığı bir başka katliam ise 3 kişinin öldüğü, 14 kişinin yaralandığı Mamak'ta belediye otobüsünün taranması olayı. Ancak "yaptığım araştırmalarda bu olayla ilgili hakkında dava açılmadığını ve zaman aşımına uğratıldığını öğrendim" diyen Rasim Öz, bununla ilgili bir soruşturma açılıp açılmadığını, açıldıysa nasıl sonuçlandığını ise bir türlü öğreneme-diğini belirtiyor.

*** BİTTİ ***

KAYNAK:  Birgün Gazetesi

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...