Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Gazi katliamı Dosyası -1

Katliamdan 12 yıl sonra Gazi - 1

Ersin Büyüktaş
Gazi Mahallesi katliamının üzerinden tam 12 yıl geçti. 12 Mart 1995’te çıkan ve kamuoyunun çok yakından tanıdığı devlet görevlilerinin de adının karıştığı olaylarda, 17 kişi kolluk kuvvetleri tarafından öldürülmüş, açılan davada ise gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadan 2 polise toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verilerek olayın üzeri kapatılmıştı. Gazi Mahallesi Katliamı’nın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen katliamın gerçek sorumluları hâlâ ortaya çıkarılabilmiş değil. Katliamın, her yıldönümünde olduğu gibi bu yıl da binlerce kişi Gazi’de toplanarak katliamı lanetleyecek, sorumlulardan hesap sorulmasını isteyecek.

Çok şey değişti
Katliamdan sonra karanlık güç odaklarının hedefi haline gelen Gazi Mahallesi’nde çok şey değişti. Katliamdan sonra her fırsatta medyanın hedefe koyduğu, yetkililerin de en basit kamu hizmetini götürmek için halkı süründürdüğü mahallede, katliamın yaşandığı günlerde doğan çocuklar 12 yaşına girdi. Sol grupların kalesi olarak lanse edilen ve her fırsatta cezalandırılan Gazi Mahallesi’nde istenilenin kısmen başarıldığını söylemek mümkün. Öyle ki mahalledeki birahane sayısı neredeyse bakkal sayası ile eşitlenmiş durumda. 12 Mart 1995’ten önce mahallede yaşayan insanların deyimi ile ‘95’ten önce kapıların açık bırakılarak yatıldığı mahallede, şimdilerde çelik kapılar bile mahallelinin kendisini güvende hissetmesine yetmiyor. ‘95’ten önce mahallede uyuşturucu ve fuhuşun lafı bile edilmezken şimdi uyuşturucu bulmak bakkaldan sigara almak kadar kolaylaşmış durumda. Bunca şeye rağmen mahalle hâlâ istenilen düzeye getirilebilmiş değil. İstanbul’da çok az mahalleye ‘nasip’ olacak büyüklükte bir polis karakoluna sahip olan Gazi Mahallesi’nde, uyuşturucu haplar leblebi gibi satılıyor. Yine bu yıl mahallede birçok fuhuş evi, mahalleliler tarafından ortaya çıkarıldı.

Neresinden baksan sorun
‘95’teki katliama kadar İstanbul’un en büyük birkaç mahallesinden biri olan Gazi Mahallesi, katliamdan hemen sonra 5’e bölündü. Ülkedeki toplumsal olayların yıldönümlerinde İETT otobüslerinin sokulmadığı mahallede, ulaşım en önemli sorunlardan biri olarak dikkat çekiyor. İETT birkaç yıl önce otobüs yakılmasını bahane ederek mahalleye yeni otobüs vermiyor. Belediyenin seçim dönemlerinde bile hatırlamadığı Gazi’nin en merkezi caddesi olan İsmet Paşa Caddesi birkaç aya kadar köstebek çukuru gibi idi. Yakınlarındaki taş ocağında patlatılan dinamitlerden dolayı sarsıntılarla yaşamaya alıştırılan Gazi Mahallesi’nde yapılan yollar, her gün yüzlerce kez gelip giden taş yüklü kamyonlar yüzündün birkaç ay içinde çöküyor. Alibey Barajı’na komşu olan mahalle, İstanbul’da su kesintilerinden en çok etkilenen yerlerin başında geliyor. BEDAŞ’a 5 dakikalık mesafede bulunan Gazi Mahallesi’nde yetersiz kalan elektrik trafoları nedeni ile gecekondular, kışın bir gün ışıkta, bir gün karanlıkta oturuyor. Alevi ve Kürt olduğu için işe alınmayan gençlerin önüne bir de Gazili olmak “suçu” çıkarılıyor. İş başvurularında Gazili oldukları için birçok genç, ya en son tercih edilen oluyor ya da “Biz sizi sonra ararız” denilerek bir daha aranmamak üzere evine gönderiliyor. İyi bir iş bulmuş “şanslı” azınlığın ise ulaşım sıkıntısı nedeni ile işine gidemediği ya da geç gittiği için işyerlerindeki ömürleri fazla uzun sürmüyor.

Hep zorluk çıkarılıyor
Gazi Mahallesi’nde doğup büyümüş olan 28 yaşındaki Ali Bülbül de buna dikkat çekiyor. Bir büfede çalışan Bülbül, Gazili olmanın büyük zorluklar getirdiğini söyleyerek eğitim ve iş olanaklarının kısıtlılığına dikkat çekiyor. Mahallenin medya tarafından hedef gösterildiğine vurgu yapan Bülbül, bir iş başvurusunda bile birçok sıkıntı ile karşılaştıklarını kaydederek şöyle devam ediyor: “Gazili olduğunu söylediğinde senin ne olduğundan bağımsız karşındakinin kafasında hemen sana dair bir portre oluşuyor. Eğer işyerine 10 kişi alınacak ve iş için 15 kişi başvurmuşsa 15 kişiden 5 Gazili ise inanın dışarıda kalacak olanlar bu 5 kişidir. Büyük şirketlere ya da fabrikalara girme şansımız neredeyse yok denecek kadar az. Diyelim ki bir işe girdiniz ve o ana kadar kimse Gazili olduğunuzu bilmiyor ve sizinle iyi geçiniyorlar; bu sizinle iyi geçinenlerin bile Gazili olduğunuzu öğrendiğinde size bakışı değişiyor.”

Katliamın yaşandığı 1995 yılında lise öğrencisi olan Bülbül, okuduğu Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi’nde Gazili olduğunu öğrenmeden önce kendisini seven öğretmenlerinin bile kendisine bakışının değiştiğini, okuldaki ülkücü öğrencilerin hedefi haline geldiğini söyleyerek okulun kendisine ders programı vermediğini, ders programı verilmediği için de derslere giremediğini, okulu bırakmak zorunda bırakıldığını söylüyor ve ekliyor: “Hâlâ okuyamamanın acısını içimde hissediyorum. Okul kaydımı İnönü Meslek Lisesi’ne göndermek istediler, oraya gitmek istemediğim için de beni derslere sokmadılar. Bunların hepsi Gazili olduğum içindi.”

Türkiye’nin her yerinde yaşanan sorunların Gazi’de de yaşandığına işaret eden Bülbül, bu sorunlara ek olarak Gazi Mahallesi’ne has sorunlar yaşadıklarını da ekliyor. Komşu mahallelerin aldığı birçok hizmeti kendilerinin alamadığının altını çizen Bülbül, “Bakın Yeşilpınar’ın otobüslerine hepsi gıcır gıcır. Bir de bizim bindiğimiz hurdalara bakın. 4-5 yıl önce yaşanmış ve kimsenin de tasvip etmeyeceği otobüs yakılması olayı yüzünden mahalleye doğru dürüst otobüs verilmiyor. Başka yerlerde esnaflar büfeden alkol satmak için gerekli ruhsatı almak için büyük torpillere ihtiyaç duyarken, bizim mahallede başvurana hemen birahane ruhsatı veriliyor. Sanki belediyede Gazi Mahallesi için açılmış birahane ruhsatı kampanyası var. Her köşe başında birahane ve kahvehane var. Ulaşım yok, mahallede de gidilebilecek bir yer yok, bizi bu kahvelere ve birahanelere gitmeye mecbur bırakmak istiyorlar” diyor. ‘95 öncesindeki mahallesini istediğini söyleyen Bülbül, uyuşturucunun, fuhuşun olmadığı ‘95 öncesi Gazi Mahallesi’ni özlediğini belirterek katliamdan sonra geçen 12 yılda mahallenin çok değiştiğini, değiştirildiğini söylüyor. ‘95’te sözü bile edilmeyecek işlerin bilinçli bir politikanın neticesinde bugün sıradanlaştığını kaydeden Bülbül, “Eskiden Gazi Mahallesi ile adı yan yana gelmeyecek ne kadar pis iş varsa şimdilerde çok açıktan yapılır oldu” diye konuşuyor.


Gazi katliamı nasıl gerçekleşti?
12 Mart 1995 yılı akşamı saat 20.30’da cemevi ve Yavuz, Doğu, Dostlar ve Öntaş kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesi’nin taranması ve Halil Kaya’nın ölmesi, Gazi Olayları’nın başlangıcı oldu. Tarama haberini alanlar Gazi Karakolu’na doğru yürüyüşe geçti. Polislerin kitleyi dağıtmak için havaya ateş açması ve cemevi önünde bekleyen Mehmet Gündüz’ün vurularak öldürmesi, öfkenin artmasına neden oldu. Polisin tavrı ertesi gün de devam etti. Birçok ev ve dükkan basıldı. Polisin mahallede kurduğu barikatlar askeri birliklerle daha da güçlendirildi. Cemevi önünde Halil Kaya ve Mehmet Gündüz’ün cenazesini almak için bekleyen 6 bin kişi, cenazelerin verilmemesi üzerine saat 11.00’de karakola doğru yürüyüşe geçti. Ancak polis barikatı ile engellenen kitlenin üzerine ateş açılması ile sabah saatlerinde 3, öğleden sonra ise 12 kişi öldü. 13 Mart günü katliamın bilançosu ortaya çıkmıştı; 17 ölü, yüzlerce yaralı...

Gazi Mahallesi’nde katliama dönüşen olayı protesto etmek için pek çok eylem yapıldı. Polis, Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde 15 Mart günü yapılan protesto eylemlerine silahla müdahale etti. 5 kişi öldü, 20’den fazla kişi yaralandı. Gazi Mahallesi’nde başlayan katliam, Ümraniye’de devam etti ve bilanço 22’ye yükseldi.

KAYNAK: evrensel.net


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı(uludivan.de) önerelim-yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı–Ehlibeyt Evladıyız ve Şah Haydar => YouTube Kanalımız: Seyyid Hakkı-Yolumuz Ehlibeyt yolu(YediDeryaSohbeti62) Aşk ile, Can ile canlar...