Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Günlük yaşamda Aleviler -2

GÜNLÜK YAŞAMDA ALEVİLER (2)

Cemevinden cenaze kaldırmak isteyen Aleviye devlet yardımı yok

30/01/2006

DEMET BİLGE ERGÜN -İSMAİL SAYMAZ
Adını vermeyen bir aile, cenaze işlemlerinden ötürü çekilen sıkıntıyı şöyle anlatıyor: "Dayımın oğlunun cenazesini cemevinden kaldıracaktık. Ailenin maddi durumu iyi değildi. Cenazeye katılanlardan yardım toplandı. Böyle durumda tanıyan tanımayan herkes yardım eder. Toplanan paralarda kefen, tabut alınır. Eğer kişi memleketine gidecekse araba parası verilir..."

Günlük yaşam içerisinde Aleviler için en önemli sıkıntılardan biri, cenazelerin kaldırılmasında ortaya çıkıyor. Kentte önceden cemevleri olmadığı için Alevilerin cenazeleri camilerden kaldırılıyordu. Cenaze namazını da Sünni hocalar kıldırıyordu. Bu, Aleviler için hem büyük bir sorun hem üzüntü kaynağıydı. Cemevlerinin peş peşe açılmasıyla birlikte, cenazelerin nereden kaldırılacağı sorunu önemli ölçüde ortadan kalktı. Cenazelerini yıkayacakları, Alevi hocaların okuduğu dualar eşliğinde sevdiklerini son yolculuklarına uğurlayacakları, yemeklerini verecekleri bir yerleri vardı artık. Ancak uygulamada karşılaşılan büyük bir ayrımcılık hâlâ canlarını yakıyor.

Masraf sorunu                      
Cemevleri yasal statüde 'ibadethane' kabul edilmeyip, maddi yardım alınamadığı için cenazelerde hâlâ ciddi sorunlar yaşanıyor. Maddi durumu nasıl olursa olsun, bütün masrafları cenaze sahibi kendisi karşılamak zorunda. Kartal Cemevi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Mutlu, 11 ayda cemevinde 1100 kadar cenaze kaldırıldığını belirterek, şu bilgileri veriyor:

"1962 yılından beri İstanbul'da yaşıyorum. Önceden cenazeyle ilgili büyük problemler vardı. Şimdi cemevleri yapıldı, biraz kolaylaştı. Ama şimdi de sıkıntı yaşanıyor. Kartal Cemevi'nde 11 ayda 1100 cenaze kalkmış. Bu cenazelerin, tabutu, merteği, arabası, kefeni, hocası, din görevlisi, bayan hocaları, gazı, suyu hepsi olduğu gibi vatandaşın parasıyla karşılanıyor. Mezarlıklar Müdürlüğü'ne defalarca müracaat ettik. Belediyelere başvurduk. Bize en ufak yardım yapılmıyor. Aleviler dışında diğer mezheplerde böyle bir sorun yok. Cenazesini kaldırmak isteyen kişi yaklaşık 200 YTL masraf yapıyor. Bu da büyük sorunlardan biri. Mezarlık Müdürlüğü'ne defin için başvurduğunuzda cemevinde kaldıracağım deyince hiçbir masraf karşılanmaz."

'Bir yardım alabilsek...'   
Yenibosna Cemevi hocalarından 64 yaşındaki Turan Kaya da cenazelerde önemli sorunlar yaşandığını belirtiyor: "Hoşgörüyle, yardımlaşarak cenaze törenlerimizi kaldırıyoruz. Devletten yardım alamadığımız için hizmetlerimizi tam olarak yerine getiremediğimiz zamanlar oluyor. Hizmetleri cenaze sahipleriyle birlikte karşılıyoruz. Masrafı karşılayamayan olursa yine yardımlaşarak karşılamaya çalışıyoruz."

Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Araştırma Merkezi Bilim Kurulu üyesi İsmail Pehlivan, ilginç bir anekdot aktarıyor:

"Alevi köylerinde cami yapılması gibi bir durum var. Adana'daki bir köyde cenaze işlerini sürdüren Alevi hoca Hakk'a yürümüş. Bu işi yapacak kimse kalmamış. Muhtar da gidip müftülükten hoca istemiş. Müftülük 'Sizde cami yok, hoca gönderemeyiz' demiş."

Düğünlerde pek fark kalmadı
Günlük yaşamın vazgeçilmez ritüelleri, düğün, kına, cenaze, sünnet... Köy ortamında geleneklere uygun yürütülen bu törenler, şehirlerde zaman içinde kabuk değiştirdi. Birlikte yaşam, törenleri aynılaştırdı.

Aleviler, düğün ve kına gecelerinde yöresel birtakım âdetleri hâlâ devam ettirdiklerini ancak özellikle gençlerin gelenekleri sürdürmeyi talep etmemesi nedeniyle törenlerin giderek birbirine benzediğini söylüyor. Bundan büyük bir rahatsızlık da duyulmuyor. Alevi ailelerde 'dede nikâhı' önemini koruyor. Ancak zorunlu değil.

İsmail Pehlivan şu bilgiyi veriyor: "Alevi-Sünni evliliği konusunda Anadolu çok temkinli. Alevinin Aleviyle evlenmesi ilk koşul, kentteki aile için de böyle. Ancak, kentteki gençler açısından durum böyle değil."

Sünnette dua yeterli
Sünnet törenlerinde de çocuk eve getirildikten sonra ailesi Alevi hocası çağırarak dua okutuyor, lokma veriyor. Kirvelik Alevilikte de çok önemli. Kirve ailelerin çocukları ve torunları birbirleriyle evlenemiyor.

Alevi-Bektaşi terimleri  

TALİP

1.      Tarikata, yola girmek isteyen, Bektaşi-Alevi olmak isteyen kimse.

2.      Bu amaçla ikrar ayinine alınan kimse. Talip ikrarı vermek: İkrar ayininden geçerek yola girmek.

İKRAR 
Tarikata, yola girmek için verilen söz.

  • İkrar almak: Mürşidin, dedenin, tarikata, yola giren canın verdiği sözü, yaptığı açıklamayı dinlemesi.
  • İkrardan dönmek: Tarikata, yola girerken verdiği sözden vazgeçmek; ikrarını inkâr etmek; ikrarından dönerek en büyük suçu işlemek.

NEFES 
Alevi-Bektaşi şairlerin törenlerde, meclislerde ezgiyle okunan, tarikat, yol inançları ve bu inançlarla ilgili olayların anlatıldığı koşma biçimindeki şiirlerine verine ad.

1.      Bu şiirler üzerine bestelenen ve ezgi yalınlığı bakımından halk türkülerine yaklaşan ilahi.

2.      Mürşidin, gönülleri ferahlandıran manevi gücü.

3.      Cemlerde, kutsal sayılan insan benliğine, kişiliğine yönelik sözlere verilen ad.

NOT: Esat Korkmaz'ın Kaynak Yayınları'ndan çıkan Alevilik-Bektaşilik Terimleri Sözlüğü'nden alınmıştır.


Genç yaşta ağır yük 
Cem Vakfı'nın dedelik-babalık kursları, özellikle kentlerdeki cemaatlerini toplamak isteyen genç dedelerin bilgi ve görgüsünü artırmak amacında

Cem Vakfı, Alevi-Bektaşiler için bir süredir dedelik ve babalık kursları veriyor. Onlarca dede ve baba adayı 'ocaklarının son umudu' olabilmek için eğitim görüyor.

Tunceli kökenli 'Kureyşan' Ocağın'dan Hakan Erdem de bunlardan biri. Henüz 18 yaşındaki Erdem, Sivas ve Erzincan'a yayılan ocakta bir önceki dede Murtaza Erdem'den el alıp posta oturmuş. Şu an bir tekstil atölyesinde işçi. Erdem, ailesinde dedesinden sonra dedelik yapacak kimse olmadığı için bu görevi üstlenmiş:

"Şu an yetkiler bende. Dedemin gidemediği yerlere gidiyorum. Taliplerimin çoğu Tunceli'de. Ama sayılarını bilmiyorum. Arkadaşlarımın çoğu Alevi olduğumu biliyor. Onların bana sorduğu soruları, biliyorsam yanıtlıyorum, bilmiyorsam, yanıtı öğrenip söylüyorum. Erken yaşta dede olmaktan mutluyum. Ne de olsa ağaç yaşken eğilir. Bu mesuliyeti almak gerekiyordu. Yoksa ocağımızı ayakta tutacak kimse kalmamıştı."

Bitmeyen sorular   
Alibey Gözgöz 24 yaşında. Tokatlı 'Keçeci Baba-Ahi Mahmut Deli Ocağı'nın son dedesi altı yıl önce ölünce sıra Alibey Gözgöz'e gelmiş. Amacı, Tokat ve Amasya'ya yayılan talipleri toparlamak:

"Dedemiz kalmadı. Baktım olacak gibi değil, bu hizmeti ben üstlendim. Kimi arkadaşlarım garipsiyor. En büyük amacım, talipleri bir cemde toplamak." Gözgöz, tekstil atölyesinde çalışıyor. İşyerinde sık sık, 'Niye oruç tutmuyorsun' sorusuna maruz kalmaktan mustarip bir dede...

Yeni kuşak
Ali Yüce; yaşlı, sakallı, kasketli Alevi dedelerinin aksine genç, tıraşlı ve takım elbiseli. 32 yaşında, ama olgun dedeler safında. Ordulu 'Sarı Saltuk Ocağı'nın dedelik postuna oturduğu dört yıldan beri binlerce talibi için hizmet veriyor. Yüce, 'insanı kâmil' diye nitelediği dedeliğin, İslam'ın ruhu olduğunu kaydediyor:

"Dedelik manevi bir yol. Hazreti Muhammed'in soyundan gelen seyyidliğin devamı. Soydan kasıt, kan bağından ziyade, İslam'ın gerçek ruhu. Bu ruh kuşaktan kuşağa seyyidler vasıtasıyla getirilmiş. İnsanlar da Hazreti Muhammet'e verdikleri ikrarı yaşatmış. Bir dedenin öğrettiği, insanın önce kendi vicdanını temizlemesidir."

Köyden kente göçün otoriteyi bir ölçüde sarstığını ama her şeye rağmen dedeliğin etkisini sürdürdüğünü belirten Yüce, şöyle diyor:

"Dedeliğin zahiri (görünen, dünyevi) ve batıni (görünmeyen, içsel) hizmetleri var. Örneğin, bir eliyle zenginden aldığını diğeriyle yoksula verir, ekonomik yaşamı düzenler. Karıkocayı barıştırır, aile yaşamını düzenler. Hatta 50'lere dek Alevilerin yargıya intikal etmiş dosyası yoktu. Kendi içsel hukuku ile çözülüyordu bu. Göçten sonra dede talibine, talip dedesine ulaşamadı. Hakkını alamayan bir toplum var ortada. Şehirlerde gerektiği gibi sosyal hayatını yaşamıyor. Hâlâ cemevleri ibadethane sayılmıyor. Buna rağmen Türkiye'nin her yerindeki dedelerle görüşüyoruz. Eskiden olduğu gibi yeniden hizmeti ve tasavvuf ruhunu oturtmaya çalışıyoruz."

KAYNAK: Radikal

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı(uludivan.de) önerelim-yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı–Ehlibeyt Evladıyız ve Şah Haydar => YouTube Kanalımız: Seyyid Hakkı-Yolumuz Ehlibeyt yolu(YediDeryaSohbeti62) Aşk ile, Can ile canlar...