Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Hz.Muhammedin gösterdiği makamlar



Hz.Muhammed´in gösterdiği makamlar
Imam Cafer Sadık buyurur ki: Suver-i akılda yazdım ki, makamat-ı evliya on sekizdir. Her makamın ehli vardır. Bu sebepledir ki 18 bab olarak tertibettim. Levh´in üzerindeki nakşıma bakarak yazdım. Bir harf, bir nokta ziyade yazmadım. Belki gördüğümün binde birini yazdım. Zira, ceddimMuhammed Mustafanın gösterdiği öyle makamlar vardır ki, lafız ve ibareye sığmaz. Aklında medhali yoktu ki, dille beyan kılına. Dile gelen makamlar:

Birinci BAB

Alemde mürşid-i kamil ve mürşid-i sadık kimdir?

Ey talip! Bil ki. Alemde mürşidi kamil o kişidir ki, düşünde kendi vücudunu görmüş olmalıdır. Bir makama erişmelidir ki, kendisinde artık bir şeyin vücudu olmamalıdır. Vücudunda da mahfi bir sır bulunmalıdır. Kendini, kendi vücudunun manasını biliyorsa, onsekiz bin alemin vücudu sırrınıda öylece bilmelidir. Her şeyde, bütün berzahı katetmiş olmalıdır, mürid de bu sıfatlıdır.

Alemde mürşid de, mürid de birdir, ama, onlar ki irşada kadem basmadan, bu zikir olunan hallere vakıf olmadan adam irşad ederler. Kendilerini mürşidlerden adeylerler. Her birinin birer mertebesi vardır. Haklarında bizden sorulursa cevap veririz ki, bunlar yarın huzuru hakta şeremsar olacaklardır. Bu sebepledir ki, hakkın hakkını  has mürşidde görmek kuvvetini tahsil ve tekmil etmemişler. Kendi vücudlarının hakikatını kemaliyle bilememişlerdir. Halen de mecmu-u bozarlar.

Efali böyle olan kişiler, muhakkak olan şudur ki, veli değildirler. Bunlar ancak evliya katında telal olanlardır.sadece evliya sözlerini halka satarlar. Filhakkika bu, kendilerini hoş kişi eder, ama ednadan edna bir makamdır. Şimdi, gerçek evliya o kimselerdir ki, bütün alemde mahfidirler. Onlar hak celle ve âlâ hazretlerinin haznedarlarıdır. Herkese gece, gündüz yardımda bulunurlar, hastayı gözetirler. Hak´tan ne kısmet verildi ise, onu sarfederler. Ama bu alem halkı, bu tasarrufun kimin elinde olduğunu bilmezler. Bu sebepledir ki, her veliyi, zamanında kimse hakkı ile bilmez. Gerçi vücudu zahirdir, gizli değildir, fakat hakikatalemleri gizlidir.

Birde veli olan kimsenin Allah-u taaladan gayrı kimseye ihtiyacı yoktur. Kimseye muhtaç olmayan böyle bir kimsenin de Hak taalanın sırlarını ve kendi velayetini ifşa etmesi imkansızdır. Zira, bu alem halkından kaç kişi vardır ki, evliyanın sırrından zerre miktarı duyup da helak olmuş olmasın. Esrar-ı ilahiyeye kimsenin takat getirmesi mümkün değildir. Buna kendilerinde takat bulan ancak veliler ve nebilerdir.

Ikinci BAB

Velayet makamı nedir?

Velayet makamı odur ki, evliyaullah, bütün enbiyanın ilmine vakıftır ve Hakkın sıfatları ile muttasıftır. Bundan başka Allah taalanın Adem oğlunu ve veçhile terkip ettiğini, her hangi bir şeyin bütün hassalarını, canlılarda et ve kanın nasıl meydana geldiğini hakkıyle bilir. Zira, insanın terkibini, bu suretle eşya ilmini tam manası ile bilerek öğrenebilir. Mamafih bir veli, mücceret bunu bilmekle kamil insane olmuş sayılmaz.


Hakkın kemali eşya ilmi değildir. Çünkü hakkın kemalatının nihayeti yoktur ki, tam bir netice alınabilsin. Evliyanın erişebileceği makam, ancak kendi vücudunu gördüğü gibi, eşya ilmini de group bilmesinden ibarettir. Işte, eşya ilmi, evliya katında budur. Bir de veliler, yirmidört saat de mahluktan yirmidört bin nefeste ne miktar hayır ve şer sadır olduğunu da bilirler. Işte bu makama yetişen velayet makamına ayak basar ve velayetin başlangıcı budur.


Üçüncü BAB

Velayet nedir?

Velayet oldur ki, kişi erya ilmini kat edip geçer, meşrebi takazası ile ruhu Muhammediye erişir. O vakit, o ümmet sahibinin kudretini iktisab eder. Yani tasarruf üzerine kaadir olur. Işte bu makam, enbiya katında mürüvvet, evliya katında da velayet makamıdır. Nitekim Hz.Peygamber bir hadisinde, (benim ümmetimin uleması beni Israil peygamberleri gibidir). Buyurmuştur. Bu hadiste ulemadan murad evliyayı güzindir. Bu makama değme kimselerin erişmesi mümkün değildir. Ziora velayet de, nübüvvet aynı nurdur. Bu nur, enbiyanın vücudunda tulu ettiği zaman, mübüvvet denir. Enbiyaya bunun izharı farz olunur.


Evliyanın vücudunda tulu ettiği zaman da velayet olur. Fakat bu, evliya katında mahfidir (gizlidir). Mahfi tutulması farzdır. Meğer ki, cazibei hak galib olsun da, dışarıya huruç etmiş bulunsun. Bu taktirde sefer ihtiyar tmek, memleket değiştirmek iktiza eder. Işte bu vasıftaki kimselertasarruf sahipleridir. Kudbül akdab müşahididir. Kutbu alem de arz üzerine, levhi mahfüza bakar. Hak çelle ve Aladan hen ne ki emrolunursa  tasarruf sahiplerine nazar kılar. Onlar da bu işleri yaparlar.


Bu makamda velayetle mübüvvet ikisi tamamlanmış olup makbuldur. Böyle bir kemale erişen kimse, alemde ne müride ve ne muhibbine asla nazar edemez. Nazar etmek edebe yaraşmaz. Cümle alem fenaya varsa feragati vardır. Masivadan katı nazar etmiştir. Takaza dahi yürütmez. Haktan gayri ile muamelesi yoktur. Bunlar hak Celle ve Allahın haznedarlarıdır. Bu sıfatlardan gizlenirler. Her kişiye haznelerini izhar etmezler. Şayet ederlerse ihanet etmiş olurlar.


Dördüncü BAB

Fena Makamı nedir?

Fena makamı o dur ki, veli cümle berzahı katı ettikten sonra, bu makamda Hz.Resulün mübarek ruhuna nazar etmek müyesser ve müşahede ehli olur. Resul hazretlerinin ruhu, hod Hak taalanın zatına, ayine düşmüştür. Ruhu Muhammed´den zata nazar edip fena bulur; deryayı tahkikate maholur. Işte o vakit, o kimse insan-ı kamil olur. Kendi özünden geçer, fena bulur. Ömrü oldukça seyreder, evvel ve ahir makam budur.


Beşinci BAB

Hikmet Makamı

Hikmet makamı, eşya ilimlerinden ibarettir. Eski zaman hakimleri eşya ilmi ile meşgul oldular. Her birisi bir kitap yazdı. Çeşitli ilimler meydana getirdiler. Nitekim Lokman Hekim eşya ilmine hakim oldu. Ondan ileri bir makama ulaşmadı. Hikmet ilmi velayetin başlagıcıdır. Hikmetten murad, ilmi ihyadır. Yani ekser ilimdir. Evliya katında ekser odur. Zira, Hak taala ölüyü bu veçhile diriltir. Diriyi bu veçhile öldürür. Bu makamda evliya´ya kalb kalb zenginliği hasıl olur.


Altıncı BAB

Adem peygamberin makamı

Adem peygamberin makamı, ne makamı ve mazharın ne mazharıdır? Adem peygamberin mazharı, yeryüzünün hulasai küllisi cem olduğu ve mecnu-u eşyanın gözdesi olduğu için arz idi. Nitekim Hak taala, kelamı kademinde: Bakara süresi, ayet 31.


Ve alleme Ademel esmae külleha sümme aredehümalel-melaiketi felake enbiuniy biesmai haülal in küntüm sadikiyin.


Ademi yaratıktan sonra bütün eşyanın isimlerini ona öğretti. Sonra o eşyayı meleklere gösterdi «eğer müdeanızda gerçek iseniz bunların isimlerini bana bildiriniz» diye, buyurdu. Çünkü esmai bilmekle şeksiz müsemmanın ilmine alim olur. Zira isim hali değildir. Müssemadan hiç bir şey yoktur ki esma olmasın ve hiç bir isim yoktur ki Adem onun hakikatına vakıf bulunmasın.


Adem alehisselam tabiatı şeriflerinin arzi olmasına sebep, hakkın kudretinde idi ki Adem geldi. Hak, zatında mazhar düştü. Insan çokluğu zahir oldu. Ruhu Muhammed´e suratı Ademden zuhura geldi. Hakkın birliğini beyan kıldı. Dü alem halkına bildirdi. Kelamı kadimi zahir kıldı. Hak taala, Ademi, alemlere göndermekten muradı Hz.Resulün mübarek vücutlarını mi´rac kılmaktı. Işte Adem aleyhisselam makamı bu idi.


Yedinci BAB

Cazibe ehli yani meczuplar makamı

Cazibe ehli fena makamına mürşidsiz varırlar. Haktan bir nesne feyiz alalar. O anda zati uluhiyet hicapsız bulunur; zata müşahid olurlar. Suratı beşeriyeti fena edenler de turu akla gelmezler. O makamda hayran kalırlar. Levhi mahfuza nazar ederler. Levh üzerindeki hatları okurlar. Remizle türlü türlü sözler söylerler. Söyledikleri ya olmuştur veya olacaktır. Zira bu makamda meczup, her nefeste bütün eşyanın  ilmine alim olur. Ama evvelin ve ahirin bilmez. Kendisinden gayrı kimse zevk edemez. Zira nihayetsiz bir deryaya gark olmuştur ki, kenarı yoktur. Ne denlü fena alemine varsa ona ziyade hasıl olur ve ömrü boyunca bu makamda kalır. Bunların irşadı, riyazetle ve evrakla da olmaz. Işte cazibe ehlinin makamı budur.


Sekizinci BAB

Tasarruf sahipleri iki kısımdır. Rincisi: zahir. Ikincisi: tasarruf balinidir. Tasarruf sahibi batini´ler de beş kısma ayrılır. 1-üçler. 2-yediler. 3-kırklar. 4-üçyüzler. 5-binler. Üçlerin ortasında kutup bulunur ki, tasarruf sahibi batinilerin başıdır. Gece gündüz yani yirmidört saat gözlerini Levhi Mahfuz´dan ayıramaz. Hakkın kudretinden Levha, hayır ve şer, her ne yazılırsa gözetler. Hayır olanını sağ yanında olan kutba, şer olanını da sol yanında bulunan kutba bildirir. Onlarda bunları that yanında bulunanlara haber verirler. Bu üzere tutarlar. Tanrı emrinden gayri, bir çöpü çöp üzerine vasıta ile o gün, o saat de, o işi işletirler ve alemi bu nizam koymazlar.


Kutbül Atab´da Hz.Resulün mübarek ruhundan feyz alır. Şu kadar ki, bu kutub, zaman zaman fena makamına varır, Hz.Resullullahın mübarek ruhuna nazar eder zevklenir. Sonra derhal yine gelir, tasarrufları ile meşgul olur. Vallahu alem.


Dokuzuncu BAB

Kemmiliğin makamı

Kemmil makamında veliler, daima Resul Hazretlerinin mübarek ruhuna nazar ederler. Ruh, zatın ayınasıdır. O ruhta zatı müsahede ederler. Gece gündüz, hiç bir lazha didarından hali olmazlar. Surata sair halk gibidirler.fakat hakkın gizli makbuleleridirler. Aktabdan da makbuldürler. Haktan gayri kimse onların ilmine alim olmaz ve hiçbir kişi onları bilmez. Halk içinde gizli yürürler. Sıfatı eşya onlara hicab olmaz. Makamı kemmilin budur.


Onuncu BAB

Maşuk makamı

Maşuk makamı, Resul Hazretlerinin ruh makamıdır. Zira, nurun aşkına vücuda getirmiştir ki, ruhu Muhammed´didir ve bu onsekiz bin alem halkını, Hak cell eve âlâ hazretleri, o ondan ibarettir. Hak ve celle âlâ.


Kutsal Hadis:

Levlake levlake Lema halaktul eflak.

Eğer sen olmasaydın felekleri yaratmazdım. Buyurmuştur ki, Allah-u taalanın eflaki ruhu Muhammed´inin aşkına yarattığına bürhandır. Bu onsekiz bin alem, ruhu Muhammed´I, Hak taalanın zatı paki şeriflerine maşuk düşmüştür ve mecmu-u enbiya ruhu Muhammed´inin nurundan vücuda gelmiştir. Ervahı enbiya, ruhu Muhammediyi görmeyi murad ettiler. Hak taala bunu onlara Mi´raç gecesi müyesser kıldı. Gördüler. Muradları hasıl ve ruhu Muhammedin makamı, maşuk oldu. Buna da delil: Halaktel eşyae lieclike ve Halakteke liecli. Hadisi kudsidir, kutbu alemden gayri kimsenin buraya ayak basması mümkün değildir.

Onbirinci BAB

Makmı süluk

Malüm olsun ki, makamı süluk dört kısımdır. Birincisi: salikin takdiri ilim kudreti kendi vücudunda olmasıdır ki, bu sayede okur, öğrenir ve bilir. Ikincisi: Salikin eşyada olan kudret ilmine alim olmasıdır. Herşeyin havası ve tabiatı nedirhakkıyla bilip anlar. Üçüncü: Salikin eflakte olan ilmi kudreti bilmesidir. Yedi kevkeb eflakte nasıl seyrediyor? Kuvveti, eseri nadir? Ve neler zuhura gelir? bunların ilmine alim olur. Kah o alemin zevkindedir ve kah hali perişandır. Güller ve sazlıklar eyler.


Bu makam, Idris peygamberin makamıdır. Nice evliya bu makamda kalmışlardır. Evliya katında bundan ulu berzah yoktur. Lakin bu berzahı geçmekle veli kudret sahibi olamaz ama müşahede ahli olur. Dördüncü kısım Süluk ise: Alemi eflaki tamamlayıp arşı azime nazır olmak ve bir müddet orada hayrette kalmaktır. Bunları arşı azimin azamet ve heybetinden kendi vücudu dairesini bilmezler. Yerde mi, gökte mi olduklarının farkında değildirler. Evliya katında makamı hayret denilen makam budur. Men arafe nefsehu fekad Arefe Rabbehu. Bu makamda hasıl olur.


Onikinci BAB

Aşk makamı

Aşk makamı: Evliyaullah´ın Hz.Resulullahın mübarek ruhuna nazar edip de ona aşk oldukları muhakkaktır. Ruhu Muhammediyi bütün güzeliğiyle müşahede ederler. Halkı alem bu güzelliği vasfetmek istese veya bir şemmesini görse yek nefiste  helak olurlardı. Evliyaullah arasında öyle veliler de vardır ki, bu makamda bazı garip sözler söylerler ki, hak değildir ve şeri Muhammediye uygun düşmez. Işte o zaman bu alem halkı onu şeriat kılıcı ile derhal helak eder. Ama bu makamda temmekün edenlerden  yaklaşık almayan hiçbir söz işitilmez. Onlarla da kimse meşgul olmaz. Evliya arasında bu makam Ali bir makamdır. Manafih bu makamda olmak da, olmamak da kamiller makamıdır bu.

Onüçüncü BAB

Dört unsur

Bu bab, dört unsur nasıl mazhar düştü? Ve nasıl şeydir ve kimlerdir? Bunu bildirir. Dört unsur (anasırI erbaa); toprak, su, ateş ve havadır. Idris, Musa, Isa, ve Nuh peygamberden her biri bir unsura mazhar düşmüştür. Adem aleyhisselam haki idi. Toprağa mazhar düştü. Fakat Nuh suya, Musa ateşe, Isa havaya mazhar düşmüşlerdir. Muhammed aleyhisselam da bu dört unsurun dördüne de mutasarrıf oldu. Zira Hz.Resulün cismi şerifinde dört unsurun dördü de itidalde idi. Bu sebepledir ki, bu onsekiz bin alem Resulün mübarek vücudundan vücuda geldi. Mecmu aslı oldu. Dört unsur dahi o vücuttan geldi.

Unsurlar fer´ruhu Muhammedi asıl oldu. Çünkü bir araya geldi ve kemalde itidal buldu. Ama Nuh peygamberde su galip di. Onun için alemi tufana verdi. Zirra tasarruf sahibinin vücudunda anasırdan hangisi galip ise, onun zamanında ona mensup şeyler zuhure der. Musa aleyhisselam ateşe mazhar idi. Onun için gayet gazaplı idi. Diline ne gelse  hemen söylerdi. Sahibi mübüvvet olmadan önce bir adamı öldürü vermişti. Hz.Isa´ya gelince: Havaya mazhar oldu. Onun için Hak taala kendi azemeti ile onun hakkında (ruhum) dedi. Zira havadan ibarretti.

Ondördüncü BAB

Allah taalanın evliyaya verdiği kudret makamı Şahı

Bu makama yetişince, ruhu Muhammediden zata nazar olunur. Her ilim ki zatullahtan feyz olur, filhal o kişi görür, hattı üstüvayı okuduğu gibi okur ama şöyle olacaktır diye ızhara icazet yoktur. Ifşa etmezler. Fakat bazen tecelliyat galip gelir de söyleyiverilirse, bu söz ihtiyarsız ve cezbe halinde söylenildiği için, Hak dergahında mazur görülür.

Onbeşinci BAB

Salavat makamı

Evliya, ibadet için (Allah-u ekber) dese, Hz.Resulullahın mübarek, mutahhar, muazzez ruhunu görür. Ve o mübarek ruha karşı durur ona nazar eder, yerde, gökte Haktan gayrı kimse kalmaz. O kimse ki, Hakkına nazar edip ibadet kılar; onun ibadeti hakikattir. Hasılı has ibadettir. Evliyaullah ibadeti işte bu veçhiledir.

Onaltıncı BAB

Marifet sahipleri makamı

Maarifet sahipleri makamı iki kısımdır: Aynel yakin, ilmel yakin. Ehlinin maarifeti zahiri ilimdir. Söylediklerinin hakikatini bilmez,  bilgileri istidalidir, mahcup oldukları için bunlara ehli hakik denilmez. Hak taala kelamı kadiminde böyle buyurmuştur. Hz.Risalet aleyhisselam böyle buyurmuştur. Meşayihi izam böyle buyurmuştur.

Onyedinci BAB

Arifi aynel yakin

Arif aynel yakin, Allah-u taalanın, Resulünün mürşidlerin kelamlarında hakikatı levhi mahfuzda görür. Okur ve taliplerine haber verirler. Bunlar Hak taalanın maarifeti için vücuda gelmişlerdir. Onlardan gizlidir. Haber verseler dahi anlamaz, inkar ettiğin tutarlar. Zira her kişinin aklı oraya dek süluke kaadir değildir. Nitekim Resul aleyhisselam bir hadislerinde: «Kellemünnâse Alâ kader» yani, herkesin anlıyacağı şekilde konuşunuz. Herkese aklı mikatı gerektır, buyurmuşlardır.

Marifetullahı herkese ulu orta söylemek olmaz marifetullah tertibi evliyada olan kimseler gibidir. Sırası gelmişken tertibi evliyada olan kimselerin kimler olduğunu kısaca izah edelim: bunlar evliyaullah kapısına gelip gidenler, değildir. Evvela üçler gelir: bunların birisi kutuptur. Diğer ikisi de halifesidir. Halifelerden biri müridi mabullüdür. Kutbu alemden sonra o kutup olacak ve onsekiz bin alemin ilmine alim olacaktır.

Sonra yediler gelir: bunlar kutbu alemin eli altında olurlar. Onlarla aleme tasarruf eder. Ne zaman kutbu alem, anasır libasını bırakırsa müridi makbul kutup ve bu yedilerden biri kutba halife olur. Kırklardan sonra üçyüzler gelir: bunlardan biri de anasır libasını terk eylerse avamdan birisini yerine geçirirler.

Onsekizinci BAB

Tevhidi hakiki

Tevhid iki kısımdır; Tevhidi hâs, Tevhidi avam. Tevhidi avam: (Lailahe ilallah) Tanrıdan gayrı Tanrı yoktur demektir. Bu tevhidi eden kimse aynel yakın, tevhid eden kimsenin duyduğu zevki duyamaz. : avamdır. Aynel yakın tevhide gelince: Salik, Lailahe ilallah diye her şeyinhakikatını yakın gözüyle görür. Tanrıdan gayrı Tanrı olmadığını bilir. O vakit Hak taaladan gayri eşyanın vücudu Hak taalanın vücudu katında madum ve müzmahil olur.

Imam Cafer-i Sadık BUYRUĞU
 
Hazırlayan: Adil Ali Atalay, Can yayınlar, 5.Baskı
Ekleyen: =Seyyid Hakkı= 


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...