Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Üç Sünnet Yedi Farz



Üç Sünnet Yedi Farz
Muhammed Ali erkanı´nın şöyle bildirmiştir ki, sofuluğun üç Sünneti ve yedi Farzı vardır.

Üç Sünnet

Birinci: sünnet budur ki; sofu olan kimse daima Allah´ın kelamı dilinden gitmeye. Kelimeyi tevhit kalbinden gitmeye. Ikinci: sünnet budur ki; kalbinden adaveti gidere. Kimseye kin ve kibir tutmaya. Kıskançlık etmeye, hırsına uyup şeytana gönül vermeye. Üçüncü: sünnet budur ki; sözü Hakk´ın kudreti ola, kimseyle kanga etmeye, kimseye düşmanlık yapmaya. Eğer talip bin ise, bir gibi otura, hemen biri söyliye.

Birinci farz budur ki; sofu olan kimse, çok sır saklaya. Zahit dinini Şeytandan nice sakınırsa, ehli tarikat dahi yolunu, dinini öyle sakına. Ikinci farz budur ki; desti kudret makamına iletmiş ola. Yani candan geçe, Hak´tan dönmiye. Üçüncü farz oldur ki; Hakk´ın terazisine itaat ede; yaptığı bir günaha bin özür ve niyaz eyliye; kimsenin gıybetini etmeye ve yalan yere and içmeye, yalan söylemiye. Dördüncü farz oldur ki; Mürebbi hakkında itaat ede, emrine uya. Halifeden tövbe ala. Beşinci farz oldur ki: Musahip hakkını cemiyete yetire. Altıncı farz oldur ki: halifeden hırkagiye, kuşak kuşana, el alıp tövbe eyliye. Yedinci farz oldur ki: halifeden tac urunmaktır. Ve sofuluğun bir şartıda şudur ki, özünü pirlere ulaştıra. Sufiliğin bir şartı daha vardır. Şart oldur ki: özünü meşayihe yetire. 

Üç sünnet yedi farz üzerine olmayan sufiye, sufi deyip inanmayasın. Birinci: sünnetten düşen talibi kendi gönlüne salasız. Ne kadar hizmet ederse kabul edesiz. Ikinci: sünnetten düşen talipten bir akçe tercüman alasız. Üç: akçe halifeye veresiz. üçüncü sünnetten  düşen talibe bir tarik vuralar. Birinci farzdan düşen talibe üç tarik vuralar. Yedi akçe gazilere tercüman alalar. Üç akçasın halifeye vereler. On akça nezir vereler. Ikinci farzdan düşen talibe: yedi tarik vuralar, yedi akçe tercüman alalar. Üçüncü farzdan düşen talibe: dokuz tarik vuralar. Dokuz akçe tercüman alalar.  Üç akçe halifeye vereler. Dördüncü farzdan düşen talibe: onsekiz tarik vuralar. Onyedi akça tercüman alalar. On akçenin halifeye vereler.

Bu üç farzın günahı birdir. Tacı alınmış olsa müsahibinden düşmüş olsa. Kırk tarik vuralar. Kırk akçe tercüman alalar. Ondokuz akçenin halifeye vereler. Yetmiş akçe nezir vereler. Birinci şarttan düşen talibin özünü evliyaya iletmek şarttır. Eğer evliya kabul ederse malını miras etmek gerektir. Zira, evliyanın kabul etmediği talibin derdine derman yoktur. Imam CaferSadık talip olanın haline böyle buyurdu. Hikaye olunur ki, imam Cafer Sadık bir gün müridleriyle oturup sohbet ederken bir müridine eder: «Erte sana bir kimse gönderirim, kızını ona ver» dedi.

Bu kimse evine geldi, yattı. Sabah oldu; kalktı, muntazır oldu. Ev kapısından bir ses geldi. Dışarı çıkıp gördü ki, bir bozkurt durur. Meğer akşam avratına , imam Cafer Sadık haber vermiştir. «meğer imam dediği bu ola» deyip, iki bir etmeyip kızı çıkarıp kundun eline verdiler. Bu gelen kurt,  kızı alıp gitti. Bir kaç günden sonra, avratı eyitti: ya kişi, imamın sözü ile kızı verdin. Kurt alıp gitti.var şu karşıda olan meşeleri ara. Ola ki kurt yediyse kemiklerini devşir, getir. Bir yere defin edelim. Ondan sonra ümit keselim dedi. Bu kişi dahi, kızını aramaya giderken, meşenin yanına varınca, gördü ki, bir kişi bir ip döşemiş, bir kucak odun kesip ipin üstüne koydu ki götüre. Ipi eline alıp götüremedi. Vardı bir kucak daha kesip getirdi üstüne koydu ki, götüre. Ahire yine götüremedi. Bu kez vardı bir kucak daha getirdi, üstüne koydu. Evvelkinden daha çok oldu gene götüremedi. Ahiri mağbun olup kaldı.


Orda, o kişi gitti, ileri vardı. Bir kaya deliğinden bir kuş çıktı gitti. Sonra geri geldi; yine o deliğe nicekim cehdetti, giremedi, kaldı. Daha sonra  gitti; bir mürgüzare yere vardı. gördü ki, bir cemile kız ile, bir yiğit oturur, bildi ki kendi kızı dır. Selam verdi. Selamıaldılar. Ol yiğit ve kızı ile görüştüler. Bir zaman konuştular. Sonra, gelip evine haber verdi. Şad olup sevindiler. Ordan gelip imam Cafer Sadık´a gördüklerini anlattı. Imam Cafer Sadık, ya kişi, gördüklerinden sana haber vereyim deyip, anlattı.


Ya  kişi, birinci gördüğün, odun kesen şol mürebbidir ki, bir kimseyi oğul edinir, müşkilin kaldırıp hakkından gelmez. Döner bir kaç kişi daha bulur oğul edinir. Bu veçhile hakkından gelemez. Oğulları bile serseri olup gezer. Kendi dahi dünyadan ahirete yüzü kara olur. Belki ahir vakite imansız gider. Şöyle bilesiz: o delikten çıkan kuş, o deliğe giremedi. Onlar bu kimselerdir ki, bir rehbere varıp, ikrar verip biraz hile nesne eder. Sonra inkar edip gözden gönülden düşer. Ayrık içeri giremez, şöyle kalır. Kızını alıp giden o yiğit idi. Kurt suratından gelip alıp gitti. Emri Hak yerini buldu. Şimdi, mürid olup iradet (inanç) getiren, şeyh bir emir buyurduğu vakit, yüzünü döndürmiye, yüzünü dönerse, imansız gider.  


Imam Cafer-i Sadık BUYRUĞU
 
Hazırlayan: Adil Ali Atalay, Can yayınlar, 5.Baskı
Ekleyen: =Seyyid Hakkı= 


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı Ek ve Seyyid Hakkı Can. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...