Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

3- Önsöz


Önsöz

Bektaşilik, onun bir parçası sayılan Alevilik gibi, sosyal bir olgudur: fakat ayrı bir din değildir: kökleri boylar dönemine inen bir yaşam biçimine bağlı kalmıştır. Bu da ata geleneklerine ve ata inançlarına saygı demektir. Böyle olduğu için de, karşılıklı etkileşmelerin sonucu katlar (adstrat) kadar; başlangıçtan beri Türk uluslarıyla ayrılmaz biçimde birlikte olmuş değişik inançlar da içerir.

Demek, Bektaşiliğin incelenmesi bir “inanma” değil, gözlem, çözümleme ve anlamaya çalışma işlemidir.

Bu sebepledir ki, önce dış görünümleri betimleyerek, On Iki Imam bağlamı içinde beliren bu “öğreti”nin, niçinuç-Şiiliğin (yeniden-bedenleşme, Tanrı’nın insan suretinde tecellisi, Ali’nin Tanrılaştırılması gibi) belirleyici çizgilerini taşıdığını anlamaya; ardından, problemin derinlerine inerek ve araştırmalarımı birbiriyle ilişkili farklı doğrultularda genişleterek bilgilerimi derinleştirmeye çalıştım.

Bektaşilik bir halk sufiliğidir ve özelikle böyledir. Dini, bir heyecan duyma gereksimini karşılama yönelimi içinde ve batıni biçimlenişi ile alır.

Sufilik, heyecanlara karşı çıkan “nass” çılığa bir tepkidir. Bu, resmi inanış karşısındakural-dışılık demektir.

Ancak resmi inanışa ne kadar karşı olunursa olunsun, Bektaşilık, Islam’dan ayrı bir oluşum değildir. Gelişimi Islam çerçevesi içindedir. Karşı bir güç olduğu ölçüde de ona bağlıdır ve ondan ayrılamaz.

Bektaşilikle bugün Alevilik adı verilen olgunun kökenleri aynıdır: Orta Asya’dan gelen göçer Türkmen boyları; XII., XIII. Ve XIV. Yüzyılda, göçlerle Anadolu’ya gelmiş bulunanlar.

Bektaşiler ve Aleviler, XIII. Yüzyılda yaşamış bir halk ermişi olan Hacı Bektaş Veli’ye derin saygıda birleşmektedirler. Hacı Bektaş, Bektaşi dervişler tarikatının kendisine bağlandığı kişidir. Böyle olmakla birlikte, Bektaşiler ve Aleviler, zaman içinde, tarih ve coğrafyalarıyla birbirlerinden ayrıldılar. Osmanlılarla birlikte Trakya ve Balkanlar’ın fethine katılan Bektaşiler, fethedilen diyarlardan toprak bağışları elde ettiler; buralara yerleştiler ve birer irfan yuvası olacak olan tekke’ler inşa ile yerleşik yaşama geçtiler. İlk Osmanlı sultanlarının yönlendirmeleriyle koloniler kurucu dervişler oldular. Hıristiyan çocuklardan oluşturulan Yeniçeri Ocakları, bu sebeple onların tarikatına bağlandı. Fakat onlar da, aynı şekilde, aralarında yaşadıkları Hıristiyan nüfusun etkisi altında kaldılar.

Zamanla, dinde kural-dışılıkları (non-conformisme) ve hoşgörüleri ilebir ilerleme öğesi oldular ve –önce Yeni Osmanlılar, sonra Jön Türkler- bütün öncü devrimlerde yer aldılar.

Bununla birlikte, edebiyatta ve yeniliklerde her zaman öncü olan Bektaşiler, Osmanlı Imparatorluğu Avrupa’daki topraklarını kaybedip de denge o zamana dek biraz değişik bir yazgı ile Anadolu sınırları içinde kalmış olan Alevilere kayınca, etkilerini yetirdiler.

İlk biçimlenişi ile yani XVI. yüzyıl başlarında Balım Sultan’ın tarikata yeni bir düzen verişinden önceki konumuyla Bektaşiliğin bir kolu olarak görünen Aleviliğe, savaş gücü Türkmen boylara dayalı ilk Safeviler Kızılbaş eylemi içinde rastlıyoruz. Bu boyların etkin katılımıyladır ki, evlenme yoluyla Akkoyunluların da hısımı olan safeviler 1501’de Şah Ismail’in taç giymesiyle zafere ulaştılar. Bununla birlikte, 1514’te Çaldıran’da Osmanlıların esin üstünlüğü, Anadolu’da Osmanlı yönetimine ve resmi dine başkaldırıda direnecek olan Kızılbaş kımıldanışın Iran’da sonunu belirledi.

XIX. yüzyılda Kızılbaşlar, “asi zındık” anlamı ile özdeşleşen adlarını, Ali’ye, (üçüncü sırada bir yer aldığı Iran Şiiliğindekinden daha ileri ve taşkın bağlılıkları dolayısıyla), “Alevi”ye dönüştürdüler.

Tekke’leri irfan ocaklarına dönüşen Bektaşilerin tersine Aleviler eğitimsiz kaldılar ve kendi içlerine kapanarak boy yaşamına ve ata geleneklerine bağlılıklarını korudular.

Atatürk devrimleri sırasında da kurtarıcı partiyi heyecanla desteklediler ve ülkenin laikleşmesine katkıda bulundular.

Yaşam koşullarının değişmesiyle, köylerinden koparak gençlerin eğitimden yararlanabilmeleri için kentlere doğru göçe başladılar. Bralarda kültür düzeylerini yükseltiler.

Günümüzde Alevilere, aydın, okumuş, devlet adamı ve sanayici her sınıf içinde rastlanıyor.

Başkaldırıcı ve eziklik içinde geçmişleri onlara bir düşünce genişliği, hoşgörü ruhu ve inançlar-üstü bir eğilim vermededir. Şimdi, her ilerici kımıldanış içinde en öndedirler ve laikleşme savaşı içinde de ön safta ve bütün aşırı biçimlenişlere karşı, savunucu olarak yer almadadırlar.

Tasarladığımızdan daha uzun zamana yayılan araştırmalarımda, kendilerine borçlu olduğum kişilerin hepsini burada saymıyorum. Yol göstericilerim, çalışma arkadaşlarım, destekleyicilerim oldu. Otuz yıl boyunca, pekçok deneyim kazandım, birçok dost ve zorlukla karşılaştım. Direnmem ve karşı çıkmam gereken durumlar oldu. hepsini anmam çok güç. Kimi zaman ufak bir uyarı, görünüşte küçük bir olay, bir esinleniş dağını yerinden oynatmaya yetti. Ve bazen kişisel karşılaşmalar kütüphanelerde geçen uzun zamanlardan daha verimli oldu.

Bütün çalışma arkadaşlarıma, hatta bazen farkına bile varmadan getirdikleri yardım için bütün dost ve yakınlarıma, ayrı ayrı teşekkür ediyorum, teşekkürlerimi hepsine birden sunuyorum. Yine de gösterdikleri dostluk ve ilgi dolaysıyla, asıl teşekkürlerimi Alevi dostlarıma ayırıyorum. Onlar benim vermediğimden çok fazlasını hak etmekteler. Hâlâ, dostluklarına ve ilgilerine layık olmam, yönelttikleri umudu biraz da olsa karşılamam için, yazmamda, gücümü ve bilgilerimi toplamamda, beni onlar yüreklendiriyorlar.

Düşüncelerimle baş başa kalmam için uygun koşullar sağlayarak çalışmama yardımlarını ara vermeden sürdüren yakınlarımın ilgilerine ve özellikle de vaktini ve emeğini esirgemeden, yazdıklarımı okuyup düzeltmelerini yaparak yeniden yazan kızıma da teşekkür ediyorum. Gönüllü ve görevli bütün çalışma arkadaşlarıma da derin minnettarlığımı sunuyorum.

Kitap: Kırklar’ın Cemi’nde
Yazar: Iréne Mélikoff
Ekleyen: Seyyid Hakkı

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...