Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

2- Çevirinin Sunuşu


Çevirinin Sunuşu

Prefesör Dr. Iréne Mélikoff’la, 1991 yılında uluslararası bir sempozyumda, tanıştım. Kendisiyle, aynı oturumda konuşma onurunu yaşadım; görüşlerini dinleme fırsatını buldum. Aynı etkinlik çeçevesinde Eskişehir’e kadar yan yana söyleştiğimiz  bir tren yolculuğu da dostluğumuzun temeli oldu. sanırım bu söyleşi, aynı zamanda bir mülakattı ve mistik eğilimlerimi anlamaya çalışırken, söz arasında, Madame Mélikoff, “reincarnation”a inanıp inanmadığımı da öğrenmek istemişti. Açıkça, Bahaüddin Nakşbend’e, Celalüddin Rumi’ye, Peygamber’e, Ali’ye, Ehl-i Beyt’i Nebevi’ye derin sevgimle birlikte; daha önceleri yaşamış olabileceğimi duyumsadığımı da söyledim. Tanrı’yı aşkla seviyordum. İslam’a hayranlıkla bağlı idim. Kendisinin bu konularda ne düşündüğünü bilmiyordum ve yanlızca hiç kaçamaksız, dürüst yanıtlar vermek istemiştim. “Ben Aleviliğin iki temel felsefesine inanıyorum. İnsan öldükten sonra başka insanların bedeninde yeniden yaşıyor. Ve Tanrı çeşitli şekillerde görünebilir; her biçime girebilir.” Anlamındaki düşüncelerini de Oral Çalışlar’la bir söyleşinden, daha sonra öğrendim. Katolik Kilisesi ile bağlarının çoktandır kopmuş bulunduğunu da bir gün bana kendisi söyledi. Mektuplarında her zaman “Allah nasip ederse”, “Allah izin verirse”, “Inşallah yakında görüşmek ümidiyle”, “Inşallah bu sene görüşebiliriz.” “Inşallah sıhhatiniz iyidir.” “Allah’a şükür fazla yaramaz bir şey yok”, “Hz.Mevlana’nın 724. vuslat yıldönümü anma törenleri” ve Arapça söylenişiyle “Yemen’de olsanız bile daima yanımdasınız.” gibi söylemlerinin, Bektaşilik gibi dinler üstünde bir yerde durduğunu düşünmeye hakkımız vardır.

Bir gün merhum pederlerini andırıyor olmama şaşırdığını söylemişti. Bu, bana her zaman gurur verecektir.

“Yunus Divanı” üzerine çalışmalarımı kitaplaştırmamı isteyen de sevgili Madame Mélikoff’tur. 28 Mayıs 1992’de yazdığı bir mektubunda “Yunus Divanı hakkında çalışmanız çok değerli olacak ve ondan faydalanacağız. Kitabınızı dört gözle beklerim.” diyordu.

Bir çevirim dolayısıyla da şunları yazmıştı: “J’ai Savouré votre traduction. Elinize zekanıza kültürünüze sağlık! Diliniz bana görefevkalâde güzel: Osmalıcanın tadını kaybetmemiş ve öz Türkçeye uygun. Onu okumaktan doyamadım. Sanki yeni keşfediyorum. Bu sebepten dolayı daha evvel size yazamadım. Fıransız dilini çok iyi biliyorsunuz.”

Beni elbette onurlandıran fakat aynı zamanda mahcup eden bu özendirici sözleri, öğünme amacı ile değil; eseri güven duyarak okumanız için aktarıyorum. Ancak, iki makale Ingilizce olarak yayımlanmış olduğundan çevrilerini bu dilden yaptığımı belirtmeliyim. Umarım kusurlarım hoş görülecektir.

Türkçe Kırklar’ın Cemi’nde* adını yazarının seçtiği bu eser, çeşitli bildiri ve makalelerden oluştuğu için, kitapta, kacınılmaz olarak bazı tekrarlar bulunabilecektir. Ancak bunlar, üzerinde ısrarla durulması gereken problemlerin yeri geldikçe vurgulanışları olarak alınabilecektir.

Eserin basımından gösterdikleri ilgi ve özen için demos yayınları ve çalışanlarına teşekkür ediyorum...

Turan Alptekin
22 Ağustos 2007
Mersin, Pompeiopolis

* Iréne Melikoff. au Banquet des Quarante-Explorantion au caeur du Bektachisme- Alevisme.
Isis Istanbul 2001.

 

Kitap: Kırklar’ın Cemi’nde
Yazar: Iréne Mélikoff
Ekleyen: Seyyid Hakkı

 

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...