Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Hz.Muhammed'in hayatı

Hz.Muhammed’in hayatı
Babası: Abdullah bin Abdülmuttalib
Annesi: Amine(Emine)
Lakabı: Murteza
Künyesi: Ebu-Muhammed
Yüzüğünün yazısı: Hatem-ul Enbiya.
Doğum yeri ve tarihi: Mekke, M: 20 Nisan 570
Şehadet yeri ve tarihi: Medine, M: 08 Haziran 632
Kabrinin bulunduğu yer: Medine
Yaşı: 62
Hz.Muhammed’in dedesi: Abdülmuttalib

Hz.Muhammed’in babaannesi: Fatıma

Hz.Muhammed küçük yaşlarında, kavga edenler arasında arabuluculuk yaparak o dönemlerde bile hakemlik görevini üstlenirmiş. 25 yaşlarında iyi bir tücar ve iş adamı olan Hz.Muhammed, o küçük yaşlarda „al-amin“ (inanılır ve güvenilir) olması. 7’ci yüzyılda da henüz bekar, işsiz, parasız ve gelirsiz bir yaşama sahipti. Hz.Muhammed işsiz ve güçsüz olduğu için, amcasının kızı kendisiyle evlenmeyi red edip, hal ve durumu iyi olan biriyle evlenir. Hz.Muhammed, 40 yaşındaki Kervan sahibi olan Hadice Ana’nın dikatini üstüne çekmiştir. Hadice Ana, zengin ve saygı gören, Kervan sahibi bir kadın imiş. Hadice Ana, Hz.Muhammed’e duyduğu güvenden dolayı, Mekke ve Suriye Kervanı’nın sorumluluğunu kendisine vermiştir. 

Hz.Muhammed Mekke ve Süriye seyahattından dönünce, Hadice Ana kendisine evlenmeyi teklif eder, Hz.Muhammed bu duruma sevinir. Hadice Ana ile evlenmesiyle birlikte, Hz.Muhammed’in yaşam koşulları da değişir. Hal ve durumu iyi, orta tabakalı bir yaşama sahip olur. Hz.Muhammed’in zenginleşmeye doğru gitmesine rağmen, kendi hayatından memnun olamamıştır.

Bu iki yüzlü çirkin toplum yaşamından uzak; Doğanın, tabiatın sesizliğini tercih edip, dağlara çekilir. 15 yıl boyunca nefsiyle mücadele ettikten sonra, 610 yılında Hira dağına geri çekilip, kendini ibadete verir.

Bir gün ansızın nidadan bir ses kendisini çağırıyordu ve şaşkınlık içinde etrafına bakındı ama kimseyi göremedi. Nidadan gelen bu ses ile beraber etrafı bir nur kaplamıştı. Hz.Muhammed, bu durum karşısında kendinden geçmişti. Daha sonra kendine gelen Hz.Muhammed, karşısında Melek Cebrail’i gördü. 

Melek Cebrail; “Oku” dedi.
Hz.Muhammed; “Ben okuma bilmem” dedi.
Melek Cebrail Hz.Muhammed’i kolları arasına alıp hayli bir zahmete soktu, kan ter içinde kalmıştı.
Melek Cebrail; “Oku” diye emrini tekrarladı.
Hz.Muhammed; “Ben okuma bilmem” diye tekrarladı. 
Melek Cebrail; “Oku” emrinin üçüncü defa tekrarlayınca Hz.Muhammed; Alak Suresinin ilk beş ayetini okumaya başladı.
 

Bütün nebiler gibi, Hz.Muhammed’de, büyük özeliklere sahip olmasındandır. Peygamberler yaratılmışlardır ki, Allah’ın emirlerini-vahilerini kullara teblig etsinler. Bazende, Allah’tan inen Vahileri tercümelerini yapalar. Tevrat Hz.Musa’ya, Zebur Hz.Davut’a, Incil (kelimeler) Hz.Isa’ya ve Kur’an da Hz.Muhammed’e inmiştir. Bu dördüde Resul’dür ve Allah’ın Peygamberleridir. Hz.Muhammed’in peygamberliği, Hira mağarasında uyur iken yani uykuda kendisine müjdelendi. Emir-ikrar verme; Peygamberin görevi, oku ve okut diye Hakk‘tan emir edilmiştir. 

Hz.Muhammed’e peygamberlik müjdelenince, tahminler 40 yaşında olduğunu söylemektedir. Arap teorilerine göre; Bir insan 40 yaşından sonra beden ve beyin olgunluğuna ulaşır. Peygamberlik; Hz.Muhammed’e Ramazan ayında müjdelenmiştir.

Allah kularına karşı ne kadar merhametli olduğunu, kullarının yaşamları için ne imkanlar yarattığıdır. Hz.Muhammed’in önemli sorunu; Fakir insanların, kölelerin, hizmetçilerin, hakarete, aşağılamak, insan dışı muameleler, kimsesizler sorunuydu. Dolayısiyle bunların sona ermesiydi. Kölelere ve fakirlere yaptığı hitabında; „Bundan böyle zenginler, kodamanlar; Kölelere, dilencilere aşağılayıcı hakaretlerde bulunmayaçaklar dır. Sizler insan muamelesi göreçeksiniz, hür yaşıyaçaksınız.“ Hz.Muhammed’in bu hitabı zenginlere öneri den öteye, bir emir idi. 

Allah bu insanların eşitsiz ve dengesiz yaşam biçimine, gelir dağılımına artık tahamülü kalmadığını onlara iletti. Kimki malına mülküne güveniyorsa, onlar yanılıyor. Onlar, öbür dünya’da cehenem ateşinde yanaçaklardır. Kimki Allah’ın emirlerine uyup; anasız, babasızlara sahip çıkmazsa, yoklukta yaşıyanlar, yemek vermeyenler, Allah’a dua etmiyenler, kendi insani görevlerini yerine getirmeyenler, yardım etmeyenler, ki bunlarda insanca yaşama hakkına sahipler ve hakları var. Pek yakında Allah’ın adeleti-mahşer gününde, gök parçalanıp yerde yarılıp içine gireçeklerdir. 

Dolayısiyle Hz.Muhammed yeni bir din içat etmek değil, Hz.Muhammed’in görevi; Sosyal reformlar yapmak, sosyal dengeleri sağlamak ve Hakk tarazisini doğru tutmasını sağlamaktır. Hz.Muhammed ilk kendi aile fertlerine peygamberliği hakkında bilgi verdi ve ilk iman edenler; Hadice Ana ve ölümüne kadar peygamberin yanında olmuştur. Kendi görevi olmadığı ve safsatalara girdiği dönemlerde de yanında olmuştur. 

Hadice Ana’dan sonra, amcasının oğlu Hz.Ali iman etti. Hz.Ali’nin kararlılığıyla, kişiliğiyle, açık yürekliliğiyle, cesurluluğuyla ve bu kişiliklere sahip olan Hz.Ali’nin, Hz.Muhammed’in yanında yer alması, Hz.Muhammed’i rahatlatmıştır. Hz.Muhammed defalarca, „Ali, benim kardeşimdir“ demiştir. „Biz ikimiz elmanın birer yarılarıyız.“ Hz.Ali her yönüyle kabul görmüş, islam için savaşan Allah’ın aslanıdır. Ve sonunda Hz.Muhammed’in biriçik kızı Fatıma Ana ile evlenmiştir. 

Bu evlilik, Hz.Muhammede iki torun; Hasan ile Hüseyin’i vermiştir. Hz.Ali islam dinine, yeni bir güç, dynamik olup, ilerlemesini sağlamıştır. Hz.Ali, Hz.Muhammed’e iman getirirken 13 yaşında idi. Hz.Ali’den sonra, Hz.Muhammed’in kölesi Zeyid iman etti. Hz.Muhammed kölesi Zeyide, özgürlüğünü verdi. Artık köle değildi. Bu davranış, Kureyş ve Mekelilerin pekte hoşuna gitmemişti. 

613 yılında Hz.Muhammed’in pegamberliğinin açıklanmasından sonra, Hz.Muhammed’in mesajı, reformlarında köklü değişiklikler oldu. Hz.Muhammed’in ikinci emri olan; „Şehadet“ bölümüyle ilgili idi. Buda Hz.Muhammed’in prensiplerinin temelini oluşturdu. „Allah’tan başka Allah yoktur ve Hz.Muhammed, Allah’ın son peygamberidir. Sana gelen ve söylenen emirleri açıkla.“ Allah’tan yine emir geldi. Hz.Muhammed’le beraber, çok tanrılıktan , tek tanrılığa geçildi.

Hz.Muhammed, sosyal alanda ve ekonomide akıl almaz kalıcı reformlar yaptı. Hz.Muhammed’in , diğer peygamberlerden farkı; Toplumun sosyal alanda ve ekonomideki değişikliklerdir. Hz.Muhammed, Hz.Ibrahim peygamberin dinini devam eden, ikinci Ibrahim peygamber olarak görülüyordu. Mekke’ye Hac olmak, sadece ticaretten ibarettir. Allah orda değildir. Allah’ı kendinde ara, Allah sendedir mesajını vermiştir. Ama Hz.Muhammed, Mekke’yi iyi bir fırsat bilip, Mekke’ye gelen hacılara Allah’ın emirlerini anlatmak için , iyi bir fırsat görüyordu.

Kureyşler, Hz.Muhammed’in bu planını engellemek için, Hz.Muhammed bir sihirbaz olduğunu insanlara anlatmaya çalıştılar ama anlatamadılar. Bu arada Kusayy, Kureyş kabilesini birleştirip, büyük kavim yapan kişidir. Hz.Muhammed’in amcası Abdullah Mutalip, Ebu Talip ve Hadice Ana’nın ölümü, Hz.Muhammed’i çaresiz kılmıştı. (Ana Hadice 15 sene Hz.Muhammed’ten yaşlı idi). Hz.Muhammed bu çaresizlik karşısında, bir grup yandaşlarını Abasiya ülkesine gönderdi. Hırıstiyanların içinde yaşamayı göze aldılar. Bunun sebebi ise eğer Mekke’de kalsaydılar, Kureyşler tarafından öldürüleçeklerdi. 

Hz.Muhammed ise, Ta’if şehrine (Mekke’ye kardeş şehir) gitmek istedi. Fakat, Ta’if’teki kabile başları, Kureyşlerle ticaret yaptıkları için, kureyşlerle kötü olmamak için, Muhammed’i kabul etmediler. Sonuçta, Hz.Muhammed şazrad 400 km Mekke’nin kuzeyinde yaşayan bir küçük ve tarımla uğraşan kabilelerden davet alır. Bir kaç küçük köylerden oluşan bu Köye yatrib(Medine) ismini vermişlerdir. Hz.Muhammed, büyük bir güce sahip olmayan, geleceği belirsiz olan bu köye hicret etti. Yatrib’e(Medine’ye) göç, gizlilik içinde ve küçük gruplar halinde hareket etmişlerdir. 

Kureyşlilerin bir şeylerin döndüğünü his ediyorlardı. Hz.Muhammed, Hz.Ali ve Ebu Bekir Mekke’de kaldılar. Diğer taraftarları Yatribe geçtiler. Kureyş kavmi, diğer kavimlerden birer tane iyi savaşcı alarak yeni bir planla, geceleyin Hz.Muhammed’in evini basarak peygamberi öldürmekti amaçları. Böylece bütün kavimler de, Hz.Muhammed’in ölümünden sorumlu olaçaklardı. Hz.Muhammed’in evi basılırken, yatağında Hz.Ali’yi buldular. Çünkü Hz.Muhammed, Cebrail aleyselam tarfından haberdar edilmişti.

Hz.Muhammed, evin arka penceresinden uzaklaşınca Ebu Bekir’i-de beraberinde götürür. Kimi rivayetlere göre Hz.Muhammed, Ebu Bekir’den şüpe ettiği için, kimileri de başka yorumlarda bulunmuşlardır. 

Hz.Muhammed, Ebu Bekir’le Mekke’den uzak bir mağarada tam üç gün kaldılar. Taki ortalık sakinleşinceye kadar. Hz.Muhammed üç gün sonra, Yatrib’e hicret etti. Yıllar sonra herkesin istemi üzerine, bir zaman kendisini öldürenler dahil, onlarlan beraber doğduğu yere(Mekke’ye) geri döner. Hz.Muhammed, yatrib’te hurmaların kurutulduğu alana ve aynı zamanda mezarlık olan bu yerde Evini yaptırdı. Bu ev aynı zamanda da eğitim ve ibadet hane görevini yapıyordu. 

Yatrib (Medine)
Hz.Muhammed’in Yatrib’e yerleştikten sonra, Köyün ismini değiştirdiler. Yatrib yerine Medine koydular (Medine anlam olarak: Peygamberler diyarı anlamına gelir). Medine’de yaşayan farklı etnik ve din toplulukları için; Medeni, Hukuk ve Adelete dayalı bir kanun ve kurallar getirdi. Bu adeletli kurallar daha sonraları dünya insan hakları için, temel ilkeler haline getirilmiştir.
 

Bu kurallar, insanlar arasındaki farkı kaldırma (Alevi deyimiyle; 73 Mileti bir nazarda görmek), eşitçi, adeletli, hukuka dayalı, köle devrine son verme, vs. dönemi başladı. Farklı etnik kabilelerin birbirleri ile savaşmadan (Yahudiler, Hırıstiyanlar ve Medineye göç edenler) yan yana huzur içinde yaşamaları güvence altına alınarak karara alınmıştır. Hz.Muhammed’in bu medeni kuralları, islam dininin hoş görüsünü, yüceliğini ve zorbalık dini olmadığının ispatıdır.
=Seyyid Hakkı=

 

 

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı(uludivan.de) önerelim-yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı–Ehlibeyt Evladıyız ve Şah Haydar => YouTube Kanalımız: Seyyid Hakkı-Yolumuz Ehlibeyt yolu(YediDeryaSohbeti62) Aşk ile, Can ile canlar...