Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Semboller ve Zülfikar


Semboller ve Zülfikar.
Inanç boyutunda, semboller, işaretler veya bu gibi çisimler yoktur, çünkü inanç kişi ile Allah arasında olduğu için o ilişkiyi; O aradaki bağı sembolerle, işaretlerle ifade etmek mümkün değildir ve doğru da olmaz. Yanlız insanoğlu bu sembolleri, kendisi yaratmıştır, yaratma gereği duymuştur. Örneğin: Baskı, özgürlük, barış, zulüm, zalim, mazlum, arif, kamil, cahil, güçlü, güçsüz gibi daha bir çok örnekler saymakla beraber bu saydıklarımız tüm örneklere canlıdan tutalım cansıza kadar semboller bulmuşuzdur, yaratmışızdır.  

Insanlar kendi konumlarını, sahip oldukları mal mülkünü, nedeni ne olursa olsun sembollerle, işaretlerle, sınırlarla belirleme gereği duymuştur. Işte bununla beraber her toplum kendine has semboller ve o toplumun örf ve adetlerini belirten, ifade eden işaretler vardır. Giyim ve kuşamlarımız bizim hangi inanç ve tabakalara, sınıflara ait olduğumuzu görmek, ayırmak mümkündür ve günümüz de bu daha açık bir hale gelmiştir. Örneklersek işçi, iş elbisesiyle; Memur, takım elbise ve kıravatiyle; Köylü, köylü giyimiyle; Öğrenci, öğrenci elbisesiyle ve dinde ise; Baş örtüsü, tesadür, sarık, parmak işaretleri, el işaretleri, rozetler, kolye gibi cisimlerle, vs. sembolize edilirler.  

Alevilerden bir örnek verecek olacaksak; Günümüzde Zülfikar Alevi olmayı dışsal anlamda da olsa, sembolize ediyor. Özelikle de Alevi gençliği; Kolye olarak boynunda taşımaktadırlar. Bu “Aleviyim” demenin kimliğini, Zülfikar’ın tarihsel misyonuyla açıklama biçimidir. Zülfükar; Olmadık baskı ve zulümlere maruz kalan Alevinin kimliğini sembolize etmektedir. Oysa ki Aleviliğin bizden istediği ise; Kendimizi şekilsel olarak değil, yolu’n ilim irfaniyle ifade etmektir. 

Herhangi bir objeyi sembol olarak kullanmak Alevilik felsefesine aykırıdır, çünkü Alevi felsefesi şekilciliği, kendi dışında bırakmıştır dolaysiyle inancı bir şekle büründürmek, sembolleştirmek doğru değildir ve yanlıştır. Hz.Muhammed ve Şahı Merdan Ali kendileri putlara karşı en büyük savaşı vermişlerdir; Bir yerleri kabe olarak kabul etmemişlerdir, Hakk’ın, insan cemalinde görünüşe çıktığı ve tecelli ettiği için kabesini, Kamil’i Insan-ı kabul etmiştir.  

Bir Kerbela olayında, Imam Hüseyin insanlığın onuru olmuştur. Aleviler Imam Hüseyin’i, mazlumdan yana zalime karşı, ezilenden yana ezene karşı direniş sembolü yapmıştır.  

Zülfikar’ın tarihsel anlam ve görevi.
Zülfikar, Arapça’da “zu” edatı ile “fakara” fiilinden türemiş bir isim olan “fikar”ın birleşmesinden meydana gelmiş bir kelimedir. “Fakara” deldi, kesti, kırdı demektir. Zülfikar delen, kesen, delici, biçip geçen manalarına gelir.  

Zülfikar’ın zahiri anlamı; Arapça’da “zu” edatı ile “fakara” fiilinden türemiş bir isim olan “fikar”ın birleşmesinden meydana gelmiş bir kelimedir. “Fakara” deldi, kesti, kırdı anlamlarına gelmektedir.  

Zülfikar; Melek Cebrail tarafında Hz.Muhammed’e bağışlanmış, batın ve zahiri temsil eden iki uçlu bir kılıçtır. Batın olarak Allah’ın ilahi ilmiyle ve zahiri olarak da adalet hikmetiyle donatılmış Zülfikar’ı sahiplenecek tek bir kişi söz konusuydu ve o da Şahı Merdan Ali’ydi. Ve Hz.Muhammed ilahi hikmele donanmış Zülfikar’ı,  Şahı Merdan Ali’ye bağışladı. 

Tarihsel olarak Zülfikar’ın, yeri ve işlevi; Adaleti ve doğruluğu temsil etmiştir.  Aleviler de doğruların takipçisi, bir toplum olmuştur. Dolayısiyle özü itibariyle; Doğruluğun ve adaletin hakim olduğu, eşitliğin egemen olduğu, her türden haksızlığın giderildiği, giderilmek için de Ehli Beyt adaletinin dünyaya hakim olması, Alevilerin en büyük özlemidir. 

Zülfikar’ı bu tarihsel konumu çerçevesinde değerlendirip; Haksızlıklara uğramış ve herkes için adaletin insani bir hak olduğunu benimseyen bir toplumun sembolü olarak kabul etmek en doğrusu olacaktır. 

Zülfikarın manasına erişmemiş, gerekli bilgi sahibi olmayanlar Zülfikar’ı; Insanları katleden, kan döken salt bir savaş aracı olarak algılayanlar büyük bir yanılgı içine düşmüşlerdir. Zülfikar’ı dünyevi algılamalarımızla anlamaya kalktığımızda evet o algılama sıradan bir kılıç algısı olur ki buda manadan uzaklaşmış tamamen Zülfikar’ın dışında bir algılama ve yorumdur..  

Zülfikar Batın alemde; Allah’ın ilahi hikmetini temsil eder ve zahiri alem de ise; Ilim ve bilimi, adalet ve hakkaniyeti, Hakk ve hakikati, mazlumdan yana zalime karşı durmayı, dolayısiyle tarihte hak arayanların ve hakkaniyetin sembolü olmuştur. 

Sonuç olarak: Günümüzde sembollerin, işaretlerin önemi gittikçe artmaktadır. Bu da insanların arasındaki diyaloğun azaldığını, komünikasyon yerine sembollerle, işaretlerle kendini ifade etmeye çalışmalarındandır. İnsanlar arasında, diyalog ve komünikasyonların gelişmesi lazım. Insanlar birbirlerini konuşarak anlamaya çalışmalıdır aksi taktirde semboller ve işaretler aramızdaki diyalog ve komünikasyon ucurumu daha da açılmasına neden olur diye düşünüyorum.
=Seyyid Hakkı=





 

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...