Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Kurumlarımıza Sahip Çıkalım



Kurumlarımıza sahip çıkalım
Cemevinden Akademiye kadar, tüm kurumlarımıza sahip çıkalım. Çünkü insanların var olduğu ve yaşadıkları her alanda, kurum vardır ve kurumlaşmışlardır. Bu da bize, kurumların insanlar için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. 

Tuz ile şekeri bir birine katmamalı, ayırması zor olur. Kurumların yönetimlerinde yer alan herhangi bir kişinin yanlışı eleştirildiği zaman, sanki kuruma düşmanmış gibi bir algılama var. Daha iyi anlaşılması için, konuyu açmakta fayda var. 

Örnek 1: Camiler yani mekanlar kötümü? kesinlikle hayır. camide hizmet ve görev yapanlar, hizmetlerini ve görevlerini laikiyle yerine getirmedikleri ve kötüye kulandıkları için camilere tepki vardır. Dolayısiyle tepki camiye değil, camide olan bitenedir, yanlış zihniyetedir. 

Örnek 2: Insanoğlu anasından doğarken, kötü insan olarakmı doğuyor? Elbetteki hayır. Yolumuzca o bir Masum-u Pak‘dır. Zaman içerisinde, bu masum çocuk ya iyi, yada kötü insan yapısına sahip oluyor. Sonuçta kendisine iyi veya kötü insandır dersiniz. 

Kurumlara gelince, durum farklı değildir. Kişi görevini kurallara uygun şekilde yerine getirmiş ise, ona eyvallah deriz fakat görev kötüye kullanılır ise, o zaman herkesin de müdahale etmesi gerekiyor. 

Örnek 3: Bir dede çoçuğu olarak yanlış yapan, dedelik sıfatıyla bağdaşmıyan haller içine girmiş veya giriyor ise, bu dedeye eyvallah mı edilmeli? yine kesinlikle hayır diyorum. Karşı çıkılmalı ve çıkma hakkımızda vardır. Bu hakkı, yol bize tanıyor. Uyarılmalı, hallerini gözden geçir, irşad et denilmeli. Buna mecburuz ve hem de her kes buna mecburdur. Aynı durum, bir talip içinde geçerlidir. Biz af etsek bile yol af etmez. Ulu Ozan Şah Ismail hatayi „Kalsın gönül yol kalmasın“ demiştir. 

Hakk Muhammed Ali yoluna, felsefesine gerçek inananlar, gerçek yol  ehlisi olanlar; bir kişi diğer bir kişiden, bir aile diğer bir aileden ve toplum ise, bir birinden sorumludur. Işte önemli olan bu noktanın bilincine varmaktır. Inançta durum böyledir çünkü aynı duyguları paylaşıyoruz. 

Özür diliyerek bir örnek daha vermek istiyorum. Kimse üstüne almasın, lafım ortaya. Iki öküzü çifte koşuyorsunuz. Bir tanesi iyi niyetli ve işini laikiyle yerine getiriyor ama diğer öküz ise kötü niyetli, durmadan oraya buraya çekip duruyor. Siz bu durum karşısında ne yaparsınız, hayvanı öldürürmüsünüz? hayır. Onu başka bir işe veya zamana bırakırsınız veyahutta satarsınız çünkü o hayvan ile bu şartlar altında işinizi göremezsiniz. 

Işte kurumlarda da durum farklı değildir. Işini, hizmetini iyi yapana eyvallah, yapmayanlar da karşılaşacakları durumları kendileri düşünmeli. Buna mecburuz çünkü yapmadığımız zaman ne olur derseniz? kurum zarar görür. Küçük hata büyük hataya yol açar ve küçük zarar büyük zarara hususiyet verir derler. Işte kurum bu gibi zorluklarla karşı karşıya kalabilir. Bu gibi kişileri beğenmiye bilirsiniz o zaman yerine yeni bir görevli seçersiniz. Kurumlara zarar vermemek için, belli bir zaman uzak tutulmalı ve olup bitenin de takipçisi olunmalı. Eğer kurumun ve o kişinin iyiliğini istiyorsanız, kurumların darbe alması ve ilerlemesini istiyorsak o zaman, bu engeller aşılmalıdır. 

Tabii ki adam kayırma, senin benim adamım, inatlaşma, çekememezlik gibi huylarımız da var olduğu için, maalesef hataların olduğu gibi ilerlemek te pek kolay olmuyor. Benim adamım olsun çamurdan olsun düşüncesi ile, bir yere varamayız. Bize hizmet eden lazım. Başımız  veya vucudumuzun herhangi bir yeri ağrıdığı zaman, vucut bize haber eder ve biz ne yapıyoruz? tabiiki doktora gidiyoruz.  Zaten işin püf noktasıda işte burda. Kurumların uyum içerisinde çalışa bilmesi ve gelişebilmesi için, kişilerin kimliğine bakmadan yanlışını söylemek, eleştirmek ve gerekirse kurumdan uzaklaştırmak olmalıdır. Kurumlarda eleştiri ve özeleştiri mekanizmasının çalışması lazım. Insanlar eleştiriye ve özeleştiriye açık olması gerek.

Yönetimlerde yer alan bir kişinin yanlışını, hatası eleştirildiği zaman bakarsınız, hemen işin kolayına kaçarak sen bu kurumun düşmanısın, bölücüsün, kıskançsın, düşmanlık yapıyorsun, iftira atıyorsun gibi nice sözlerle işi geçiştirmeye çalışılışıyorlar. Bu da birbirlerinde menfaatlerinin olduğunu gösterir. Gerçek hizmetçiler elbetteki böyle düşünmez. Adam gibi çıkar özür diler, eleştisini özeleştirisini yapar, bir daha aynı yanlışı yapmamak üzere hizmetine devam eder veya görevini bırakır. Aslında doğrusu bu. Yeri gelmişken şunu da belirtelim ki özür kelimesini kötü niyete kullanmak kadar kötü bir şey de yoktur. 

Benim kitabımda, “Alevi gibi Alevi” olmak yazar. Kalsın gönül ama yol kalmasın diyorum.
=Seyyid Hakkı=



ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı(uludivan.de) önerelim-yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı–Ehlibeyt Evladıyız ve Şah Haydar => YouTube Kanalımız: Seyyid Hakkı-Yolumuz Ehlibeyt yolu(YediDeryaSohbeti62) Aşk ile, Can ile canlar...