Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Kureyşan Ocağı


Kureyşan Ocağı
Seyyid mahmu Hayrani, Dersim bölgesinde yaşamış, daha sonra Akşehir’e göç edip, oraya yerleşmiştir.


Mahmut Hayrani,
Büyük İsyan (Baba İshak İsyanı) sonrası Dersim’de saklanan Hacı bektaş Veli ve diğer Pirlerle tanıştı ve Hacı Bektaş Veli’ye hayran kaldı. Anadolu selçukluları’nın Moğıllar’a yenilip zayıf düşmelerinden ve ardından 1246 yılında Gıyasettin Keyhüsrev öldükten sonra Hacı Bektaş Veli ile birlikte İçanadolu’ya geldi.


Seyyid Mahmut,
Hacı Bektaş veli’ye hayran kaldığı için kendisine “Hayrani” takma adı verilmişti. Daha sonra Mevlana ve Selçuklularla ilişki kurmuş, mezhep değiştirerek kadı olmuş ve Akşehir’e yerleşmişti.


Saltukname’
de Mahmut Hayrani ile ilgili şunlar aktarılmaktadır: “....Hacı Bektaş Ruma’a geldi. Rum’da olanlar onu karşıladılar. Onu ol yere getirdiler. Gelip orada karar tuttu. Orada bir kuş daha vardı. Seyyid idi. Yedi yıldır hayran olup, gözünü yüzünden ayırmazdı. Adına Seyyid Mahmut Hayrani derlerdi. Kırvan ilinde Akyanos (Akşehir) kentinde bir zaviyede otururdu.


Bugün Sultan Sarı Saltuk, Fakih Ahmet’e geldi. Fakih Ahmet Şerif’i (Sarı Saltuk)görünce ayağa kalktı. Ona saygılar gösterip ağırladı.


Rum ülkesinde bulunan Erenler’i çağırıp getirdiler. Erenler gelip oturdular. Hacı Bektaş bunlara helva pişirdi. Yeyip, hamd olsun diye dualar ettiler. Sarı Saltuk’tan “velilik” göstermesini istediler. Saltuk, ellerini yere vurunca orada bir tatlı su çıktı. İçip şad oldular.


Ahmet Şerif’e:
“Server! Siz, Mahmut Hayrani ile Mevlana Celalettin’e de haber verin dediniz. Haber saldık gelmediler” dedi.


Şerif, niçin gelmediklerini sorunca Ahmet:
“Biri aşıktır, biri hayrandır. Onun için akıl meclisinde cem olamadılar” dedi.


Şerif, birkaç gün sonra Erenlerden izin isteyip, Mevlana’ya gitti. Bir kaç gün orada kaldıktan sonra, kalkıp Seyyid Mahmut Hayrani’ye gitti. Seyyid Mahmut, Sarı Saltuk’u görünce aklı başına gelip, onunla söyleşti. Sarı saltuk, Mahmut’an “tövbe eli” alıp, dört terekli tacı Mahmut’a giydirdi.”


Saltukname’nin bu anlatımından da anlaşıldığı gibi, Seyyid Mahmut, Sarı Saltuk’u daha önceden tanıyor ve ona saygı duyuyordu. Akşehir’e gelince, mezhep değiştirmiştir. Sarı Saltuk onu ikna ediyor. Seyyid Mahmut, tövbe edip, mezhebine geri dönüyor. Bunun üzerine Sarı Saltuk ona Alevilik’te “Dört Kapı” anlamına gelen dört terekli tacı giydiriyor.


Velayetname’
de ise, onunla ilgili şunlar aktarılmaktadır: “Akşehir’de Seyyid Mahmut Hayrani adında biri vardı. Yanında 300 Mevlevi dervişi ile bir gün Hünkar’ı ziyarete gitti. Bir Aslana bindi. Elinde kamçı yerine bir yılan vardı. Bu durum Hünkar’a bildirildi.


Hacı Bektaş’ı Veli: “Kimdir bir canlı varlığa binmiş gelen? Bir cansız varlığa binelim” dedi.


Kızılca Helvat
yakınında bir Kızıl Kaya vardı. Hacı Bektaş Veli bu kızıl kayaya binip; “yürü” dedi.


Kaya bir kuş bicimine girerek yürüyüp, Mahmut Hayrani’yi karşıladı. Mahmut Hayrani bunu görünce yaptığından utandı. Aslandan yere indi. Yılanı da yere attı. Hünkar, ona dedi ki: “Canlıya herkes binip yürütür. İş cansızı yürütmekte.”


Seyyid Mahmut Hayrani, onun eline kapandı. Bu anlatımdan da anlaşılıyor ki; Seyyid Mahmut Hayrani, yine sözünde durmamıştır. Mevlevi Tarikatı’ne girmiştir. Hatta, o veya onun soyu, Osmanlı Nakibul Eşrafları’nca onaylı ve de hayali bir Soyağacı (Secere) belgesi de almıştır.


Seyyid Mahmut Hayrani,
Akşehir’e yerleştikten sonra orada bir tekke (Okul) açmış. Bu okulunda çok öğrenci yetiştirmiş. Osmanlı’dan önemli görevler almışlar. Örneğin Seyyid Mahmut Hayrani’nin torunlarından Muhittin oğlu Seyyid Hıdır; Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a atadığı ilk Kadılardan biridir. Kadı Seyyid Hıdır, kardeşi Seyyid Ali’yi Dersim (Tunceli) deki akrabalarını araştırmak için oraya gönderiyor.


Ali Turabi Dedebaba’
nın aktardıklarına göre ise: “Hünkar’ın tavsiyesi üzerine Selçuklu Sultanı Alaattin (II.Alaattin Keykubat olmalı. 1246 yılında babası Giyasettin Keyhüsrev ölünce, ülke üç oğlu arasında paylaşılmıştı. Daha sonra II.Alaattin Keykubat, kardeşi 4.Kılıç Arslan tarafından zehirlenerek öldürüldü. Sarı Saltuk’un burda yatan oğlu Seyyid İbrahim de II.Alaattin Keykubat’ın veziri olmuştu). Hacı İzzettin Kureyş’e Erzincan-Tunceli yöresini; Baba Beyaz’a da Hısnı Mansur (Adıyaman) bölgesini yurt yurt olarak verdi.”


Aşağıda yayınladığımız Mahmut Hayrani’ye ait soy ağacı da bu Seyyid Ali aracılığı ile Tunceli’deki Kureyşanlılar’ın eline geçmiş olabilir.


Nejat Birdoğan’ın Kureyşan’lı Musa Ateş
’ten elde edip yayınladığı iki soyağacı da birbirini tutmuyor. Bu soyağaçlarını aşağıda yayınlıyoruz:
 
1-Hz.Ali                                          1-Hz.Ali

2-İmam Hüseyin                             2-İmam Hüseyin

3-İmam Zeynel Abbidin                 3-İmam Zeynel Abbidin

4-İmam Muhammed Bakır             4-İmam Muhammed Bakır

5-İmam Cafer Sadık                       5-İmam Cafer Sadık

6-İmam Musa-i Kazım                   6-İmam Musa-i Kazım

7-Seyyid İbrahim                            7-Seyyid Şeyh İbrahim

8-Seyyid Hacı Bektaş Veli              8-Seyyid Şeyh Musa

9-Seyyid Hacı Bektaş Veli


Görüldüğü gibi birinci listede Hacı Bektaş Veli 8.sırada görülürken, ikinci listede 9. sırada görülüyor. 1. listede Hacı Bektaş Veli, Seyyid İbrahim’in oğlu iken, 2. listede Seyyid Şeyh Musa’nın oğlu gözüküyor.ayrıca, Hacı Bektaş Veli’nin 23. kuşak olduğu yukarıda yayınladığımız kendi soyağacında görülmektedir.


Gerek Akşehir’e giden Seyyid Mahmut Hayrani’nin, gerekse Dersim kökenli olan Kureyşanlılar’ın Hacı Bektaş Veli soyundan olmadıkları kesindir. Bize göre bu soyağacındakiler, Hacı Bektaş Veli’den el almışlardır. Her iki listede de Hacı Bektaş Veli’den sonra gelen Seyyid Yunus, Hacı Bektaş Veli’nin “Yol Evladı” dır.


 9-Seyyid Yunus                            10-Seyyid Şeyh Yunus                             

10-Seyyid İsmail                             11-Şeyh Hacı İsmail

11-Seyyid Mehmet                         12-Şeyh Hüsseyin

12-Seyyid Abdulkadir                   13-Şeyh Hacı Muhammed

13-Seyyid Halil                               14-Şeyh Hacı Abdulkadir

14-Seyyid İbrahim                          15-Şeyh Hacı halil

15-Seyyid Cafer                              16-Şeyh Cafer

16-Seyyid Kamil                             17-Şeyh Subhan

17-Seyyid Mustafa                         18-Şeyh Mustafa

18-Seyyid Hasan                             19-Şeyh Hasan

19-Seyyid Mikail                            20-Şeyh Mikail

           ↓                                   
20-Seyyid Muhammed                   21-Muhammed-i Kebir (Derviş Beyaz)

21-Seyyid İsmail                                                                       

22-Seyyid Mahmut                         22-Şeyh Abdullah   Şeyh Kani

23-Seyyid Yusuf                             23-Şeyh Büyük Ali

24-Seyyid Hasan                             24-Şeyh Hasan

25-Seyyid Ali                                  25-Şeyh Ali

26-Seyyid Abdullah                         26-Şeyh Mahmut

27-Seyyid Hüseyin                          27-Şeyh Muhammed

28-Seyyid İbrahim                           28-Şeyh Veli

29-Seyyid Mustafa                           29-Şeyh Abdullah

30-Seyyid Muhammed                     30-Şeyh Hacı Yusuf

31-Seyyid Halil                                 31-Şeyh İbrahim

32Seyyid İbrahim                              32Şeyh Murat
33-Şeyh şemdin
34-Şeyh Polat
35-Şeyh Muhammed
36-Şeyh Ahmet

Seyyid Yunus’
dan sonrakilerde de değişiklikler var. Seyyid Muhammed ile Mahmut-i Kebir’in (Büyük Mahmut), baba bir anne ayrı kardeş oldukları belirtilmektedir. Eğer Seyyid Yunus, Hacı Bektaş Veli’nin çağdaşı ise ve ondan el aldıysa, Yunus tan çok sonra gelen, 20. veya 21. sırada bulunan Muhammed-i Kebir ya da Kureyşanlılar’ın iddia ettikleri Derviş Gevr veya Derviş Beyaz, nasıl 1. Murat Han’ın çağdaşı olur? 1.Murat Han ile Hacı Bektaş veli arasında en fazla dört kuşak vardır. Seyyid Yunus ile Mahmud-i Kebir arasında ise on kuşak gözüküyor.


Bize göre, Mahmud-i Kebir’den yukarısı hayalidir. Veya, Hacı Bektaş-ı Veli’den el alan, Seyyid Yunus değil, Mahmud-i Kebir’in kendisi veya babasıdır. Ayrıca, Akşehir’e gidip, orada Mevlana ile ilişki kuran Seyyid Mahmut Hayrani, Dersim’li Kureyşanlılar’dan kopan bir Seyyid olsa bile ondan sonraki soyuna ait olan bir soyağacı, Tunceli’li Kureyşanlılar’ın soyağacı olamaz.
=Seyyid Hakkı=

Kaynak: Veli Saltık-Alevi ocakları 

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı(uludivan.de) önerelim-yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı–Ehlibeyt Evladıyız ve Şah Haydar => YouTube Kanalımız: Seyyid Hakkı-Yolumuz Ehlibeyt yolu(YediDeryaSohbeti62) Aşk ile, Can ile canlar...