Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Kimlere, Dede ve Alevi denir


Kimlere, Dede ve Alevi denir
Öncelikle şunu belirtelim ki Alevilik; bir soy, bir ırk veya bir ulus değildir. Inancın kimliği olmadığı gibi evrenseldir. Islam’ın Tasavvuf inancı olan, dinsel bir mistizimdir, alevilik, soya, ırka indirilemez.. bunu bilerek veya bilmeyerek yapmak isteyenler Islama dolayısıyla Aleviliğe yanlış yapmış olurlar ve aynı zamanda düşkünlüktür(Suçtur).
 

Muhammed Ali yolunda, bir tek soy vardır ki, bunlara soy secereleri, Hz.Muhammed’in torunları olan 12 Imamlar’a bağlanır, “Evlad-ı Resul” denir. Evlad-ı Resül nesli Hakk tarafından, tüm günahlardan arındırılıp nesli pak kılınmıştır. Seyyidler, topluma öncülük yapan, hizmet veren, Pir Hünkar Bektaş Veli gibilerine mürşit, bir onun altında görev yapanlara Pir, onların önünde talibe ilk hizmet verenlere de(Mürşid-Pir ile Talip arasındaki hizmetkar) Rehber denir. Mürşidlerin, pirlerin, rehberlerin asıl görevleri, Islam tasavvufunu tahsil etmektir. Topluma ilmi ve kemaleti ile öncülük yapıp, insanları kötülükten geri almak ve temiz bir toplum yapmaktır. 

Bu noktada herkesi sorumluluğa ve dikkat  etmeye davet ediyorum, “dedeyim, seyyid soyundanım”, diyen herkese itibar edilmesin.. Insanlar öyle nefslerinin hırsına kapılmışlar ki, nasıl gündemde kalabilirim, nasıl isim yapabilirm hesapları uğruna bir toplumun manevi değerlerini harcamayı, nefis uğruna alet etmeyi rahatlıkla göze alabiliyorlar...  

Gerçek bir Evlad-ı Resul kendisine, ben pirim veya dedeyim diye kendini aşikar etmez.... Çünkü gerçek erenler kendilerini hizmetleriyle var ederler ve bu hizmet karşılığı insanlar da onun faklılığını, farklı oluşunu anlarlar.. Yani siz farklısınız, kimsiniz, nesiniz dedirtmektir... Bunu dedirten bir insan gerçek Evlad-ı Resül’dür.. Soran insanlara da doğruyu söylemek zorundayız..Bunun tersi ise benlikten öteye geçmez..  

Seyyid (dede) olan bir kişi, evvela iman aşkıyla Allah’a, onun peygamberi Hz.Muhammed’e ve Hz.Muhammed’in iki emanetine inanıp iman etmesi gerekir, dört kapı kırk makamı bilmek gerek, üç sünnet yedi farz’ı bilmek gerek.. Sonra mürşidi, piri, rehberi ve musahibi olacak. Allah’ın Resulü Hz.Muhammed ve Veliyullahı Hz.Ali’nin bize miras bıraktıkları tariki müstakime ikrar verip, bir pire bağlanmak gerek. Ilim ve irfan sahibi olması, öğretici ve eğitici vasfına sahip olması gerek. Bu vasıflar bir kişide yoksa, o dedelik ve pirlik yapamaz. Hz.Muhammed Ali soyundan onlara seyyid denir. Pir veya dede, Alevilik öğretisini topluma vermekle sorumludur, mükelefdir. 

Aleviliğin kurumlaşma sürecinde federasyon, dernek, vakıflar gibi hizmet kurumlarının oluşumuyla beraber bilinmeyen, tanınmayan bir takım isimlerle dedeler çoğaldı ve çoğaltıldı. Bu gibi artniyetli insanların tek amacı kendi siyasi ve ateist düşüncelerini, Alevi gençlerine enjekte edip kendi amellerine köle etmekdir dolayısıyla Alevilik gibi bir dertleri ve sorunları da yoktur... Hatta Alevi olmadığı halde, ben de Aleviyim diyerek içimize girenler oluyor. Bunlara da çok dikkat etmeliyiz. 

Çünkü Aleviler bugüne kadar, Ehli Beyt yolunun verdiği inançsal terbiyeleri gereği, hep doğrunun arkasında olmuştur. Laikliğin, demokrasinin, hukukun, insani degerlerin bekçileri olmuşlardır. Aleviler inançları gereği birlikten, kardeşlikten, dostluktan ve barıştan yana olmuşlardır ve olmaya da devam edeceklerdir.  

Alevilikte seyyid soyu hariç, diğer soylardan, ırklardan olan Aleviler, Alevi anadan, Alevi babadan doğmasıyla Alevi çocuğudur. Ama Alevi inanç ilkelerini benimsemiyorsa, kabullenmiyorsa, Alevi olamaz ve değildi.. Aleviyim diyebilmesi için, ilk hamlede, Allah’ın kuluyum, peygamberin ümmetiyim, Hz.Ali’nin talibiyim, Ehli Beyt’in bendesiyim ve Tevella-Teberra ilkesine bağlıyım diyebilmelidir. Bunun anlamı: Allah’ın birliğine, Hz.Muhammed’in peygamberliğine, Ehli Beyt’e inanıp iman ediyorum demektir. Tevella ve Teberra ilkesine bağlıyım demektir.... 

Alevi inancı gereği mürşidi, piri ve rehberi olmalı ve musahibi de yoksa, musahip tutmalı. Pir nüfusunu kırmamalı, gönlünü turap edip, özünü dara çekebilmeli. Işte bu inanca, bu imana, bu gönle sahip olan insanlara “Alevi” denir. 

Hangi ırktan, milletten, cinsiyetten, soydan olursa olsun, yukarıda anlatılan, Islam’ın tasavvuf inancına inanıp iman ediyorsa, Alevi inancının, ahlak ve duruşu olan, doğruluk ve dürüstlüğü evinde yaşıyorsa, hayatına uyguluyorsa, o zaman o kişi bir Alevidir. 

Yoksa, kimi kendini bilmezlerin dediği gibi “Alevilik din değildir, inanç değildir, Islam ile bir alakası yoktur, Alevilik mezheptir, bir yaşam biçimidir” diyen cahil ve artniyetli insanlara ben de diyorum ki, Alevilerin bu temiz yaşam kurallarına düzen veren nedir? Inancının öngördüğü ilkeler değilmidir! Alevilik hakkında hiçbir şey bilmiyorsanız? Alevi cemlerine katılıp görmek ve yaşamak gerek. Tüm bu artniyetlerden uzak tamamen Alevi inanç ilkelerine bağlanıp yaşıyan ve yaşatan herkes Alevidir.. Özetlersek; kendine insanım diyen, insan değerlerine sahip çıkıp sahiplenen ve yaşatan her Ademoğlu Alevidir..
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...