Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Kırklar Cemi nedir?



Kırklar Cemi nedir?
Cem kelime manası nedir?
Ibadet Nedir?
Kırklar Cemi Nedir? 

Cem kelime manası nedir?
Sözcük anlamı olarak; Birleşme, birlik olmak, bir araya gelmek demektir. 

Ibadet nedir?
Alevi inancında, „Cem“ sözcük anlamından yola çıkarak; Birleşme, birlik olma, bir araya gelmedeki mana birlik ve beraberlik (bütünlaşme) içinde Canab-ı Hakk’ı çağırmak, yalvarmak, şükür etmektir.. Bu toplumsal ibadet için bir araya gelme yerine „Cemevi“ adı verilmiştir. 

Yol taliplerinin yani Alevilerin zahiri (dünyevisel) yaşamda yolun ilim irfanını ve doğumundan ölümüne tüm yaşantısı cem mekanı ile bağlantılıdır. Yola girdiği (ikara vermek), müsahib tuttuğu, erkan gördüğü, sorgu-sual ve irşad olduğu kutsal mekandır Cemevidir. Bu eğitimi yaşama geçiren tek sorumlu kişiler „Seyyid Saadet Evlad-ı Resül“ soyundan gelen Seyyidler (din önderleri) sorumludur. Bu makama „Imam Hüseyin makamı, Pir makamı“da denir.. Pir: Dini önder, Hakk’a giden doğru yolu gösteren kişi demektir. 

Kırklar Cemi nedir?
Kırklar Cemi, Alevi ibadetinin esası olarak kabul edilen cem ve semahın kaynağıdır. Kırklar Meclisi, batın alemi karşılığı kullanılan, „Velayet Makamı (Ermişlik Mertebesi)“dir. Bu, batınalemde(ruhlar alemi), zaman dışı bir evrende yani ruhlar aleminde vuku bulmuş bir olayın zahire yansımasıdır. 

Kırklar Cemi erkanı üç bölümden oluşmadadır.
1-Genel bilgilendirme,
2-Rızalık alınması (Birliğin sağlanması)
3-Tevhid bölümü. Öğreti açısından ağırlıklı olan bölüm,

Şahı Merdan Ali adının ayrılmaz biçimde Tanrı adının söylenişiyle kaynaştığı tevhid (Tanrı’nın birliğinin söylemi) bölümüdür. Ali “Şah” sözcüğünde belirmededir. Ardından, Peygamber’in Mirac olayının anlatımı gelir.

Mirac
Mirac, semaha yükselmek, Zahiri alemden, batıni aleme geçiş demektir. Batıni alemde, Allah katına yükselmek. Allah ile görüşmektir. Hz.Muhammed, Recep ayının yirmi yedisini, yirmi sekize bağlayan gece, Kudüs’ten mescit’i Aksa’ya, oradan semaha(göğe)  yükselerek Allah ile görüşmesidir. Hz.Muhammed’e rehberlik eden Cebrail; sidret-ül Münteha’ya (akıl boyutunun bittiği, ilahi aşk ile ulaşılan Allah’a en yakın makam) gelince, ben buradan ileriye geçemem, geçersem yanarım deyince, Hz.Muhammed; “Öyleyse sen yerinde kal. Ben ezelden bu ilahi aşk yoluna canımı kurban koymuşum. Yanarsam tek başıma yanayım. Canını canından sakınan, canını (mevlasını) nasıl görebilir? mevlamın uğrunda bu can feda olsun.” der ve Allah’ın huzuruna yanlız gider. 

Hz.Muhammed, mirac dönüşü yatağının soğumamış olduğunu görür. Yatağının soğumamış olması bize neyi ifade eder? Tasavvufta Cebrail akıldır, yani Cebrail’in aklın ona vahyettiklerinin nereden geldiğini anlamak ve öğrenmek istiyordu. İşte İmam Cafer-i Sadık Buyruğu’na göre bu merak, Cebrail’i kırklar meclisine götürdü. Kırklar meclisi ile ilgili Yunus Emre şöyle ifad etmektedir: 

Muhammed ile bile Mi’rac’a ağan benim
Ashab-ı suffe’y ile yalıncak olan benim 

Sabır ile kanaatı viribidim bunlara
Kırk kişi bir gömlekten başın çıkaran benim. 

O kırkından birine meşteri çaldımıdı
Kırkından kan akıtıp ibret gösteren benim. 

Aden peygamber ile Havva yaratılmadan
Uçmak’tan sürülüben 0 müfis olan benim.

Adımı Yunus taktım sırrım aleme çaktım
Bundan ileri dahi dilde söylenen benim,
Yunus

Kırklar: Gayp erenleri(Rica-ül gayp) alemidir. Diğer bir manada ise, Kırklar meclisi; Batın (gizli, görünmeyen) anlamındadır. Velayet makamı (ermişlik mertebesi) dir. 

Alevi ibadeti’nin merkezinde miraclama vardır. İbadetin temel ilkesini/bel kemiğini oluşturur. Cem ibadetlerinde en çok okunan, Şah Ismail Hatayi’nin miraclamalamasıdır. 

Alevi ibadetinde, miraclama okunurken, „Muhammed ayağa kalktı“ deyince cemaat ayağa kalkar ve „kıyam“ (ayakta dik durmak) durur, „eğiliben secde kıldı“ denilince rükuya (elleri dizlere koyarak eğilme) durur ve oturunca da secdeye kapanır. Ibadetin şekliyle ilgili Kur’an da üç emir vardır: 

Kıyam-Rüku-Secde
Kıyam; uluhiyet (Allah), Rukü; ahadiyet (Teklik), Secde; Adem makamıdır. Bizlerde bu şekilleri mirac okunurken şeklen uyguluyoruz. Adem olanlar da ibadetiyle miraca yükselebilmelidirler, akıl ve ruh boyutuyla yükselmelidirler. 

Canab-ı Hakk kendini bilmek ve sevmek için Hz.Muhammed ve Hz.Ali suretinde ve şahıslarında tecelli etmiştir ki onların ruhları birleşince tekrar aranan zat bulunmuş ve onunla tekrar birleşilmiş, bir olunmuş olur. Diğer bir deyimle de Hz.Muhammed ve Hz.Ali birleşmesinde Hakk tecelli ederek; “Hakk Muhammed Ali” vasıl olmuştur. 

Mirac durumu ise kendi derecelerinde, ariflere, kamil insanlara da ulaşılması mümkündür. Kendi derecelerinde sözümüzden maksat ise hakikat yolundaki ilimlerdir. Esasen, bütün maddi ve manevi ilimlerimizden asıl maksat da böyle ilahi bir seyran yapabilme kudretini kazanabilmemizdir. 

Buda insanın varlığını ve yokluğunu aynı zamanda bilebilmekle ve bütün zerrelerin kendi olduğunu ve bütün varlığı o gözle görmekle mümkündür. Yani, kendi kendimizi her bir zerrenin kendi bilgisi ve görüşüyle görmekle mümkündür ki; “Ölmeden önce ölmek” de budur.

Bunları açıkladıktan sonra, Cebrail’in hakiki manası nedir? Cebrail’in hakiki manası Hz.Muhammed’e vaki olan ilahi tecelli, Hakk’ın tam zuhurudur ve Hz.Muhammed’in aklıdır. 

Miraç madde aleminden mana alemine, geçiştir. Diğer bir deyimle de “fakr” aleminden “fahr” alemine geçiş, yani “Fahri Kainat” (Kainatın efendisi) makamına erişmektir.

Evvel emanet budur ki:
Piri, rehberi tutasın,
Kadim erkana yatasın,
Tariki müstakime. 

Dosdoğru yola gidebilmek için her insana bir yol gösterici yani bir rehber gerekir çünkü, yola rehbersiz gidilmez. Rehber bilendir. Bilen kişi ile dost ol çünkü o, seni aydınlatır. Bilgisiz kişilerle dost ol çünkü onları, sen aydınlatırsın. Bilmediğini bilmeyenlerden hemen uzaklaş çünkü onlar aptaldır, seni de aptallaştırırlar. (Konfiçyüs). 

Evet bilenlerle yol yürünür. Bilmeyen seni yolda bırakır. Onun için kişiye yolu bilen, menzile götüren bir rehber gereklidir. 

Muhammed belin bağladı,
Anda ahiri Cebrail.
İki gönül bir oluben,
Hep yürüdüler dergaha. 

Dergaha gidebilmenin yolu, gönüllerimizin birliğinden geçmektedir çünkü, kesretten (çokluktan) vahdete (tekliğe) geçiş ancak gönül birliğiyle olmaktadır. 

Doksan bin kelam danıştı,
İki cihan dostuna,
Tevhidi armağan aldı,
Yeryüzündeki insana. 

Kelam: sözdür, bilgidir, irfaniyettir.
İrfan: İlahi bir feyiz olarak kainatın sırlarını bilme kudretidir, bilmektir, tanımaktır, Allah’ın birliğini, tekliğini bilmektir. 

O şerbetten biri içti,
Cümlesi mest-ü hayran,
Mümin müslim üryan büryan,
Hepsi de girdi semaha. 

Mest olma, serden geçmektir, kelamın bittiği andır. Artık O’ndan başka gönülde kimse kalmamıştır, ilahi aşk sarhoşu olunmuştur. Üryan büryandır o. Tevhid olunmuştur. Bir vicutta ikilik olur mu hiç! Irmaklar deryada birleşmiştir. Gönül gerçek sahibinindir artık. Fani olan, baki olanına kavuşmuştur. İbadet yapmanın amacıda bu değil midir?
=Seyyid Hakkı=


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...