Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

Alevi inancında, Dem ve Alkol.


Alevi inancında, Dem ve Alkol.

Alevi inancında derin bir mana taşıyan DEM-Dolu ile Alkolü eş tutanlar vardır. Bu yaklaşım büyük bir yanılgı teşkil etmektedir. Ve asıl yanılgı, içine düştükleri hata ve yanlışlıklardır. Ve bu yanlışlıklar insanları yanılgıya, yanlış bilgi algılamalarına götürmüştür. Bu iki kavramı ayrı ayrı ele alıp yanılgıların, yanlışların boyutunu ortaya koyalım.

Dem,
Farsça kökenli olup Batıni anlamda; Kamil insan’ın sözü, ruhani güç, tanrısal etkisidir yani Hakk kelamıdır, ilmidir. Canab-ı Hakk, bütün canlıları sudan yaratmış/var etmiştir. Dolayısiyle Su; Hayattır, şifadır, arıtıcıdır, temizleyicidir, duadır, iletkendir, hayatın başlangıcı ve sonudur. Öz olarak; Zahiri alemde insanı arındıran, temizleyen sudur ve batıni alemde ise Hakk’ın kelamıdır, ilmidir.  

Kırklar ceminde; Selman-i Faris’in parstan keşkülüne koyup getirdiği üzüm tanesinin, Hz.Muhammed tarafından ezilip Kırklara sunulan işte Hakk’ın ilahi kelamıdır, ilmidir. Çünkü ruhlar aleminde içmek, yemek hali söz konusu değildir. Bu da bize şunu göstermektedir ki “Dem”; Paylaşmaktır, bir olmaktır, ruhen bir olmanın ölümsüzlük sembolüdür. Insanı ölümsüz kılan da ilimdir. Ilim, kendini bilmektir. Kendini bilmek ise, Allah’ı bilmek ve hakikat ile beraber olmaktır. 

Alevi ozanı Mehmet Ali Hilmi Dedebaba; Kırklar ceminde sunulan demin, Allah’ın kelamından başka bir şey olmadığını şu dizelerinden daha iyi anlamaktayız; 

İlm-i Ledün okur bize velimiz,
Hakk deyip, Hakk söyler bizim dilimiz,
Içirdi bade-i aşk'ı Ali’miz,
Saki-i Kevser'in mestanıyız biz.

Mehmet Ali Hilmi Dedebaba 

Alkol
Alkol, genel olarak sarhoşluk veren, ruhu bulandıran ve kendinden geçiren sıvı içkilerdir. Bu sıvı içkiler kısaca, alkol olarak adlandırılırlar. 

Canab-ı Hakk, bütün nimmetleri kendi kulları için var etmiştir ve kendilerine sunmuştur. Elbetteki bu nimetler içinde iyi kötü, sağlıklı sağlıksız, acı tatlı, vs. vs. gibi farklılıklarıda beraberinden vermiştir. Tıpkı iyi insan ve kötü insan gibi. Faydalı ve faydasızlığın sınırını insanlar kerndileri belirlerler. Bu sınırı aşmak veya tabii kalmak insanların kendi elindedir fakat yüzdeliğe vurulunca statistiklere göre yüde 90% nı buna uyamadığını veya kendini taşıyamadığını, topluma/kendine zarar verdiğini ve rahatsız ettiğini göstermektedir...  

Görüldüğü gibi mesele, içki içmekte değildir; Mesele, kişinin içkili veya içkisiz iken hal ve davranışları meselesidir. 

Peki Alkolün sınırını çizebilirmiyiz veya böyle bir sınır var mıdır? Elbetteki vardır. bu sınır toplumun rahatsız olmadığı, kimsenin zarar görmediği, ve aynı zamanda kendisine zarar verip vermeme noktasıdır. Halk dilinde bir deyim vardır “Içki, bütün kötülüklerin anasıdır.” ifadesi en doğru olanıdır. Çünkü Alkol, içen kişinin fiziksel sağlığını bozmasının yanında, ruhsal sağlığını da olumsuz yönde etkiler. Toplum yapısını ve huzurunu olumsuz etkiler. Dolayısiyle suça tevşik eder ve suç oranını da artırır.  

Özetlersek: Alkol, insanın zihnini bulandıran ve sağlıklı düşünmesine engel olan bir sıvı maddedir. Dolayısiyle, bir çeşit uyuşturucudur. Alkol etkisinde olan bir kişi, sağlıklı düşünemediği gibi, sağlıklı hareket etmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerden dolayı, alkol hem kullanan kişi ve hem de çevresi için tehlikeli ve zararlıdır. 

Dem ve Alkol kavram manalarını, ortaya koyduktan sonra sormak gerek;
* İlahi kelamı ve zihni bulandıran bir sıvı maddeyi aynı kefeye koymak, mümkün müdür?
* Birbirine zıt iki kavramı bir kefeye koymak, mantıken zulüm değil midir?
* Bu gerçekler karşısında kalkıp da Aleviler cem erkanlarında içki içiyor demek, yola haksızlık değil midir?
* Bunca zararlı bir madde ile Kerbela şehitlerine dökülen kanlı gözyaşlarını bir tutmak, ne kadar doğru olur?
* Kırklar’ı Canab-ı Hakk’ın katına erdiren, birlendiren, birleştiren ilahi kelamı ve alkölü bir tutmak, hangi mantıkla bağdaşır? Elbetteki bağdaşmadığı gibi katılmak da mümkün değildir.  

Aleviler cem erkanlarında böylesine zararlı bir madde ile zikir yaptıklarını iddia etmek, akıl işi değildir. Yapanlar varsa da onlar, Alevi yol ilminden nasibini almamıştır. Bu kişilere Kerbela’daki katliamı hatırlatalım. 

Deşti Kerbela'da şehid düşen şah Hüseyin!..
Derem, derem ne olur bir yudum su ver!..
Kucağında masum bebe ağlaşır durur,
Kerbela'da susuz canlar kavrulur!..
Derem, derem ne olur bir yudum su ver!..
Şah Imam Hüseyin aşkına!.. 

Yukardaki dizelerden de anlaşıldığı gibi zahir alemde suyun değeri Kerbela katliamında, daha iyi anlaşılır olmuştur. Yezid’in susuzluk fermanı ile Imam Hüseyin ve Ehli Beyt’i, ölüme mahküm edilmiştir.    

Cem erkanlarında dağıtılan su, içki değildir. Canab-ı Hakk’ın yüzü suyu hürmetine, Kerbela şehitlerimizin yüzü suyu hürmetine vede ruhen bir olmanın ölümsüzlük suyu, yani kevser suyu olarak dağıtılan sudur. Bu kutsallığı alkol içkilerle eş tutmak cehaletin, insanlığa beslediği düşmanlıktan farkı yoktur.
=Seyyid Hakkı=



 

ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...