Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

29- Mi‘râclama-Tevhîdler-Kırklar Semâhı Hizmeti



29-  Mi‘râclama-Tevhîdler-Kırklar Semâhı Hizmeti:

 

DAYANAĞI:

İsrâ 1; Necm 5-18. (Ek:27); Hz. Muhammed’in Mi‘râc’a gitmesi, dönüşünde Kırklar’a uğraması ve Kırklar’la birlikte olması.

 

TARİHÇESİ:

Mi‘râc’dan dönen Hz. Muhammed’in Kırklar’a uğradığı, Engür’ü içip mest olduğu ve Kırklarla birlikte semâh yaptığına inanılmakta ve bu olay hizmetin başlangıcı olarak kabûl edilmektedir. O nedenle, bu üç hizmet (Mi‘râclama, Tevhîdler ve Kırklar Semâhı) bir hizmet gibi, ara vermeden arka arkaya icrâ edilir.

 

AMAÇ VE ANLAMI:

Birlik ve beraberlik rûhu içinde dönülen semâhla, Tanrı’ya ulaşma amaçlanır. Kişi, kendinden geçerek, huşû ve aşk içinde Tanrı’ya ulaşmayı diler. Haşr 24. âyet mucibince(58)

semâda ve zemînde Allah’ı ananlarla bütünleşerek Allah’ı tesbîh ve senâ etmek sûretiyle kesretten (çokluk) vahdete (birlik), cüzden (parça) külle (bütün) ulaşmak amaçlanır.  

 

İCRÂSI:

Zâkirler üç bölümlü Mi‘râclamayı okurlar:

 

 

Mİ‘RÂCLAMA :

(Üç bölümlü nefes)

 

 

 

 

 

 

 

1. BÖLÜM:

 

 

Geldi Cebrâil buyurdu:

“Yâ Muhammed Mustafâ!

Hakk seni Mi‘râca okudu

Dâvete kâdir Hûdâ.

 

Evvel emanet budur ki;

Bir ırahber tutasın,

Kadîm erkâna yatasın

Tarîk-i Mustakiyme.”

 

Muhammed şugûle(59) vardı:

“Yoktur senden bir azîz,

Şimdi senden el tutayım”

Hakk buyurdu “Ve’d duhâ”.

 

Cebrâil’den etek tuttu

Muhammed belin bağladı.

İki gönül bir ettiler

Yürüdüler Dergâh’a.

 

Vardı Dergâh kapısına

Gördü bir aslan yatar.

Haykırıben hamle kıldı

Başa koptu bir figân.

Yine Hakk’tan nidâ geldi:

“Korkma Habîb’im” dedi,

Hâtem’in ağzına ver ki

İster senden bir nişâne.”

 

Hâtemi ağzına verdi

Aslan oldu anda sâkin.

Yol verildi Muhammed’e

Aslan gitti nihâne.

 

 

 

 

 

II. BÖLÜM:

 

 

Vardı, Hakk’ı tavâf etti

Evveli bunu söyledi:

“Ne yavuz şîr’in varmış

Hayli cevreyledi bize.

 

Gördü bîçâre dervîşi

Hemen yutmak diledi.

Emmim oğlu Ali olaydı,

Dayanırdı ol şîr’e.

 

Ey benim sırr-ı devletim

Sana tâbidir Habîb’in.”

Eğildi, eşiğe baş koydu(60)

Kıble-i Kıblegâh’a.

 

Doksan bin sırr-ı kelâmı

Söyleştiler dostâne.

Tevhîd’i armağan aldı

Yeryüzünde insana.

 

 

Secdeye koydu yüzün (60)

Hakk’a kıldı niyâzın.

Hakk verdi bir salkım üzüm:

“Al git Hasan, Hüseyin’e.”

 

Selmân anda hazır idi

“Şey’en lillah”ın diledi.

Muhammed bir üzüm koydu

Selmân’ın keşküllâhına.

 

Kalktı ayak üzerine(61)

Ümmetini diledi.

“Mü’mîn kulun yarlığadım”

Dedi anda Kibriyâ.

 

Eğildi secde eyledi(6

2)

“Hoşkal Sultânım” dedi.

Koyup evine giderken

Yol uğrattı Kırklar’a.

 

 

 

III.  BÖLÜM:

 

Vardı Kırklar Dergâhı’na

Sâkîn oldu oturdu

Cümlesi secde eyledi(63)

Hazret-i Emrullah’a.

 

Muhammed hub lisâna geldi:

“Size kimler derler” dedi

Kırklardan bir nidâ geldi:

“Bize Kırklar derler” dendi.

 

“Otuz dokuz varınız

Neden eksik biriniz?”

“Selmân şey’en lillah’a gitti

Ondan eksik birimiz.

 

Birimize neşter vursan

Kırkından akar kanımız

Birimiz kırk, kırkımız bir

Yok değildir varımız.”

 

Ol demde Selmân geldi

Hû, dedi içeri girdi

Keşkülün Meydana koydu

Bir üzüm tanesiyle.

 

Kuduretten bir el geldi

Ezdi engür eyledi

Muhammed hâtemin gördü

Uğradı müşkül hâle.

 

İçinden biri nûş etti

Cümlesi oldu hayran

Mü’mîn, müslîm üryân-büryân(64)

Hep kalktılar semâha.

 

Muhammed de bile kalktı

Kırklar ile semâha

Elleri çarpana çalar

Dilleri Hû Allah Allah.

 

Muhabbetler kadîm oldu

Yol, erkân yerini buldu

Gönderdiler Muhammed’i

Hatırları safâ oldu.

 

Ali’m geldi, tavâf etti

Mühürün ortaya koydu

“Sen bir sırr-ı sırru’llâhsın

İmâm Aliyyü’l-Murtezâ.

 

Evvelisin, âhirisin

Zâhirîsin, bâtınısın

Men dahi sana bağlıyam”

Dedi: “Saddaksın yâ Ali”.

Şâh Hatâyîm vâkıf oldu

Bu sırları söyledi

Hak söze hak dediremedi

Özü çürük ervâha.

 

Mi‘râclama bitiminde, semâh dönen dervîş ve Beş Bacı dâra dururlar.

Pîr, hizmet duâlarını okur.

Semâhçılar, secde niyâzı yapıp diz üstü otururlar.

 

(“Ol demde Selmân geldi / Hû, dedi içeri girdi” kısmı söylenince, tüm canlar deyip niyâz alarak selam alırlar. Mi‘râclamada “secdesözünün geçtiği iki yerde, tüm canlar secdeye inip tekrar kalkarak iki rekât Mi‘râc Namazını kılmış olurlar.)

 

Semâhçıların semâhları eşliğinde Tevhîdler çekilir.

 

 

TEVHÎDLER

(Her nefesin sonunda Semâhçılar üç tur Semâh dönerler)(65)

 

NEFES - 1:

 

   

Diz çökelim zikredelim

Cânı dilden Allah’ı

Yedi ceddin yarlığanır

Anınca illahlahı.

    (Tevhîd)

Yeryüzünde biter otlar

Onda olur heybetler

Cehennem kapısın kitler

Anınca illallahı.

    (Tevhîd)

Okumuşum dört kitâbı

Âyet âyet, harf be harf

Cümlesinden efdaldır

Anınca illahlahı.

    (Tevhîd)

Baş yastığa düşünce

Gelir îmân kastine

Şeytan ona tafar bulmaz

Anınca illallahı.

    (Tevhîd)

Şâh Hatâyî”m yapısına

Durduk Şâh’ın tapısına

Sekiz uçmak kapısına

Yazmışlar illallahı.

    (Tevhîd)

 

 

TEVHÎD: (Her dörtlükten sonra söylenir) :

 

Hakk lâ ilâhe illallah

 

İllallah Şâh illallah

Ali Mürşîd güzel Şâh’ım

 

Şâh’ım eyvallah, eyvallah

Yâ Allah

 

Lâ ilâhe illallah.

 

Semâh (Üç tur):

Muhammed Mustafâ’nındır bu semâh

Aliyyü’l-Murtezâ’nındır bu semâh

Hatîce, Fâtımâ, Hasan, Hüseyn’indir bu semâh.

 

 

NEFES - 2:

 

Mevlam kulunu yarlığar

Cemiyetin hürmetine

Muhammed şefâat eder

Cemiyetin hürmetine.

    (Tevhîd)

 

Mü’mînler tevhîde başlar

Cennette yapılır köşkler

Kulun günâhın bağışlar

Cemiyetin hürmetine.

    (Tevhîd)

 

Mü’mînler tevhîd ediyor

Koyup cennete gidiyor

Mü’mînler bayram ediyor

Cemiyetin hürmetine.

    (Tevhîd)

 

Pîrimin ela gözleri

Ne şirindir sözleri

Donanmış hûri kızları

Cemiyetin hürmetine.

    (Tevhîd)

 

 

“Şâh Hatâyîm kendi bilir

Arayan özünde bulur

Cemde ölen şehîd olur

Cemiyetin hürmetine.

    (Tevhîd)

 

 

 

TEVHÎD: (Her dörtlükten sonra söylenir) :

 

Hakk lâ ilâhe illallah

 

İllallah Şâh illallah

Ali Mürşîd güzel Şâh’ım

 

Şâh’ım eyvallah, eyvallah

Yâ Allah

 

Lâ ilâhe illallah.

 

 

Semâh (Üç tur):

Muhammed Mustafâ’nındır bu semâh

Aliyyü’l-Murtezâ’nındır bu semâh

Hatîce, Fâtımâ, Hasan, Hüseyn’indir bu semâh

DÜVAZİMÂM

 

 

Medet Ey Allah’ım medet

Gel dertlere dermân eyle

Yetiş yâ âl-i Muhammed

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

Ali benim gonca gülüm

Kesmem eteğinden elim

Hâlimizdir sana mâlûm

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

Hatîce’nin kızı Fatma

Elim al, yabana atma

Dergâhından mahrûm etme

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

 

Hasan, Hüseyin aşkına

Yardım eyle düşküne

Zeynel Âbidîn aşkına

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

Durduk Bâkır’ın katına

Câfer’in ilm-i zâtına

Mûsâ, Rızâ hürmetine

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

Şâh Takî’nin ve Nakî’nin

Kemteriyem Askerî’nin

Yarlığamak senin şânın

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

Var Allah’tan dilek dile

Mehdî Sâhib Zaman gele

Dedemoğlu secde kıla(66)

Gel dertlere dermân eyle.

         (Tevhîd)

 

TEVHÎD: (Her dörtlükten  sonra söylenir.)

Hakk lâ ilâhe illallah

 

İllallah Şâh illallah

 

Ali Mürşîd güzel Şâh’ım

 

Şâh’ım eyvallah, eyvallah

Yâ Allah

 

Lâ ilâhe illallah.

 

 

Semâhçılar dahil, tüm canlar secdeye kapanır. Pîr, gülbank ve bağlı olarak zâkirlerin hizmet duâsını okur.

 

Semâhçılar ve tüm bacılar ayağa kalkarak dâra dururlar(67).

Pîr, hizmet duâsını okur.

Semâhçılar Meydandan çıkarlar.

Carı çalınır. Pîr, hizmet ve dâr duâsını okur.

Arzu eden canlar tarafından, guruplar halinde yöresel semâhlar dönülür. Her gurubun döndüğü semâh sonunda Pîr, hizmet duâsı okur. (Müsâhip ve Düşkün Kaldırma erkânlarında yöresel semâhlar dönülmez.)




(58)    Haşr 24: Allah’tır O! Haalik, Bâri’, Musavvir’dir O! En güzel isimler O’nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nu tespih eder. Azîz’dir O, Hakîm’dir. (Öztürk: 1998, 507)

(59)    Şugûle: Düşünce

 

(60)    Tüm dervîşler secdeye iner, niyâz edip doğrulurlar. Bacılar sağ el işaret parmağından niyâz alırlar.

(60)    Tüm dervîşler secdeye iner, niyâz edip doğrulurlar. Bacılar sağ el işaret parmağından niyâz alırlar.

(61)    Tüm canlar ayakta dâra durur.

(62)    Tüm canlar secdeye iner, tekrar dâra durur.

(63)    Tüm canlar secdeye iner  ve edeb-erkân üzere diz üstü otururlar.

 

(64)    Burada bir dervîş ve Beş Bacı (Müsâhip olan dört can ile rehberleri) Semâha kalkarlar, Kırklar Semâhı başlar.

(65)    Semâh dönenler, semâh sonunda, tüm hizmetlerde olduğu gibi, Meydanda dâra durarak hizmet duâlarını alırlar.

(66)    Tüm canlar secde eder.

(67)    Müsâhip ceminde, rehber ile birlikte dört Müsâhip.


HAZIRLAYAN:
ÇUBUK YÖRESİNDE ERKAN
Alper ÇAĞLAYAN
Ankara-2002





ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...