Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

24- Naz-Niyâz Hizmeti


3.10.1. Naz-Niyâz Hizmeti:

 

DAYANAĞI:

Nahl 67; Muhammed 15; İnsan 5, 6, 14-18, 21. (Ek: 25)

 

TARİHÇESİ:

Kırklar ceminde, bir üzüm tanesinin kudret eli ile ezilip, Hz. Ali tarafından Hz. Muhammed’e sunulması, hizmetin başlangıcı olarak kabûl edilir. Kırklar ceminde ve Hz. Muhammed döneminde Sâkî’nin  Hz. Ali olduğu söylenmektedir.

 

AMAÇ VE ANLAMI:

Getirilen meyve ve yemişler tüm canlara eşit dağıtıldığı için birlik ve adâlet rûhu oluşturulması amaçlanır.

Ayrıca dağıtılan dem ile; Kırklar ceminde, bir üzüm tanesinin suyunu içen Hz. Muhammed ile birlikte Kırkların hep birden mest olması gibi, cem âyininde bu hizmetle, halkadaki canların içtiği demi tüm canların içtiği varsayılır. İçenlerden içmeyenlerin kandığı (doyduğu) kabûl edilir. Amaç, birliğe yetmek, ben, sen değil, biz olmaktır. İçilen dem, Kevser Şarâbı olarak nitelendiği için, günâhların affı ve Cennet’e girme amaçlanır. Cem evi, cennete misâl kabûl edilir.

Anlamı ise, yukarıda dayanak âyetlerinde yer alan Allah’ın va’dettiği selsebîl ve şarâben tahûra (kevser şarabı)’nın temsîlen ikrâm edilmesi olarak açıklanmaktadır.

 

İCRÂSI:

Nahl 67, Muhammed 15 ile İnsan 5,6,14-18 ve 21. âyetler okunur:

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

“Ve min semerâti’n-nahîli ve’l-a‘nâbi tettehızûne minhü sekeren ve rızkan hasenâ, inne fî zâlike leâyeten likavmin ya’kılûn.”

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

“Meselülcennetilletî vü‘ide’l-müttekiûn, fîhâ enhârün min mâin gayri âsin ve enhârün min lebenin lem yeteğayyer tâ’müh ve enhârün min hamrin lezzetin li’ş-şâribîn ve enhârün min aselin Mûsâffâ ve lehüm fiyhâ min küllissemerâti ve mağfiretün min rabbihim, kemen hüve halidün fiynnâri ve sükuû mâen hamîmen fekatta’a em’âehüm.”

 

 Bismillâhirrahmânirrahîm.

“İnne’l-ebrâre yeşrebûne min ke’sin kâne mizâcühâ kâfûrâ. / Aynen yeşrebu bihâ ibâdullahi yüfeccirûnehâ tefcîrâ. / ... / Ve dâniyeten aleyhim zılâlühâ ve züllilet katûfühâ tezlîlâ. / Ve yütâfü aleyhim biâniyetin min fıddatin ve ekvâbin kânet kavârîrâ. / Kâvarîre min fıddatin kadderûhâ takdîrâ. / Ve yüskavne fîhâ ke’sen kâne mizâcühâ zencebîlâ. / Aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ./ ... / Âliyehüm siyâbü sündüsin hudrun ve istebraku ve hullû esâvire min fıddatin ve sekâhüm rabbühüm şarâben tahûrâ.”(56)

Salavat getirilir. Pîr, gülbank ve hizmet duâsını okur.

Carı çalınır. Pîr, hizmet ve dâr duâsını okur.

Naz-niyâz (yemiş-meyve) ve dem getirilir. Getirenler dâra durarak pîrden duâlarını alırlar.

Pîr, dâr duâsını okur.

Yemiş ve meyveler Sâkî ile yardımcıları tarafından eşit olarak pay edilerek tabaklara konur ve canlara dağıtılır.

Zâkirler, iki nefes, bir düvazimâm okurlar.(Ek:9) (Müsâhip ceminde üç düvazimim okunur.)

Pîr,  gülbank çekerek hizmet  duâsını okur.

Carı çalınır. Pîr, hizmet duâsını okur.




(56)    Nahl 67: Hurmalıkların meyvalarından, üzümlerden de sarhoş edici bir içecek ve güzel bir rızık elde edersiniz. İşte bunda, aklını işleten bir topluluk için kesin bir mucize vardır. (Öztürk: 1998, 249)

         Muhammed 15: Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvanın yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nîmetler içindekiyle, sürekli ateşte olup da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu? (Öztürk: 1998, 465)

         İnsan 5: İyilere gelince, onlar, karışımı kâfur olan bir kadehten içerler.

         6: Bir kaynak ki, Allah’ın kulları ondan içerler ve onu fışkırtarak akıtırlar.

14: Bahçenin gölgeleri, üzerlerine eğilmiştir. Ve bahçenin meyvaları iyice yaklaştırılmıştır.

         15: Çevrelerinde gümüşten ve billurdan kaplar dolaştırılır. Kupalardır onlar.

         16:Gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.

         17: Orada kendilerine, karışımı zencefil olan bir kadehten içirilir.

18: Bir pınar ki, orada, selsebîl diye anılır.

         21: Üzerlerinde yeşil-ince ipeklerle, sırmalı, kalın ipeklerden giysiler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Ve Rableri onlara tertemiz bir içki ikram etmiştir. (Öztürk: 1998, 541)


HAZIRLAYAN:
ÇUBUK YÖRESİNDE ERKAN
Alper ÇAĞLAYAN
Ankara-2002


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...