Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

21- Dâr Erkânında, Erkândan Geçme Yerine Yapılan Hizmetler


 

3.8.2. Dâr Erkânında, Erkândan Geçme Yerine Yapılan Hizmetler: 

 

 

Erkândan geçilmez. Erkândan geçme yerine şu hizmetler yapılır:

Seccâdeci, usulüne göre Seccâdeyi serer. Pîr, hizmet duâsını okur.

Mevtâ’nın vekilleri, eşik yoklayıp Seccâde üzerine çıkarlar.

Vekiller, mevtâ için dâra dururlar. Vekiller, mevtânın vâsisi olarak, cem âyininde bulunan ve bulunmayanlardan “helallık” dilerler. Bulunmayan hak sâhiplerinin de kendilerinden haklarını talep etmesini dilerler ve rızâlık alırlar.

Pîr ya da halkadaki bir can tarafından Nuh Sûresi 28, Necm Sûresi 5, 6, 7, 8, 9. âyetler ve Yâsin Sûresi ilk 12 âyeti okunur:

 

 Bismillâhirrahmânirrahîm.

“Rabbiğfirliy ve livalideyye ve limen dehale beytiye mü’mînen ve lilmü’mînîne ve’l-mü’mînât ve lâ tezidizzâlimîne illâ tebârâ.”(47)

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

“Allemehü şedîdü’l-kuvâ. / Zû mirretin, festevâ. / Ve hüve bi’l-ufukı’l-âlâ. / Sümme denâ fetedellâ / Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ.”(48)

 

Bismillahirrahmânirrahîm,

“Yâsin. Ve’l-kur’ânilhakîm. İnneke lemine’l-mürselîn. Alâ Sırâtın müstekım. Tenzilelaziyzirrahîm. Litünzire kavmen mâ ünzire âbâühüm fehüm gaâfilün. Lekad hakka’l-kavlü alâ ekserihim fehüm lâ yü’minûn. İnnâ ce’alnâ fî a’nâkıhim ağlâlen fehiye ile’l-ezkâni fehüm mukmehûn. Ve ce’alnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim seddâ, feagşeynâhüm fehüm lâ yübsırûn. Ve sevâün aleyhim enzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü’minûn. İnnemâ tünzirü menittebe’azzikra ve haşiyerrahmâne bi’l-ğayb, febeşşirhü bimağfiretin ve ecrin kerîm. İnnâ nahnü nuhyilmevtâ  ve nektübü mâ kaddemû ve âsârehüm ve külle şey’in ahsaynâhü fî imâmin mübîn.”(49)

Halkadaki canlardan birisi tarafından “Dâr Duâsı” okunur:

 

“Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allahım, günâhlarımızı affet. Muhakkak sen acıyan ve bağışlayansın. ‘Şüphesizki gökleri ve yeri altı günde’  rahmetinden yarattın. Sen ihtiyaçlarımızı giderensin ey âlemlerin  yaratıcısı.

(50)

İlâhi yâ Rabbi! Bu okunan âyet-i kerîmeden ve yüce Kur’ân’ın diğer âyetlerinden anlaşıldığı gibi, senin yüce dîvânında, yarattığın kullarının günâhlarından vazgeçip bağışlayacağına inanarak, şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabirlerini geniş eyle. Suçları varsa bağışla, günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla yâ Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah! (Canlar, Allah Allah derler).

İlâhi yâ Rabbi! Varlığın, birliğin, kâdirliğin, kadîmliğin, lütfun, keremin, ihsânın, fazîletin, azâmetin, şefkatin, rahmetin, izzetin, zâtî ve subûtî isimlerin, 99 Esmâü’l-Hüsnâ’nın hürmetleri hakkı için; şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabirini geniş eyle. Suçları varsa, bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla yâ Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah. (Canlar, Allah Allah derler).

İlâhi yâ Rabbi! Arş yüzünde olan cümle meleklerin ve onların uluları olan Cebrâil (A.S.), Mikâil (A.S.), İsrâfil (A.S.) ve Azrâil (A.S.)’ın ettikleri ibâdetler ve yapmış oldukları hizmetlerinin hakkı için; Hz. Âdem atamıza nâzil olan On Suhûf’un, Hz. Şit (A.S.)’a nâzil olan 50 Suhûf’un, Hz. Nuh (A.S.)’a nâzil olan 30 Suhûf’un ve Hz. Mûsâ (A.S.)’a nâzil olan Tevrât’ın, Hz. Dâvûd (A.S.)’a nâzil olan Zebûr’un, Hz. İsa (A.S.)’a nâzil olan İncîl’in ve Âhir Zaman Nebî’si İki Cihân Serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (A.S.)’a nâzil olan yüce Kur’ân-ı Kerîm’in hürmeti, izzeti, fazîleti hakkı için, şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah. (Canlar, Allah Allah derler).

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

Ya Muhammed! Zor ve sıkıntılı anlarında yardımına Ali’yi çağır. Ki, O, olağanüstü hallerin sâhibidir ve Hakk’ın kudret sırrıdır.

 

Üzüntülerden, felaketlerden kurtulmak için, Ehl-i Beyt ve Evlâd-ı Hüseyin aşkına, O’na sığınmalıdır.

 

O, peygamberliğin nûru, velîliğin sırrı, cemâl ve kemâlin mâliki, Tanrı ululuğunun sâhibidir. Onun için, ulu Allah adına O’na çağır!

 

Ali gibi yiğit, Zülfikâr gibi kılınç olamaz. Allah’ın biricik dostu Ali’dir.’

 

Yâ Ali! Bizim de gönüllerimizi ve düşüncelerimizi nûrlandırıp aydınlatarak bizi de Allah’a ulaştır ve kavuştur!..

Ey Ulu Tanrı! Sevgileri ve yücelikleri üzerimize vâcîb olan Muhammed ve Ali hürmetine bize yardım eyle!...”

İlâhi yâ Rabbi! Bu okunan Nâdi Alî Duâsı’nın azâmeti, fazîleti, mu’cîzâtı, kerâmeti, hikmeti ve hürmeti hakkı için; şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!...Diyelim bir Allah Allah. (Canlar, Allah Allah derler).

İlâhi yâ Rabbi! Peygamberlerin evveli Hz. Âdem (A.S.)’la, sonuncusu iki cihân serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (A.S.)arasında geçen 124 bin peygamberin, cümle Nebîlerin, Üç’ler, Beş’ler, Yedi’ler, Oniki İmâm’ların, Ondört Mâsum Pâk’lerın, Onyedi Kemerbest’lerin, Kırk’ların, cümle Evliyâ’nın, Kerbelâ’da şehîd olan 73 şühedânın, 24 üryan-büryan Bacı’nın, 313 Mürsel’lerin, 357 bin âşıkların, sâdıkların, erenlerin, cümle şehîdlerin, gâzilerin fazîleti, kerâmetleri, yaptıkları ta’ât ve ibâdetleri, kanları ve gözyaşları hakkı için; şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah! (Canlar, Allah Allah derler).

İlâhi yâ Rabbi! Bârî-i Hûdâ’nın, Seyyid-i Kâinat Hz. Muhammed Mustafâ’nın, Seyyîd Şâh-ı Merdân İmâm Aliyyü’l-Murtezâ’nın, Hayrü’n-nisa Hz. Hatîcetü’l-Kübrâ’nın ve Fâtımâtü’z-Zehrâ’nın, Hz. Kamber’in, Düldül’ün ve Zülfikâr’ın ettiği gazâların, Seyyîd İmâm Hasan-ı Hulk-i Rızâ’nın, Seyyîd İmâm Hüseyn-i Şâh-ı Şehid-i Kerbelâ’nın, Seyyîd İmâm Zeyne’l-Abâ’nın, Seyyîd İmâm Muhammed Bâkır’ın, Seyyîd İmâm Câfer-i Sâdık’ın, Seyyîd İmâm Mûsâ-i Kâzım’ın, Seyyîd İmâm Ali Rızâ’nın, Seyyîd İmâm Muhammed Takî'’nin, Seyyîd İmâm Aliyyü’n-Nakî'’nin, Seyyîd İmâm Hasan Ali Askerî Livâ’nın, Seyyîd İmâm Muhammed Mehdî Sâhib Zaman’ın ve Ehl-i Beytlerinin hakkı, kerâmetleri, mücîzatları yüzü-suyu hürmetlerine şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah! (Canlar, Allah Allah derler).

 

“Amentü billâhi ve melâiketihi ve kütübihi ve Resûlihi ve’l-yevmi’l-ahiri ve bi’l-kaderi hayrihi, mine’llâhi Tealâ ve’l-ba‘sü bâdel mevt. Hakkun eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Abduhû ve Resûluhü ve eşhedü enne Emîre’l-Mü’mînîn Aliyyü’l-Velyyüllah ve vâsî’ir resûlullah.”

 

İlâhi yâ Rabbi! Biz kullarına “Amentü billahi”de senin varlığın ve birliğin hakkı için “Ve melâiketihi”  meleklerine inandık, meleklerinin hakkı için; “Ve kütübihi” kitaplarına inandık, yüz suhûf ve dört kitabın hakkı için; “Ve’l-yevmi’l-ahiri ve bil kaderihi, hayri” âhiret günü dirileceğimize, kadere, hayrın yalnız senden geldiğine ve şerrin kendi nefsimizden geldiğine inandık, Muhammed’in kulun ve resûlün olduğuna şeksiz, şüphesiz inandık, îmân ettik. Ve yine Hz. İmâm Aliyy’el Murtezâ’nın mü’mînlerin ve Allah’ın dostu olduğuna, Resûlullah’ın vâsîsi ve mü’mînlerin emîri ve imâmı olduğuna inandık, îmân ettik.

Âyetlerinin açık delîli olan sınırsız büyüklüğünün, zâtî ve subûtî isimlerinin hakkı için; şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah. (Canlar, Allah Allah derler).

 

Bismillâhirrahmânirrahiym.

“Sübhanelleziy esrâ bi’abdihî leylen mine’l-mescidi’l-harâm’ı ile’l-mescidi’l-akselleziy bâreknâ havlehü linüriyehü min âyâtinâ, innehü hüves-semî‘u’l-basîr.”

(51)

İlâhi Yârabbi! Okuduğum âyet-i celîle ve kavl-i kerîmin ile katına dâvet edip, yücelttiğin o Mi‘râc Gecesinde Habîbin Hz. Muhammed (A.S)’a ihsân ettiğin tecelliyât-ı ilâhi ve vardığı dîdâr, erdiği kemâl ve gördüğü cemâl hakkı için ve o gece Hakk’ı gören göz hakkı için ve söyleşilen 90 bin kelâm hakkı için, dâhil olunan Kırklar Cemi’ndeki erkân hakkı için şu anda niyetle dârına durulan mevtânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!.. Diyelim bir Allah Allah. (Canlar, Allah Allah derler).

İlâhi yâ Rabbi! Kâinatı hürmetine yarattığın Hz. Muhammed Musta-fa (A.S.) ve fıtrât-ı Ehl-i Beytinin aşkına kurbanlarımızı ve niyetlerimizi kabûl eyle. Cümle pîrlerin, cümle seyyîdlerin, cümle velîlerin, cümle Ho-rasan Pîrlerinin, cümle Rûm Erenlerinin, cümle Gâib Erenlerinin ve Kut-bu’l-Ârifîn Seyyîd Hünkâr Hacı Bektaş Velî’nin ve cümle evlatlarının mucîzatları ve kerâmetleri hakkı için şu anda niyetle dârına durulan mev-tânın (mevtâların) kabrini geniş eyle. Suçları varsa bağışla. Günâhlarını affeyle. Cennetine kabûl eyle. Kusûr ve günâhlarını rahmetinle bağışla ya Rabbi!... Diyelim bir Allah Allah! (Canlar, Allah Allah derler).

 

İlâhi yâ Rabbi! Mevtâ (mevtâlar) için kurban tutan, dârı için Sec-câdeye çıkan, ayak üstü dâra duran büyük-küçük, bacı-kardeş, mü’mîn-müslîm şu anda sana kıyâmda duruyoruz. Yârabbi, sen hakîmsin, sen kadîmsin, sen rahîmsin, sen rahmânsın. Senin lütfuna, senin keremine, senin ihsânına, bağışlayıcılığına inanarak sana karşı kıyâmda ve dârda duruyoruz. Özümüz dârda, yüzümüz yerde senden af ve bağış diliyoruz. Yârabbi, bu meydanda cümle geçmişlerin dârına duran, Allah Allah diye zikreden, niyâz eden cümlemizin duâlarını kabûl ve amellerimizi makbûl eyle. Dünyada işlerimize kolaylık ver. Cümle günâhlarımızı affeyle. Cümlemizi âhirette cennetinde cem eyle. Mevtâya (mevtâlara) rahmet, geride kalanlarına sağlık ve selamet ihsân eyle.

“Allahümme rabbenâ âtinâ fi’d-dünya hasâneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kına azâbe’n-nâr ve azâbe’l-kabri, azâbe’l-harîk. Birahmetike ya erhamerrahımin ve selamün alevî’l-mürselîn ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn.”

(52)

 

Cümle mevtâlarımızın ruhları için el-Fâtiha!...

(Canlar Fâtiha okur.)

Zâkirler beş tane Düvazimâm okurlar. (Ek:8) (Dâr duâsı okunmaz ise 12 düvaz okunur.)

 

Pîr, gülbank çeker.   

Seccâde, dâra duranlar tarafından toplanır. Pîr, hizmet duâsını okur.

Carı çalınır. Pîr, hizmet ve dâr duâsını okur.




(47)    Nuh 28: “Rabbim! Beni, anne-babamı, inanmış olarak evime gireni, tüm inanmış erkekleri ve inanmış kadınları bağışla! Zalimlerin de sadece helâk ve perişanlığını artır. (Öztürk: 1998, 532)

(48)    Necm 5 : Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu ona.

         6 : Akıl, güzellik ve güç sâhibidir. Doğrulup dikildi.

         7: En yüksek ufuktadır o.

         8: Sonra iyice yaklaştı ve sarktı.

         9: İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı. (Öztürk: 1998, 484)

 

(49)    Yâsîn 1-12:

         Yâ, Sîn.

         Andolsun, o hikmetlerle dolu Kur’ân’a ki,

         Sen hiç kuşkusuz, gönderilen elçilerdensin.

         Dosdoğru bir yol üzerindesin.

         Azîz ve Rahîm’in indirdiği üzeresin.

         Babaları uyarılmamış, tüm gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.

         Yemîn olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar îman etmezler.

         Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.

         Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.

         Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, farketmez onlar için; inanmazlar.

         Sen ancak o Zikir’e/Kur’ân’a uyan ve görmediği halde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlama ve seçkin bir ödülle müjdele!

Biz, yalnız biz, ölüleri diriltiriz ve onların önden gönderdiklerini de eserlerini de yazarız. Zaten biz herşeyi apaçık bir kütükte ayrıntılı olarak kaydetmişizdir. (Öztürk: 1998, 400)

(50)    A’raf Sûresi 54. âyetten yapılan alıntı ile oluşturulan duâdır.

(51)    İsrâ 1: Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulu-nu Mescîd-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescîd-i Aksâ’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir. (Komisyon: 1987, 281)

(52)    Ey Rabbim! Dünyada ve ahirette bize güzellik ihsân et. Cehennem azabından ve kabir sıkıntısından koru. Senin rahmetine ve merhametine güveniyoruz. Günderdiğin Peygamber’e selam olsun. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd ederiz.


HAZIRLAYAN:
ÇUBUK YÖRESİNDE ERKAN
Alper ÇAĞLAYAN
Ankara-2002


ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...