Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Alevi Inanç Din Bilgileri sayfası.

19- Müsâhip Erkânında Erkândan Geçme


3.8.1.1. Müsâhip Erkânında Erkândan Geçme:

 

Müsâhip olacak canlar rehberleriyle birlikte eşik yoklayıp Seccâde üzerine çıkarlar; iki rekât tarîkat namazı kıldıktan sonra niyâz edip diz üstü otururlar. Pîr, müsâhiplik ile ilgili nasihât yapıp telkînde bulunur ve kendilerinden, müsâhip kavline uymak hususunda ikrâr alır, yemîn verir.

 

Arkasından halkadaki canlardan birisi, “Destûr-i Şâh! Gerçeğe Hû! Mü’mîne yâ Ali! Bismillâhirrahmânirrahîm.” deyip Yâsin Sûresinin ilk 12 âyeti ile üç kez İhlas, bir kez Fâtiha Sûrelerini okur: 

“Yâsin. Ve’l-kur’ânilhakîm. İnneke lemine’l-mürselîn. Alâ Sırâtın müstekım. Tenzilelaziyzirrahîm. Litünzire kavmen mâ ünzire âbâühüm fehüm gaâfilün. Lekad hakka’l-kavlü alâ ekserihim fehüm lâ yü’minûn. İnnâ ce’alnâ fî a’nâkıhim ağlâlen fehiye ile’l-ezkâni fehüm mukmehûn. Ve ce’alnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim seddâ, feagşeynâhüm fehüm lâ yübsırûn. Ve sevâün aleyhim enzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü’minûn. İnnemâ tünzirü menittebe’azzikra ve haşiyerrahmâne bi’l-ğayb, febeşşirhü bimağfiretin ve ecrin kerîm. İnnâ nahnü nuhyilmevtâ  ve nektübü mâ kaddemû ve âsârehüm ve külle şey’in ahsaynâhü fî imâmin mübîn.”(31)

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

“Kul hüvallahü ehad. Allahüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehu küfüven ehad.(32)

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

“Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. er-rahmâni’r-rahîm. Mâliki yevmiddin. İyyâke nağbüdü ve iyyâke neste’in. İhdinassırâtalmüstakım. Sırâtalleziyne en’amte aleyhim gayrilmağdûbi aleyhim. Ve leddâllîn.  Âmin.”(

33)

Devamla:

 

“Sadakallahü’l-aziym. Sübhâne Rabbike rabbi’l-izzeti amma yesifûn ve selâmün alâ cemiü’l-enbiyâi ve’l-mürselin ve’l-evliyâi veş’şühedâi ves-salihîyn ve’l-hamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn.

 

İlâhi Yârabbi:

 

Varlığın, birliğin, kadirliğin kaimliğin, lütfun, keremin, ihsânın, fazîletin, azâmetin, şefkatin, rahmetin, zâtî ve subûtî isimlerinin yüzü-suyu hürmetine; Âdem’le, iki cihân serveri Muhammed Mustafa arasında geçen 124 bin nebînin ruhları için; Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin, Oniki İmâmların, Ondört Mâsûm-i pâklerin, Onyedi Kemerbestlerin, Kırkların, Kerbelâ’da şehîd olan 73 şühedânın, Yirmi dört üryan-büryan Bacının, cümle evliyânın, cümle velîlerin ve Nâzenîn Tarîkına hizmet veren ve bu yolda müsâhip kavline girmiş tüm canların ruhlarına hediye eyledik, Allah vâsıl eyleye. Niyetlerimizin kabûlü, murâdlarımızın hâsılı için, Allah rızâsı için el’ Fâtiha.” der.

 

Canlar Fâtiha okur.

Aynı can, Sebe 46, Ahzab 56, Fetih 10. âyetleri okur:

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

“Kul innemâ e’ızukümbivâhidetin, en tekuûmû lillâhi mesna ve fürâdâ sümme tetefekkerû, mâ bisâhibiküm min cinnetin, in hüve illâ neziyrün lekün beyne yedey azâbin şediyd.” (Sebe 46. âyetinin Türkçesi EK: 15’de verilmiştir.)

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

 “İnnallâhe ve melâiketehü yusallûne alevî’n-nebiy, yâ eyyühellezîne âmenü sallü aleyhi ve sellimû teslîmâ.” (Ahzâb 56. âyetin Türkçesi Ek: 29’da verilmiştir.)

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

 “İnnellezîne yübâyi’ûneke innemâ yübâyi’ûnallah, yedullahi feva eydiyhim, femen nekese feinnemâ yenküsü alâ nefsih ve evfâ bimâ âhede aleyhullahe feseyü’tiyhi ecren azîmâ.” (Fetih 10. âyetin Türkçesi Ek: 14’de verilmiştir).

 

“Sadakallahü’l- azîm.”

Bunların peşinden Hutbe okur:

[Hutbe okunurken, Meydandaki müsâhip olan canlar (bacı-kardeş) parmak çatarlar. (Büyük erkek, küçük olanın eşiyle; küçük erkek de büyüğün eşiyle olmak üzere, sağ ellerinin baş parmaklarını karşılıklı olarak birbirlerine raptederler ve Hutbe süresince böyle beklerler.)]:

 

“Resulullah aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu ki:

‘Lâhmüke lâhmi, cismüke cismi, demüke demî, ruhuke ruhî, nefsüke nefsî, yedüke yedî, ene min nûr-ı vâhidîn Ali ibni Ebî Tâlib in ente minnî ve enâ minke.’(

(34)

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı hüdâ Muhammed Mustafa.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Şâh-ı Evliyâ Hazret-i İmâm Aliyyü’l- Murtezâ.

 

Allâhümme salli alâ seyyîd-i senâ Hazret-i Hatîcetü’l- Kübrâ.

 

Allâhümme salli alâ seyyîd-i senâ Hazret-i Fâtımâtü’z- Zehrâ:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pak Hazret-i Muhammedü’l Ekber.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûru Hazret-i İmâm Hasan Hûlk-i Rızâ:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Abdullah.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Hüseyin Şâh-ı Şehîd-i Deşt-i Kerbelâ:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Abdullah.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Kasım.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Zeynel Âbidîn:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Hüseyin.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Kasım.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Muhammed Bâkır:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Aliyyü’l-Eftar.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Câfer-i Sâdık medâr-ı Kur’ân-ı Nâtık:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Abdullah el-Askar.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Yahya el-Hâdi.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Mûsâ-i Kâzım:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Salih.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Tayyip.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Ali Rızâ.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Muhammed Takî:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Câfer.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Aliyyü’n-Nakî:

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Câfer.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ mâsum pâk Hazret-i Kasım.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Hasan Ali Askerî.

 

Allâhümme salli alâ seyyîdinâ nûr-ı Hazret-i İmâm Muhammed Mehdî Sâhib-i Zaman, Kutbü’d-deverân Halîfetü’r-rahmân Gâibü’l-İmâm.

 

 

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 

‘Yâ Muhammed! Zor ve sıkıntılı anlarında yardımına Ali’yi çağır ki, O, olağanüstü hallerin sâhibidir ve Hakk’ın kudret sırrıdır.

 

Üzüntülerden, felaketlerden kurtulmak için, Ehl-i Beyt ve Evlâd-ı Hüseyin aşkına, O’na sığınmalıdır.

 

O, peygamberliğin nûru, velîliğin sırrı, cemâl ve kemâlin mâliki, Tanrı ululuğunun sâhibidir. Onun için ulu Allah adına O’na nidâ et (çağır)!

 

Ali gibi yiğit, Zülfikâr gibi kılınç olamaz. Allah’ın biricik dostu Ali’dir.’

 

Ya Ali! Bizim de gönüllerimizi ve düşüncelerimizi nûrlandırıp aydınlatarak bizi de Allah’a ulaştır ve kavuştur!.

 

Ey Ulu Tanrı! Sevgileri ve yücelikleri üzerimize vâcîb olan Muhammed ve Ali hürmetine bize yardım eyle!..

 

Ey âlemlerin Rabbi! Bu okunan Nâdi Alî Duâsı’nın büyüklüğü, fazîleti, mucîzatı, kerâmeti, hikmeti ve hürmeti hakkı için; kâinatın efendisi Muhammed Mustafa ve ona indirmiş olduğun yüce Kur’ân ve ihsân eylediğin yüce dînin hürmetine; Evliyâlar Şâhı ve bir ismi “Lâ fetâ illâ Ali” olan Hazret-i İmâm Aliyyü’l-Murtezâ; Hazret-i Hatîcetü’l-Kübrâ, Hazret-i Fâtımâtü’z-Zehrâ, Hazret-i İmâm Hasan Hulk-i Rızâ ve şehîdler sultanı İmâm Hüseyin ve diğer İmâmların, dört büyük Melâikenin ve cümle Evliyânın senin indindeki yücelikleri ve büyüklükleri hakkı için ve şu anda senin rızân için müsâhip kavline giren bu canların ikrârlarını kabûl, amellerini makbûl, murâdlarını hâsıl, muhabbetlerini dâim eyle. Her türlü gamdan, kederden ve elemden uzak eyle. İslâm’da ilk müsâhip kavline giren Muhammed Mustafa A.S. ve Aliyyü’l Murtezâ A.S. müsâhipliğine ve katarına ilhâk eyle. Hak erenler kabûl eyleleye. Gerçeğin demine Hû!..”

 

 

(Hutbe bitmiştir. Parmaklar çözülür, zikirlere geçilir.)

Hutbe bitip parmaklar çözüldükten sonra, müsâhip canlar diz üstü beklerken, Pîr yüksek sesle, canlar alçak sesle olmak üzere aşağıdaki zikirler yapılır. Her zikir 3 kez tekrarlanır:

 

“Elhamdülillâhi alevî’t-tevfıki estağfirullahi min külli taksîr.(3

5)

“Hasbî kalbî cellallah, mâfîy kalbi ğayrullah. nûr-ı Muhammed sallallah, lâ ilâhe illallah.” (36)

 

“Allâhümme salli alâ Muhammed ve alâ âl-i Muhammed.”(37)

 

“Ya Allah, Yâ Muhammed, yâ Mustafa, yâ Murtezâ, yâ Ali.”

“Hayyü’l-kayyûm Kerîm Allah, hayyü’l-kayyûm rahîm Allah, hayyü’l-kayyûm gafûr Allah.”(38)

“Lâ fetâ illâ Ali, lâ seyfe illâ Zülfikâr.”(39)

“Fa‘lem ennehü lâ ilâhe illâ hü.”(40)

 

“Allah, Allah, Allah. Hû, Hû, Hû!..”

 

“Tevhîdimiz oldu tamam, yardımcımız Oniki İmâm. Muhammed Mus-tafa ve Ehl-i Beyt’ine aşk ve şevk ile ver salavat.” (Canlar salavat getirir.)

 

Pîr, Erenler mürvet!...” diyerek gülbank okur:

 

“Allah Allah! Virdimizi, zikrimizi Allah kabûl, murâdlarımızı hâsıl eyleye, bu zikirleri dünyada dilimizden kesmeye. Âhirette de zikrettiğimiz nebîler, velîler, seyyîdler ve şehîdlerle haşr ü cem eyleye. Dil bizden, nutuk Hz. Pîr’den ola! Gerçeğe Hû...”

 

 

Müsâhipler “Erkân için İhrama yatırılır”.

İhrama yatırma işlemi şöyle yapılır:

Müsâhip canların rehberi (kılavuz), yaşça büyük olan erkeği, başı kıbleye dik gelecek şekilde, sağ yanı üstüne ve sağ kolu arkada kalmak üzere (sol elinin ayasını yüzünün altına yastık yaparak) yatırır. Bacısı, önündeki müsâhibinin başına (tâcına), belindeki kemerbestine ve ayağına niyâz ettikten sonra aynı şekilde sağ yanı üstüne yatar ve sol elini müsâhibinin omuzu üzerine koyar. Yaşça küçük olan erkek de eşinin başına ve kemerbestine niyâz ederek aynı şekilde eşinin arkasına yatar, sol kolunu eşinin omuzu üstüne atar. Diğer bacı da erkek müsâhibinin başına, kemerbestine ve ayağına niyâz ettikten sonra arkasına aynı şekilde yatar. Rehber, dört canın üstünü “ihram(kefen) beziyle  örter.(41) Sonra, Rehber kendisi de müsâhiplerin ayak ucu tarafında (Seccâde dışında) dâra durur.

 



(31)    Yâsîn 1-12: Yâ, Sîn

         Andolsun, o hikmetlerle dolu Kur’ân’a ki,

         Sen hiç kuşkusuz, gönderilen elçilerdensin.

         Dosdoğru bir yol üzerindesin.

         Azîz ve Rahîm’in indirdiği üzeresin.

         Babaları uyarılmamış, tüm gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.

         Yemîn olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar îman etmezler.

         Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.

         Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, farketmez onlar için; inanmazlar.

         Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.

         Sen ancak o Zikir’e/Kur’ân’a uyan ve görmediği halde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlama ve seçkin bir ödülle müjdele!

Biz, yalnız biz, ölüleri diriltiriz ve onların önden gönderdiklerini de eserlerini de yazarız. Zaten biz herşeyi   apaçık bir kütükte ayrıntılı olarak kaydetmişizdir. (Öztürk: 1998, 400)

(32)    İhlâs Sûresi 3 kez okunur. Türkçesi Ek: 6’da verilmiştir.

(33)    Fâtiha Sûresinin Türkçesi Ek: 6’da verilmiştir.

 

(34)    Hadîs-i Şerif: Ya Ebû Tâlip oğlu Ali; etin etimdir, cismin (varlığın) cismimdir, kanın kanımdır, ruhun ruhumdur, nefsin nefsimdir, elin elimdir, sen ve ben aynı nûrdanız.

 

 (35)   Hamd ederim o Allah’a ki,O’nun hidâyeti ile O’na inandık. Bütün günâhlarımızdan affımızı diliyoruz.

(36)    Allah kalbimizi biliyor, kalbimizde O’ndan başkası yok, Muhammed Allah’ın nûrundandır, Allah’tan başka Tanrı yoktur.

(37)    Selâm ve salât Muhammed aleyhisselam ve Ehl-i Beytinin üzerine olsun.  

(38)    Allah hayat sâhibi ve Kerîmdir; Allah hayat sâhibi, diri ve bağışlayıcıdır; Allah hayat sâhibi, diri ve bilicidir.

(39)    Ali gibi er,  Zülfikâr gibi kılıç yoktur.

(40)    Bilmem gereken şey ancak Allah’tır.

(41)    Bazı yörelerde bacılar ihrama yatırılmaz.

HAZIRLAYAN:

ÇUBUK YÖRESİNDE ERKAN

Alper ÇAĞLAYAN

Ankara-2002




ALEVİ İNANÇ DİN BİLGİLERİ sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfalarımız: Seyyid Hakkı SH ve Seyyid Hakkı EK. => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı. Aşk ile Canlar...